ASAYİŞ - 12 Şubat 2026 Perşembe 16:37

Araç muayene istasyonunda polis memurunun darbedilmesine ait yeni görüntüler ortaya çıktı

A
A
A

 Ankara'da araç muayene istasyonunda polis memuru Melih Okan Keskin'in görevliler tarafınca darbedildiği anlara ait yeni görüntüler ortaya çıktı.

Ankara Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, 2 Şubat tarihinde aracını muayene götürdüğü İvedik TÜVTÜRK istasyonunda darbedilmişti. Olayın ardından hastaneye kaldırılan Keskin, 3 gün sonra hayatını kaybetmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında araç muayene istasyonu çalışanları Y.K., M.Y. ve S.A. gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.A. ve M.Y. mahkemece tutuklanırken, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Polis memuru Keskin'in darbedildiği ana ait yeni görüntüler ortaya çıktı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Terör bile aşklarını bitiremedi Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 16 yıl önce bölücü terör örgütü PKK’nın döşediği mayına basması sonucu, gözlerini ve sağ kolunu kaybeden gazinin eşi, onu hiç yalnız bırakmayarak hem gözü hem eli oldu. Hasan Arısoy (45), 2003 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nde jandarma astsubay olarak göreve başladı. 2006 yılında Bircan Arısoy (42) ile evlenen Arısoy’un bu evlilikten bir erkek çocuğu oldu. Arısoy, 2010 yılında Hakkari’nin Çukurca ilçesine bağlı Köprülü mevkiinde görevi sırasında bölücü terör örgütü PKK’nın döşediği mayının patlaması sonucu iki gözünü ve sağ elini kaybederek gazi oldu. Ağır yaralanan Arısoy, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) 2 yıl süren tedavisinin ardından memleketi Adana’ya döndü. Bu zorlu süreçte en büyük desteği ise eşi Bircan Arısoy’dan gördü. Bircan Arısoy, eşinin adeta gözü ve eli oldu, onu bir an olsun yalnız bırakmadı. Terör saldırısı Arısoy’un uzuvlarını aldı ancak çiftin arasındaki sevgiyi bitiremedi. "Gözümü ve elimi kaybettim ama eksiklerimi eşim tamamladı" Yaşadığı süreci anlatan Hasan Arısoy, "Hakkari Çukurca’da 2010 yılında mayın patlaması sonucu gazi oldum. Jandarma astsubay olarak görev yapıyordum. Yaşadığım olayın süreci benim için çok sıkıntılıydı. Yeni duruma alışmak benim için kolay olmadı. Ailemin, meslektaşlarımın ve devletimizin desteğiyle tekrar ayağa kalktım" dedi. Arısoy, gazi olduğunda evli olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Eşim, olayın olduğu ilk günden itibaren her zaman yanımda oldu. Gözümü ve elimi kaybettim ama eksiklerimin hepsini eşim tamamladı. Hayata karşı duruşumda ve verdiğim mücadelede hep yanımdaydı. Hem evladımızla hem de benimle ilgilendi. Bu süreçte kendi işiyle de ilgilendi. Eşim, ailemizin temel direği diyebilirim. 2006 yılında evlendik. Benim için Sevgililer Günü 2010 yılından önce daha farklıydı. Bu olay yaşandıktan sonra, o sevginin gücü beni ayakta tuttu. Sevgililer Günü, sevginin ne kadar önemli olduğunu ve eşimin bana karşı olan sevgisini hissettiğim için artık daha farklı geçiyor." "İyi günde yanındaysam, kötü günde de yanında olurum" Eşinin yaralanmasının kendisi için hiçbir şeyi değiştirmediğini belirten Bircan Arısoy ise evlilik yeminine sadık kaldığını vurgulayarak, "Biz 2006 yılında evlendik. Evlenirken ’iyi günde, kötü günde’ diyerek evlendik. Eşimin yaralanması benim için pek bir şey değiştirmedi. O benim için her zaman Hasan’dı ve olaydan sonra da böyle kaldı. Kendisi bana ’gözüm, kolum’ der. Hasan’ın da beni tamamladığına inanıyorum. Biz birbirimizi çok seviyoruz. Birbirimizi tamamlıyoruz. Bir oğlumuz var ve 20 yıllık evliyiz. İnşallah 20 yılı daha görürüz" diye konuştu. Arısoy, şunları kaydetti: "Ben ayrılığı hiç düşünmedim. Olay ilk olduğunda hastanede bile bu söylentileri duydum. Ama iyi günde yanındaysam, neden kötü gününde yanında olmayayım? O şekilde bıraksam, ertesi gün benim başıma gelmeyeceğini nereden bileyim? Hiç aklımdan ayrılmak geçmedi. Ben ailemi ve kocamı seviyorum." Terörün gölgesinde ağır bir bedel ödeyen Hasan Arısoy, eşinin sevgisi ve desteğiyle hayata tutundu. Arısoy çifti, "iyi günde, kötü günde" sözünün sadece bir nikâh cümlesi değil, hayatın en zor sınavında verilen bir mücadele olduğunu gösterdi.
Muğla Tüm birikimlerini 1 saatte kaybettiler Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Pınar Mahallesi’nde aşırı yağışlar sonrası oluşan sel felakete dönüşerek taşan dere, sera üreticilerinin yıllardır elde ettiği birikimleri bir saat içinde tamamen yok etti. 3 dönüm sera içinde domates ve çilek üretimi yapan üretici Metin Karabulut bir saat içinde oluşan zararının 5 milyon lira olduğunu ve tüm birikimlerini kaybettiğini açıkladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Muğla bölgesi için sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış uyarısının ardından Köyceğiz’de aşırı yağışların neden olduğu sel, seraları yerle bir ederken son 40 yılın en büyük su taşkını yaşandı. Köyceğiz Pınar Mahallesi’nde bir saat devam eden şiddetli sağanak yağış sonrası dereler taştı, oluşan sel sonrası seralar sel sularının altında kaldı. "Böyle afet yaşamadık" Pınar Mahalle Muhtarı Ömer Ali Kanat, "Burada seramız vardı, burası jandarma deresi. Jandarma deresinin taşması neticesinde burada vatandaşımızın üç dönümlük arazisi bir buçuk dönümü domates olmak kaydıyla çok güzeldi. Gerçekten de serasında verim almıştı arkadaşımız, üreticimiz. Dolayısıyla bir buçuk dönüm de çileği vardı. Kendisi Pınar Mahallesi’nde uzun süredir üreticilik yapmakta. Biz burada uzun zamandan beri böyle bir afet yaşamadık. Burada hiçbir zaman böyle bir sel olmadı. Benim yaşım 41. Ben en azından burada böyle bir şey görmedim. Jandarma deresinin, Çakal deresinin taşması sonucunda yollarımızda, diğer yine evlerimizde hasarlar oluştu. Evlerimizin su basanları var. Ondan sonra yine işte keçiler telef olan ailelerimiz var. Dolayısıyla ortada bir hasar var. Şu anda hasar tespit yapmak için sahadayız, vatandaşlarımızın yanındayız" dedi. Zarar 5 milyon TL Sera, domates ve çilek ile birlikte toplam zararının 5 milyon TL olduğunu açıklayan üretici Metin Karabulut, "Burada domates vardı, çilek vardı ikisi. Domates tam hasat zamanındaydı. Bir buçuk dönüm domates çeri ve pembe. Onlar heder oldu, gitti. Yaklaşık 25-30 senedir böyle sel görmedik biz. İlk kez böyle başımıza geldi bugün. Bir saatte sel bitirdi. Tahmini 10 tonun üstünde domatesimiz vardı, şu anda hasat zamanıydı tam. Çileğimiz tam hasada başladı daha yeni. Yaz boyunca hasat alacaktık. Zararımız tahmini bayağı var. Domatesi 50 liradan versek 500 bin TL domates. Seranın bir buçuk 2 milyarlık sera gitti. Yani biz bitmiş olduk. Yani üç-beş senemiz gitmiş oldu. Bizim maddi durumumuz zayıf olduğundan dolayı devletimiz bize biraz destek olurlarsa yeterli olur. Yarın hasar tespit için geleceklerini söylediler. Bugün gelmediler. Gelmelerini bekliyoruz" dedi.