ASAYİŞ - 07 Nisan 2025 Pazartesi 15:32

Ankara’da köpeklerin saldırısına uğrayan kadın korku dolu o anları anlattı

A
A
A

Ankara’da sahipli olduğunu iddia ettiği iki köpeğin saldırısında yaralanan genç kadın, "Otobüse yetişmek için koşunca bana saldırdılar. Çok mücadele ettim. Bacaklarımdan ısırıldım. Psikolojik olarak çok yıprandım. Köpek sesi duymak istemiyorum. En ufak bir seste dahi eve köpek girdi sanıyorum" dedi.

Olay, 5 Nisan sabahı Elmadağ ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, otobüse binmek için evinden çıkan Halime Dönmezbilek’e (34) sahipli olduğu ileri sürülen iki köpek saldırdı. Saldırı nedeniyle bacaklarında derin ısırık izleri oluşan Dönmezbilek, o sırada durumu fark eden bir komşusunun müdahalesiyle saldırıdan kurtarıldı. Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilen Dönmezbilek yaşadığı psikolojik travma nedeniyle zor günler geçirdiğini ifade etti. Eşine saldıran köpeklerin A.D. isimli bir kişiye ait olduğunu iddia eden Mesut Dönmezbilek ise karşı tarafın suçlamaları kabul etmediğini, köpeklerin kendilerine ait olmadığını ve sadece beslediklerini söylediklerini belirtti. Yaşadıkları durumdan ötürü zor zamanlar geçirdiklerini söyleyen Dönmezbilek çifti, olayın sorumlularından şikayetçi olduklarını ve hukuk mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini dile getirdi. Öte yandan köpeklerin saldırı anı güvenlik kamerasına yansıdı.

"Köpek sesi duymak istemiyorum, en ufak bir seste dahi eve köpek girdi sanıyorum"

Olayla ilgili konuşan Halime Dönmezbilek, "Olayın olduğu gün otobüse binmek için durağa gidecektim. Yanıma sahipli olduğunu düşündüğüm iki köpek yaklaştı. Bakımlı köpeklerdi. Tedirgin olmadan onlara iyi davranmaya başladım ve uzaklaşmalarını istedim. Yaklaşmaya başladıklarında da korkmaya başladım. Otobüse yetişmek için koşunca bana saldırdılar. Çok mücadele ettim. Bacaklarımdan ısırıldım. Bağırmaya başladım. Binadan bir komşumuz yardımıma koştu. Kalıcı bir hasar yok bedenimde ama psikolojik olarak çok yıprandım. Köpek sesi duymak istemiyorum. En ufak bir seste dahi eve köpek girdi sanıyorum. Bu yüzden çok yoruldum. Köpeklerin sahibi olduğunu düşünüyorum. Sahibi bunu inkar ediyor ama ilk başta kabul etti. Eğer onlara ait değilse de belediyeden şikayetçiyim. Tedavim iki hafta daha sürecek ve doktorum kuduz olma ihtimalimin olduğunu söyledi. Günlük hayattaki işlerimi yapmakta ve özel ihtiyaçlarımı gidermekte çok zorlanıyorum" dedi.

Ankara’da köpeklerin saldırısına uğrayan kadın korku dolu o anları anlattı

"Köpekler de hala etraftaydı ve insanlar yaklaşamıyordu"

Psikolojik olarak çok yıprandıklarını dile getiren Mesut Dönmezbilek, "O gün birisi beni aradı ve eşimin köpeklerin saldırısına uğradığını söyledi. Çok telaşlandım. Gittiğimde eşim kendisini kurtaran adam ile araç içinde bekliyordu. Köpekler de hala etraftaydı ve insanlar yaklaşamıyordu. O sırada evimizin arkasındaki hobi bahçesinden bir adam köpeklere seslendi ve köpekler o yöne doğru gitti. Köpeklerin sahibi olduklarını düşündüm. Olaydan haberleri yoktu. Köpeklerin kendilerine ait olduklarını söylediler. Olayı anlatınca ise sadece beslediklerini ve kendilerine ait olmadıklarını söylediler. Ben de neden tasmalı olduklarını sordum. Bana, ‘Ne istiyorsanız yapın’ diye cevap verdiler. Burada bir ihmal olduğunu düşünüyorum. Köpekler cins köpek. Çoğu kişi cins köpek olduğunu söyledi. Profesyonel kişiler tarafından bakılmadıkları sürece aşırı saldırgan olabileceklerini belirttiler. Eşimin kurtulmasının büyük bir şans olduğunu söylediler. Bu köpeklerin başıboş şekilde sokaklara bırakılmamasını ve yetkililerden denetime tabii tutulmasını istiyorum. Bu hayvanların kontrol altından tutulması gerektiğini düşünüyorum. Sorumlulardan şikayetçiyiz. Psikolojimiz bozuldu. Eşimin artık sokağa tek başına çıkması imkansız. Çok etkilendi olaydan. Vücudunda da yaralar var. Olayın takipçisi olacağız. Karşı taraf hiçbir şekilde bize dönüş yapıp özür dilemedi. Bizim yalan söylediğimizi iddia ediyorlar. Doktor raporlarımız elimizde, şikayetçiyiz" şeklinde konuştu.

Hakan Sarıbıyık

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.