ASAYİŞ - 15 Nisan 2026 Çarşamba 17:18

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada Serdar Sertçelik’i muayene eden doktor ifade verdi

A
A
A
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada Serdar Sertçelik’i muayene eden doktor ifade verdi

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davada istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Serdar Sertçelik’i muayene eden sanık doktor duruşmada ifade verdi.


Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşmada tutuklu sanık Serdar Sertçelik’i muayene eden sanık doktor ifade verdi. Sertçelik’in Ankara’da bir mekanda yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" ibareli raporu düzenlediği iddia edilen tutuksuz sanık Doktor Recep Emre Şişman, polisleri ve Serdar Sertçelik’i tanımadığını, yalnızca hastanede karşılaştığını ifade etti.



"Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik’in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir"


Olay tarihinde 8 aylık doktor olduğunu ifade eden Şişman, "Acil servis alanında nöbetteyken hastaları devraldık. Serdar da geldi, oradaydı. Muayenesini yaptık. Hasta ateşli silah yaralanması olarak bize geldi. Sol bacağındaki kemiğinde parçalı kırık vardı. Doktorumuz ilk müdahalesini yaptı, pansumanını ben yaptım. Hasta ortopediye gönderildi, alçı işlemi uygulandı. Sonrasında da hasta taburcu oldu. Benim kanaatim, şüpheli Sertçelik’in gözaltına alınmasında sakınca bulunduğu yönündedir. Nitekim uzman doktor ve ortopedi doktorunun da bu doğrultuda görüşü mevcuttu. Ancak polis memurlarının yalnızca bu kanaatin rapora yazılması yönünde ısrarı olmuştur. Söz konusu işlemin devlet işi olması nedeniyle raporu bu şekilde hazırlayıp, kaşeleyerek imzaladım. Benim olaydan bir bilgim yoktur" dedi.


Tutuksuz sanıklar Emir Akyol ile Yunus Fener ise haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, önceki ifadelerinin geçerli olduğunu söylediler. Tutuksuz sanık Deniz Urcan da daha önceki ifadesinin geçerli olduğunu dile getirerek, "İddia edilen örgütteki birkaç kişiyi işlettiğim kahveden tanırım. Örgütte bahsi geçen kimseyle telefon trafiğim yoktur. Üzerime atılı suçluyu kayırma suçunu işlemedim. Ben aranan bir şahsı saklamadım. Polise teslim ettim" ifadelerini kullandı.


Beyanların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından duruşma tutuksuz sanık beyanlarıyla devam etti.



"Ben işimi en doğru yapan kişiyim"


Tutuksuz sanık Kozan Umut Öztürk, "Tüm yaşananları detaylı anlatmak istiyorum. Erkan Doğan’ın beyanı üzerine gözaltına alındım. Doğan, iddia ettiği olay sonrasında 8-9 kez beyanda bulunmuş ama bunların hiçbirisinin içerisinde ben yokum. Hakkımda takipsizlik beklerken iddianame hazırlandı. Doğan canlı yayına konuk oldu. Teklemeden teşhis işlemi yaptı. Avukat olduğumu canlı yayındaki görüntülerde teşhis etmiş. Öyle bir durum söz konusu değildi, benim avukat olduğuma dair hiçbir ibare yoktu. Ben ilk günden beri aynı şeyi anlatıyorum, delillerim, konuşmam, ifadem, hiçbir şeyim değişmedi. Ben işimi en doğru yapan kişiyim. Takdir mahkemenindir" beyanında bulundu.


Tutuksuz sanık Ersoy Yahya beraatını talep etti. Aleyhe olan hususlara katılmadığını söyleyen tutuksuz sanık Gökhan Çanga esa, "Kapıma gelindi, adresim belli, telefonum açık ancak beni evimden hariç her yerde aradılar. Annemin evine gittiler, en sonunda evime geldiler, terörist gibi aldılar beni. Ben örgüt üyesi değilim. 16 ay hücre yattım, psikolojim bozuldu. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.


Beyanların ardından duruşma, yarın devam etmek üzere ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hepimizin yüreğine kor ateş düşüren saldırının siyasi polemiklere malzeme yapılmaması, ahlaki bir görevdir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırır hakkında açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakar bir eğitimcimizi kaybettik. Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhal başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır. Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir" ifadelerini kullandı. Saldırının siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum. Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum. Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum" dedi.
Şanlıurfa Siverek’te okul saldırısına tepki Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya tepki göstermek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Eğitim Bir Sen tarafından yapılan yürüyüş ve basın açıklaması, Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkan Ali Yalçın’ın katılımıyla gerçekleşti. Kanlıkuyu Meydanı’ndan başlayan yürüyüş, saldırının yaşandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne kadar sürdü. Öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte "Şiddete hayır", "Öğretmene dokunma" ve "Öğrenciye dokunma" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından basın açıklamasını Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın okudu. Yalçın, eğitim kurumlarında şiddet olaylarının arttığını belirterek, "Eğitim çalışanları açık hedef haline gelmiştir. Bu durum toplumsal değerlerdeki çözülmenin göstergesidir" dedi. Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğradığını ifade eden Yalçın, eğitimcilerin giderek daha güvensiz bir ortamda görev yaptığını vurguladı. Siverek’te yaşanan saldırının münferit olmadığını dile getiren Yalçın, okullarda yaşanan şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Şiddetin eğitim ortamlarını tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, eğitim çağındaki çocukların dahi şiddetin faili haline gelebildiğine dikkat çekti. Basın açıklamasında ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin önceden tespit edilmesi, okul polisi uygulamasının yaygınlaştırılması, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve öğrenci disiplin yönetmeliğinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Yalçın, "Eğitimciye yapılan saldırı, milletin vicdanına yapılmıştır. Eğitimciler sahipsiz değildir" diyerek gerekli adımların atılmaması halinde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, saldırıya uğrayan öğretmen, öğrenci ve güvenlik görevlilerine geçmiş olsun dilekleri iletilirken, eyleme katılan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara teşekkür edildi. Basın açıklamasına Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.