KÜLTÜR SANAT - 30 Eylül 2025 Salı 15:12

Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor

A
A
A
Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor

Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basım ’Cemile’ romanının tanıtımı MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirildi. Türkçeye ve alfabenin önemine vurgu yapan Topsakal, "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü’nün hazırladığı Cengiz Aytmatov’un ünlendiği eseri ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile özel basımının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cengiz Aytmatov Enstitüsü Başkanı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirilen başyapıt ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basımının tanıtım toplantısı MHP Genel Merkezi’nde düzenlendi.


Milletleri ayakta tutan gücün onların kültürleri olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk milleti binlerce yıllık tarihi boyunca kültürel değerlerine sarılarak varlığını korumuş, destanlarıyla, sanat eserleriyle, edebiyatıyla geleceğe yürümüştür. Bugün bu büyük miras, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıyla daha da kurumsallaşarak gönül köprüleriyle geleceğe taşınmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır"


Türk edebiyatının ortak geçmişinin hafızası ve ortak geleceğin teminatı ve tüm insanlığın evrensel yazarı Cengiz Aytmatov’un başyapıtı ’Cemile’nin Türk milletini aynı satırlarda buluşturan kültür köprüsü olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk toplulukları arasında gönül bağlarını daha da kenetlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde düzenlenen toplantılarla ortak alfabe çalışmaları resmen başlatılmış, kısa süre içerisinde 34 harften oluşan Latin esaslı Türk alfabesi üzerinde mutabakata varılmıştır. Ortak alfabe her lehçenin ses ihtiyaçlarına göre belirlenmiş ve akabinde; Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan alfabelerini kendileri ses karşılıklarına göre oluşturmuş, bu kapsamda Kırgızistan da 29 harfi kabul etmiştir. Ortak alfabe düşüncesi, aslında çok daha köklü bir geçmişe dayanmaktadır. 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği sınırları içinde yaşayan Türk halkları için Latin esaslı ’Yaalif’ adı verilen bir alfabe hazırlanmış, bu dönem Türk dünyasının ortak bir yazı sistemi arayışındaki en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. 1 Kasım 1928 tarihinde Türkiye’nin Latin harflerine geçişi, bu sürecin Türk dünyası genelinde yaygınlaşması için güçlü bir örnek teşkil etmiştir. Ne var ki, 1930’ların sonlarına doğru Sovyet yönetiminin uyguladığı baskılar sonucunda Türk topluluklarına farklı Kiril alfabeleri dayatılmış, böylece ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır. Bu gelişme, Türk dünyasının kültürel bütünlüğüne vurulmuş en ağır darbelerden biri olmuştur" dedi.



"Cemile, Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır"


Türk alfabesinin sadece bir yazı sistemi değil, yüzyılı aşan bir kültürel idealin vücut bulmuş hali olduğunu dile getiren Topsakal, "Türk milletinin farklı coğrafyalarda yaşayan evlatlarını aynı kelimelerde buluşturacak, ortak edebiyatın ve ortak bilimin zeminini oluşturacak, sanatta ve kültürde tek bir yürek gibi atmamızı sağlayacaktır. Bugün gelinen noktada ortak alfabe, sadece harfleri değil; geçmişin mirasını, bugünün birliğini ve yarının ortak geleceğini birleştiren bir kültürel köprü haline gelmiştir. Bu köprünün ilk somut adımı ise, Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’ adlı ölümsüz eseriyle atılmıştır. Cemile, yalnızca Kırgız edebiyatının değil, bütün Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır. Bugün Cemile’nin ortak Türk alfabesiyle yayımlanması, yalnızca kültürel bir yayın değil; Türk halklarının birlikte okuduğu, birlikte hissettiği ve aynı geleceğe omuz omuza yürüdüğü bir dönüm noktasıdır. Cemile’nin aynı eserde hem Türkiye Türkçesi hem de Kırgız Türkçesinde belirlenen ortak alfabeyle yayımlanması geleceğe dair büyük bir anlam taşımaktadır. Bu adım, genç nesillerin ortak bir yazı üzerinden birbirini daha iyi anlamasına, ortak kimlik bilincinin güçlenmesine, eğitim ve bilim alanında iş birliklerinin artmasına ve kültürel mirasın tek bir ortak dille gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet edecektir" diye konuştu.



"Sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz"


Ortak Türk Alfabesi ve Cemile’nin buluşturduğu bu tarihi adımın Bozkır ruhunun yeniden dirilişi olduğuna dikkati çeken Topsakal, şu ifadeleri kullandı:


"Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz. Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin himayelerinde; ’Ulu Bozkırın Ruhu - Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor’ adlı uluslararası resim sergimizin açılışını büyük bir gururla 3 Kasım tarihinde saat 19.00’da İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde (Zorlu PSM) gerçekleştireceğiz. Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; gelenek ile geleceğin, söz ile imgenin, kelime ile fırçanın aynı zeminde buluştuğu bir kültür şölenidir. Türk dünyasının seçkin ressamları, Aytmatov’un felsefesini ve eserlerini tuvale taşıyarak Ulu Bozkırın ruhunu yeniden yaşatacaktır. Katılımınızla bu özel etkinlik, sadece bir anma değil; köklerimizdeki ortaklığın sanatla taçlandığı bir kardeşlik şöleni olacaktır."


Türk Dünyası’nın ortak alfabe kullanımının önemini vurgulayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal, Türkiye’nin Latin Alfabesi’ne geçtiği dönemde Kırgız Türklerinin Manas Destanı’nı Latin Alfabesi ile yeniden yazarak Anadolu’daki Türklerden kopmamayı amaçladıklarını kaydetti.



"Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar"


Alanında uzman akademisyenlerle kısa sürede eseri hazırladıklarını aktaran Topsakal, devlet kurumları ve STK’lara çağrıda bulunarak, "Buradan YÖK’e çağrım, her üniversitenin Türk Dünyası Araştırma Merkezleri var. Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar. Orada bizim yüzlerce hocamız Türkistan’a gitti, Rusya’ya gitti geldi. Onlar bu konuda uzmanlar, proje yaptırsınlar. İkincisi Diyanet İşleri Başkanlığı’mız. Bu işler camilerde başlar ve oradaki eğitimlerde devam eder. Üçüncüsü STK’lar. STK’lar, vakıflar, dernekler artık boş iş yapmasınlar. İnsanlara hizmet ederken vatanına ve milletine faydalı iş yapsınlar. Dördüncüsü en son devlet kurumları Kültür Turizm Bakanlığı vasıtasıyla ister yapsınlar ister yapamasınlar. Devlet umurunda kültürel işler insana ve özgürlüğe aittir. Devletten her şey beklenmez, biz yapacağız onlar bizi takip edecekler" dedi.



Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.