POLİTİKA - 29 Nisan 2025 Salı 21:19

AK Parti’de "Teşkilat Akademisi" başlıyor

A
A
A
AK Parti’de "Teşkilat Akademisi" başlıyor

AK Parti, 2025 yılıyla birlikte parti teşkilatlarını güçlendirmeye yönelik en kapsamlı eğitim programlarından birini hayata geçiriyor.


"Bu Senin Hikayen" sloganıyla duyurulan Teşkilat Akademisi, 81 il ve 973 ilçeden yaklaşık 100 bini aşkın parti yöneticisini kapsayacak. Parti tarihinin en geniş katılımlı iç eğitim ve motivasyon projesi olan bu akademi, aynı zamanda dünya genelinde siyasi partiler arasında benzeri az görülür bir organizasyon olma niteliği taşıyor. AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen hazırlık toplantısına il teşkilat başkanları ile ana kademe, kadın ve gençlik kollarının ar-ge ve eğitim başkanları katıldı. Toplantıda programın yol haritası, içerik başlıkları ve uygulanacak metodoloji detaylı şekilde ele alındı.



10 haftada 12 başlık, 93 bin katılımcı


Teşkilat Akademisi kapsamında katılımcılar, 10 hafta süresince toplam 12 ana başlıkta eğitim alacak. Eğitim içerikleri; siyasal iletişim, liderlik, toplumsal etkileşim, kriz yönetimi, medya okuryazarlığı, kamu politikaları, teşkilat yönetimi gibi farklı disiplinlerden oluşturuldu. Eğitim ihtiyaçları ise yaklaşık 67 bin kişinin katılımıyla yapılan kapsamlı bir analiz sonucunda belirlendi.


Eğitimler; il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri dâhil olmak üzere partinin tüm kademelerinden yöneticileri kapsıyor. Böylece eğitim süreci yalnızca merkez teşkilatla sınırlı kalmayacak, en uç birimlere kadar yayılacak.



2025 sonuna kadar yayılacak eğitim süreci


Eğitimlerin ilk aşaması 2025 yılı bahar döneminde başlayacak ve güz dönemine kadar devam edecek. Ancak bu sadece başlangıç. Akademi çalışmaları, il ve ilçelerde 2026, 2027, 2028 yılları boyunca devam edecek şekilde planlandı. Bu sayede eğitimlerin kalıcı bir öğrenme sürecine dönüşmesi ve tüm teşkilatlarda yaygın bir uygulama haline gelmesi hedefleniyor.



2028 Seçimlerine hazırlık, kolektif bilinç ve motivasyon odaklı


Akademinin ana hedefleriyle ilgi konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve AR-GE ve Eğitim Başkanı Mustafa Şen, "Amacımız, teşkilatlarımızı 2028 seçimlerine en güçlü şekilde hazırlamak. Algı operasyonlarına karşı motivasyonu ve direnci artırmak, partimizin icraatlarını ve duruşunu tüm teşkilat mensuplarına doğru şekilde aktarmak istiyoruz. Ayrıca kamuoyunun doğru bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacak donanımlı bir teşkilat yapısı inşa etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.


Şen, muhalefetin "gayrinizami harp" yöntemleriyle yürüttüğü söylem savaşlarına karşı teşkilat üyelerinin daha hazırlıklı hale gelmesinin önemine de vurgu yaptı. Şen, sadece siyasi söylem değil, psikolojik dayanıklılık ve stratejik iletişim konularında da özel içerikler hazırlandığını belirtti.



"AK Parti zaten bir siyaset akademisidir"


Şen, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana teşkilat eğitimine verdiği önemi hatırlatarak, "AK Parti teşkilatları, sahada doğal bir siyaset akademisi gibi çalışıyor. Ancak biz bu süreci daha da profesyonelleştirmek, sistematikleştirmek ve derinleştirmek istiyoruz. Öğrenmeye açık, gelişmeye istekli, donanımlı bir yapı oluşturmak her zaman önceliğimiz oldu" ifadelerini kullandı.


Şen, bu büyük eğitim hamlesinin parti mensuplarına özgüven kazandıracağını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 ve 2071 vizyonlarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.


Şen, bu büyüklükte ve yaygınlıkta bir siyasi teşkilat eğitimi, dünya çapında bulunmadığını, yalnızca yönetici kadrolar değil, partinin gönüllü tabanı için de ilerleyen dönemde benzer programların hazırlanabileceğini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çevresel faktörler kronik böbrek hastalığı riskini artırıyor Birleşmiş Milletler tarafından küresel sağlık sorunu ilan edilen kronik böbrek hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı tehdit etmeye devam ediyor. Vaka sayılarındaki artışta ve hastalığın ilerleme sürecinde, çevresel faktörlerin de belirleyici bir rol oynadığı ifade ediliyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 9 milyon erişkinde böbrek hastalığı bulunduğu tahmin ediliyor. Hafif derecedeki vakalar da hesaba katıldığında, Türkiye’de yaklaşık her 6-7 erişkinden birinde bu hastalığın görüldüğü belirtiliyor. Hastalık ilerledikçe kaşıntı, halsizlik, bulantı, idrar yapma bozuklukları, nefes darlığı ve kas krampları gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Türkiye’de 65 binin üzerinde hastanın diyaliz makinelerine bağlı olarak yaşamını sürdürdüğü ve yılda yaklaşık 3 bin 500 böbrek nakli yapıldığı kaydediliyor. Hava kirliliği, küresel ısınma, su temininde yaşanan sorunlar ve hava sıcaklığındaki aşırı değişimlerin böbrek hastalığı riskini artırdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 2026 yılı Dünya Böbrek Günü teması "Böbrekler ve çevre sağlığı" olarak belirlendi. Böbrek sağlığını korumak ve riskleri en aza indirmek için 8 altın kural öne çıkıyor. Bu kurallar; ideal kiloda olmak, tuz tüketimini azaltıp sağlıklı beslenmek, kan şekeri ve basıncını kontrol altında tutmak, yeterince su tüketmek, sigara kullanmamak, ağrı kesici kullanımında dikkatli olmak ve düzenli böbrek testi yaptırmak şeklinde sıralanıyor. Çevre kirliliği böbrekleri vuruyor Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Töz, hastalığın bilinen risk faktörlerinin ötesinde çevre kirliliği değişkeni üzerinde de durulduğunu aktararak, "Bazı ülkelerde böbrek hastalıkları daha sık görülüyor ve daha hızlı ilerliyor. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliğinin, egzoz gazlarının, orman yangınları sonucu dağılan ve inşaat tozlarından kaynaklanan küçük partiküllerin böbrek hastalıklarıyla ilişkili olduğu belirlendi. Küresel ısınma ve aşırı sıcaklar insanlarda sıvı kaybına neden olmakta. Susuzluk buna eklendiğinde ciddi bir dehidratasyon tablosuyla karşı karşıya kalınmakta ve bu durum böbrekleri olumsuz etkilemektedir. Suyun ve toprağın ağır metallerle kontamine olması böbrekler üzerinde zararlı olmaktadır" ifadelerini kullandı. Risk gruplarına tarama uyarısı Böbrek hastalığının çok sinsi ilerlediğini ve erken evrelerde belirti vermediğini dile getiren Prof. Dr. Töz, "Şeker hastası, tansiyon yüksekliği olan, kilo fazlası olan, ailesinde böbrek hastası bulunanların yanı sıra tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve taş hastalığı olan kişilerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi lazım. Bir doktor tarafından muayene edilmeli, tansiyon ölçülmeli, kanda kreatinin tahlili ve bir de idrar tahlili yapılmalı. Aslında bu basit tetkikler küçük bir taramadır ve bize büyük fikirler verebilir. Hastaların ne olduğunu ve içeriğini bilmedikleri bitkisel ürünlerden de mutlaka uzak durmasını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. Doğal beslenme ve su tüketimi Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken temel kurallara değinen Prof. Dr. Töz, "İdeal kilomuzu korumalıyız çünkü şişmanlık böbreğe doğrudan zararlı bir faktördür. Tansiyon ve şeker hastalarının kan değerlerini kontrol altında tutması gerekiyor. Doğal beslenmeli ve tuzdan kesinlikle uzak durmalıyız. İnsanlar susadıkça su içmeli, abartılı miktarda su tüketmemeli ancak susuz da kalmamalıdır. Ayrıca romatizmal ağrı kesiciler ve anjiyografik işlemlerde kullanılan bazı ilaçlar böbreğe zarar verebileceği için doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Sigara her şeye olduğu gibi böbrekler için de zararlı bir etkendir ve bırakılması kuvvetle önerilir" dedi.
Samsun Vali Tavlı: "Güçlü ülke olmanın ilk şartı güçlü bir aile yapısı" Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Güçlü bir ülke, güçlü bir millet, huzurlu bir toplum olabilmenin ilk şartı güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır" dedi. Vali Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Gençlik Geleceğimiz, Ailemiz Gücümüz" temalı iftar programında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hayata geçirdiği "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi" kapsamında evlilik kredisi desteğinden yararlanarak yuva kuran yeni evli genç çiftlerle ve evlilik arifesinde olan gençlerle bir araya geldi. Vali, tavlı çiçeği burnunda çiftlere, aile kavramının öneminden bahsetti. İftar programında gençlere seslenen Vali Tavlı, "Hepimizin bildiği üzere aziz milletimizin asırlar ötesinden süzülüp gelen milli ve manevi değerlerinin bugünlere ulaşmasında hayati bir rol oynayan ve medeniyetimizin en köklü kurumlarından biri olan ailemiz, toplumumuzun özünü teşkil etmektedir. Bizim kültürümüzde ailemiz, yeri doldurulamayacak; yerine başka hiçbir kurum ve ilişki konulamayacak derecede değerli ve aynı zamanda kutsaldır. Aile, huzur ve güven bulduğumuz en korunaklı limanımızdır. Aile, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın doğup büyüdüğü, ilk adımlarını attığı, ilk eğitimlerini aldığı, aynı zamanda müşfik bir yuvadır. Kadim geleneğimizde ailemiz ile toplumumuzun ve devletimizin geleceği özdeşleşmiş, her daim bir ve beraber görülmüştür. Güçlü bir ülke, güçlü bir millet, huzurlu bir toplum olabilmenin ilk şartı güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır. Hepimiz biliyoruz ki aile kurumuna sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Aile bağları çözülmüş, aile mefhumu ortadan kalkmış bir toplum ne kadar zengin, ne kadar müreffeh olursa olsun hiçbir zaman ayakta kalamaz. Bu nedenle aile yapımızı korumayı ve bizden sonraki nesillere zengin bir miras olarak bırakmayı en önemli vazifelerimizden biri olarak görüyoruz" diye konuştu. "Modern çağın, insanlığın pek çok değeri gibi aile kurumu üzerinde de ciddi tahribatlara yol açtığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Aileyi güçlü kılmak için devletimizin yanı sıra aziz milletimizin her bir ferdine de önemli sorumluluklar ve görevler düştüğünü özellikle huzurunuzda ifade etmek istiyorum" diyen Tavlı, ayrıca şunları söyledi: "Sizler hep birlikte bu sorumluluğun bilinciyle ülkemiz ve aziz milletimiz için hayırlı nesiller yetiştirecek yuvalar kurdunuz. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Sizlere her iki cihan saadeti diliyorum. Cenab-ı Allah sizlerden razı olsun. Rabb’im yuvanızdan huzuru, bereketi ve muhabbeti eksik etmesin inşallah. Aynı zamanda sevgiyle yetiştireceğiniz evlatlarınızla istikbalimizin ve Türkiye Yüzyılı’nın inşasına önemli katkılar sağlayacağınıza, aile kurumumuzu en güzel şekilde temsil ederek yarınlara taşıyacağınıza canı gönülden inanıyoruz. Aile geleceğimizdir, sizler bizim geleceğimizsiniz. Sizleri tebrik ediyoruz, gözlerinizden mutluluğu okuyoruz. Cenab-ı Allah bu mutluluğunuzu daim eylesin inşallah."