SAĞLIK - 05 Aralık 2025 Cuma 14:35

Ankara Onkoloji Hastanesi’nde Dijital PET/BT ve Yapay Zeka Destekli Sistem hizmete girdi

A
A
A
Ankara Onkoloji Hastanesi’nde Dijital PET/BT ve Yapay Zeka Destekli Sistem hizmete girdi

Türkiye’de ileri görüntüleme alanında yeni bir dönem başlatan 5-Ring Dijital PET/BT ve Yapay Zeka Destekli Karar Destek Sistemi, SBÜ Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete alındı.


SBÜ Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği’nde yenilenen PET/BT ünitesi, Türkiye’de kullanım alanı genişliğiyle öne çıkan 5-Ring Dijital PET/BT sistemi ve Yapay Zeka Destekli Karar Destek Modülü ile hizmet vermeye başladı. Yeni nesil cihaz, kanser tanı ve tedavisinde doğruluğu artırmayı, süreçleri hızlandırmayı ve kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarını güçlendirmeyi amaçlıyor.


Geniş görüntüleme alanına sahip dijital PET/BT sistemi; küçük tümör odaklarının erken tespiti, minimal kalıntı hastalığın görünür hale gelmesi, tedavi yanıtının milimetrik düzeyde hassasiyetle değerlendirilmesi ve gereksiz invaziv işlemlerin azaltılması gibi birçok avantaj sunuyor. Cihaz, özellikle kilo problemi olan, ağrılı, anksiyeteli ve pediatrik hastalarda yüksek görüntü kalitesi ve kısalmış tarama süresiyle hasta konforunu artırıyor.


Sisteme entegre edilen yapay zeka modülü ise lezyon tespiti ve sınıflandırma doğruluğunu artırarak tedavi yanıtının objektif kriterlerle ölçülmesine, kişisel risk profilleri oluşturulmasına ve klinik kararların daha hızlı, daha öngörülebilir şekilde alınmasına imkan tanıyor.


Onkoloji Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği’nde ‘Nükleer Tıp Tanıtım Programı’, Prof. Dr. Gülin Uçmak ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Fevzi Altuntaş’ın katılımı ile gerçekleşti.



"20-25 dakikalarda süren çekim sürelerini 5 dakikalara kadar indirdik"


Nükleer tıp kliniklerinde kurulu olan PET/BT cihazının onkoloji hastalarında, tanıda, tedavi planlamasında ve takibinde en önemli moleküler görüntüleme modalitesi olduğunu belirten Uçmak, "Burada en önemli avantaj aslında hem moleküler ki hücresel düzeyde tutumları, tümör hücrelerini göstermesi ve tüm vücut tarama imkanı olması cihazlarda. Bu cihazımız üst düzey dijital PET/BT cihazı, son teknoloji donanımlı, yapay zeka ve akıllı algoritmalarla desteklenmiş bir cihaz. Daha önce yaklaşık 20-25 dakikalarda süren çekim sürelerini 5 dakikalara kadar indirdik. Ağrılı, anksiyeteli kanser hastalarında inanılmaz derecede konforu artırdı. Kilolu hastalarımızda çok kaliteli görüntüler elde ettik. Bu cihaz Türkiye’de en yüksek görüş alanlı dijital PET-BT cihazı. Çok kısa sürelerde çekimler yapmakla birlikte, görüntü kalitesinden ödün vermeden çok daha kaliteli PET görüntüleri elde etmeye başladık. Bu sayede de 5 milimetrelerin altındaki çok küçük tümör hücrelerini, lezyonları saptayabiliyoruz. Akıllı algoritmalarla bunların karakterizasyonunu çok daha doğru belirleyebiliyoruz. Dolayısıyla erken tanı doğru tedavi, doğru takip açısından özellikle kanser hastalarına çok büyük katkı sağladığımızı düşünüyorum" diye konuştu.


Uçmak aynı zamanda, yeni cihazın özellikle meme, akciğer, kolon ve lenf sistemi kanserlerinde yüksek doğruluk sunduğunu, tüm vücudu tek seferde hızlı biçimde tarayarak tümör odaklarını diğer yöntemlere göre daha üstün şekilde gösterebildiğini belirtti.



"Hastaya her aşamada konfor sağlamakta"


Yapay zekanın özellikle onkoloji alanında, karar destek sistemi ile hekimlere büyük destek sağladığına değinen Altuntaş, "Tanı, tedavi ve takip süreçlerinde standardizasyonu sağlamakta. Yapay zeka veya dijitalleşme, kanserde onkoloji alanında tanı, tedavi, takip süreçlerinde standardizasyonu sağlamakta, süreçleri hızlandırmakta, kaliteyi artırmakta, verimliliği sağlamakta. Bu da hastaya her aşamasında ama her aşamasında konfor sağlamakta. Dijitalleşmenin getirdiği, teknolojinin getirdiği yöntemler aynı zamanda yapay zeka ile entegre olduğu zaman görüntünün kalitesini de artıyor. Görüntünün kalitesinin artmış olması daha erken aşamada, daha hızlı ve daha rasyonel bir tanı sürecini sağlamış oluyor. Bu sadece tanı sürecinde değil ama takipte de önemli. Çok erken düzeyde ve çok kısa sürede tespit etmiş oluyorsun. Bu da önemli bir gelişme. Hasta yakınlığının konforunu artırıyor. Burada 30 dakika kalmak istemezsiniz. Gözünüzü de kapatsanız kalmak istemezsiniz. 3-5 dakika indirilmiş olması hasta için çok büyük bir konfor. Tabii Türk ve Türkiye yüzünden konuşuyorsak bu tür dijitalizasyonu, yapay zekayı sistemlerimize entegre etmek lazım. Modern teknolojiyi kullanmak lazım. Bizim hastalarımız bunu hak ediyorlar. Biz de elimizden gelen gayreti akademisyen, yönetim olarak, devletin en üst kademesinden en alta kadar tüm aşamalarda altını, içini doldurmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.



Ankara Onkoloji Hastanesi’nde Dijital PET/BT ve Yapay Zeka Destekli Sistem hizmete girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.