POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 13:02

Ankara’da su kuyrukları uzadıkça tepkiler artıyor

A
A
A

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Yalçın, Ankara’da yaşanan su kesintilerine tepki göstererek, "Altı yılda Ankara’ya bir damla bile ek su kaynağı kazandırılamadı. Başkent 30 yıl geriye götürüldü" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Yalçın, son günlerde Ankara genelinde yaşanan su kesintileri ve toplu taşımadaki aksamalar nedeniyle basın açıklaması yaptı. Yalçın, "2025 yılında, Cumhuriyet’in başkentinde insanlar tanker kuyruğunda su bekliyorsa, bu bir yönetim krizidir" ifadelerini kullandı. Yalçın, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin altı yıllık yönetim sürecinde altyapı sorunlarını çözemediğini savunarak, "Altı yılda bir damla hizmet yok. Ankara’yı 30 yıl geriye götürdüler" dedi.

Ankara’da su kuyrukları uzadıkça tepkiler artıyor

"Musluklar akmıyor, belediye sessiz"

Su kesintilerinin vatandaşları mağdur ettiğini vurgulayan Yalçın, "Bugün insanlar pet şişelerle, bidonlarla tankerlerin önünde sıra bekliyor. ‘Su insan hakkıdır’ diyen yönetim, bu şehrin insanlarını Allah’ın suyuna muhtaç hale getirmiştir. Suya yapılan zam oranı yüzde 3024’ü buldu. Ancak bu zamlar muslukları açmadı. Ankara’da birçok mahalle artık parasıyla bile suya ulaşamıyor" diye konuştu.

Ankara’da su kuyrukları uzadıkça tepkiler artıyor

"Krediyle yatırım değil, faiz geliri elde ettiler"

Belediyenin altyapı yatırımlarını gerçekleştirmediğini savunan Yalçın, "Yıllardır ‘kanserli boruları değiştireceğiz’ diyerek algı yapıyorlar. Çekilen krediler yatırım yerine bankalarda tutuldu. Vatandaş susuzluktan kırılırken, bütçe vitrin projelere, konserlere ve reklamlara harcandı" şeklinde konuştu. AK Parti döneminde muhtemel su sıkıntılarına karşı önceden tedbir alındığını hatırlatan Yalçın, "Biz su kesilmeden çözüm üreten bir belediyecilik anlayışı sergiledik. Bugün ise kriz yaşanırken bile çözüm üretmeyen bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

"Başkent hem susuz hem tıkanmış durumda"

Yalçın, Ankara’daki diğer sorunlara da dikkati çekerek, "Bir yanda su yok, diğer yanda ulaşım yok. Ankaray metro hattı kapatıldı, trafik kilit. Her yağmurda yollar göle dönüyor, asfaltlar çöküyor. Ankara artık hem susuz hem tıkanmış bir şehir haline geldi" diye konuştu. Mamak’ta temeli atılan metro projesine de değinen Yalçın, "Sözde temel atıldı ama o günden bugüne bir kazma daha vurulmadı. Ankara Büyükşehir Belediyesi hizmet değil, algı üretiyor" dedi.

Ankara’da su kuyrukları uzadıkça tepkiler artıyor

"Günde üç kez sıraya giriyorum"

Su kesintilerinin yaşandığı bölgelerde vatandaşlar, tanker önlerinde uzun kuyruklar oluşturdu. Su almaya gelen Ahmet Dağ mağduriyet yaşadığını aktararak, "Bir haftadır musluklarımızdan su akmıyor. Tuvalette, mutfakta, banyoda hayat durdu. Dün gece saat 11’de su almak için geldim. Günde üç kez sıraya giriyorum" diye konuştu.

Gülçin Kazancı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.