POLİTİKA - 14 Ekim 2025 Salı 19:02

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze’ye insani yardımın girmesi son derece kıymetlidir"

A
A
A

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Gazze’ye en yüksek miktarda insani yardımın girmesi mümkün olmuştur. Bu insani yardımın girmesi orada yaşayan, kendilerine açlığın bir soykırım olarak dayatıldığı insanlar için son derece kıymetlidir" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Orta Doğu sorununun esasında Filistin sorunu olduğunu söyleyen Çelik, Filistin meselesinin çözülmeden Orta Doğu’daki diğer meselelerinin çözülmesinin de mümkün olmadığına dikkati çekti.

"Gazze’ye insani yardımın girmesi son derece kıymetlidir"

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze konusunda ateşkesin sağlanması ve sonrasında kalıcı barışa ulaşacak mekanizmaların oluşması için çok büyük mücadele verdiğini söyleyerek, "Dün gerçekleşen Gazze için niyet beyanıyla birlikte Başkan Trump’ın başlattığı barış girişimine verilen destek net bir biçimde ortaya koyulmuş oldu. Bu çerçevede Gazze’deki kardeşlerimizin bir nebze olsun soluk alması, ateşkesin sağlanması, tutukluların ve diğer rehinelerin serbest bırakılması şeklinde takasın gerçekleşmesi süreciyle birlikte dün ve bugün Gazze’ye en yüksek miktarda insani yardımın girmesi mümkün olmuştur. Bu insani yardımın girmesi orada yaşayan, kendilerine açlığın bir soykırım olarak dayatıldığı insanlar için son derece kıymetlidir. Bütün bir tabloya baktığımızda bunun herhangi bir şekilde yeterli denilecek bir durum olmadığının farkındayız. Daha gidilecek çok yol vardır. Netanyahu’nun kendi siyasi kariyerini katliam yapmaya bağlamış bir siyasi figür olduğu son derece nettir. Dün, uluslararası bir iradenin bu şekilde ortaya çıkması karşısında şimdilik Netanyahu hükümeti buna bir şekilde uyum göstermiş gözüküyor. Daha gidilecek çok yol var, provokasyona çok açık bir süreç" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik uyguladığı soykırım politikalarına karşı uluslararası garantörlüğün olması gerektiğinin net bir şekilde ortaya çıktığını dile getiren Çelik, gelinen nokta itibarıyla bundan sonrasında kalıcı barışın nasıl sağlanacağıyla ilgili anlaşma noktasında ilerlemenin yolunun açıldığına dikkati çekti.

"Nihai amaç, Filistin devletinin kurulması olmalıdır" diyen Sözcü Çelik, Filistinlilerin Gazze’den sürgün edilmesi gibi planların söz konusu olamayacağını ve Filistinlilerin, Filistin dışındaki bir otorite tarafından yönetilmesi gibi birtakım yaklaşımların da kabul edilemeyecek yaklaşımlar olduğuna vurgu yaptı.

"Terörsüz Türkiye sürecinde hiçbir şekilde odağı kaybetmemek lazım"

Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili çalışmalarının aynı şekilde devam ettiğini söyleyen Çelik, "Terörsüz Türkiye’nin birtakım devletler ve odaklar tarafından herhangi bir şekilde sabote edilmesine müsaade etmeyeceğimiz gibi Suriye’de SDG ve benzeri yapılardan gelen yaklaşımlar çerçevesinde de bu sürecin herhangi bir şekilde aksatılmasına, rayından çıkartılmasına karşı duracağımızı bir kere ifade etmek isterim. Hiçbir şekilde odağı kaybetmemek lazım, odak PKK terör örgütünün feshi ve silah bırakması ile ilgili sürecin tamamlanmasıdır. Onun dışında buna başka gündemler eklenmeye çalışılması, bu gündeme zam yapılması gibi yaklaşımlar sürecin sağlıklı işlemesine karşı açık ya da örtük karşıt yaklaşımlardır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki arazisini Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna bağışlamasının ardından yapımına başlanan Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergahı Cemevi’nin açılmasına değinen Çelik, "Bu birliğimiz, beraberliğimiz, bölgedeki bir takım gelişmelere verdiğimiz cevaplar bakımından son derece anlamlı bir açılış oldu. Sayın Bahçeli’ye buradan şükranlarımızı iletiyoruz. Burada verilen mesaj; Horasan’dan Anadolu’ya uzanan ruhun bir kere daha teyit edilmesidir. Yıllardır aramıza sokulmaya çalışılan nifaklara nasıl karşı durduysak bundan sonra da duracağımızın birbirimizle et ve tırnak gibi bir kaderdaşlık içinde olduğumuzun net bir beyanıdır. Bundan sonrasında da aynı şekilde bu kardeşlik devam edecektir. Yakın bölgelerimizde mezhepçilik yoluyla ya da etnik siyasetler yoluyla aslında ortak refahı, ortak geleceği, ortak barışı paylaşması gereken kardeş halkların bütün bunlar üzerinden nasıl birbirine düşürüldüğünü görünce Türkiye’deki kardeşliğimizin Türkiye’deki birliğimizin, dirliğimizin ne kadar kıymetli, ne kadar ayrıksız olduğu bir kere daha görülmektedir" ifadelerini kullandı.

"Özel, dış politika anlamına gelemeyecek ama politik magazin olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım sergiliyor"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’de gerçekleştirilen Grup Toplantısında yaptığı konuşmalara değinen Çelik, "Bu bahsettiği dış politika konularında son zamanlarda sık sık yaptığı bir şey var. Özellikle yabancı liderlere atıf yaparak, sanki tüm bu gelişmeler olurken kendisi yabancı liderlerin yanındaymış gibi ‘dediler, yaptılar, böyle düşündüler, şu mesajı gönderdiler’ gibisinden dış politika anlamına gelemeyecek ama politik magazin olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım sergiliyor" ifadelerine yer verdi.

"Sizin kullandığınız dil, Siyonist siyasetçilerin kullandığı bir dil, bunu size yakıştırmayız dedik"

Parti Sözcüsü Çelik, Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin hassasiyetini sorgulamaya kalktığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Siz, CHP olarak, Hamas’a önce ’terör örgütü’ dediniz, gelen tepkiler üzerine ’terör örgütü demek istemedik, terör eylemleri yapıyor demek istedik’ dediniz. Sizin kullandığınız bu dil, Siyonist siyasetçilerin kullandığı bir dil, bunu size yakıştırmayız dedik. Onların kullandığı dili kullanmak yakışmaz diyoruz. Sonuç olarak, sizin Filistin meselesindeki bu açıklamalarınız keşke olmasaydı. Keşke gerçekten Sosyalist Enternasyonalde yan yana oturduğunuz İspanya Başbakanı Sanchez’in doğru duruşuyla paralel bir çizgi takip etseydiniz. Sayın Sanchez’in durduğu noktada durabilseydiniz. Dış dünyaya Türkiye’yi şikayet etmeyi çok sevdiğiniz için dış dünyadan referans vermeye bağımlı hale geldiğinizi görüyorum, onun için ben de size İspanya Başbakanı Sanchez’in çizgisiyle daha uyumlu bir çizgi takip edin diyorum."

Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı

Bir gazeteci tarafından MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin askeri hastanelerin yeniden açılmasına ilişkin yaptığı açıklamaları sorması üzerine Çelik, "Bu son zamanlarda özellikle etrafımızda gelişen çeşitli savaşlar, çeşitli meydan okumalar, çatışmalar ve krizler çerçevesinde sürekli olarak bütün bunlar, belli değerlendirmeler şeklinde gözden geçirilmeye devam ediliyor. Cumhurbaşkanımızın Milli Savunma Bakanlığımıza verdiği bir talimat var. Bütün bu etrafımızdaki tecrübelerden yola çıkarak önümüzdeki dönemde özellikle Türkiye’nin milli güvenliği konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri konusunda hangi yaklaşımların güncellenmesi, hangi mekanizmaların güncellenmesi, yenilenmesi gerektiği konusunda bir çalışma yapma talimatı vermiştir. Bu çerçevede de Milli Savunma Bakanlığı bu çalışmayı yapıyor. Askeri hastaneler konusu da bu değerlendirme gündeminin içerisindedir" diye yanıt verdi.

"Cumhurbaşkanımız, Netanyahu ile aynı karede olmayı kabul etmezdi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Mısır’daki Gazze zirvesine katılma kararına tepki göstermesine ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi:

"Netanyahu’nun en başta bu zirveye katılması gibi bir şey söz konusu değildi. Biz her türlü senaryoya hazır olduğumuz için böyle bir durum geldiğinde nasıl davranılacağıyla ilgili bir çalışma yapılmıştı. Cumhurbaşkanımızın iradesi kesindir. Cumhurbaşkanımız, hiçbir şekilde Netanyahu ile aynı fotoğraf karesinde olmayı kabul etmezdi, aynı zirvede olmayı kabul etmezdi, aynı masada olmayı kabul etmezdi."

"Şehitlerimize dönük saygısızlığın karşısındayız"

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in şehitlere yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, "Biz aziz şehitlerimizin, muhterem gazilerimizin hatıralarına ve saygınlıklarına karşı olan her türlü incitici ifadenin sonuna kadar karşısında olan bir partiyiz. Bu tip sözleri sonuna kadar reddederiz, kınarız. Burada net bir tutumumuz var; yürüttüğümüz bütün süreçler, devletin nitelikleri ve milletin değerleri çerçevesinde yürütülen süreçlerdir. O sebeple şehitlerimize ya da gazilerimize dönük olarak kimden gelirse gelsin herhangi bir saygısızlığın karşısında olduğumuzu ve olacağımızı ifade etmek isterim" cevabını verdi.

Muhammed Musab Gümüşer - Cem Geçim

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Çınarcık Projesi’nde sona doğru Bursa’nın içme suyu geleceğini uzun yıllar güvence altına alacak olan Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü heyeti, günlük 300 bin metreküp kapasiteli arıtma tesisinin son parçalarının test ve tedarik işlemleri için Almanya ve Slovakya’daki üretici fabrikalarda incelemelerde bulundu. Arıtma tesisi tamamlanıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nisan 2024’te yüzde sıfır ile devraldığı Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaştı. BUSKİ eliyle yürüttüğü projede daha önce Çınarcık-Dobruca ve Görükle-Ürünlü by-pass hatlarını tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, projenin en önemli ayaklarından Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni de tamamlama aşamasına getirdi. Almanya ve Slovakya’ya önemli ziyaretler Çınarcık Barajı’ndan sağlanacak içme suyu ile desteklenecek günlük 300 bin metreküp kapasiteli modern arıtma tesisi için BUSKİ Genel Müdürlüğü heyetinden Almanya ve Slovakya’ya önemli ziyaretler gerçekleştirildi. Heyet, arıtma tesisinin son ekipmanları olan mono pompalar ve filtre presin test ve tedarik süreçleri için üretici fabrikalarda incelemelerde bulunuldu. Söz konusu ekipmanların temini ile tesisin tamamlanma aşamasına geleceği belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey liderliğinde, BUSKİ ekiplerinin gece gündüz çalışması ile yakın zamanda tamamlanacak Çınarcık İçme Suyu Projesi sayesinde, kentin 2060 yılına kadar içme suyu ihtiyacının sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde karşılanması hedefleniyor.
Antalya Başkan Uysal’dan yaşlı dostu kent vurgusu Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Kimsenin yalnız olmadığı bir kent" hedefini yineleyerek, yaşlı dostu kent vizyonuna dikkat çekti. Muratpaşa Belediyesinin Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği sergi ve panayır, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu aynı çatı altında buluşturdu. Etkinlikte Türkiye Alzheimer Derneği, ANSAN Antalya Sanatçılar Derneği, Ubuntu Gönüllüleri, Falezya Bonsai Penjing Atölyesi Üretken ve Bilge Yaşlılar Bonsai Çalışma Grubu, Üretken Bilge Yaşlılar Derneği, 07 Engel Tanımayanlar Spor Kulübü ve Türkiye Emekliler Derneği Antalya Şubesi stant açtı. Serginin en dikkat çeken çalışmaları arasında bonsai eserleri yer aldı. Çalışmalar, doğayı galeri ortamına taşıyarak sergiye yeşil bir atmosfer kattı. Antalya’nın özgün bitki örtüsünü yansıtan "Antalya’nın Doğal Yüzü" isimli çalışma ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Başkan Uysal, burada yaptığı konuşmada özellikle Turunç Masa hizmeti sayesinde yaşlıların günün her saatinde belediyeye ulaşıp taleplerini iletebildiklerini ifade ederek, "Hayatın her alanında onların yanında olmaya çalışıyoruz. Farklı platformlarda bir araya geliyor, bağlarımızı canlı tutuyoruz" dedi. Muratpaşa’nın "yaşlı dostu kent" ilan edildiğinin altını çizen Başkan Uysal, yaşlanmanın getirdiği sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunların farkında olduklarını ve bu alanda çalışmaları ekonomik şartlar elverdiği sürece her daim sürdüreceklerini dile getirdi. Başkan Uysal’ın konuşmasının ardından müzik konseri gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan dernekler, Başkan Uysal’a teşekkür belgeleri ve hediyeler takdim etti. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergi ve panayır 27 Mart Cuma gününe dek 11.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Program kapsamında her gün saat 13.00’te canlı müzik konseri, 14.00’te ise konferans düzenlenecek. Ayrıca, Muratpaşa Belediyesi Yaşlıevleri üyelerinin hazırladığı "Anadolu’dan Toroslara" isimli Türk Halk Müziği Konseri, 30 Mart Pazartesi günü saat 20.00’de Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.
İstanbul Bakan Uraloğlu patlama meydana gelen gemiyle alakalı konuştu: "İnsansız deniz aracıyla yapılmış olabilir, bir dron saldırısı değil" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, dün gece saatlerinde Karadeniz açıklarında patlama meydana gelen gemiyle alakalı olarak, "Şua n için net söyleyebileceğimiz şey dış kaynaklı bir patlama, özellikle gemiyi devre dışı bırakmak için makine dairesine bilerek yapılmış bir saldırı" ifadelerini kullandı. Eski ismi Beşiktaş Dardanelles yeni ismi Altura olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli petrol gemisine, Rusya’dan Liverpool’a gittiği esnada dün gece saat 00.30 sıralarında İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede saldırı gerçekleştirildi. Geminin makine dairesinde yaşanan patlamanın ardından olay yerine Kıyı Emniyet Müdürlüğü’ne ait Kurtarma-11 ve Kurtarma-12 gemileri ile hızlı bot ve Kıyı Emniyeti-5 ekipleri yönlendirildi. Gemide bulunan 27 Türk mürettebat yara almadan kurtarıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, katıldığı bir televizyon programında dün gece saatlerinde Karadeniz açıklarında patlama meydana gelen gemiyle alakalı açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, yaşanan patlamanın dış kaynaklı ve bilerek yapılmış bir saldırı olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Rusya’dan ham petrol yüklemiş olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli bir geminin makine dairesinde gece yarısından sonra bir patlama meydana geldi. Bizim acil ana arama kurtarma merkezine bildirim yapılmasının ardından oraya kıyı emniyeti ile sahil güvenlik unsurları sevk edildi. Patlamada özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz; bu da insansız deniz aracıyla yapılmış olabilir. Bir dron saldırısı değil. Teknik ekiplerimiz şu an oraya yönelmiş durumdalar, önümüzdeki saatlerde detaylı olarak tespit edecekler. Şu an için net söyleyebileceğimiz şey dış kaynaklı bir patlama olduğu. Özellikle gemiyi devre dışı bırakmak için makine dairesine bilerek yapılmış bir saldırı. Petrol taşıyan bir gemi olduğu için saldırının da Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yapıldığı ihtimali yüksek. Mürettebatın tamamı Türk ve herhangi bir yaralanma ya da sağlık problemi yok. Olay yerine gerekli tüm unsurları yönlendirdik; takibini gerçekleştiriyoruz."