GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:11

Anka Çocuk Destek Programı’ndan 18 bin 860 çocuk yararlandı

A
A
A
Anka Çocuk Destek Programı’ndan 18 bin 860 çocuk yararlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların travmalarını azaltma ve toplumsal uyumlarını güçlendirmek amacıyla yürütülen Anka Çocuk Destek Programı’ndan 2014 yılından bugüne kadar yaklaşık 18 bin 860 çocuğun yararlandığını bildirdi.


Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, 2014 yılından itibaren sürdürülen Anka Çocuk Destek Programı’nın ülke genelindeki 59 İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerindeki çocuklar için uygulandığını belirtti.


Programla çocukların geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimlerden kaynaklanan örselenme veya davranış bozukluklarının azaltıldığını kaydeden Göktaş, böylece çocukların aileleri ve sosyal çevreleriyle uyum sağlamalarının kolaylaştırıldığını aktardı.


Çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak kişilik gelişimlerinin desteklenmesi, travmalarının ortadan kaldırılması ve olumlu tutum ile davranış geliştirmelerine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Göktaş, "Bu kapsamda çocukların travmalarını azaltma ve toplumsal uyumlarını güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz Anka Çocuk Destek Programı’ndan bugüne kadar yaklaşık 18 bin 860 çocuğumuz yararlandı" ifadelerini kullandı.


Çocukların ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla Bireysel İhtiyaç ve Risk Değerlendirme Formu’nun (BİRDEF) uygulandığını kaydeden Göktaş, programda bireysel danışmanlık, grup çalışmaları ve aileyle iş birliği süreçlerinin yer aldığını vurguladı.



"Çocuğun ihtiyaçları ve risk alanları ortaya çıkarılıyor"


Bu aşamalarda çocuğun bireysel gelişiminin yanı sıra aile ilişkileri ve sosyal çevreyle uyumunun desteklenmesinin amaçlandığını belirten Göktaş, "Rehabilitasyon sürecine tabi tutulan her çocuğa konuyla ilgili özel eğitimden geçmiş bir danışman atanıyor. Danışman tarafından çocuğun eğitim geçmişi, sağlık durumu, aile ilişkileri, sosyal çevresi ile muhtemel istismar, bağımlılık ya da suça sürüklenme öyküsü gibi kritik bilgiler değerlendiriliyor; çocuğun ihtiyaçları ve risk alanları ortaya çıkarılıyor" açıklamasını yaptı.


Elde edilen veriler doğrultusunda bireysel danışmanlık, grup çalışmaları ve aile destek programının oluşturulduğunun altını çizen Göktaş, şunları kaydetti:


"Aile ile iletişimde bir engel yoksa aile de sürece dahil ediliyor. Böylece sürece yalnızca çocuğun değil, ailenin de aktif katılımı sağlanıyor. Diğer yandan çocuklara rehabilitasyon sürecinde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile meslek edindirme kursları veriliyor. Çocukların özellikleri, ilgileri, yetenekleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanan kurslarda, gelişim düzeylerine göre günlük yaşam becerileri kazandırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor. Değerlendirme sonucunda ortaya çıkan ihtiyaç ve risklere göre çocuğa ve ailesine gerekli destek sağlanıyor.


Anka Çocuk Destek Programını, son yıllarda yürütülen kapsamlı çalışmalarla güçlendirilerek yeniden yapılandırdık. Programın etki analizi sonuçları doğrultusunda, başlangıçta yalnızca İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde uygulanan modelin kapsamını genişleterek, programın tüm çocuk bakım kuruluşlarında uygulanmasına yönelik önemli dönüşüm gerçekleştirdik. Böylece koruma ve bakım altındaki çocuklara sunulan psikososyal destek hizmetleri, bilimsel temelli bir yaklaşımla standartlaştırılarak tek bir sistem altında bütüncül biçimde yürütülmeye başlandı."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri Daday’ın tarihi mekanlarını ve turistik alanlarını gezdi Kastamonu Üniversitesi öğencileri, Daday ilçesindeki tarihi mekanlar ve turistik alanlarını gezdi. Öğrenciler, manzarasıyla mest eden gölette doğanın tadını çıkardı. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencileri, Kastamonu’nun Daday ilçesindeki tarihi mekanlar ile son yıllarda ilgi gören turistik alanları gezdi. Kastamonu Belediyesi’nden tahsis edilen araçla ilçeye giden öğrenciler, Daday Kaymakamlığının hizmet binası olarak kullanılan tarihi Köpekçioğlu Konağını ziyaret etti. Daday Kaymakamı Yasin Cevizci ile bir araya gelen öğrenciler, tarihi konak hakkında bilgi aldı. Konakta restorasyon çalışması yapmayı planladıklarını belirten Kaymakam Cevizci, "Konağı tekrardan bir restorasyondan geçirmeyi planlıyoruz. Şu anda bulunduğumuz oda da daha önceden kullanılan makam odasıdır. Bu odayı da restorasyon yaptıracağız. Fakat makam odası olarak bu odayı kullanmasak da canlandırmak istiyoruz. Restorasyon tamamlandığında sergi ya da müze gibi bir bölüm oluşturarak kullanma niyetindeyiz" dedi. Daha sonra ilçe merkezine 7 kilometre uzaklıktaki Taşçılar Göletini gezen öğrenciler, eşsiz manzarada fotoğraf çektirme fırsatı buldu. Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal tarafından bölgenin biyoçeşitliliği hakkında öğrencilere bilgi verildi. Daday ilçesine bağlı Kayı köyünde bulunan tümülüsü ziyaret ede öğrenciler, 2 bin 100 yıllı yapı hakkında bilgi aldı. Geziyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, öğrencilerin coğrafya alanındaki gelişimine katkılar sağlamak amacıyla çeşitli geziler düzenlediklerini belirterek, "Coğrafya Bölümü öğrencisi kardeşlerimizi, ders kapsamında araziye çıkartıp yerinde görme imkanı sağlamaya çalıştık. Öğrenci kardeşlerimizin yaşadıkları şehri tanımalarını, tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini bilmelerini istedik. Bu kapsamda da geziyi bu sefer Daday ilçemize gerçekleştirdik" dedi. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sude Gürler ise, "Çok güzel fotoğraflar çektirdik, çok güzel vakit geçirdik, gölet etrafında bol bol yürüyüş yaptık. Gölet çok güzel. Herkese burayı görmelerini tavsiye ederim. Güzel ve sevimli bir yer. Yaz aylarında özellikle gelinip ziyaret edilmesi gereken bir yer. Eğlence alanları pek fazla yok ama gelinebilir, tavsiye ediyorum" diye konuştu. Coğrafya Bölümü 4. sınıf öğrencisi Tolgahan Üstünyel de, "Doğa açısından mükemmel bir yer. Ders kapsamında da bizim için çok iyi oldu. Özellikle biyoçeşitlilik, doğal yapısı ve bölgenin mesire alanı olarak kullanılmasından ötürü güzel bir yer, tanıma imkanı bulduk. Bugün havada çok güzel, doğa olarak bu bölge mükemmel bir yer. Tek sıkıntısı bölgenin biraz insanlar tarafından pis bırakılması, biraz kirli ve dağınık olması dikkatimizi çekti. Onun dışında gerçekten çok müthiş bir yer" şeklinde konuştu.