POLİTİKA - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 20:50

AK Parti Sözcüsü Çelik: "PKK’nın kendisini feshetmesi ve silahlı unsurlarını bütün illegal unsurlarla ve uzantılarla bırakmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş olacaktır"

A
A
A

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Günler içerisinde de olacak gelişmelerle birlikte PKK’nın kendisini feshetmesi ve silahlı unsurlarını bütün illegal unsurlarla ve uzantılarla bırakmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş olacaktır" dedi.

 

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu toplantısı devam ederken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çelik, Irak’ın kuzeyinde terör örgütü PKK’nın döşediği mayının patlaması sonucu şehit olan İstihkam Uzman Çavuş Önder Özen’e rahmet diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Çelik, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin açılışı gerçekleştirildi. Burada ‘sağlam devlet, saygın gelecek’ çerçevesinde ortaya koyulan irade, meclis binalarının açılması ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğine dönük olarak yepyeni bir vizyonun, yepyeni bir başlangıcının olması Kıbrıs Türk davası açısından son derece tarihi öneme sahip. Bundan sonrasında da Kıbrıs Türk Devleti’nin dünyada daha çok tanınması, Kıbrıs Türk Devleti’nin dünyada diplomasi alanında hak ettiği yeri alması için bu mücadelenin nasıl devam edeceğinin bir göstergesi olarak adımlar atıldı ve atılmaya devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımız orada da ifade ettiler, Kıbrıs Türk davası bizim her zaman en büyük önceliklerimizden bir tanesi. Önümüzdeki dönemde de bununla ilgili yeni adımlar atmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

TEKNOFEST 2025’in KKTC’de icra edildiğini hatırlatan Çelik, "Burada doğrusu yüz binleri aşan bir kalabalığın orada toplanmış olması son derece kıymetli. Özellikle de 22 farklı ülkeden 50 bin genç katılım gösteriyor. Bizim gittiğimiz gün de en son 150 bine yakın bir rakam oluşmuştu ve daha da devam ediyordu. Tabii bu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bilim, eğitim ve teknoloji üyesi olarak kendi geleceğini planlaması için son derece önemli bir mesaj oldu. TEKNOFEST’teki coşku, orada genç arkadaşlarımızın ilgisi, alakası ve yapılan projeler, yarışmalar bambaşka bir tablo ortaya çıkardı. Tabii bir sürü mesaj veriliyor ama halen Rum tarafından verilen mesajlar adada iki halk ve iki devlet olduğunun kabulünü inkar eden yaklaşımlar. Ama kim ne derse desin adada iki devlet var, iki egemen devlet var ve iki egemenliğe sahip halk var. Bu çerçevede bir müzakere zemini, bir barış zemini, bir diyalog zemini olacaksa olacak ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni inkar ederek, Kıbrıs Türk davasını, Kıbrıs Türkünü inkar ederek varılacak hiçbir yol olmadığını bir kere daha kendilerine ve bütün dünyaya, Rum tarafına ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’i son yolculuğuna uğurladıklarını belirten Çelik, "Son zamanlarda kendisiyle Mecliste çalışmalar bittikten sonra geç saatlere kadar, gece yarısına kadar, sabah saatlerine kadar uzun oturumlarımız oluyordu. Tarafsız Türkiye gündemi çerçevesinde. Tabii uzun yıllardır tanışırız, konuşuruz. Siyaset tabii her zaman gündemimizde ama daha çok bir araya geldiğimizde sinemadan, felsefeden uzun uzun sohbetlerimiz olurdu. Son zamanlarda ise tabii siyaset daha yoğun bir şekilde bütün bir sohbetimizi kaplıyordu ve tarafsız Türkiye söz konusuydu. Daha önce de ifade ettim biz kendisine biraz sağlığına dikkat etmesi gerektiğini ifade ederken, ‘Şu sonuca bir ulaşalım, ondan sonra sağlığımla da ilgilenirim’ diyordu. Bunun için de gerçekten bütün mesaisini, bütün entelektüel birikimini, bütün kapasitesini kullanıyordu. Hatta biraz sürecin direkt olarak hızlı bir şekilde sonuçlanması gerektiğiyle ilgili olarak da sürekli olarak ona vurgu yapıyordu görüşmelerimizde. Geçmiş dönemde de tabii gerek çözüm sürecinde, gerek milli birlik kardeşlik projesi süreçlerinde kendisiyle beraber çalıştık, bir mesaimiz oldu" şeklinde konuştu.

Çelik, farklı kimliklerden, farklı partilerden vatandaşların bu konuya verdikleri desteği çeşitli vesilelerle beyan ettiklerini bildirdi. Çelik, terörsüz Türkiye’ye ulaşarak Sırrı Süreyya’nın hatırasına da güçlü bir gönderme yapmış olacaklarını söyleyerek, hatırasını bu şekilde yaşatmış olacaklarını belirtti.

"Bu saldırıyı topyekûn reddediyoruz, lanetliyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e yapılan saldırıya ilişkin konuşan Çelik, "Biz bu saldırıyı o gün hemen akabinde lanetledik. Şimdi de bir kere daha lanetliyoruz. Burada siyasetin geçmişte bireysel ve kurumsal olarak pek çok şiddetle karşı karşıya kaldığı bir siyasi tarihe sahibiz. O sebeple siyaset kurumunun her türlü şiddet karşısında birlik, beraberlik içinde olması son derece kıymetlidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel’e yapılan saldırıyı sadece Sayın Özgür Özel’e ve CHP’ye yapılmış değil, topyekûn bütün siyaset kurumuna yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bu saldırıyı demokrasimize yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Demokrasimize, siyaset kurumuna yapıldığı için de kendimize de yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bu saldırıyı topyekûn reddediyoruz, lanetliyoruz. Hangi siyasetçiye yapılırsa yapılsın, hangi genel başkana yapılırsa yapılsın bu hepimize yapılmış, demokrasimize yapılmış bir saldırıdır. O sebeple lanetliyoruz" dedi.

"Sayın Özgür Özel’e, Cumhuriyet Halk Partisi camiasına, bütün siyaset kurumuna bir kere daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz"

Özel’in ailesine yönelik birtakım tehditlerin, çirkin ifadelerin sosyal medyada ortaya koyulduğunu gördüklerini ve bunların hepsini lanetlediklerini ifade eden Çelik, "Kuşkusuz emniyetimizin ilgili birimleri bunu çok yakından takip ediyor, bakanımız da açıkladı. Bunlarla ilgili olarak hukuk önünde gereği yapılacaktır. Bu saldırganın da hukuk önünde hesap vermesi, hepimiz açısından takip edilmesi gereken bir süreçtir. Sayın Özgür Özel’e, Cumhuriyet Halk Partisi camiasına, bütün siyaset kurumuna bir kere daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi.

"Terör örgütünün kendini feshetmesi ve silah bırakmasıyla ilgili sürecin sonuçlanmasını günler içerisinde bekliyoruz"

Terörsüz Türkiye ilgili süreci yakından takip ettiklerini vurgulayan Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"İmralı’dan yapılan çağrıdan sonra terör örgütünün kendini feshetmesi ve silah bırakmasıyla ilgili sürecin sonuçlanmasını günler içerisinde bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iç cephenin güçlendirilmesi çağrısının bir sonucu da terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaktır. Bunun tabii bölge içinde bir ilham kaynağı olacağını net bir şekilde söylüyoruz, bu kesindir. Bölgede de mezhepler temelinde, etnik gruplar temelinde fay hatları oluşturmaya çalışanlara karşı terörsüz bir bölge ilhamı verecektir ve burada da bir kardeşlik cephesi ilan edilecektir. Kuşkusuz birtakım dış güçlerin, bir emperyalist emelleri gerçekleştirmek için vekalet savaşlarını terör örgütleri, birtakım mezhep grupları, birtakım radikal etnik gruplar üzerinden vermeye çalıştığını görüyoruz. Bunun bölge halkına, bölge insanına hiçbir faydası yoktur. Yakın bölgemizde, Orta Doğu’da, Mezopotamya’da, Akdeniz’de ortaya koyulan bu denklemlerin hepsi çıkar odaklı ve sömürü odaklı acımasız denklemlerdir. Dünyayı cehenneme çevirmeye çalışanların attığı sis bombalarıdır, provokasyondur. O yüzden terörsüz Türkiye hedefine bir cepheyi güçlendirme emelinde ulaşma çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

"PKK’nın bütün şubeleriyle, tüm terör unsurlarıyla, bütün illegal unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini feshetmesi bir dönüm noktası olacaktır"

Terörün ortadan kalkmasıyla birlikte siyasi sistem, demokrasi üzerindeki siyasi tansiyonun da kalkacağını belirten Çelik, "Bu siyasi tansiyonun kalkması demokrasimize ve siyasi hayatımıza yepyeni siyasi enerjiler verecektir. Terörün ortadan kalkmasıyla ilgili her olumlu adım. bir diğer olumlu adımı otomatik olarak çağıracaktır. O sebeple PKK’nın bütün şubeleriyle, tüm terör unsurlarıyla, bütün illegal unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini feshetmesi bir dönüm noktası olacaktır. Böylece de vekalet savaşlarıyla bölgeye hükümranlık kurmak isteyenlerin elinden önemli bir boyut da alınmış, önemli bir zemin de alınmış olacaktır. Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendirme çağrısını Mecliste yapmasından sonra Sayın Devlet Bahçeli’nin stratejik ve tarihi çağrısı siyasi denklemde yeni bir tablo ortaya çıkardı. Cumhurbaşkanımızın yüksek bir irade koymasıyla da bu bir devlet politikasına dönüştü. Dolayısıyla terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir politikasıdır. Bu çerçeveden baktığımızda çeşitli provokasyonların yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu provokasyonlara karşı bu sürece dönük birtakım sis bombaları atılmaya çalışıldığını görüyoruz" diye konuştu.

"Günler içerisinde olacak gelişmelerle birlikte PKK’nın kendisini feshetmesi ve silahlı unsurlarını bütün illegal unsurlarla ve uzantılarla bırakmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş olacaktır"

Terörsüz Türkiye sürecinde iç ya da dış kaynaklı birtakım provokasyonlar olabildiğini ifade eden Çelik, "Herhangi bir müzakere, al ver süreci olmaksızın devletimizin temel niteliklerini koruyarak, milletimizin asli değerlerini koruyarak, bunlardan hiçbir şekilde vazgeçmemek için bu yolda ilerlemek olduğunu ifade etmek isterim. Tabii ki bütün bu süreç içerisinde, geçmişte de yaşadık bunu, iç kaynaklı ya da dış kaynaklı birtakım provokasyonlar olabiliyor. Türkiye’nin terörden kurtulmasını istemeyen birtakım odakların kullandığı çeşitli enstrümanlar ya da aparatlar olabiliyor. Bunlar karşısında da hassasiyetimizi azami düzeyde tutuyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılması için Türkiye’nin içinde oluşmuş mutabakatın son derece önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Bu çerçevede bütün bu çalışmalar yürürken, tabii ki şimdiye kadar siyasi partiler arasında pek çok ziyaret yapıldı, pek çok istişare de yapıldı. Biz de bundan sonrasında da bu hassasiyetle hem parti olarak hem Cumhur İttifakı olarak bu sürece desteğimizi vermeye devam edeceğiz. İnşallah günler içerisinde de olacak gelişmelerle birlikte PKK’nın kendisini feshetmesi ve silahlı unsurlarını bütün illegal unsurlarla ve uzantılarla bırakmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş olacaktır. Bu süreci yakın bir şekilde takip ediyoruz" dedi.

Bir gazetecinin "Sırrı Süreyya Önder’in vefatı sonrası terörsüz Türkiye süreci nasıl ilerleyecek?" sorusuna Çelik, "Sırrı Süreyya’nın, rahmetlinin kişisel kapasitesinin bu tip süreçlere katkısı büyüktü. Dolayısıyla bıraktığı en büyük şeyin, vasiyetin sağlığımdan bile daha önemli dediği bu terörsüz Türkiye hedefine ulaşılması olduğunu düşünüyorum. Tabii ki onun katkısı kıymetliydi. Birikimi, geçmiş dönemlerde yaşanılan şeyler. Tabii ki hayatta yaşananlar insanı olgunlaştırıyor, daha merkeze getiriyor. Bütün veçheleri görmeyi mümkün kılıyor. Bundan sonrasında da eminim bu şekildeki, onun eksikliği tabii ki söz konusu olacaktır. Ama sürecin ana gidişatıyla ilgili olarak cenazesinde ortaya çıkan tablo da aynı hassasiyetle sürdürüldüğünü ve sürdürüleceğini gösteriyor" cevabını verdi.

"CHP’yi hiçbir şekilde eleştirmeyeceğim"

"Dünkü saldırıyı haber alır almaz en sert tepkiyi veren isim oldunuz. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de kendisine yapılan saldırının ardından sağduyulu açıklamalar yaptı ancak kurmayları AK Parti’nin söylemlerinin atmosferi gerdiği gibi ifadeler kullandı. Siz bu söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Çelik, "Sayın Özel’in de ’Bu alçakça saldırıdan sonra bunu siyaset kurumuna yapılmış kabul ediyorum, yapanın, partisinin kökeninin ne olduğu önemli değil’ açıklaması takdire şayan, sağduyulu bir açıklamadır. Onun dışında bahsettiğiniz incitici dil kullanan bize karşı ve maalesef konuyu yanlış bir yere götüren bazı CHP’lilerin açıklamaları oldu. Ama müsaadenizle bugün CHP’yi hiçbir şekilde eleştirmeyeceğim. CHP’li arkadaşlarımıza bugün cevap vermeyeceğim. Çünkü daha dün bu saldırı gerçekleşti. Bu saldırının hemen üstüne CHP’yi eleştirmek istemiyorum. Bugün yapmak istediğim tek vurgu CHP’yle ilgili başka bir mesajımın öne çıkmasını istemiyorum. Tek mesajımız CHP’yle ilgili olanlar öne çıksın. Sayın Özgür Özel’e yapılan saldırıyı lanetliyoruz. Eleştiri hakkımızı önümüzdeki günlerde kullanırız" dedi.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki görüşme gerçekten çok kapsamlı bir görüşmeydi"

"Toplantı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ABD Başkanı Trump arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Bir de ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Kongre’den onay aldı. Tom Barak’ın yakın bir zamanda yeni görevine başlayacağı tahmin ediliyor. Bundan sonraki süreçte hem bu telefon görüşmesiyle ilgili yorumunuzu merak ediyorum hem de bundan sonraki süreçte ABD ile ilgili birçok farklı başlık var. Bu konularda öncelik sıralamanız nedir? Hangi konularda gelişme bekliyoruz?" şeklindeki soru üzerine Çelik, şu cevabı verdi:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki görüşme gerçekten çok kapsamlı bir görüşmeydi. Yani diyebilirim ki ikili ilişkilerden bölgesel ve küresel ilişkilere kadar değinilmedik konu neredeyse kalmadı. Bu bakımdan da uzun bir görüşme gerçekleşti. Ama tabii geçmişten de tanışıyorlar ve beraber çalışmışlıkları var. İki lider birbirlerini iyi tanıyorlar. Bu pek çok dosyada da geçmişte beraber çalıştıkları için ortak sonuca varmaya dönük belli bir stilleri de zaman içerisinde oluştu. O sebeple dış politikanın bugün küresel gündemin başak konuları olan Gazze konusu, Rusya-Ukrayna savaşı ve Suriye konusu başta olmak üzere neredeyse tamamı küresel gündemin ve bölgesel gündemin konuşuldu. Bunun yanı sıra tabii aynı şekilde Türkiye ile ikili ilişkiler konusunda biliyorsunuz bazı gündemlerimiz var. Gerekli yaptırımlar konusunda tabii bütün bu konular sürekli olarak gündemde tutuluyor ve ayrıntılı bir şekilde konuşuluyor. Ama sonuç olarak Sayın Cumhurbaşkanımız, Başkan Trump’ı Türkiye’ye davet etti. Kendisi de Sayın Cumhurbaşkanımızı Washington’da görmek istediğini söyledi. Kendisi Türkiye’ye müstakil olarak bir ziyaret yapmak istediğini ifade etmiş oldu. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızı da Washington’da görmek istediğini. Bundan sonraki süreçte de Suriye dosyası ile ilgili, Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili olarak yakın temasta olması gerektiğine dair bir mutabakat çıktı. Tabii Gazze konusuyla ilgili Cumhurbaşkanımız şimdiye kadar kamuoyuna açıkladığı bütün hassasiyetlerini de ifade etmiş oldu. Tabii bunda da öncelik oraya insani yardımların girmesiyle ilgili. Büyükelçi konusunda biliyorsunuz Kongre’den tam bir mutabakatla büyükelçi onay aldı. Başkan Trump büyükelçiye çok önem veriyor. O da bu bölgeyi tanıyan birisi. Aslında biliyorsunuz benim de çok sevdiğim şair Halil Cibran’dan bir dize okuyarak kendi görev biçimini açıklamaya çalıştı. Dolayısıyla bu bölgedeki, bu coğrafyadaki konulara hakim olduğunu bildiğimiz birisi. Cumhurbaşkanımız da uygun bir vaktinde büyükelçiye randevu verecekler."

Mehmet Kalay - Gazi Taş

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.