GÜNDEM - 30 Kasım 2025 Pazar 11:06

Akran zorbalığına karşı üç bakanlıktan çok boyutlu mücadele

A
A
A
Akran zorbalığına karşı üç bakanlıktan çok boyutlu mücadele

Türkiye genelinde çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalıyor. Artan risklere karşı Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları 2025’te geniş kapsamlı eğitim, danışmanlık ve dijital farkındalık programlarıyla güçlü bir mücadele yürütüyor.


Türkiye genelinde çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalıyor. Artan risklere karşı Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları 2025’te geniş kapsamlı eğitim, danışmanlık ve dijital farkındalık programlarıyla güçlü bir mücadele yürütüyor.



Zorbalık dijital çağla birlikte çeşitlendi


Çocukların sosyal, duygusal ve akademik gelişimini doğrudan etkileyen akran zorbalığı, Türkiye’de en sık karşılaşılan çocuk koruma sorunları arasında yer alıyor. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra siber zorbalık da yaygınlaştı.


2022 yılında yapılan araştırmalar, çocukların yüzde 13,8’inin ayda en az bir kez akran zorbalığına maruz kaldığını ortaya koyuyor. Bu oran kızlarda yüzde 14,2, erkeklerde yüzde 13,4 seviyesinde ölçüldü.



9 bin 504 çocuğa akran eğitimleri veriliyor


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 81 ilde Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri tarafından düzenlenen 139 eğitimle toplam 9 bin 504 çocuğa ulaştı. Bu eğitimlerde akran zorbalığı, siber zorbalık, güvenli iletişim ve olumlu akran ilişkileri gibi konular işlendi.


Bakanlığın ebeveynlere yönelik "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulaması ise 1 milyon 25 binden fazla kullanıcıya ulaştı. Uygulamada zorbalığın türleri, belirtileri ve çözüm yolları hakkında kapsamlı içerikler yer alıyor.


UNICEF iş birliğiyle yürütülen "Akran Zorbalığı Odaklı Psikososyal Destek ve Pozitif Ebeveynlik Programı" kapsamında 6-18 yaş gruplarına yönelik 8 oturumdan oluşan bir eğitim modeli geliştirildi. Program, hem çocuklarda farkındalık oluşturmayı hem de ebeveynlerin zorbalıkla baş etme becerilerini güçlendirmeyi amaçlıyor.



14 bin danışmanlık hizmeti, 107 bin eğitim


Sağlık Bakanlığı; Sağlıklı Hayat Merkezleri, Göç Sağlığı Merkezleri ve hastaneler bünyesindeki psikolog, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimcileriyle akran zorbalığına yönelik çok yönlü hizmet sunuyor. 2025’in ilk dokuz ayında, 5 bin 23 kişi akran zorbalığı nedeniyle başvurdu. Verilen danışmanlık hizmeti 14 bin 326’ya ulaştı. Bin 869 eğitim programında toplam 107 bin 306 kişiye farkındalık kazandırıldı. Bakanlığın uyguladığı EASE Programı ise çocukların duygusal becerilerini geliştirmeye yönelik 7 haftalık grup çalışmalarıyla öne çıkıyor.



6,3 milyon öğrenciye eğitim


Milli Eğitim Bakanlığı, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri üzerinden okullarda koruyucu-önleyici çalışmalar yürütüyor. 44 bin 129 rehberlik öğretmeni; risk analizi, duygusal farkındalık, iletişim becerileri ve zorbalıkla mücadele alanlarında etkinlikler düzenliyor.


2024-2025 eğitim yılında, 6 milyon 393 bin 853 öğrenciye, 60 bin 605 öğretmene akran zorbalığı ve şiddetle mücadele eğitimleri verildi. Ayrıca, 338 bin 590 veli de bilgilendirme programlarına katıldı. Bakanlığın uyguladığı sosyal duygusal beceri programlarıyla 2025’te 5,2 milyon öğrenci ve 39 bin öğretmen desteklendi. Programlar; öz farkındalık, öfke kontrolü, şiddetle başa çıkma, empati ve sağlıklı iletişim gibi başlıklardan oluşuyor.



Siber zorbalığa karşı özel eğitim ve yayınlar


Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin dijital riskler konusunda bilinçlenmesi amacıyla siber zorbalık farkındalık programları hazırladı. "İkizlerin Hikâyesi" ve "Kahramanın Maceraları" gibi hikâye kitapları ilkokul düzeyindeki çocuklara dağıtılırken; öğretmen ve veliler için broşür, sunum ve rehberler yayımlandı.



Okullarda şiddetin önlenmesi genelgesi


2024 yılında yayımlanan "Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi" kapsamında öğrencilere öfke kontrolü, stres yönetimi, iletişim becerileri ve güvenli davranış modellerine ilişkin içerikler sunuluyor. Rehberlik servisleri, zorbalık yapan ve zorbalığa maruz kalan çocuklara ayrı psikoeğitim programları uyguluyor.



Görünürlük arttı, algı yükseldi


Basında akran zorbalığına ilişkin haberlerin artması ve CİMER başvurularındaki çoğalma, konunun daha görünür hâle geldiğine işaret ediyor. Ancak yapılan analizler, haberlerin yarısının bilgilendirici içeriklerden oluştuğunu ve olayların yüzde 70’inin okul dışında meydana geldiğini ortaya koyuyor. Yetkililer, artış algısının çoğu zaman aynı olayın farklı başlıklarla tekrar haberleştirilmesinden kaynaklandığını belirtiyor.



Süreklilik gerektiren bir mücadele


Uzmanlara göre akran zorbalığı yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde sonuçları olan çok yönlü bir sorun. Aile, okul ve kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi; erken müdahale modellerinin yaygınlaştırılması; veri temelli politika geliştirilmesi ve çocuk katılımı mekanizmalarının artırılması kritik önemde. Türkiye’de 2025 yılı boyunca yürütülen eğitimler, dijital uygulamalar ve psikososyal destek programları çocuklar, aileler ve öğretmenler için güçlü bir koruma ağı oluşturuyor. Ancak uzmanlar, zorbalıkla mücadelenin uzun vadeli bir çaba olduğunu vurguluyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bafra’da minik eller 3 bin fidanı toprakla buluşturdu Samsun’un Bafra ilçesinde Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik eller doğaya umut oldu. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikme etkinliği, "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi" çerçevesinde Kuşçular Mahallesi’ndeki Tıbbi Aromatik Bitkiler Üretim Sahası’nda yapıldı. Etkinlikte öğrenciler, doğaya katkı sunmanın heyecanını yaşarken toplam 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. Doğa bilincinin küçük yaşta kazandırılmasının hedeflendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı. Dikilen fidanlarla birlikte bölgenin yeşil dokusunun güçlenmesi amaçlanırken, etkinlik katılımcılardan da yoğun ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, bu yılki etkinliğin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek, ÇEDES projesi kapsamında tüm okulların katılımıyla ortak bir organizasyon planladıklarını ve bu etkinliği hep birlikte hayata geçirdiklerini ifade etti. Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar ise etkinliğe ilişkin yaptığı konuşmada, katıldığı en güzel Orman Haftası programlarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere hitaben, dikilen ağaçlarla birlikte büyümelerini temenni eden Altınpınar, "Sizleri çok parlak bir gelecek bekliyor. Hayatınız boyunca başarı ve sağlık diliyorum. Bu güzel programa kattığınız renk için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Kaymakam Altınpınar, protokol üyeleri ve öğrenciler birlikte fidan dikerek etkinliği tamamladı.
İstanbul Çolakoğlu Metalurji’nin yıldız eskrimcileri Türkiye’yi İspanya’da temsil edecek 80. yılını geride bırakan Çolakoğlu Metalurji, spora ve genç yeteneklere verdiği destek doğrultusunda, İspanya’da düzenlenecek eskrim müsabakalarında Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü bünyesinde yetişen üç başarılı genç sporcu; Fatma Eslem Ergül, Zeynep Özkırım ve Buğlemşah Özdemir, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde İspanya’nın Ciudad Real kentinde gerçekleştirilecek Uluslararası U14 Yıldızlar Kılıç Circuit Turnuvası’nda Türkiye adına piste çıkacak. Söz konusu organizasyon, Türkiye Eskrim Federasyonu’nun 2025-2026 faaliyet takviminde önemli bir yere sahip bulunuyor. Turnuvada hem kulüplerini temsil edecek hem de Türk bayrağını taşıyacak sporcular, disiplinli ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından uluslararası arenada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. Toplumsal katkı ve sporun yaygınlaştırılması Şirket, sürdürülebilir sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde genç sporcuların yanında yer almayı ve onların ulusal ile uluslararası başarı yolculuklarına katkı sunmayı sürdürmeye devam ediyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü ise yalnızca kendi sporcularına değil, bölgedeki gençlerin sporla buluşmasına da destek vererek önemli bir misyona katkı sağlıyor. Faaliyet bölgesi olan Dilovası ve Kocaeli’nde sporun yaygınlaştırılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve genç yeteneklerin desteklenmesi adına çalışmalarını sürdüren kulüp, geleceğin başarılı sporcularının yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Kulüp, İspanya’da mücadele edecek genç sporcularına başarılar dilediğini duyurdu.
Van Allı turnalar bu yıl Van’a erken geldi Van Gölü havzasının zarif misafirleri olarak bilinen flamingolar (Allı turnalar), bu yıl erken gelerek bölgeyi renklendirdi. Genellikle bahar aylarının ortasında görülmeye başlanan flamingoların Mart ayında Van Gölü havzasını şenlendirdi. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Van Gölü havzası, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Sürüler halinde göl çevresine inen allı turnalar, özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşturdukları manzarayla adeta görsel şölen sundu. Van Gölü kıyılarında yoğunlaşan kuş hareketliliği, baharın erken habercisi olarak yorumlandı. Son yıllarda göç takvimlerinde yaşanan bu kayma, bölgedeki ekolojik dengede de dikkat çekici bir değişim olduğuna işaret ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Van’a ayrı bir güzellik katan allı turnalar, göç yolculukları boyunca uğradıkları bu eşsiz coğrafyada bir süre konakladıktan sonra yollarına devam edecek. "Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin" Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Rehabilitasyon merkezimiz Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgileniyor. Ekolojik dengenin bozulmaması için doğal hayatın normal sirkülasyonunda devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak yaban hayatın devamlılığını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyor. Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin olması dolayısıyla sucul habitat yönü önünden çok zengin. Göçmen kuşlar olsun, yerleşik kuşlar olsun bu bölgedeki sulak alanlarda yerleşmekte. Ama bayrak tür olarak her sene bahar sezonunun başlangıcında selam getiren Allı turnalar bu sene de selam getirdiler. Allı turnalar aslında Van Gölü havzasında birkaç yıldır göç etmeyen kafilelerle burada temsilcileri kalıyor. Bir grup flamingo, Van Gölü havzasındaki sulak alanlarında yaşayıp tekrar buradan kış sezonunda havalar soğumaya başlayınca göç ediyor. Bahar sezonunda da havalar ısınınca buraya geliyor. Ama geliş tarihlerinde mevsime bağlı olarak çeşitli tarihlerde buralara geliyor" dedi. "Allı turnaları artık iskele sahilinde de görebiliyoruz" Prof. Dr. Aslan, "En son Nisan’da gelen Allı turnalar, bu sene Mart’ın başında Erçek Gölü ile Gevaş ilçesindeki Göründü Sulak alanında konaklıyorlar. Allı turnalar artık park alanlarında, Edremit ve Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahiline artık selam getiriyor. Geçen senede göçerken bir kısım kafile selam götürürken yine onlarda piknik yapmaya gelen vatandaşlarımız Allı turnaları görebilmekteydi. Allı turnalar baharın gelmesi ile birlikte yine aynı yere İskele sahiline geldiler. Bu bize artık Van Gölü havzasının her tarafında, Van Gölü kıyısında bulunan sulak alanlarda Allı turnaları görmek mümkün olacak. Bu senede son yılların en çok Şubat’ta yağış alan bir sezonunu geçirdik. Sulak alanların bereketiyle bu ekolojik dengede de artık yaban hayatta da canlanmaya başladı. Bundan sonra canlılıkla Allı turnaların şahsında bütün sucul kuşları, ördekleri, kazları görebilmek mümkün olacak" diye konuştu.