POLİTİKA - 03 Mart 2025 Pazartesi 18:49

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Devletin nitelikleri konusunda ve milletimizin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık süreci yoktur"

A
A
A

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İmralı sürecine ilişkin, "Devletin nitelikleri konusunda ve milletimizin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık süreci yoktur" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Gazze halkının Ramazan ayını tebrik etti. Çelik, MYK Toplantısı’nda Teşkilat Başkanlığının, Kadın Kolları Başkanlığının ve Gençlik Kolları Başkanlığının Ramazan ayında yapılacak etkinliklerle, vatandaşlarla nasıl buluşulacağı ile ilgili birer sunum yaptıklarını belirtti. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak için ortaya çıkan durumla ilgili, gelinen aşamayla ilgili değerlendirmeleri de hassas bir şekilde yaptıklarını ifade eden Çelik, "Bütün bir süreci çok yakinen takip ediyoruz. Tabii bu tablonun oluşturduğu mesaj, Türkiye’nin içinden bununla ilgili olarak siyasetin kahir ekseriyetinin verdiği mesajlar, dünya açısından da anlamlı bir referans kaynağı olmuştur. Özellikle bazı bölgedeki istikrarsızlaştırıcı devletlerin bölgeyi daha çok kaosa, daha çok krize götürmek isteyenlerin, bölge halklarını birbirine düşürmek, bölge halklarına daha çok acı ve gözyaşı yaşatmak için kendi soykırımcı siyasetlerini hayata geçirmek için uyguladığı stratejiler dikkate alındığında, Türkiye’nin hem kendi içerisinde Türk-Kürt kardeşliğini, vatandaşlarımız arasında Türk-Kürt-Arap, Alevi-Sünni hepsinin birlikteliğini daha da pekiştirme anlamında bir iç cepheyi güçlendirme başlığıyla verdiği mesaj, hem bölgede terör örgütlerinin bölge halklarına karşı birtakım emperyalist projeler tarafından kullanılmasını engellemek için terörsüz Türkiye hedefi çerçevesinde ortaya koyduğu yaklaşım, ki bunun devamı doğal olarak terörsüz Suriye, terörsüz Irak şeklinde bütün bir bölgeyi, bütün bir Orta Doğu’yu kapsayacak bir vizyonun aslında çekirdeğidir" diye konuştu.

Benimsenen ilkelerin çok açık ve net olduğunu belirten Çelik, "Silahların terör örgütü tarafından bırakılması, terör örgütünün lağvedilmesi ve tabii ki terör örgütünün Irak ve Suriye’deki bütün unsurlarıyla, bütün uzantılarıyla, bütün şubeleriyle feshedilmesi. Yani ister adına PKK densin, ister PYD densin, ister YPG densin, ister başka bir şemsiye altında SDG densin, bütün bu terör yapılarının artık bölgenin bir istikrarsızlaştırıcı unsuru olmaktan çıkarılması bizim buradaki temel yaklaşımımızdır. Herhangi bir devlet ya da o devlete bağlı bazı vekil unsurlar, bir takım vekalet savaşları çerçevesinde herhangi bir şekilde Kürt kardeşlerimize, Türkmen kardeşlerimize, Arap kardeşlerimize, Alevi’ye, Sünni’ye, Dürzi’ye, Nusayri’ye her kim olursa olsun bölge halklarına silah çekerse Türkiye Cumhuriyeti bunun net bir şekilde karşısında olacaktır dedik ve bu tutumumuzu kararlı bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Tabii bizim bütün bu süreçlerle ilgili olarak çok geniş ve çok derin bir tecrübemiz var, çok boyutlu bir tecrübemiz var. Irak, Suriye’yi kapsayan yakın bölgemizde terör örgütlerinin silah bırakması, feshedilmesi, herhangi bir şekilde bölge gerçekliğinin dışına çıkarılmasıyla ilgili olarak bir adım atılmaya kalkılsa, bunun o terör örgütlerinin içinde vekilleri bulunan bazı devletler tarafından sabote edilmeye çalışıldığını geçmişte gördük" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplantıda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak için yürütülen çalışmalara gerekli titizliğin ve gerekli özenin gösterilmesinin bir kere daha altını çizdiğini aktaran Çelik, "Burada kullanılan dilden tutun da, bu tip bahsettiğim fiziki sabotajlara kadar her türlü konuya son derece dikkat etmek gerekir. Bu konuda geniş ve derin bir tecrübemiz vardır. Geniş ve derin kavramlarının bütün anlamlarını ihtiva eden manada söylüyorum. Bunları takip ediyoruz, yakından izliyoruz. Yine bazı devletlerin bu bölgedeki terörün sona ermemesi için, bu terör örgütleri vasıtasıyla hem bölgenin zayıflatılması, hem bu terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı kullanılmasından çıkar elde eden bazı devletlerin birtakım vekil güçleri vasıtasıyla yapacakları birtakım sabotajlara karşı teyakkuz halindeyiz" açıklamasında bulundu.

"Türkiye’nin içerisinde de kardeşlik siyaseti ve iç cephenin güçlendirilmesi yaklaşımı bundan büyük oranda kazançlı çıkacaktır ve bu pekişecektir"

Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılırken aslında çok açık bir dille ve şeffaf bir şekilde bütün ilkelerini, prensiplerini ifade ettiklerini belirten Çelik, "Ama Türkiye’nin içerisinde maalesef doğrudan siyasi yalan diyebileceğimiz, sonuçları itibarıyla siyasi provokasyon olan ama en kötüsü de bölgede terörün sona ermesini istemeyen birtakım devletlerin ve vekil güçlerinin sonuç olarak işine yarayan birtakım yaklaşımların ortaya çıktığını görüyoruz. Biz bunları yalanlıyoruz tabii ki. Ama bu söylemlerde bulunanların da siyasi partilerde görevliyseler bir siyasetçi olarak daha dikkatli bir şekilde davranmalarında fayda vardır. Çünkü sonuç olarak verilen herhangi bir taviz yoktur. Bundan hem Türkiye Cumhuriyeti kazanacaktır hem de bölgedeki bütün halklar kazanacaktır. Türkiye’nin içerisinde de kardeşlik siyaseti ve iç cephenin güçlendirilmesi yaklaşımı bundan büyük oranda kazançlı çıkacaktır ve bu pekişecektir" değerlendirmelerinde bulundu.

"Devletin nitelikleri konusunda ve milletimizin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık süreci yoktur"

Bazı siyasilerin ‘Devlet bütün bu süreçlerin karşılığında ne verdi, hangi tavizi verdi’ gibisinden konuştuklarını gördüklerini söyleyen Çelik, "Devletin nitelikleri konusunda ve milletimizin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık süreci yoktur, herhangi bir al-ver süreci yoktur. Devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri bütün vatandaşlarımızı kendisi de Türk desin, Kürt desin, Arap desin, Türkmen desin, Alevi desin, Sünni desin bütün vatandaşlarımızı kapsayacak yüksek bir birikime sahiptir. Esas olan bütün sorunlarımızın demokrasi ve siyaset yoluyla çözülmesidir. Sorunların ortaya çıkmasının toplumsal hayattaki sebebi az demokrasidir. Dolayısıyla bu sorunların, toplumsal hayatta ortaya çıkmış sorunların, bunlar ister kimlik sorunları olsun, ister başka sorunlar olsun, bunların çözümü daha çok demokrasi, siyasetin işlem gücünün daha yükseltilmesi, sivil siyasetin daha da pekiştirilmesi yoluyla gerçekleşebilecektir" ifadelerini kullandı.

Bazı çevrelerin şehit ailelerine dönük olarak yanlış söylemler kullandıklarını ifade eden Çelik, "Cumhurbaşkanımız ilk iftarını her zaman olduğu gibi şehit ailelerimizle ve gazilerimizle yaptı. Biz şunun bilincindeyiz; şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığının bu dünyada bir karşılığı yoktur. Cenab-ı Allah’tan onları, şehitlerimizi en büyük mükafatlarla mükafatlandırmasını niyaz ediyoruz bu Ramazan ayında. Ama şehitlerimiz, bu ülkede hepimiz hür yaşayalım, vatanımız bölünmesin, ülkemiz birliğini, dirliğini korusun diye bu fedakarlığı yaptılar. Dolayısıyla biz bu fedakarlığın farkındayız, bunu başımızın üzerinde taşıyoruz, omuzlarımızın üzerinde taşıyoruz. Şehitlerimizin bu vatan bölünmesin diye, bu ülkede birlik, dirlik içerisinde hür bir şekilde, bağımsız bir şekilde yaşayalım diye bize bıraktığı bu emanete, yani vatanımızın hür ve bağımsız olmasına, birliğimizin ve dirliğimizin korunmasına, ülkemizin, milletimizin, devletimizin geleceğe en sağlam adımlarla yürümesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Bu ilkeler çerçevesinde şehit ailelerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir adımın ortaya çıkmayacağını net bir şekilde bir kere daha ifade etmek isterim" dedi.

"Anayasanın değiştirileceği, bayrakla ilgili, vatanın tanımı ile ilgili, devletle ilgili ya da milletin tanımı’ ile ilgili kendilerinin asla kabul etmeyecekleri birtakım çalışmaların yapıldığı, birtakım düzenlemelerin yapılacağı şeklinde ifadelerde bulunulduğunu söyleyen Çelik, "Burada her zaman ifade ettiğim gibi tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak ülkesi bizim her zaman yol göstericimizdir. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin çatısıdır, hepimizin adları farklı olsa da yegane soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla bu birliği ve dirliği koruma çerçevesinde tarih bilincimize ve coğrafya şuurumuza, bunun getirdiği büyük birikime güvenerek bütün bu yolları yürüyoruz. Bu meselelere baktığımızda ortaya koyduğumuz mercek ve yaklaşım budur. Burada sabotajlara karşı, birtakım sözlerin verilip tutulmamasına karşı, terörün devam etmesinden nemalanmaya çalışanlara karşı tabii ki dikkatimizi koruyacağız. Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın iç cephenin güçlendirilmesi çağrısından sonra Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı tarihi çağrı ve ortaya çıkan irade, sadece bu varlığıyla bile aslında bölgedeki şer şebekelerine karşı kardeşlik siyasetini nasıl ayakta tuttuğumuzu ve desteklediğimizi gösteren son derece etkili bir mesaj ortaya çıkarmıştır. Bugünün meselesi de değildir. Bu tarih bilincimizden süzülüp gelen ve bugünkü haliyle bu şekilde tecelli eden coğrafya şuurumuzun gereği olan devlet aklının doğal bir neticesi olarak gündemimize gelmiştir. Dolayısıyla tabii ki dikkatle takip edilmesi gereken çeşitli provokasyonlara, sabotajlara karşı titiz olunması gereken bir süreçtir. Ama kardeşliğin yanında durmaya devam edeceğiz, yalan siyasetine direneceğiz, provokasyonlara direneceğiz" diye konuştu.

İmralı’dan gelen çağrı üzerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel’in açıklamalarına ilişkin soru üzerine Çelik şu şekilde cevap verdi:

"Genel olarak CHP’nin bu konuyla ilgili yaptığı ilk açıklama dahil olmak üzere büyük oranda bir titizlik, dikkat görüyoruz. Tabii ki temkinli olunacaktır. Sürecin bundan sonrasına dönük olarak hassasiyetler ifade edilecektir. Sonraki aşamalara dönük olarak birtakım yaklaşımlar ortaya konulacaktır. Terörsüz Türkiye hedefini karşısına alan bir tutum içerisine kimse girmemelidir. Genel olarak ortaya konulan silahların bırakılması, terör örgütünün lağvedilmesiyle ilgili genel olarak bir sağduyu görüyoruz. Bir kısmı maalesef dönüyor devlete, hükümete ’Bu sürecin karşısında ne verdiniz?’ diyor. Bunu söyledik, bu süreç bir al-ver meselesi değil. Birileri devlete şartlar dayatmaya kalkıyor hukuk ve siyaset alanında. Bu iki yaklaşımı dışarıda tutuyoruz. Bu iki yaklaşım doğru değil. O sebeple Özgür Bey’in ilk yaptıkları yazılı açıklama gayet dengeli ve sağduyulu gözüküyordu. 24 saat içinde başka söylemler gelmeye başladı. CHP’nin de bu konunun çözümüyle ilgili yayınladığı raporlar, ileri ifadeler ve öneriler vardı. Bunu geçmişte tartıştık. Sayın Özel’in AYM’den, Yargıtay’dan üyeler, yüksek yargıçlar bu konuyu çalışıyor gibisinden verdiği bilgi doğru değil. 1 ay içerisinde bir şey görüyorum. Özgür Bey mümkün olduğu kadar dikkatli konuşmaya çalışıyordu. 1-1,3 aylık süreçte TSK’da komuta kademesinde, komutanlarımızın ismini vererek hedef aldığında, bu bilgiye nasıl ulaştığı konusunda ’Ben duydum, bana söylediler’ diyordu. Böyle bir çerçeve olmaz. En basit akıl yürütme şunu söylüyor; geçmişte orduda yer almış, daha sonra emekli olmuş ve şu anda CHP’de görev yapan birilerinin Sayın Özel’e dedikodu aktardığı, onun da bilgi zannettiği ortaya çıkıyor. Bunu dış politikayla ilgili olarak da yaşadık. ’Ben duydum’ diyordu. Muhtemelen emekli diplomatların CHP’de görev yaparken ürettikleri bir şey. Bu şekilde politika olmaz. Böyle bir çalışma düzeni yoktur. Bu büyük meseleler, Türkiye’nin terörden kurtarılması, belli demokratikleşme meseleleri, belli reformlar herkesin meselesidir. Bu durumlarda buna katkı sağlamak, tabii ki doğru eleştiri yoluyla büyük katkı sağlanır. Buna ihtiyaç da vardır. Farklı bakış açılarıyla konuşmak da her zaman değerlidir. Anlamlı cümle, iyi analiz olduğu zaman biz de kulağımızı kabartıyoruz. TSK’nın komuta kademesi hedef alınırken bir komutanla ilgili ’Sizin kimin altını oymaya çalıştığınızı biliyorum’ deniyor. Bunlar dedikodular. Bunlar siyasetin alfabesi temelinde hassas olması gereken yaklaşımlardır. CHP’nin terörsüz Türkiye hedefine yapacağı katkı da çok önemlidir. Bunun doğru bir üslupla yapılması son derece önemlidir."

"MYK’nın ve MKYK’nın seçimle ilgili belirlediği bir tarih ve gündem yok"

Erken seçime ilişkin gelen soruya Çelik, "MYK’nın ve MKYK’nın seçimle ilgili belirlediği bir tarih ve gündem yok. Arkadaşlarımız Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesi, onun büyük birikiminin Türkiye için paha biçilmez olduğunu biliyorlar. O sebeple Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmesiyle ilgili güzel temenniler dile getiriyorlar. Ama kurumsal olarak seçim gündemi ve tarihi yoktur. Hükümet işin başındadır. Önümüzdeki 2-3 yıl boyunca Türkiye ve bölge meselelerinin çözümü için kapsamlı ve geniş bir ajandamız var. Seçim meselesini ne MYK ne de MKYK’da konuşmadık" şeklinde cevap verdi.

Mehmet Kalay - İbrahim Çakmak

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demirçubuk’tan menenjit hakkında uyarılar Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gümüş Demirçubuk, menenjit hakkında uyarılarılarda bulunarak önlemler hakkında bilgilendirmede bulundu. Dr. Demirçubuk, "Menenjit, erken teşhis edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, mide bulantısı ve ışığa hassasiyet gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gümüş Demirçubuk, hastalığın bazı türlerinin bulaşıcı olabileceğine dikkat çekerek, hijyen kurallarına özen gösterilmesini, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmasını ve risk grubundaki bireylerin aşı durumlarını kontrol ettirmesini önerdi. Dr. Demirçubuk, "Uygun antibiyotiklerle tedavi edilse bile çok yüksek hastalık ve ölüm riski ve kalıcı sakatlık bırakma riski büyük olan bir hastalıktır. O yüzden aşı ile korunma büyük öncelik taşımaktadır iki türlü aşısı bulunan meningokok menenjiti ülkemizde aşı takviminde bulunmamaktadır. özel aşı statüsünde uygulanan bu aşılar biz çocuk doktorları tarafından takip ettiğimiz hastalara uygulanmaktadır. İngiltere’nin kent bölgesinde men b suçuna bağlı bir menenjit salgını haber haberi yayınlandı ve buna bağlı olarak İngiltere bölgesinde insanlar menenjit aşısı için kuyruklar oluşturdu. Aşılanma büyük önceliğimiz ve biz hastalarımıza muhakkak öneriyoruz" dedi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç’tan Ankara çıkarması: Spor hedefleri ve yerel yönetim vizyonu masada Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Ankara programında Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Kayseri’nin spor yatırımları ve uluslararası hedeflerini değerlendirirken, AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir başkanlığındaki toplantıda ise yerel yönetim vizyonu doğrultusunda hizmet belediyeciliğini masaya yatırdı. Başkan Büyükkılıç, başkent Ankara’da gerçekleştirdiği program kapsamında önemli temaslarda bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, ilk olarak Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile bir araya gelerek, Kayseri’nin spor alanındaki mevcut durumu ve gelecek hedeflerini kapsamlı şekilde ele aldı. Görüşmede, 2024 Avrupa Spor Şehri ünvanına sahip olan Kayseri’nin, Altın Bayrak ödülüyle taçlandırılan spor başarıları ve 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı süreci değerlendirildi. Başkan Büyükkılıç, şehrin spor altyapısının güçlendirilmesi, gençliğe yönelik yatırımların arttırılması ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaları Bakan Bak’a aktardı. Büyükkılıç, nazik ev sahipliği dolayısıyla Bakan Bak’a teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç, Ankara temasları kapsamında, ayrıca AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir başkanlığında düzenlenen İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na da katıldı. Toplantıda, yerel yönetimlerin hizmet kalitesinin arttırılması ve şehirlerin daha yaşanabilir hale getirilmesi yönünde yürütülen çalışmalar ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yerel yönetim vizyonu istikametinde hareket ettiklerini vurgulayan Büyükkılıç; AK Partili belediyeler olarak vatandaşlara en iyi hizmeti sunma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Başkan Büyükkılıç, ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütülen bu toplantıların, belediyecilik anlayışını daha ileriye taşıma noktasında büyük önem taşıdığını belirterek, Kayseri için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
İstanbul Ümraniye’de modern spor tesisi için geri sayım başladı Ümraniye Belediyesi, 4 bin 820 metrekarelik modern mimarisiyle dikkat çeken yeni spor tesisinin temellerini atıyor. Sadece bir saha değil; kafesi, sosyal alanları ve toplantı salonlarıyla ilçeye tam donanımlı bir spor merkezi kazandırılıyor. Ümraniye Belediyesi, sportif faaliyetlere yönelik yatırımlarını artırarak ilçeye modern ve donanımlı tesisler kazandırmaya devam ediyor. Aşağı Dudullu’da toplam 4 bin 820 metrekarelik kullanım alanına sahip olarak planlanan tesis; bodrum, zemin ve çatı arası katlarından oluşuyor. Proje kapsamında alan içerisinde iki adet spor sahası yer alacak. Bodrum katta teknik hacimler bulunurken, zemin katta ıslak hacimler, soyunma odaları ve kafe alanı konumlandırılıyor. Çatı arası katında ise ıslak hacimler, soyunma odaları ve toplantı odası yer alacak. Sporun yanı sıra sosyal yaşamı da destekleyecek şekilde tasarlanan tesis, kullanıcılarına günün farklı saatlerinde keyifli vakit geçirebilecekleri bir ortam sunacak. Spor faaliyetlerinin ardından ziyaretçiler, tesis bünyesindeki kafe alanında dinlenme ve sosyalleşme imkânı bulacak. "Sporla iç içe bir yaşam merkezi kuruyoruz" Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Aşağı Dudullu’da hayata geçirilecek tesisle komşulara modern ve donanımlı bir spor alanı kazandırılacağını belirtti. Başkan Yıldırım, spor sahaları, dinlenme alanları, sosyal buluşma noktaları ve kafe bölümüyle projenin yalnızca bir tesis değil, sporla iç içe bir yaşam merkezi olacağını ifade etti. Gençlerin enerjisine alan açan, ailelerin keyifle vakit geçirebileceği bir projenin yakın zamanda temelinin atılacağını belirten Yıldırım, yatırımın Ümraniye’ye hayırlı olmasını temenni etti. Modern mimari anlayışla projelendirilen yapı, çevresinde oluşturulacak peyzaj ve açık alan düzenlemeleriyle de dikkat çekiyor. Dinlenme ve buluşma noktalarıyla zenginleştirilecek alan, hem spor yapanlara hem de ziyaretçilere hitap eden nitelikli bir yaşam alanı olarak hizmet verecek.
Kayseri Karadut Tiyatrosu’na yeni yetenekler için son çağrı Talas Belediyesi’nin kültür ve sanat alanındaki önemli projelerinden biri olan Karadut Tiyatrosu’nda oyuncu seçmeleri devam ediyor. Yoğun ilgi gören ilk etap sonrası sahne hayali kuranlar için yeni bir fırsat sunulurken, başvurular için geri sayım başladı. ‘Temel Oyunculuk Eğitimi’ kapsamında gerçekleştirilen seçmelerde, 15 yaş ve üzeri sanatseverler ücretsiz olarak eğitim alma imkânı bulacak. İçlerindeki sanatçıyı keşfetmek isteyenler için önemli bir kapı aralayan program, Talas’ta sanatın gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Başvuruların 6 Nisan Pazartesi günü sona ereceği ikinci etap seçmeler, aynı gün saat 19.00’da Talas Belediyesi E-Spor ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kontenjanın sınırlı olduğu programa ilginin her geçen gün arttığı belirtiliyor. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanata yapılan yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı; "İlk etapta gördüğümüz yoğun ilgi bizleri son derece memnun etti. Şimdi ikinci etapla birlikte yeni yeteneklerimizi keşfetmeye devam ediyoruz. Gönül belediyeciliği anlayışımızla gençlerimizin ve tüm sanatseverlerimizin hayatına dokunuyor, onları kültür ve sanatla buluşturuyoruz. Son başvuru tarihi olan 6 Nisan’a kadar tüm hemşehrilerimizi bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyorum." Detaylı bilgi almak isteyen vatandaşlar, mesai saatleri içerisinde (0352) 437 10 26 numaralı telefondan iletişime geçebiliyor. Talas Belediyesi, hayata geçirdiği projelerle sadece bugünü değil, geleceğin sanatçılarını da yetiştirerek ilçenin kültürel kimliğini güçlendirmeye devam ediyor.
Muş Müdür Bozyel’den köy okulu öğrencilerine döner ve ayran sürprizi Muş’un Hasköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Necdet Bozyel, köy okulu öğrencilerinin video çekerek ilettiği döner ve ayran talebine kayıtsız kalmayarak sürpriz yaptı. Müdür Necdet Bozyel, Ramazan Bayramı’nın ardından Ortanca ve Koğuktaş ilkokullarını ziyaret ederek öğrencilerin isteğini yerine getirdi. Öğrencilerle bir araya gelen Bozyel, ekmek arası döner ve ayran ikramında bulunarak çocukların sevincine ortak oldu. Öğrencilerin mutluluğunun kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade eden Bozyel, "Öğrencilerimiz Ramazan ayı sürecinde bizden döner ve ayran isteğinde bulundu. Bu taleplerini bir video ile iletmişlerdi. Biz de söz vermiştik. Bugün o sözümüzü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm bizleri de çok mutlu etti ve duygulandırdı" dedi. Ramazan ayı boyunca okullarda gerçekleştirilen etkinliklere de değinen Bozyel, "Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ mottosuyla okullarımızda tiyatro çalışmaları, şiir ve ilahi programları gibi birçok etkinlik düzenlendi. Bu süreçte öğrencilerimizle sık sık bir araya geldik. Belki de görev yaptığım süre içerisinde en dolu dolu geçen Ramazan ayını yaşadık. Bu güzel süreci öğrencilerimize verdiğimiz sözü yerine getirerek taçlandırmak istedik" diye konuştu. Ortanca İlkokulu sınıf öğretmeni Habibe Nesrin Güler ise Ramazan ayını öğrencilerle birlikte verimli ve anlamlı etkinliklerle geçirdiklerini belirterek, "Öğrencilerimizle birlikte güzel bir Ramazan ayı geçirdik. Bu süreçte öğrencilerimiz İlçe Milli Eğitim Müdürümüzden bir istekte bulundu. Kendisine video göndererek taleplerini ilettiler. Sağ olsun, bu isteği geri çevirmedi ve sözünü tutarak okulumuza geldi. Öğrencilerimizle birlikte döner ekmek yiyerek onların mutluluğuna ortak oldu. Biz de çok mutlu olduk. Kendisine teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. 1. sınıf öğrencisi Merve Şengel ile 3. sınıf öğrencisi Zeynep Kaygın da yapılan sürprizden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını dile getirdi. Ziyaretin sonunda öğrenciler, İlçe Milli Eğitim Müdürü Necdet Bozyel’e yaptıkları jestlerden dolayı hazırladıkları aşureyi ikram ederken, etkinlik okul önünde çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.