KÜLTÜR SANAT - 26 Mart 2026 Perşembe 16:55

Ankara’da sanat buluşması: ArtAnkara kapılarını açtı

A
A
A
Ankara’da sanat buluşması: ArtAnkara kapılarını açtı

Ankara’da bu yıl 12’ncisi düzenlenen ArtAnkara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı, 45 ülkeden binin üzerinde sanatçının eserini sanatseverlerle buluşturacak.


Türkiye’nin önemli sanat etkinlikleri arasında yer alan ArtAnkara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da kapılarını açtı. Bu yıl 150’ye yakın yerli, yabancı galeri ve kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek fuarda, 45 ülkeden binin üzerinde sanatçının eserleri sergileniyor.



"Fuarımıza bu yıl 13 ülkeden direkt katılım var"


Fuar hakkında bilgi veren ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı’nın kurucusu Bilgin Aygül, "Fuarımıza bu yıl 13 ülkeden direkt katılım var. Direkt katılan galerilerin çatısı altında 45 ülkeden bin 500’e yakın sanatçımız var. Kore’den, Rusya’dan, Irak’tan, İran’dan, Gürcistan’dan, Ermenistan’dan, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan çok farklı sanatçılarımız bizlerle birlikte. Artık dünyada fuarımızda 33 panel ve söyleşi var. Bunlar sektörde farklı disiplinlerden gelen, sanatla ilgili konularda ilgi alanlarına çok başarılı isimler" şeklinde konuştu.



"Fuarımız 25-29 Mart’ta kapılarını açıyor"


Geçen sene 80 bine yakının ziyaretçinin geldiğini belirten Aygül, "Bu yıl da o sayıları geçeceğimizi düşünüyorum. Fuarımız 25-29 Mart’ta kapılarını açıyor. Sabah 11’den akşam 8’e kadar ziyarete açık. Tüm sanat dostlarını, sanatseverleri bekliyoruz" dedi.



"Kendimi bildiğimden beri resim yapıyorum"


Sosyal medyada Şalvarlı Picasso olarak bilinen Ayfer Bozkurt ise ilk sergisine şalvarlı haliyle gittiği için, gazeteciler tarafından Şalvarlı Picasso lakabının takıldığını söyleyerek, "Yapıtlarım Picasso’nun kübik tarzındaydı ama şimdilerde biraz daha evrildim, somut anlatmaya başladım. Kendimi bildiğimden beri resim yapıyorum. Genelde doğadan, şarkılardan, duygularımdan, başkalarının hayatlarından, kendi yaşadığım hayatlardan, bunların hepsini harmanlayarak getiriyorum, somutluyorum" diye konuştu.



"Antik kentler beni etkileyen bir konu olduğu için bu konuyla fuara hazırlandım"


Yaklaşık 25 yıldır profesyonel resim sanatıyla uğraşan Belgin Yasinoğlu ise fuara antik kentleri resmettiği eserleriyle katıldığını belirterek, "Beni de çok etkileyen bir konu olduğu için bu konuyla fuara hazırlandım. Genellikle peyzaj ressamıyım. Bu sene ikinci kez bu konuyla katılıyorum. Çok beğenildi" dedi.



"Görsel olarak insanı mest ediyor"


ArtAnkara’yı hiç kaçırmadığını ifade eden Semih Baydar ise, "Burada olan arkadaşlarım var hem onları ziyaret ediyorum hem de çok değişik eserler var. Bu sene özellikle seramik olsun, tuval üzerinde diğer çalışmalar olsun, görsel olarak insanı mest ediyor. Böyle bir sanat etkinliğini kaçıramam. Sanatsız kalmayalım. Sanat olan yerde biz varız, siz de olun" şeklinde konuştu.



"Sanat varsa gerçekten hayat var"


Sanatçı arkadaşlarını ziyarete geldiğini ifade eden hat sanatçısı Şule Tuğran Aslan ise şöyle konuştu:


"Gördüğüm eserler karşısında etkilenmemek elde değil. Gelmek isteyenler varsa bence kaçırmasınlar, çünkü gerçekten çok güzel eserler var. Gençliğe bir çağrı yapabilirim, ebeveynlere çağrı yapabilirim. Merak ettirsinler, çocuklarını gezdirsinler, tanıtsınlar, öğretsinler. Kendileri de hevesli olsunlar bu konuda, çünkü sanat varsa gerçekten hayat var."



Ankara’da sanat buluşması: ArtAnkara kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta 2 kişinin öldürüldüğü olayda gözaltına alınan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi Esenyurt’ta bir sitede 2 kişinin silahla vurularak öldürülmesine ilişkin 1’i kadın 3 kişi gözaltına alındı. 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, Esenyurt Zafer Mahallesi Adile Naşit Bulvarı’ndaki bir sitede 24 Şubat’ta saat 17.00 sıralarında bir daireden gelen silah seslerini duyanlar polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silah seslerinin geldiği 5’inci kata çıkan ekipler, koridorda 2 kişiyi yaralı halde yerde yatarken buldu. Sağlık ekipleri, 2 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan incelemede hayatını kaybedenlerin Mehmet Eren Karamanlar (36) ile Fevzi Kılıç (33) olduğu tespit edildi. Cesetlerin yanında bir tabanca bulunurken, Karamanlar’ın 31, Kılıç’ın ise 14 suç kaydı olduğu öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin kaçtığı anların sitenin güvenlik kameralarına yansıdığını belirledi. Şüphelilerin olayın ardından binadan hızla kaçtıkları ve aynı site içerisinde başka bir binada yaşadıkları tespit edildi. Polis, şüphelilerin yakalanması için teknik ve fiziki takip başlattı. Cinayetin sebebi ‘kız meselesi’ Yapılan çalışmalarda Karamanlar ve Kılıç’ın şüphelilerin kız arkadaşı Esra Ç.’yi (32) bir süre önce darbettikleri, bu nedenle taraflar arasında husumet oluştuğu belirlendi. Olay günü taraflar arasında çıkan tartışmanın ardından hayatını kaybeden 2 kişinin şüphelilerin kapısına gittikleri öğrenildi. Ellerindeki silahlarla ateş etmeye çalıştıkları ancak silahların tutukluk yaptığı, bunun üzerine şüphelilerin ateş açarak Karamanlar ve Kılıç’ı öldürdüğü tespit edildi. Şüpheliler suçunu itiraf ettiler Yaklaşık 1 ay süren fiziki takibin ardından şüphelilerin saklandığı Büyükçekmece’deki villaya operasyon düzenlendi. Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekiplerinin de katıldığı operasyonda, termal kameralı dron ile takip yapıldı. Operasyonda olayda silah kullandıktan sonra kaçan Emre C. (30) ile Muhammed F.T. (34) gözaltına alındı. Öte yandan Esra Ç.’nin de yakalandığı öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde suçlarını itiraf eden şüpheliler, "Onlara kız arkadaşımızı neden dövdüklerini sorduğumuzda aramızda tartışma çıktı. Karşılıklı restleşmenin ardından bulunduğumuz dairenin önüne geldiler. Ellerinde silah vardı. Ateş etmeye çalıştılar ancak silahları tutukluk yapınca biz de kendimizi korumak için ateş açtık. Daha sonra panik halinde kaçtık" dedi. Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan olaya ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde şüphelilerin binadan kaçış anları, gözaltına alınma anları, polisin operasyon anı ile dron görüntüleri yer aldı.
Manisa Manisa’daki köpek saldırısı davasında tarihi karar Manisa’nın Yunusemre ilçesinde sahipsiz köpeğin saldırısından kaçarken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan çocuk için açılan davada mahkeme kararını verdi. Mahkeme, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Doğa Koruma Müdürlüğü’nün toplam 10 milyon 252 bin 74 TL tazminat ödemesine hükmetti. Karar sonrası açıklama yapan baba Yücel Kılınç, "O hayvanın sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır" dedi. Olay, 24 Ekim 2022’de Yunusemre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Köpekten kaçmaya çalışan küçük çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından ağır yaralanan E.K., hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Uzun süre yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı ancak yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi. Olayın ardından aile tarafından açılan davayı karara bağlayan Manisa 2. İdare Mahkemesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda gerekli önlemleri almadığına hükmetti. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilerek, oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu ifade edildi. Mahkeme, E.K. lehine 250 bin TL’si manevi, 6 milyon 808 bin 663 TL’si maddi tazminat kararı verirken, ceza miktarının faizlerle birlikte toplam 10 milyon 252 bin 74 TL olarak ödenmesine hükmetti. "58 gün yaşam mücadelesi verdi" Pazarcılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan baba Yücel Kılınç, yaşanan olayın ardından oğlunun ağır bir travma geçirdiğini belirterek, "O zaman Eren oğluma köpeğin kovalama sonucu bir araba çarpması meydana geldi. Oğlum o zaman ağır bir travma geçirdi. 58 gün yaşam mücadelesi verdi. Oğlumda şu an bedensel sıkıntılar var. Tedavisi uzun sürebilir diyor doktorlar. Şu an tedavi görmekte. Biz de elimizden geleni yapmaktayız. Ama bu mahkemenin 4 yıl sürmesi çok uzun bir süre oldu. Tabii ki biz maddi nedenlerle yetersiz kaldığımız için çocuğumuza yapabileceğimiz tedaviyi tam anlamıyla yapamadık" dedi. "Çocuğum hala tedavi görüyor" "Allah kimsenin başına vermesin ama gerçekten de bu sokak hayvanları büyük tehlike oluşturuyor" diyen baba Kılınç, "Geçen haberlerde izledim. Ufacık çocuğu parçalamışlar. Buna bir an önce kesinlikle önlem alınması gerekiyor. Siz siz olun çocuklarınıza sahip çıkın. Biz yaşadık böyle bir durum. Çünkü sonuçta bu hayvan canlı. Ağzı, dili yok ki. Bizim başımıza da talihsiz bir olay geldi. O hayvanın ne kadar sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır diye düşünüyorum. Ama tabii ki hayvanseverler bu duruma çok tepki gösteriyor. Başlarına gelmediği için rahat bir şekilde konuşabiliyorlar, ifade edebiliyorlar. Biz demiyoruz hayvanlar katledilsin. Sonuçta onlar da Allah’ın vermiş olduğu bir canlıdır. Benim çocuğum şu an 11’ine girecek. Benim çocuğum hala tedavi görüyor. Benim çocuğumun bunda bir suçu var mıydı?" ifadelerini kullandı. Kılınç, davayı 4 yıl sonra kazandıklarını avukatı aracılığıyla öğrendiğini sözlerine ekledi.