ASAYİŞ - 31 Aralık 2025 Çarşamba 16:03

Ankara’da ABD Başkanı Trump’a babalık davası açıldı

A
A
A

Ankara’da yaşayan Necla Özmen, babasının ABD Başkanı Donald Trump olduğu iddiasıyla Ankara 27. Aile Mahkemesi’nde dava açtı. Özmen, Trump’ın DNA testi vermesini talep ederek gerçek soy bağının belirlenmesini talep etti. Dava reddilerken, Özmen konuyu istinaf mahkemesine taşıdı.

Ankara’da yaşayan 55 yaşındaki Necla Özmen, nüfus kaydındaki belirsizlikler ve ailesinin söylemi üzerine, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın (79) biyolojik babası olabileceğini iddia ederek Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne babalık tespiti için dava açtı. Özmen, öz annesinin ABD vatandaşı olduğunu ve Trump ile bu dönemde bir ilişki yaşadığını ileri sürdü. Necla Özmen, doğum belgesindeki çelişkiler ve biyolojik aile hakkındaki belirsizlikler üzerine aile mahkemesine başvurarak babalık durumunun belirlenmesini talep etti. Özmen, sadece Türkiye’de değil, aynı iddiayla ABD’de de aile mahkemesine elçilik aracılığıyla dava dilekçesi gönderdi.

Ankara’da ABD Başkanı Trump’a babalık davası açıldı

"Trump’ın babam olduğunu ispatlamak istiyorum"

İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Özmen, 1970 yılında doğduğunu ve öz annesinin Sofya adında bir ABD vatandaşı olduğunu söyledi. Öz annesinin kendisini Dursun ve Satı Özmen çiftine evlatlık verdiğini dile getiren Özmen, "Evlatlık verdiği kişinin daha önce çocuğu olup öldüğü için onun nüfusuna geçirmişler beni. 2017 senesinde Sayın Trump’ın başkan seçiminde haberlerde görünce beni yetiştiren anne, ’senin baban bu’ dedi. O zamanlar pek inanmak istemedim ama araştırdım, ulaşamadım o dönemlerde. Daha sonra ulaşmak için uğraştım. Mahkemeye verdim, Türk mahkemesine, aile mahkemesine. Orada reddedildi dosya. İstinafa gönderdim. Daha sonra elçiliğe yazı yazdım. Aile mahkemesine gönderilmek üzere. Sayın Trump’ın babam olduğunu ispatlamak istiyorum. Onu da DNA testiyle yapabilirim" dedi.

"Trump’un bana sahip çıkmasını istiyorum"

Kendisini yetiştiren kişinin daha önce NATO’da görev yaptığını söyleyen Özmen, "O dönemlerde tanışmışlar öz annemle. Kendisinin beni kabul etmediğini, kendisinin de zaten 25-26 yaşlarında olduğunu, asker olduğunu söylemişler beni yetiştiren aileye. Hakkımda bilgileri vermiş, benim hakkımda arasıra telefondan bilgi almış ama rahatsızlandığı ve vefat ettiği söylendi bana. Ama ne kadar doğru orasını bilemiyorum" dedi. Trump’ın kendisini ailesine kabul etmesini isteyen Özmen, "Yani inşallah babam olarak çıkar, benim sadece isteğim kendisiyle yüz yüze görüşmek. Aile olarak tanışmak istiyorum. Kardeşlerimle ve kendisiyle bana sahip çıkmasını istiyorum. Ailesine kabul etmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.

Ankara’da ABD Başkanı Trump’a babalık davası açıldı

"Trump’la benzerliğim var"

Trump ile karşılaştığında neden terk edildiğini soracağını ifade eden Özmen, "Neden terk edildim. Belki haberi var, belki yok. Yani tek taraflı da yargılamak istemem. Ama gerçekten de içimde bir yakınlık hissettim. Yani kız kardeşlerimden biriyle de çok benzerliğim var. Babayla da benzerliğim var, çok çok benzerliğim var. Yani bir sıcaklık hissediyorum ama yüz yüze gelince ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Bir de İngilizce bilmediğim için nasıl anlaşacağımı da düşünüyorum. Yani inşallah sonu benim için 2026’da mutluluk getirir" dedi.

Ankara’da ABD Başkanı Trump’a babalık davası açıldı

"Babamın yanında yaşamayı tercih ederim"

Trump’un gerçek babası çıkması halinde yanına gideceğini ifade eden Özmen, "Türkiye’de büyüdüm. Buranın geleneklerine göre büyüdüm. Tabii Türkiye güzel bir ülke. Hiçbir zaman Türkiye’den vazgeçmem. Ama babamın yanında yaşamayı tercih ederim" diye konuştu.

Ahmet Furkan Gülap - Fırat Demir  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.