ASAYİŞ - 20 Nisan 2026 Pazartesi 11:04

Ankara’da boya fabrikasında yangın

A
A
A
Ankara’da boya fabrikasında yangın

Ankara’nın Sincan ilçesinde yer alan bir boya fabrikasında sabah saatlerinde yangın çıktı.


Olay, Ankara’nın Sincan ilçesinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Alcı OSB Mahallesi 2036. Cadde üzerinde bulunan bir boya fabrikasında saat 08.46’da henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Gelen ihbar üzerine olay yerine bir çok bölgeden, sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesinin sürdüğü aktarıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Uzm. Dr. Jamala Mammadova: "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor, önlem hamilelikte başlıyor" Çocuk Endokrinolojisi Uzm. Dr. Jamala Mammadova, çocukluk çağı obezitesi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Mammadova, "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor: önlem hamilelikte başlıyor" dedi. Çocukluk çağı obezitesinin küresel ölçekte hızla yayılan ve önlenebilir bir salgın haline geldiğini belirten Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Jamala Mammadova, artan risklere ve alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Türkiye’de çocuklar aşırı kilonun esiri Türkiye’de çocukluk çağı obezitesinin dünya ortalamasını aştığını vurgulayan Dr. Mammadova, "Çocukluk Çağı Obezite Araştırması (COSI-TUR) 2022 verilerine göre obezite oranı yüzde 22,4’e ulaşmıştır. Bu oran erkek çocuklarda yüzde 13, kızlarda yüzde 9 civarındadır. Her dört çocuktan biri kilolu veya obezdir. Büyük şehirlerde ve genç nüfusta sorun daha belirgindir. Sağlık Bakanlığı’nın 2025-2028 Obezite ile Mücadele Eylem Planı bu krize yönelik kapsamlı adımlar içermekte ancak acil ve toplum temelli müdahaleler şarttır" dedi. Şekerli içecekler en büyük düşman Obezitenin genetik ve çevresel birçok faktörün etkileşimiyle oluştuğunu ifade eden Dr. Mammadova, "Özellikle anne karnındaki dönemde annenin obezitesi veya şekerli içecek tüketimi, çocuğun ileride obezite riskini artıran epigenetik değişikliklere yol açabilmektedir. 2025 araştırmaları şekerli içeceklerin doğrudan kilo alımına, insülin direncine ve metabolik sendroma neden olduğunu göstermektedir. Pandemi sonrası artan ekran süresi, hareketsizlik ve ucuz ultra-işlenmiş gıdalara erişimin kolaylaşması da önemli tetikleyiciler arasındadır" diye konuştu. Çocuklarda obezite birçok hastalığa neden oluyor Çocukluk çağı obezitesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Dr. Mammadova, "Obez çocuklarda astım, uyku apnesi, eklem problemleri, tip 2 diyabet ve depresyon, düşük özsaygı gibi psikolojik sorunların riski yüksektir. Çocukluk obezitesi yetişkinlikte kalp hastalıkları, kanser ve erken ölüm riskini artırmaktadır. Önleme hamilelik döneminden başlamalıdır. Anne adaylarının uygun kilo alımı, ilk 6 ay sadece anne sütü ve 2 yaşa kadar emzirmenin devamı kritik önem taşır" dedi. Ailelere sağlıklı yaşam için kritik öneriler Ailelere de önemli uyarılarda bulunan Dr. Mammadova, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşta kazandırılması gerektiğini belirterek, "Günlük beslenmede meyve ve sebzeleri çeşitlendirin; her öğünde en az bir porsiyon meyve veya sebze bulundurun. Şekerli içecekleri tamamen azaltın veya ortadan kaldırın. Evde sağlıklı yemek pişirme alışkanlığını geliştirin. Çocuklara porsiyon kontrolü öğretin ve ekran süresini günlük 2 saatin altına indirin. Her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite sağlayın. Düzenli uyku düzeni oluşturun ve ebeveyn olarak rol model olun" ifadelerini kullandı. Erken müdahale sağlıklı nesiller için kritik önem taşıyor Erken müdahale ve yaşam tarzı değişikliklerinin obezitenin büyük bir kısmını önleyebileceğine dikkat çeken Dr. Mammadova, "Çocukluk çağı obezitesi geleceğimizi tehdit eden önlenebilir bir krizdir. Aileler, okullar ve karar vericiler acil ve koordineli harekete davet edilmektedir. Erken adımlar atılırsa sağlıklı nesiller yetiştirmek hala mümkündür" dedi.
İstanbul Popeyes Türkiye’de 500 restorana ulaştı Hızlı servis restoran operatörü TAB Gıda’nın güçlü operasyonel altyapısı ve entegre gıda ekosistemiyle büyümesini sürdüren Popeyes, Türkiye genelindeki 500’üncü restoranını İstanbul Beşiktaş’ta açtı. 2007 yılından bu yana TAB Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Popeyes, geçen süre içinde yalnızca restoran sayısını artırmakla kalmadı; aynı zamanda operasyonel mükemmeliyet, standartlaşma ve güçlü franchise yapısıyla sektöründe öne çıktı. Bugün 500 restorana ulaşan marka, Türkiye’nin dört bir yanında geniş bir erişim ağıyla faaliyet gösteriyor. Marka, Türkiye genelindeki 500’üncü restoranını İstanbul Beşiktaş’ta hizmete açtı. Sektör açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyan bu açılış, TAB Gıda’nın operasyonel mükemmeliyet, ölçek ekonomisi ve sürdürülebilir büyüme odağındaki stratejisinin de somut bir yansıması oldu. ’’Veri odaklı pazarlama yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmaya devam edeceğiz’’ TAB Gıda Co-CEO’su Sinan Ünal konuşmasında "Markamızın Türkiye’de ulaştığı bu ölçek, güçlü marka portföyümüzü doğru stratejilerle yönetme yetkinliğimizin bir sonucu. Tüketici beklentilerini merkeze alan pazarlama yaklaşımımız, dijitalleşen sipariş kanallarımız ve paket servis gücümüzle markalarımızın erişimini ve etkileşimini sürekli artırıyoruz. Popeyes özelinde de yenilikçi iletişim stratejilerimiz ve güçlü marka konumlandırmamızla bu büyüme ivmesini destekliyoruz. Farklı temas noktalarında tüketiciyle daha güçlü bağ kurmayı odağımıza alarak markalarımızın etki alanını genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde de veri odaklı yaklaşımımızla markalarımızın değerini artırmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Entegre yapımızla sürdürülebilir ve standart bir deneyim sunuyoruz TAB Gıda Co-CEO’su Gökhan Asok konuşmasında "Uzun yıllardır istikrarla sürdürdüğümüz operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımız ve insan kaynağımıza yaptığımız yatırımlar sayesinde sağlıklı bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Popeyes’ın Türkiye’de 500 restorana ulaşması bunun önemli göstergelerinden biri. Uçtan uca entegre yapımız sayesinde tüm süreçleri yüksek verimlilikle yönetiyoruz. Bu yapı yalnızca büyümemizi desteklemekle kalmıyor, her restoranımızda standart ve sürdürülebilir bir misafir deneyimi sunmamızı da sağlıyor. Önümüzdeki dönemde operasyonel gücümüzü daha da ileri taşıyarak büyümemizi sağlam temeller üzerinde sürdürmeye devam edeceğiz" vurguladı. ’’Güçlü franchise ekosistemimiz ve sağlam finansal yapımızla sürdürülebilir değer oluşturuyoruz’’ TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya konuşmasında: "Şirket olarak, güçlü franchise ekosistemimiz ve sürdürülebilir finansal yapımızla markalarımızın sağlıklı ve dengeli bir şekilde büyümesini destekliyoruz. Markamızın 500’üncü restorana ulaşması, franchise yatırımcılarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş birliklerinin ve ölçeklenebilir iş modelimizin önemli bir göstergesi. Gerek yerel girişimcilerle geliştirdiğimiz güçlü iş ortaklıkları gerekse yatırım disiplinimiz sayesinde, markalarımız için istikrarlı bir büyüme zemini oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de franchise ağımızı nitelikli yatırımlarla büyütmeye ve franchise yatırımcılarımız için değer oluşturmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamaya göre, TAB Gıda’nın franchise odaklı büyüme modeliyle desteklenen marka, güçlü tedarik yapısı, dijitalleşmiş sipariş kanalları ve standartlaştırılmış operasyon süreçleri sayesinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir iş modeli sunuyor. Marka, restoran yatırımlarıyla hem yerel girişimcilere yeni fırsatlar oluşturuyor hem de gıda ekosistemi içinde uzun vadeli ekonomik değer üretmeyi sürdürüyor. Markanın bu genişleme stratejisinin temelinde, yalnızca operasyonel büyüme değil, aynı zamanda tüketicilere sunulan gıdanın kaynağına duyulan güven yer alıyor. TAB Gıda’nın "Ne Yediğini Bil" platformu aracılığıyla sürdürdüğü şeffaflık ilkesi, 500 restoranda sunulan tüm ürünlerin tarladan tüketiciye olan yolculuğunun izlenebilirliğini sağlıyor. Platform, tüketicilerin ürün içerikleri, tedarik zinciri süreçleri ve gıda güvenliği standartları hakkında en doğru bilgilere kolayca ulaşmasını sağlayarak, markanın büyüme yolculuğuna güven odaklı bir değer katıyor. Türkiye’de hızlı servis restoran sektörünün öncü markalarından biri olan Popeyes, şirketin güvencesiyle önümüzdeki dönemde de yeni restoran yatırımları, dijital kanallarda genişleme ve müşteri deneyimini merkeze alan uygulamalarla büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
Gaziantep Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi Gaziantep’te yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle 170 kiloya ulaşan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Obezite Merkezi’nde gerçekleştirilen ağrısız tüp mide ameliyatının ardından 6 ayda 50 kilo verdi. Gaziantep’te yaşayan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, fazla kilolarına bağlı gelişen sağlık sorunları nedeniyle Özel Hatem Hastanesi bünyesindeki Obezite Merkezi’ne başvurdu. Fazla kilolarından kurtulmak isteyen Yıldız, yapılan tetkiklerin ardından uzman ekiplerin önerisiyle ağrısız tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Yaklaşık 45 dakika süren operasyonun ardından tedavi sürecine başlayan Yıldız, düzenli doktor kontrolleri ve yaşam tarzında yaptığı değişikliklerle birlikte 6 ayda 50 kilo vererek 170 kilodan 120 kiloya düştü. Yaşadığı dönüşümle hem sağlığına kavuşan hem de günlük yaşamı kolaylaşan Abdullah Yıldız, bu sürecin kendisi için adeta yeni bir başlangıç olduğunu ifade etti. "Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisiyiz" Obezite merkezi ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Emin Yılmaz, Gaziantep’teki sayılı merkezlerden biri olduğunu söyleyerek, "Böyle bir merkezi kazandırdığı için hastane yönetimimize teşekkür ediyorum. Malum Gaziantep gastronomi şehridir. Bu durumun artıları olduğu gibi eksileri de var. Eksilerini söyleyecek olursak hastalarımızda beslenme kaynaklı obezite insidansı şehrimizde yüksek olmaktadır. Hastanemizdeki merkez, Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisidir. Bizim 12-14 yıllık bir geçmişimiz ve 400’ün üzerinde vakamız mevcuttur. Şuana kadar sıkıntı yaşadığımız hastamız olmadı. Bu merkezde sadece ben çalışmıyorum. Beraberimde diyetisyenimiz, fizyoterapistimiz, psikoloğumuz ve bu işleri koordine eden koordinatörümüz bulunmakta. Biz bu merkezi, ekip olarak daha aktif nasıl kullanırız, bunun çalışmaları içerisindeyiz. Dolayısıyla hastalarımız direkt bizimle temasa geçebilir veya gelerek merkezimizde yüz yüze görüşebilirler. Her türlü bilgi ve detayı onlarla paylaşabiliriz. Hastanemizde hem metobolik cerrahi hem de obezite cerrahisi uyguluyoruz. Metabolik cerrahi, diyabeti olan hastalarda uyguladığımız yöntemlerdir. Obezite hastalarında ise Türkiye ve dünyada en çok yapılan tüp mide ameliyatını uyguluyoruz ve bununla hemen hemen istediğimiz tüm verimi alıyoruz" dedi. "Hastamız 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilo verdi" Tüp mide ameliyatı olan hastasının 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdiğini aktaran Yılmaz, "Abdullah Bey 6 ay önce hastanemize başvurduğunda süper obez grupta bir hastaydı. Biz o dönemde ağrısız tüp mide ameliyatlarına da başlamıştık. Abdullah Bey bize güvendi ve ameliyatını oldu. 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdi. Bu süreçten sonra da devam edecektir. 1 yıl dolduğunda da hedeflediğimiz kiloya ulaşacaktır" ifadelerini kullandı. "Hayatımda çok şey değişti" Kilo verdikten sonra hayatında çok şeyin değiştiğini söyleyen Abdullah Yıldız, bundan sonraki hedefinin ise 90 kiloya düşmek olduğunu ifade etti. Abdullah Yıldız, "Bundan 6 ay öncesine kadar yüksek kilo ve kiloya dayalı hastalıklarım vardı. Hatem Hastanesini ve Emin hocamı çok önerdiler. Bu konuda kendisine başvurdum ve hiç tereddüt etmeden gelerek ameliyat oldum. İlk ağrısız mide ameliyatı olanlardanım. Toplamda 50 kilo verdim. Hayatımda çok şey değişti. Artık merdivenleri çok rahat inip çıkabiliyorum. Kilomu sağlıklı bir şekilde verdim ve vermeye de devam ediyorum. Şuanda 120 kiloyum kendime koyduğum hedef 90 kiloya düşmek" diye konuştu.
Zonguldak Zonguldak’tan Yerli Siber Güvenlik Hamlesi: Kuantum Pi Dikkat Çekiyor Türkiye’nin siber güvenlik alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen yerli ve milli platform Kuantum Pi, Zonguldak Teknopark’tan çıkarak kamu ve özel sektörde dikkatleri üzerine çekti. Türk mühendisler tarafından geliştirilen sistem, özellikle kritik altyapıların korunmasında stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. tarafından geliştirilen platformun, Türkiye’nin "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu kapsamında önemli bir boşluğu doldurması hedefleniyor. Yetkililer, siber güvenliğin yalnızca teknik bir konu değil, doğrudan milli güvenliğin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Kuantum Pi’nin geliştirme süreci, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri kapsamında yaklaşık 400 bin dolarlık hibe ile hayata geçirildi. Proje ayrıca Bilişim Yıldızları ve Yerli & Milli Teknoloji Geliştirme ödüllerine layık görüldü. Uzmanlara göre, Türkiye’de kullanılan siber güvenlik çözümlerinin büyük bölümünün yabancı menşeli olması, hem maliyet hem de veri güvenliği açısından risk oluşturuyor. Yerli çözümlerin yaygınlaşmasıyla bu risklerin minimize edilmesi amaçlanıyor. Kritik Ziyaret Gerçekleşti Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. yetkilileri, projeyi ve geldiği noktayı paylaşmak üzere Köksal Toptan ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, Kuantum Pi platformunun teknik yapısı ve Türkiye’nin siber güvenlikte bağımsızlık hedeflerine sağlayacağı katkılar detaylı şekilde ele alındı. Görüşmede ayrıca, yerli siber güvenlik çözümlerinin kamu kurumlarında yaygınlaştırılması ve kritik altyapılarda kullanımının artırılması konuları gündeme geldi. Hedef Siber Bağımsızlık Kuantum Pi’nin önümüzdeki süreçte kamu kurumlarında pilot olarak uygulanması, kritik altyapılarda devreye alınması ve KOBİ’lere yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu adımların, Türkiye’nin siber güvenlikte dışa bağımlılığını azaltarak stratejik bağımsızlığını güçlendirmesi bekleniyor. Zonguldak Teknopark’tan çıkan proje, Anadolu’da geliştirilen yüksek teknoloji ürünlerinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür yerli girişimlerin desteklenmesinin Türkiye’nin küresel teknoloji rekabetindeki konumunu güçlendireceğini belirtiyor. Kuantum Pi, yerli mühendislik gücüyle geliştirilen ve Türkiye’nin dijital güvenliğini sağlamayı hedefleyen stratejik bir teknoloji olarak öne çıkmaya devam ediyor.