ASAYİŞ - 18 Mart 2026 Çarşamba 15:11

Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi: "Bütün amacı oğlunu ayağa kaldırmaktı"

A
A
A

İzmir’in Konak ilçesinde aracına binen yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülen taksi şoförü Deniz Örer’in kardeşi Engin Örer, failler en ağır cezayı alsa bile içlerinin soğumayacağını söyledi. Ağabeyinin mesleğin risklerinden dolayı işi bırakmayı planladığını belirten Örer, yaşadıkları acıyı aile dayanışmasıyla atlatmaya çalışacaklarını ifade etti.

Olay, 9 Mart gecesi Eşrefpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Taksiye binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer’e (52) gideceği adresi söyleyerek aracı ara sokağa yönlendirdi. Ücret sorulduğunda herhangi bir tartışma yaşanmadan yanında getirdiği tabancayla Örer’in başına bir el ateş eden şüpheli, bilincini kaybeden şoförü araçtan atarak taksiyi gasbetti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, katil zanlısının cinayetten hemen sonra araca F.A. isimli bir kadını alarak öldürülen şoförün kanı bulunan taksi içerisinde uyuşturucu kullandığı ortaya çıktı. Araç takip sistemi sayesinde evinde yakalanan sanık hakkında ’kasten öldürme’ suçundan müebbet, ’gece vakti silahla yağma’ ve ’ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ise 19 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi:

Acımız çok büyük

Öldürülen taksici Deniz Örer’in kardeşi Engin Örer, yaşanan olayın ardından büyük bir üzüntü duyduklarını belirterek, "Şu anda söylenecek çok bir söz bulamıyoruz, acımız çok büyük. Hukuki sürece güveniyoruz ancak bu kaybımızı telafi etmeyecek. Devletimizin gereğini yapacağına inanıyoruz; failler en ağır cezaları alacaklar ancak biz canımızı verdiğimiz için verilecek hiçbir ceza içimizi soğutmayacak. Ağabeyimin bütün amacı oğlunu biraz daha ayağa kaldırmaktı, mesleğin risklerinden sürekli bahsederdi ve sıkıldığı bu işi oğlu büyüyünce bırakmak istiyordu. Sektörde can güvenliğimiz bulunmuyor, devletin bu durumun önüne geçecek kalıcı tedbirler alması gerekiyor. Bundan sonra bize acıları paylaşmak düşer, yaşadığımız bu zor süreci aile dayanışmasıyla atlatarak düştüğümüz bu kuyudan beraber çıkmaya uğraşacağız" dedi.

Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi:

Takdiri indirim uygulanmamalı

Ailenin avukatı İlker Kasapoğulları, ortada doğrudan bir kasten öldürme suçu olduğunu ve şüphelinin müebbet hapis cezasıyla yargılanması gerektiğini savunarak, "Olay anına ait görüntüler basına yansıdı ve kamuoyu tarafından net bir şekilde görüldü. Yargılama aşamasında herhangi bir takdiri indirim uygulanmayacağını düşünüyorum. Cinayetin yanı sıra şüphelinin maktulün cüzdanını alması, taksiyi gasbetmesi ve ruhsatsız silah taşıması nedeniyle bu suçlardan da ayrıca ceza almasını bekliyoruz. Süreç boyunca ailenin yanında olacağız, ailenin acısı ancak failin en ağır cezayı almasıyla hafifleyecek" ifadelerini kullandı.

Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi:

Madde etkisi savunması

Şüphelinin cinayeti uyuşturucu madde etkisinde işlediği yönündeki muhtemel savunmalarının ceza indirimi gerektirmeyeceğine işaret eden Kasapoğulları, "Failin olay öncesindeki davranışları son derece bilinçli. Görüntülerde şahsın araca bindiğini, sohbet ettiğini ve valizini alacağını söyleyerek maktulün arkasından soğukkanlılıkla ateş ettiğini görüyoruz. Uyuşturucu veya alkol kullanan kimse, bir suç işledikten sonra bunun arkasına sığınamaz. Kendi vücudunu uyuşturan kişilerin genellikle kendilerine değil, çevreye ve topluma zarar verdiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu aşamadan sonra failin, ’Madde etkisindeydim, pişmanım’ demesinin şüpheli açısından hiçbir fayda sağlamayacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi:

Aynı sokakta ikinci acı

Deniz Örer ile aynı sokakta öldürülen taksici Mustafa Girgin’in oğlu İsmail Girgin, sürecin yakından takipçisi olacaklarını vurgulayarak, "19 Nisan 2007’de babamı aynı sokakta kaybettim. Deniz, 13 yıl boyunca yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir kardeşim gibiydi. Yaşananlar nedeniyle moralim çok bozuk, konuşmakta zorlanıyorum. Failin en ağır cezayı alacağına inanıyorum ve bu cezayı almak zorunda. En azından vicdani olarak herkesin buna ihtiyacı var" değerlendirmesinde bulundu.

Abdurrahman Derici - Hasan İnce

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Emniyeti’nden o fotoğrafla ilgili ‘dezenformasyon’ uyarısı Manisa İl Emniyet Müdürlüğü, Turgutlu ilçesinde bir öğretmenin Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma üzerinden sosyal medyada yayılan bazı görüntülerin gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, vatandaşları dezenformasyona karşı uyardı. Açıklamada, asılsız paylaşım yapanlar hakkında yasal işlem başlatılacağı vurgulandı. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir eğitim kurumunda yaşanan "Atatürk’e hakaret" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada şüpheli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adli süreç devam ederken, emniyet birimleri sosyal medya üzerinden yayılan bilgi kirliliğine karşı önemli bir bilgilendirme notu paylaştı. Konuyla ilgili Manisa İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, dijital platformlarda olaya ait olduğu iddiasıyla paylaşılan bazı görüntü ve kayıtların, mevcut soruşturmayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı belirtildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "13.03.2026 tarihinde sosyal medya ve basında yer alan paylaşımlara konu olan olayla ilgili olarak; Turgutlu ilçesinde görev yapan bir öğretmenin ders esnasında Atatürk’e hakaret ettiği iddialarına yönelik, Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatlarına istinaden şüpheli şahıs, 14.03.2026 tarihinde sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştır. Sosyal medyada yer alan ve bu konu ile ilişkilendirilen bazı görüntülerin olayla ilgisi bulunmamaktadır. Bu tarz paylaşımları yapan şahıslar hakkında, ’Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçu kapsamında işlem yapılacağının bilinmesi ve bu tür paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir."
Adana Şehit kızından anlamlı mesaj: "Bu millet şehidini unutturmaz" ADANA (İHA) – Adana’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü kutlamasında konuşan şehit kızı, babası şehit düştüğünde henüz anne karnında beş aylık olduğunu belirterek, "Bu millet şehidini unutturmaz" dedi. Adana’nın Kozan ilçesinde Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü kapsamında tören düzenledi. Törende, 1981 yılında şehit olan Hakkı Bulduk’un kızı Dürdane Tutar, kürsüye çıkarak konuşma yaptı. Babası şehit düştüğünde henüz anne karnında beş aylık olduğunu belirten Tutar, iki ağabeyiyle birlikte yetim büyüdüğünü söyledi. Babasının sesini hiç duymadığını, elini hiç tutamadığını dile getiren Tutar, buna rağmen onun onurunu ve mirasını yüreğinde büyüttüğünü ifade etti. Şehit evladı olmanın taşıdığı anlamı anlatan Tutar, "Bizim hikayemiz eksik değildir, tamamlanmamış bir fedakarlığın adıdır" dedi. Çanakkale ruhuna da değinen şehit kızı Tutar, bu zaferin yalnızca bir savaş olmadığını belirterek, "Çanakkale, imanın konuştuğu, yüreğin devleştiği yerdir" ifadelerini kullandı. Babasının emanetine sahip çıkacağını belirten Tutar, "Bu topraklar şehitlerimizin emanetidir. Bu bayrak onların kanıyla rengini almıştır. Bu millet şehidini unutturmaz" diye konuştu. Program sonunda tüm şehitler anılırken, gazilere de şükranlar sunuldu.