POLİTİKA - 17 Mart 2025 Pazartesi 19:17

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Önceliğimiz yapılan çağrıda ortaya konduğu gibi PKK’nın silah bırakması ve feshetmesidir"

A
A
A

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Görüşmelerde önceliğimiz yapılan çağrıda ortaya konduğu gibi PKK’nın silah bırakması ve feshetmesidir. Bizim odağımız budur" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, Ramazan dolayısıyla Teşkilat Başkanlığının yoğun bir çalışması olduğunu ve partililerin, bakanların, milletvekillerinin illeri ziyaret ettiğini bildirdi. Çelik, Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün kapsamlı bir sunum yaptığını ifade etti. Nevruz’un geldiğini aktaran Çelik, "Nevruz’u Türk Dünyası’ndan Balkanlara, Orta Doğu’dan Mezopotamya’ya kadar her yerde bir kardeşlik bayramı bir baharın müjdecisi olarak kutluyoruz. Kadim geleneklerimizden, kadim tarihimizin en önemli anmalarından, bayramlarından bir tanesi. Bu çerçevede 21 Mart günü saat 15.00’te Hacı Kongre Merkezi’nde Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla bir program gerçekleştireceğiz. Türk devletlerinden sorumlu genel başkan yardımcılarımız koordine ediyor. Bu çerçevede özellikle dünyanın içinden geçmekte olduğu bu kaos döneminde Türk Dünyası’ndan Orta Doğu’ya, Mezopotamya’dan Balkanlara kadar bütün bu bölgeye kardeşlik mesajı verilmesi açısından Nevruz yine bir bayram olarak, kadim bir anma olarak kutlanmış olacak" diye konuştu.

ABD açısından olsun, ister Avrupa Birliği, ister Çin, ister Rusya açısından, hangi açısından bakarsanız bakın Türkiye’nin bütün gelişmelerin merkezinde kilit ülke olma durumunu en net bir şekilde koruduğunu ifade eden Çelik, "Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği önümüzdeki dönemde şekillenecek olan bölge düzeninin, dünya düzeninin nereye gideceği açısından önemli ipuçları olarak değerlendirilecektir. Tabii bugün Avrupa liderleri, birtakım yöneticileri hukuk açısından, yöneten ülkeler açısından birtakım eleştiriler getiriyorlar. Başkan Trump’ın tasarruflarıyla ilgili olarak ve birtakım çağrılar yapıyorlar. Esasında bugün eleştirdikleri konular kendilerine yıllarca Türkiye’ye dönük davranışlarının özetidir. Yani bugün Avrupa Birliği liderlerini dış politikaya dair, dünyanın gidişine dair eleştirilerini, yakınmalarını, itirazlarını alt alta koyup aslında oradan çıkacak olan toplam Türkiye’ye dönük olarak ortaya koydukları çifte standart siyasetinin tam bir özeti olarak önlerine gelecektir" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kilit bir rol üstlenmeye devam edeceğini vurgulayan Çelik, "Tabii ki önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği’nin kendisine nasıl bir yol çizeceği, NATO’nun nerede ve nasıl şekilde yaşamını sürdüreceği, bunun dozunun ne olacağı, katılımcılarının katkılarının ne olacağı, misyonunun ne olacağı gibisinden birçok tartışma arka arkaya gelecektir. Bütün bunların açısından bakıldığında tabii ki Türkiye kilit bir rol üstlenmeye devam edecektir" dedi.

"Avrupa Birliği üyelik süreciyle ilgili olarak Türkiye’nin önüne koydukları çifte standartlarına yüzleşmelerinin zamanıdır"

Avrupa açısından konuşulan konulardan bir tanesinin Avrupa’nın güvenliği olduğunu belirten Çelik, "Uzun yıllardır Avrupa güvenlik mimarisinin ihtiyaçlarıyla ilgili pek çok tartışma yapılıyor. Örneğin bir Avrupa ordusu kurulmasından yıllardır bahsedilir ama herhangi bir ilerleme olmaz. Ama bizim her zaman söylediğimiz şey şudur Avrupalı dostlarımıza; Türkiye’yi sadece güvenlik konularına indirgeyemezsiniz. Türkiye sadece güvenlik konuları temelinde ele alınacak, bir indirgemeci yaklaşımla Türkiye’yi demokratik değerler, ekonomik refah, bütün sosyal değerler, bunların paylaşılması ve bu konuda bir dayanışmanın ortaya çıkması bakımından değerlendirmeniz gerekir. Bu bakımdan esasında yıllardır Avrupa Birliği üyelik süreciyle ilgili olarak Türkiye’nin önüne koydukları çifte standartlarına yüzleşmelerinin zamanıdır. Hatta bu öyle bir çifte standart ki Türkiye’yi birtakım mükellefiyetlerini yerine getirmemekle suçluyorlar ama esasında bu da doğru değil. Birtakım konuları tartışmak için, mücadele etmek için fasılları dahi açmaktan çekiniyorlar" şeklinde konuştu.

Avrupa açısından Avrupa Birliği açısından küresel güç olmanın yolunun sadece Türkiye’nin tam üyeliğinden geçtiğini ifade ettiklerini hatırlatan Çelik, "Türkiye’nin tam üyeliğinin dışlandığı durumda hem küresel güç olma kabiliyetini kaybetti Avrupa Birliği. Hem de bugün aslında Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini aşırı sağlam birtakım hamleleri yüzünden erteleyenler ya da dışlayanlar bunu yaptıkları için kendi demokrasilerinin aşırı sağ siyasetler tarafından daha güçlü bir şekilde kuşatıldığını görüyorlar" dedi.

"Umarız ki bu seferde Avrupa güvenlik mimarisi vesilesiyle başlayan bu tartışmayı sadece güvenlik temelinden indirgemeci bir yaklaşımla ele almazlar" diyen Çelik, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Türkiye’nin bütün potansiyellerini açığa çıkaran Türkiye’nin güçlü bir Avrupa devleti aynı zamanda da yüz yıldır güçlü bir Avrupa demokrasisi olduğu şeklindeki boyutunu da unutmayalım. Bunu da hesaba katan bir çerçeveyle Türkiye’nin önüne geldiler. O zaman hem bölge barış açısından hem dünya barış açısından hem Avrupa güvenlik mimarisi açısından hem Akdeniz açısından hem de hep Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri açısından yepyeni bir takım fırsat pencerelerinin ortaya çıktığı herkes tarafından görülecektir."

Suriye’deki olayları takip ettiklerini açıklayan Çelik, "Biliyorsunuz maalesef orada günler öncesinde, günler önce bir Esad’a bağlı bazı grupların meşru yönetime karşı bir saldırı gerçekleşmesi neticesinde bazı olaylar meydana geldi. Ve burada meydana gelen olayların neticesinde ortaya çıkan çatışmalar oldu. Maalesef burada çeşitli şekillerle bu kaosu tetiklemeye çalışan bazı odakların da hemen harekete geçtiğini gördük. Orada tabii son derece üzüldüğümüz Alevi kardeşlerimizde Nusayri kardeşlerimize döndük. Bir takım saldırılar oldu ve hayatını kaybedenler oldu. Öncelikle bu saldırıları ve bu saldırıları gerçekleştirenleri lanetlediğimizi ifade ediyoruz. Nitekim Suriye’nin yönetimi de bu saldırılanların ortaya çıkması için bir komisyon kurdu. O sebeple gerek Suriye Cumhurbaşkanı’nın gerek Suriye Yönetimi’nin hem bu buradaki ölümlere sebebi etmeyen masum insanları öldüren, sivilleri hedef alan saldırganları ortaya çıkarma konusunda koydukları irade son derece önemlidir. Aynı zamanda da bunların cezalandırılması son derece önemli olacaktır. Suriye’deki birliğin bütünlüğü sağlanması lazım" diye konuştu.

"Siyasi mezhepçilik büyük bir zehirdir"

Suriye’de yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerini hatırlatan Çelik, "Burada Esad artıkları olarak bildiğimiz bir takım silahlı gruplar Suriye’nin meşhur yönetimine karşı bir silahlı saldırı gerçekleştirdiler. Bu silahlı saldırıyı tabii ki lanetliyoruz. Orada bu silahlı saldırıya cevap verilirken bu çatışmalar sürerken bir takım grupların ve kişilerin aynı şekilde buradaki sivilleri hedef almasını ve onları öldürmesini de lanetliyoruz. Burada her zaman söylediğimiz Suriye Suriyelilerin ülkesidir. Suriye Suriyelilerindir. Ülkesine biz bağlı kalıyoruz. O çerçevede Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, hangi mezhepten olursa olsun Türkmen, Kürt, Arap, hangi etnik gruptan olursa olsun bütün Suriyelilerin Suriye’nin iradesini temsil ettiği çizgisinden ayrılmaması gerekir. Yine aynı şekilde ifade ettik ki Esad’ın yaptığı katliamlar Suriye’deki Nusayrilere ve Alevilere mal edilemez. YPG’nin yaptığı katliamlar Suriye’deki Kürtlere mal edilemez. Siyasi mezhepçilik büyük bir zehirdir" ifadelerini kullandı.

Mazlumun kimliği ne olursa olsun ona sahip çıkmaya da aynı şekilde devam edeceklerini belirten Çelik, "Dolayısıyla ülkemizi siyasi mezhepçilik belasından da kurtarma konusundaki hassasiyetimizi en yüksekte tutmaya devam edeceğiz. Baas rejimini yeniden diriltmek isteyen ya da bazı rejimler benzer bir takım mikro rejimler kurmak isteyenlerin başka adlar altında ne yapmak istediğini görüyoruz. İlk andan itibaren doğru bir şekilde onu tespit ederek gereken tedbirlerin alınması konusunda inisiyatifle geçtik. Çok daha önce bunlar bugün konuşanlar bugün etnik temelde bir radikalizm üretmeye çalışanlar ya da siyasi mezhepçilik üretmeye çalışanlar daha bu konulardan haberdar değilken bile Cumhurbaşkanımız Suriye yönetimiyle geçmişte Esad yönetimiyle görüştüğü zamanlarda oradaki Kürtlerin hakkının korunmasından, oradaki farklı mezheplerin eşit muamele görmesinden bahsediyordu. Ve bunu gündeme getiriyordu" dedi.

Teröre bulaşmış bütün unsurların Suriye’den temizlenmesi gerektiğini ifade eden Çelik, "Silahlı grupların silahlı grupların Suriye halkısı içerisinde yer almasıdır. Ve bütün etnik grupların ve mezhep gruplarının Suriye’nin geleceğinde ve istikrarında eşit rol üretmesidir. Biz bütün bir meseleye bu çerçevede bakıyoruz. Bakış açımızı bu şekilde korumaya devam edeceğiz. Suriye yönetimiyle de ilişkilerimizi bu şekilde geliştirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Çelik, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AK Parti-DEM heyeti görüşmesi

Kuşkusuz karşılıklı olarak konuşmanın, dinlemenin ’Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaşılması için sağlıklı dil oluşturulması açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Çelik, "Görüşmelerde önceliğimiz yapılan çağrıda ortaya konduğu gibi PKK’nın silah bırakması ve feshetmesidir. Bizim odağımız budur. Öncelikli konumuz bu çerçevede konunun değerlendirilmesi gerektiğidir. Bahçeli’nin tarihi çağrısı, Cumhurbaşkanımızın iradesi, Türkiye’nin terör belasından kurtulması için önemli bir fırsat penceresi araladı. Ne denerse densin, tek vatan tek devlet ilkesi çerçevesinde biz bütün bir önümüze getirilen teklifleri ele alacağız. Devletin niteliklerinden taviz verilmesi gibi yaklaşım yok. Pazarlık gibi yaklaşımlar gündeme almıyoruz. Bizim yaklaşımımız demokrasi standartlarının yükseltilmesidir. Konuşulması gereken gündem örgütün silah bırakıp kendini feshetmesidir. Şart sayılabilecek herhangi bir şeyin gündeme gelmemesi gerekir. Ateşkes gibisinden örgütün kendisini feshini doğrudan hedeflemeyen ara kategorilerin de olmaması gerekir. PKK/YPG/SDG, bütün unsur ve uzantılarıyla silahın bırakılması ve örgütün feshedilmesi gerekir" dedi.

Suriye-SDG anlaşması

"Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğumuz için birtakım silahlı grupların olmasını doğru bulmuyoruz" diyen Çelik, "Bizim açımızdan nettir, YPG terör örgütüdür, SDG de aynı şekilde. Bugünkü yerleri açısından kimle asıl işbirliği yaptığı görülmektedir. Bu anlaşmanın Suriye için olumlu sonuç doğurabileceğini değerlendiriyoruz. Doğru olan şudur, anlaşma maddelerinin Suriye’ye katkı verecek şekilde hayata geçmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

"Önemli olan sürecin hemen başlamasıdır"

Cumhurbaşkanının devletin başı olduğunu söyleyen Çelik, "Tüm görüşmeleri onun iradesiyle gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’Terörsüz Türkiye’ hedefine büyük destek vermektedir. Bir çağrı ortaya çıktı. Örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi için, biz bunun pratiğe dökülmesini bekliyoruz. Önemli olan sürecin hemen başlamasıdır" değerlendirmelerinde bulundu.

Mehmet Kalay - Hakan Karaduman

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Dede Korkut Öykü Yarışması’nın Bayburt birincisi belli oldu Dede Korkut Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Turan’a Doğru Dede Korkut Öykü Yarışması’nın Bayburt birincisi belirlendi. Yarışmada, Milli İrade Anadolu Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi Seçil Şubatlıoğlu, ’Köklerden Gelen Adın Sırrı’ adlı öyküsüyle il birincisi oldu. Bayburt’tan toplam 40 öğrencinin katıldığı yarışmada birincilik elde eden Seçil Şubatlıoğlu, İstanbul’da yapılacak büyük finalde Bayburt’u temsil edecek. Milli İrade Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Çakır, okullarının yarışmada üst üste ikinci kez il birinciliği elde ettiğini belirtti. Geçen yıl öğrencileri Feyzanur Binbir’in Bayburt birincisi olduğunu ve Türkiye genelinde dördüncülük derecesi aldığını hatırlatan Çakır, bu yıl da aynı gururu Seçil Şubatlıoğlu ile yaşadıklarını ifade etti. Çakır, başarının elde edilmesinde emeği bulunan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Gamze Polattimur ile öğrencisi Seçil Şubatlıoğlu’nu tebrik ederek, Türkiye genel sıralamasında da derece beklediklerini kaydetti. İl birincilerinin belli olmasının ardından gözler yarışmanın finaline çevrildi. Final, 2 Nisan 2026 Perşembe günü saat 10.30’da İstanbul Yahya Kemal Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bayburt birincisi Seçil Şubatlıoğlu ile diğer illerde dereceye giren öğrencilerin final öncesinde refakatçileri eşliğinde İstanbul gezisine katılacağı öğrenildi.
Bursa Bursa’da ekmek zamlandı Bursa’da ekmek fiyatlarına gelen zam, 1 Nisan tarihi itibariyle geçerli olacak. Bursa Fırıncılar Odası Başkanı Osman Çırakoğlu, yapılan zammın, 2025 yılının son 3 ayının farkı olduğunu, 2026 yılında gelen zamların yansıtılmadığını söyledi. Bursa’da ekmek fiyatlarına ilişkin tartışmalar sürerken, fırıncılar yapılacak artışın "yeni zam" değil, 2025 yılının son üç ayında karşılanamayan maliyet farkı olduğunu belirtti. Mevcut durumda 15 liradan satılan 200 gram ekmek 1 Nisan’dan itibaren 17,5 liradan satılacak. Bursa Fırıncılar Odası Başkanı Osman Çırakoğlu, "2025 yılının son 3 ayında oluşan maliyet farkı esnaf tarafından sübvanse edildi. 2026 yılına girilmesine rağmen yeni döneme ait maliyet artışlarının henüz fiyatlara yansıtılmadı. Un fiyatı 1200 liraya çıktı, işçilikte yüzde 27 artış yaşandı. 40 bin lira maaş alan çalışanların ücretleri 65-70 bin liraya yükseldi. Enerji ve mazot maliyetlerinde de artış var. Ancak bunların hiçbirini henüz fiyatlara yansıtamadık" dedi. Yapılacak 2,5 liralık artışın yalnızca 2025’in son üç ayına ait bir dengeleme olduğu belirten Çırakoğlu, "2026 yılına ait maliyet artışlarının ise halen karşılanamadı. Normal süreç işleseydi ekmek fiyatı 25 liraya kadar çıkabilirdi. Ancak şu anki artış sadece geçmiş dönemin farkını kapsıyor" diye konuştu. Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Besaş ise 400 gram ekmeği 17,5 liradan satıyor. Besaş fırıncılara göre yüzde 50 indirimli satmış olacak.
İzmir İZBETON davasında 5. duruşma İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’deki "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması bugün görülecek. Ana dosyada tutuklu sanık bulunmazken, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da soruşturma başlatıldı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan soruşturma kapsamında 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60’ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. 45 yıla kadar hapis istemi Hazırlanan iddianamede, çeşitli kentsel dönüşüm projelerinde kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etap projeleri dosyada yer aldı. İddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ suçtan zarar görenler olarak dosyaya eklendi. Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs gibi suçlamalardan 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Başka dosyadan tutuklulukları sürüyor İZBETON davasının yargılama sürecinde gerçekleşen dört duruşma sonucunda tüm sanıklar tahliye edildi. Ancak ana dava devam ederken, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ndeki "zimmet" iddialarına yönelik ayrı bir soruşturma yürütüldü. İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 26 Aralık’ta düzenlenen operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı. Bu kapsamda eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları cezaevine gönderildi. Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun bu farklı dosya kapsamındaki tutukluluk halleri devam ediyor.
İstanbul Yurtta hava durumu Yurdun kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Sivas, Kayseri, Niğde ve Karaman çevreleri ile Antalya’nın iç kesimlerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda yer yer kuvvetli olmak üzere genellikle yağmur ve sağanak, Güney Ege ve Akdeniz kıyılarında yer yer gök gürültülü sağanak, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ve Doğu Anadolu’nun doğusunda karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Marmara’nın güney ve doğusu, İç Ege, Batı Karadeniz, İç Anadolu, Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus ve yer yer sis hadisesi görüleceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Doğu Anadolu’nun doğusunda buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacağı ve yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 15 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 12 İzmir: Az bulutlu 17 Adana: Çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı 12 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı 11 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, yağmur ve karla karışık yağmurlu, gece saatlerinde kar yağışlı 9 Diyarbakır: Çok bulutlu, yağmur ve sağanak yağışlı 15
Hatay Kırılan bardak tartışmasında "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası, iş yerinin camına kaldırım taşı fırlattı Hatay’da alışveriş yapmak için geldiği züccaciye dükkanında eline aldığı bardak kutusundan düşen bardağın kırılmasıyla iş yeri yetkilisiyle tartışma yaşayan ve "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası iş yerinin camını kaldırım taşı fırlatarak kırdı. Camı kırdığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Dörtyol ilçesi kent merkezinde bulunan züccaciye mağazasında yaşandı. Mağazaya alışveriş yapmak için gelen kadın, eline aldığı bardak kutusundan bir bardağı düşürerek kırdı. Anbean güvenlik kamerasına yansıyan o anların üzerine iş yeri yetkilisi kırılan bardağın yer aldığı kutuyu kadının satın alması gerektiğini belirtmesi üzerine kadın ve iş yeri yetkilisi arasında tartışma yaşandı. Kadının ısrarla kırdığı bardağın yer aldığı kutuyu satın almamak istemesi üzerine iş yeri yetkilisi "Empati yapalım, kendini benim yerime koy. Günlük 10 takım kırılsa biz ne yapalım. Sen bunu bu şekilde almazken, başkası almaz. Neden, 1 tane kırılanı ödemek istiyorsun. Ben bunu kabul edersem, benden çıkacak" diyerek kendini ifade etti. Yaşanan tartışma sonrası kadın, "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyerek iş yerinden ayrılarak gitti ve bir süre eşiyle birlikte kapanan mağazaya geldi. Mağazanın kapalı olduğunu gören şahıs, yerden bulduğu kaldırım taşını iş yerinin camına fırlatarak camı kırdı. Camın kırıldığı anlar ve şahıslar arasında yaşanan diyaloglar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Yaşananları anlatan iş yeri çalışanı "Müşterimiz geldi ve burada bardak aldı. Bardağı aldı, gezerken elinden düşürdü ve kırdı. Ondan sonra ben kasaya yönlendirdim, kırıldığı için Kırdığı bardağı ödemek istemedi ve yetkilimizle görüşmek istedi. Biz de ödemesini istedik, yetkimizle tartıştı. Dışarı çıkarken tehditler savurarak gitti. Biz iş yerini kapattıktan sonra kocasıyla gelip camı kırıp gitmişler" dedi.