POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 12:10

AK Partili Gökçek: "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır"

A
A
A
AK Partili Gökçek: "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır"

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, "Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi.


Gökçek, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin ASKİ su tarifelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin belediye meclis kararını iptal etmesi nedeniyle basın toplantısı düzenledi. Su gibi temel kamu hizmetinin belediyecilik adı altında vatandaşa yük bindirme aracı haline getirilemeyeceğini dile getiren Gökçek, "Seçim öncesinde Mansur Yavaş ne demişti? Ben suyu ucuzlatacağım demişti. Su insan hakkıdır demişti. 50 liralık faturaları 15 liraya düşüreceğim diye söz vermişti. Peki gerçek ne oldu? Bırakın ucuzlatmayı, Ankaralı vatandaşlarımızın sırtına göreve geldiği günden bu yana yüzde 3 bini aşan zamlar yaptı. Yetmedi, son yaptığı zamları savunurken ne dedi? Biz zam yapmadık, çok su kullananlara yansıtıyoruz dedi. Biz ne dedik? Bu zamların ne enflasyonla ne maliyette açıklanamayacağını söyledik. Ve vatandaşımızın hakkını savunmak için konuyu yargıya taşıdık. Değerli basın mensupları bugün geldiğimiz noktada mahkeme ne dedi? 2 ayrı bilirkişi raporu neyi ortaya koydu? Birinci bilirkişi raporunda konut ve iş yerlerinde suyu yüzde 93 zamlı sattığı ortaya çıktı.Sonra Büyükşehir itiraz etti. İkinci bir rapor daha hazırlandı. Bu da 11 tane ayrı abone grubunun içerisinde olduğu, burada da yüzde 31 zam yaptığı ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.



"Mahkeme, konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda ise yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı"


Vatandaşa söylenen ile yapılan tamamen farklı olduğunun altını çizen Gökçek, "Su tarifeleri maliyet esasına göre belirlenmek zorunda. Peki burada ne yapıldı? Su gibi temel bir insan hakkı, doğal tek el olan bir kamu hizmeti, vatandaşın sırtından gelir kapısına çevrildi. Değerli basın mensupları mahkemeye Ankara Büyükşehir Belediyesi yüzde 6.5 karla biz bu suyu satıyoruz dedi. Peki mahkeme ne dedi? Konut ve iş yerlerinde yüzde 93, 11 ayrı abone grubunda yüzde 31 zam yapıldığını ispatladı. Yani açık konuşuyorum. Vatandaşın cebinden haksız bir kazanç sağlanmıştır. Mansur Yavaş ve ekibi de aleni olarak yargıya, vatandaşa yalan mı söylemiştir? Değerli Ankaralılar, Ankara Büyükşehir Belediyesi elindeki Meclis çoğunluğuna güvenerek; biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi’nde çoğunluk, vatandaşımıza adeta zulmetmiştir. Çamlıdere’ye bir pompa istasyonu dahi kuramadılar. Buradan açıkça söylüyorum. Bugün mahkeme, bu kararı iptal etti. Eğer aynı anlayışla aynı zihniyetle bu işi tekrarlamaya kalkarsa Masur Yavaş biz yine buradayız. Yine yargıya gideriz. Yine bu hukuksuzluğu durdururuz. Bu şehrin seçilmiş bir milletvekili olarak şunu çok net olarak söylemek istiyorum" diye konuştu.



"Mansur Yavaş suyu Ankaralılara fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır"


Vatandaşların her zaman yanında olacaklarını ifade eden Gökçek, "Suyu ucuzlatacağız diye geldiniz. Bu zamları yapmaya devam edecek misiniz? Belediye ve bağlı şirketleri batırmanızın faturasını vatandaşa kesmeye utanmıyor musunuz diyorum. Meclis çoğunluğunuzu arkanıza alıp Ankara halkını cezalandırmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Bu yargı kararını nereye koyacağız sayın basın mensupları? Yargı önünde iki tane bilirkişi raporuyla bu işler ispatlandı. Şimdi Mansur Yavaş vatandaşın yüzüne bakıp ne diyecek. Yazık günah değil mi bu vatandaşa? Elini vatandaşın cebine sokup bir de utanmadan yüzde 6.5 ben zam yaptım diyorsun. Mahkemede yüzde 93 ve 31 olduğu ortaya çıkıyor. Ben bir milletvekili olarak bugün bir vatandaşımın evine bir nebzede olsa maddi açıdan katkı sağlayabilmenin gururunu, sorumluluğunu taşımaktayım. Mansur Yavaş da aynı şekilde vatandaşın cebine kirli ellerini sokarak suyu fahiş fiyatlarla sattığından dolayı bunun utancını yaşamalıdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açıldı Yalova’da bulunan Yalova Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide kurulan İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü düzenlen törenle açıldı. İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açılış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, üniversiteyi kurdukları ilk yıllardan beri bir dil köyünü hayata geçirmek istediklerini belirtti. Dil öğrenmede en önemli konunun kişinin buna ihtiyaç hissetmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "O ihtiyaç hissedilmediği zaman en iyi öğretmenler, en iyi teknoloji, en iyi eğitim materyalleri de olsa netice almak mümkün değil. Daha sonra tabii ki o iyi ortamın da var olması lazım, iyi öğretmenlerin olması lazım. Doğru kitapların, doğru materyallerin kullanılması lazım. İbn Haldun Üniversitesi’nde hamdolsun Türkiye’de hazırlık yani üniversite hazırlık denilen diller okulu hizmetini en iyi veren üniversite olduğumuzu iddia ediyoruz. Bunu sadece kendimiz iddia etmiyoruz. YÖK’ün yarım milyondan fazla öğrencinin katkılarıyla yayınladığı üniversite deneyim araştırmasında gerçekten bizim hazırlık okulumuz, yabancı dil okulumuz Türkiye’de birinci sırada yer aldı. Dolayısıyla bu memnuniyetle ve bunun dışında yazın yaptığımız programlardaki memnuniyetle bunu iddia ediyoruz. Dolayısıyla bunu en iyi yapan üniversite olarak böyle bir dil köyünü hayata geçiren kurum olmamız da bir rastlantı değil" dedi. Yurt dışına dil eğitimi için gitmeye en iyi alternatifi oluşturmak istediklerini anlatan Erdoğan, "Bunu inşallah sadece İngilizce’de değil, Arapça’da, Türkçe’de ve başka yabancı dillerde de yapmak. Şu anda 350 gibi bir konaklama kapasitemiz var. Genişleme alanları var. Henüz bütün tesisi hayata geçirmiş değiliz. Bütün tesisi de hayata geçirdiğimiz zaman inşallah burada belki 700-800 veya biraz daha fazla öğrencinin farklı farklı kendi mahallelerinde yani İngilizce mahallesi, Arapça mahallesi ve diğer dillerin kendi mahallelerinde eğitimlerini sürdürdüğü bir yer olmuş olacak. Gerçekten Türkiye’nin güçlenmesinde uluslararası bağlantılarımızın, ağlarımızın, nüfuzumuzun artmasında elbette ki çok büyük bir katkısı var" ifadelerini kullandı. Erdoğan üniversite olarak dil eğitimi faaliyetlerini dil köyüyle taçlandırmış olacaklarını sözlerine ekledi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise şöyle konuştu: "2015 yılında biz Milli Eğitim Bakanlığımızda bir proje hayata geçirmiştik. Rize Güneysu’da Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi’nde 90 öğretmenimizi alarak bir aylık tıpkı buradaki gibi bir dil programı uygulamıştık. Geçen gün bir arkadaşım, ’Hala o tecrübeyle ben öğretmenliğimi yapıyorum’ dedi. Dolayısıyla aslında burada üniversitemizin başlattığı bu proje gerçekten yıllar boyu devam edecek ve nesillere dokunacak bir proje. Bir de tabii sadece dili öğrenmeyecek buraya gelen insanlar. Burada bir dostluk, kardeşlik gerçekleşecek. Kendi aralarında farklı kültürleri tanıma imkanı olacak. Yurt dışına gitmeden önce belki burada kademelendirilecek. Çünkü yurt dışına öğrenci gönderen burada okullarımız var. Ürdün’e, İngiltere’ye, Amerika’ya, Bosna’ya. Burada çokça okullarımız var. Belki burada bir altyapıyı alarak o ülkelere gidecek. Ya da hiç gitmeye ihtiyaç duymadan dört temel beceriyi dinleme, anlama, konuşma, yazma becerisini burada öğrenmiş olacak." İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, bir sosyal bilimler üniversitesi olarak kurulduklarını ve diller üzerinden tüm dünyaya evrensel bir şekilde hitap edebilmeyi hedeflediklerini söyledi. Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise, "Böyle bir dil köyünü hayata geçirmenin şu anda huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nereden çıktı derseniz bunun ilk fikir babası bugün Dışişleri Bakanımız olan Hakan Fidan Bey, o zaman geldiğinde üniversitemize ’Bizim de bundan sonra Amerika gibi dışarıya göndereceğimiz misyonda görevli arkadaşlarımızı gittiği ülkenin dilini bilen insan olarak yetiştirmemiz lazım’ dedi. Amerika böyle yapıyor, Rusya bile böyle yapıyor. Ve gittiği dili konuşan insanlar orada çok daha verimli, çok daha başarılı hizmetler veriyorlar. Fikir babası oydu" diye konuştu. Konuşmalar sonrası okunan duanın ardından açılış kurdelesi kesilerek, dil köyü gezildi. Açılışa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta ve AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da katıldı.
Aydın Büyükşehir’de o isimler yine kadınlardan oluştu Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde seçim heyecanı yaşanırken yıllardır olduğu gibi bu yıl da divan üyeleri kadınlardan oluştu. Zaman zaman tansiyonun yükseldiği mecliste ayrıca ihtisas komisyonlarının üye sayısı da alınan kararla 9’a yükseldi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı ilk oturumu Belediye Başkan Vekili Polat Bora Mersin’in başkanlığında gerçekleştirildi. Zabıt özetinin okunmasıyla başlayan mecliste 38’i komisyon raporu ve 38 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Gündemin en dikkat çeken maddesi ise meclis başkanvekilleri, divan katip üyeleri, encümen üyeleri ve ihtisas komisyonu üyelerinin belirlenmesi oldu. Yoklamanın alınmasının ardından yapılan oylama ile meclis başkan vekilleri, divan katibi üyeleri, encümen üyeleri ve komisyon üyeleri belirlendi. Yapılan gizli oylamanın ardından birinci meclis başkanvekili Salim Tümer Apaydın, ikinci başkanvekili ise Yiğit Menderes oldu. Ayrıca toplantıda 2025 yılı faaliyet raporu okunurken, CHP’li üyelerin çekimser kalması üzerine rapor oy çokluğu ile kabul edildi. Raporun oylanması öncesinde ise zaman zaman ‘hizmet’ tartışması yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) meclis üyelerinin rapor eleştirileri üzerine söz alan AK Parti Sözcüsü ve Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol; "2025 yılı belediyemiz için gerçekten bir dönüşüm yılı olmuştur. 2025 yılı faaliyet raporu bir belge olmanın çok ötesinde bu şehre hizmet etmenin ne demek olduğunu anlatan canlı bir tarihtir" dedi. Bu yıl da kadınlardan oluştu Meclis Başkanvekilinin belirlenmesinin ardından divan katipliği için meclise sunulan isimler oylandı. Yapılan oylamanın ardından yıllardır olduğu gibi bu yıl da divan katip üyeleri kadınlardan oluşurken, Ayşe Özdemir, Yasemin Gürsoy, Tuba Dinçer, Raziye Akıncıoğlu ve Derya Oktay divan katibi üyeliğine seçildi. Encümen üyelikleri seçimiyle devam eden toplantıda yapılan oylamanın ardından belediye encümeninin yeni üyeleri belli olurken, meclise sunulan isimler kabul edildi. Gizli oylama ile yapılan seçim sonrasında encümen üyeliklerine Hayatı Atlı, Yiğit Menderes, Celalettin Erol, Kadir Mutlu ve Hüseyin Işık seçildi. Tansiyon yükseldi, komisyon üye sayısı değişti İhtisas komisyonlarının belirlenmesi sırasında Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerinin partilere göre dağılımı ekrana yansıtıldı. Verilen bilgilere göre CHP’nin 46, AK Parti’nin başkan dahil 21, Bağımsızların 8, MHP’nin 7, İYİ Parti’nin ise 1 meclis üyesi bulunurken, komisyon üyesi sayılarında da değişikliğe gidildi. Önceden 7 olan komisyon üyesi sayılarının belirlenmesi üzerine yapılan konuşmalarda zaman zaman tansiyon yükseldi. AK Partili iki meclis üyesinin MHP’ye geçtiği iddiası ise mecliste tartışmaya sebep olurken, meclis başkanı Polat Bora Mersin, yaşanan gerginlik üzerine toplantıya ara verdi. CHP grubu, komisyonların daha geniş katılımla çalışması amacıyla ihtisas komisyonu üyelerinin 9 kişiden oluşmasını önerdi. CHP Sözcüsü ve Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın’a hizmet için ortak hareket edilmesi adına komisyonların 9 kişiden oluşmasını öneriyoruz" dedi. AK Parti Sözcüsü Fatih Gürer ise "Ortak karar olmasını temenni ediyoruz. Daha önce kredilerle ilgili ret oyu vermiştiniz. İnşallah bundan sonra olmaz" ifadelerini kullandı. Verilen önerge oy birliği ile kabul edilirken, yapılan görüşmelerin ardından ihtisas komisyonlarının 9 kişiden oluşması kabul edildi. Buna göre komisyonun CHP’den 5, AK Parti’den 2, MHP’den 1 ve bağımsız 1 üyeden oluşmasına karar verildi. Komisyon üye sayısının netleştirilmesinin ardından toplam 13 komisyonun üyeleri belirlendi. Mecliste yeni isimlerin belirlenmesinin ardından Başkanvekili Polat Bora Mersin oturumu kapattı.