EKONOMİ - 29 Nisan 2025 Salı 16:56

ATO Başkanı Baran: "En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği"

A
A
A
ATO Başkanı Baran: "En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "İnsanlığın tamamını ilgilendiren iklim değişikliğinin ticareti ilgilendiren boyutu da ayrıca çok önemli. En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği" dedi.


ATO tarafından, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda iş dünyasının yeşil dönüşüm sürecine uyumunu desteklemek amacıyla ‘Karbon Fiyatlandırması ve Emisyon Ticaret Sistemi Paneli’ düzenlendi. Panele, ATO Başkanı Gürsel Baran ve İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar katıldı.


Panelde açılış konuşması yapan ATO Başkanı Baran, sanayileşmenin atmosfere salınan sera gazlarının artışına neden olarak dünyayı küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle karşı karşıya bıraktığını anlatarak, 2023 yılının en sıcak yıl olmasının iklim krizinin boyutunu gözler önüne serdiğini söyledi. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık ve sel gibi doğal afetlerin dünyada sık görülmeye başladığını dile getiren Baran, "Çevre ve iklim değişikliği konuları 50 yılı aşkın süredir dünyanın gündeminde yer alıyor" diye konuştu.



"En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği"


Baran, karbon fiyatlandırma mekanizmaları sera gazı emisyonlarını azaltırken iklim değişikliğiyle mücadele çevreci yatırımlara teşvik ve kamu harcamaları için gelir kaynağı sağlama amacı taşıdığını söyleyerek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Dünyada birbirinden farklı çok sayıda karbon fiyatlandırma mekanizması bulunuyor. Bu sistemler karbon vergisi ve emisyon ticari sistemi olarak da ikiye ayrılıyor. İklim krizine neden olan karbondioksit ve diğer sera gazı gazlarının azaltılması hedefi doğrultusunda geliştirilen karbon vergisi ve emisyon ticari sistemi hali hazırda birçok ülkede uygulanıyor ve bu iki piyasa aracı birbirlerini tamamlayıcı nitelik taşıyor. İnsanlığın tamamını ilgilendiren iklim değişikliğinin ticareti ilgilendiren boyutu da ayrıca çok önemli. En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği. Bir yandan ekonomik gelişimini sürdürmek diğer yandan iklim değişikliğiyle mücadele etmek üzere yeşil mutabakatı devreye alıyor. Bu kapsamda 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının oranı yüzde 55 azaltmayı 2050 yılında ise karbon, karbon nötr olmayı hedefleniyor. Bu amaçla da sınırda karbon düzenlemesini hayata geçirdi."


Sınırda karbon düzenlemesinin 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanmaya başlanacağını söyleyen Baran, bu sürecin reel sektörü çok yakından ilgilendirdiğini dile getirdi. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yeşil dönüşüm sürecinden en hızlı ve en fazla etkileneceğini öngördüklerine dikkati çeken Baran, "Ülkemiz de bu konuda kapsamlı bir çalışma içinde" diye konuştu.



"Yeni düzenlemelerin tasarlanmasında adil, kademeli ve destekleyici bir yaklaşım benimsenmelidir"


Sürdürülebilirliği ve yeşil dönüşümü desteklediklerini vurgulayan ATO Başkanı Baran, şunları kaydetti:


"Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünyanın ve ekosistemin bırakılmasının sorumluluğunu hepimiz üzerimizde yaşıyoruz. Ancak şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki hali hazırda küresel sistemdeki belirsizlikler, yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve daralan iç talep gibi ağır şartlarla baş etmeye çalışan işletmelerimizin yeni mali yüklerle karşı karşıya kalması ciddi riskler barındırıyor. Karbon fiyatlandırma ve emisyon ticaret sistemi gibi mekanizmaların uygulanması kobilerimizin taşıyabileceğimizden daha fazla yük getirirse üretim kapasitesinde daralma, rekabet gücünde azalma ve istihdamda gerileme gibi olumsuz sonuçları olacaktır. Bu nedenle yeni düzenlemelerin tasarlanmasında mutlaka adil, kademeli ve destekleyici bir yaklaşım benimsenmelidir. Karbon fiyatlandırma ve emisyon ticaret sistemleri mekanizmaları doğru tasarlandığında ekonomimize yeni fırsatlar sunabilir."



"İklim finansal bir problem"


İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar ise karbon fiyatlandırma ve su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yapıldığını anlatarak, "Organik tarımın aktarılması, hayvancılığın korunması gibi birçok alanda aslında çalışmalar yapılıyor fakat hedef yok. Her bir bakanlığın kendince, her bir kurumun kendince çeşitli hedefleri olabilir ancak totalde ülkenin bir hedefinin olması lazım. O hedefe ulaşabilmek için de bir yol haritasının mevcut olması gerekiyor. Bunun da kontrollü olması lazım" değerlendirmesinde bulundu.


Hasar, iklimin bir çevre problemi olmadığını söyleyerek, "İklim finansal bir problem. İklim sosyal bir problem. İklim göçlerini göz önünde bulundurduğumuzda sınırları aşan bir güvenlik problemi" şeklinde konuştu.



ATO Başkanı Baran: "En büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Başkan Sayar:"Kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstleniyoruz" Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdal Sayar, muhasebeci ve mali müşavirlerin işletmelerin mali yapısının doğru şekilde yönetilmesinde, kamu yükümlülüklerinin zamanında ve doğru yerine getirilmesinde ve kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Başkan Sayar, 1-7 Mart Muhasebe Haftası dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, mali müşavirlik mesleğinin ülke ve il ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez bir görev üstlendiğini kaydetti. Başkan Sayar, Afyonkarahisar’ın güçlü ticari yapısı, gelişen sanayisi, üretim gücü ve dinamik esnaf yapısının sağlıklı şekilde ilerlemesinde mali müşavirlerin önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, "Meslek mensuplarımız; işletmelerimizin mali yapısının doğru şekilde yönetilmesinde, kamu yükümlülüklerinin zamanında ve doğru yerine getirilmesinde ve kayıtlı ekonominin güçlenmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Mali müşavirlerimiz, devletimiz ile mükelleflerimiz arasında güvene dayalı önemli bir köprü vazifesi görmektedir" dedi. Vergi bilincinin artırılması, mali şeffaflığın sağlanması ve ekonomik istikrarın korunmasında mali müşavirlerin katkısının büyük olduğunu vurgulayan Erdal Sayar, özellikle dijital dönüşüm süreci, e-dönüşüm uygulamaları, sürekli değişen mevzuat ve artan sorumluluklara rağmen meslek mensuplarının görevlerini büyük bir özveri ve fedakârlıkla yerine getirdiğini dile getirdi.
Kastamonu Kastamonu’da köy yollarında karla mücadelesi yeniden başladı Kastamonu’da yoğun kar yağışının ardından köy yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekiplerinin karla mücadele çalışmaları yeniden başladı. Meteoroloji Müdürlüğünün turuncu kod ile uyarıda bulunduğu Kastamonu’da aralıklarla kar yağışı etkisini gösteriyor. Özellikle yüksek rakımlı yerleşim yerlerinden etkili olan kar yağışı sonrası kar kalınlığı yer yer 60 santimetreye ulaştı. Yoğun kar yağışı sonrası köy yolları da ulaşıma kapandı. Kastamonu İl Özel İdare ekipleri köy yollarının ulaşıma açılması için 24 saat esaslı çalışma yürütüyor. Özel İdare ekiplerinin sürdürdüğü çalışmalar neticesinde bir günde 101 köy yolu ulaşıma açıldı. 194 köy yolundaki 2 bin 281 kilometre yol ağının ulaşıma kapalı olduğu Kastamonu’da, ekipler çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kastamonu’da kış mevsimi boyunca 2 bin 625 köy yoluna ait 25 bin 205 kilometre yol ağı kardan temizlendi. İl Özel İdaresinden edinilen bilgiye göre, yoğun kar yağışı nedeniyle İnebolu’da 20, Ağlı’da 8, Azdavay’da 33, Bozkurt’ta 18, Cide’de 10, Çatalzeytin’de 4, Daday’da 11, Devrekani’de 26, Doğanyurt’ta 10, Küre’de 17, Pınarbaşı’nda 23, Seydiler’de 3, Şenpazar’da 10 ve Taşköprü’de 1 köy yoluna ulaşım sağlanamıyor. Kastamonu İl Özel İdaresinde kepçe operatörü olarak çalışan Ufuk Küçük, Şubat ayının sonuna gelmelerine rağmen yağan kar yağışı sonrası Devrekani İlçe Özel İdare ekipleri olarak karla mücadele çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Kastamonu İl Özel İdaresinde kepçe operatörü olarak çalışan Mesut Turan ise, "Şu anda Şubat ayının son günlerindeyiz. Bozkurt’un Mamatlar köyünde ikamet eden iki öğrencimiz bulunuyor. Allah nasip ederse bu öğrencilerimizi köylerine ulaştırmak için yolları açıyoruz. Şu anda Bozkurt’un Mamatlör bölgesinde 30-35 santimetreden fazla kar kalınlığı bulunuyor. Bizler, bu yolu açarak bu arkadaşlarımızı köylerine ulaştırdığımız vakitte bizler de çok mutlu oluyoruz" dedi.
Düzce Düzce’de 4 dükkan satıldı 43 dükkan liste fiyatından satılacak Düzce Belediyesi tarafından Cedidiye Kent Meydanı Projesi kapsamında yapımına başlanan çarşı dükkanlarının satışına yönelik düzenlenen açık artırma ihalesinde 4 dükkan liste fiyatı üzerinden satıldı. Kalan 43 dükkan ise liste fiyatı üzerinden satılacağı açıklandı. Cedidiye Meydanı’nın cami ile uyumlu hale getirilmesi ve bölgede mimari bütünlüğün sağlanması amacıyla hayata geçirilen cami–meydan–çarşı konseptli projenin ikinci etap inşaat çalışmaları devam ediyor. Bedesten tarzında inşa edilecek ve toplam 47 dükkandan oluşacak çarşı için geçtiğimiz günlerde temel atma töreni gerçekleştirilmişti. Bu yıl tamamlanması hedeflenen dükkanlar, daha önce duyurulduğu üzere açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıldı. Yapımını ve dükkanların satışını iştirak şirketi Beltaş’ın yürüttüğü projeye ilişkin açık artırma ihalesi, Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı ve Düzce Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Okan Özkasap başkanlığında, Beltaş Genel Müdürü Erdem Yılmaz ile Genel Müdür Yardımcısı Erkan Arslan’ın katılımıyla düzenlendi. 38’i tekli, 3’ü üçlü blok halinde olmak üzere toplam 47 dükkan için gerçekleştirilen ihalede, 4 dükkanın satışı gerçekleşti. Beltaş Genel Müdürü Erdem Yılmaz, kalan 34 adet tekli ve üç adet 3’lü köşe dükkanların satışının belirlenen liste fiyatı üzerinden devam edeceğini bildirdi.
Bolu Tanju Özcan’ın avukatından irtikap soruşturmasına ilişkin açıklama Bolu Belediyesine yönelik gerçekleştirilen irtikap soruşturması kapsamında, Bolu Belediye Başkanı’nda aralarında bulunduğu 13 kişi jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, soruşturmanın bir buçuk yıl önce kurulan Bolsev Vakfı’na yönelik olduğunu belirterek, vakfa usulsüz nakit girişi iddiasının bulunduğunu açıkladı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı önünde açıklama yapan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın avukatı Ferit Atalay, soruşturmanın konusunun bir buçuk yıl önce Tanju Özcan’ın öncülüğünde kurulan Bolsev Vakfı olduğunu belirtti. "Bu vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddia ediliyor" Avukat Ferit Atalay, vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddiasının bulunduğunu ifade ederek, "Bu sabah belediye başkanımız Tanju Özcan gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi olarak, üç harfli isimlerden oluşan bir grup zincir market işletmecisinin şikayeti üzerine irtikap iddiası gösteriliyor. Gözaltına alınmanın konusu, bundan bir buçuk yıl önce belediyemiz tarafından oluşturulan, belediyeyle doğrudan ilişkisi bulunmayan ve 528 öğrenciyi okutmak amacıyla kurulan vakfın işlemleriyle ilgilidir. Bu vakfa usulsüz nakit girişi olduğu iddia ediliyor. Oysa vakıf, denetimlerden geçtikten sonra kurulmuştur. Denetime tabi yeminli müşaviri vardır. İşlemleri faturalı, şeffaf ve panolarda ilan edilen bir vakıftır" dedi. "İddiaların asılsız olduğunu düşünüyoruz" Zincir marketlerin Bolsev Vakfı’nı şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tanju Özcan ve diğer 13 kişi hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu savunan Atalay, "Bu iddianın asılsız olduğunu, itibarsızlaştırmadan ibaret bulunduğunu düşünüyoruz. Sayın belediye başkanının serbest bırakılacağını ümit ediyorum. Bu konunun yargı mercilerine çıkarılacak bir vaziyette olmadığını tespit etmiş durumdayız. Olay, belediyenin tamamen hayır amacıyla kurduğu vakfa yardım edenlerin, bu yardımın zorla yapıldığı iddiasına dayanan asılsız bir ithamdan ibarettir" diye konuştu. Konuyla ilgili soruşturma sürüyor.