EKONOMİ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 13:15

Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur"

A
A
A
Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur"

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız" dedi.


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, AB ülkeleriyle olan ekonomik ve ticari iş birlikleri ele alındı.


Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, küresel ekonominin değişen tedarik zincirlerine, teknolojik dönüşümüne ve artan jeopolitik belirsizliklerle yeniden şekillendiği bir dönemde bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Böyle bir dönemde güvenilir ortaklar, dirençli ekonomiler ve entegre değer zincirleri artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Tam da bu bağlamda, Avrupa ekonomisiyle 30 yılı aşkın derin entegrasyonuyla güvenilirliğini kanıtlamış olan Türkiye, güçlü ve büyüyen performansıyla daha da pekişen konumuyla öne çıkmaktadır" diye konuştu.


"Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur"


Bolat, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine dair bilgiler aktararak, "2025 yılında yüzde 3,6’lık bir GSYH büyüme oranı elde ederek Orta Vadeli Program hedefimizi aştık ve art arda 22 çeyrek kesintisiz ekonomik büyüme kaydettik. 1,6 trilyon dolarlık milli gelirimizle dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline geldik. Buna bağlı olarak kişi başına düşen milli gelirimiz 18 bin 40 dolara ulaştı. Bu büyüme yolculuğunda Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız. Ekonomik entegrasyonumuz, Avrupa Birliği ile derin ve stratejik olmaya devam etmektedir. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 43’ü AB’ye yönelirken, ithalatımızın yüzde 32’si AB kaynaklı olmuştur. Avrupa Birliği Türkiye’nin birincil ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de AB’nin 5’inci büyük ortağı konumunu sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.


"Türkiye Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır"


Avrupa Birliği ile olan ikili ticaretin neredeyse 9 kat genişleyerek 1995’teki 26,6 milyar dolardan 2025’te 233 milyar dolara ulaştığı bilgisini de paylaşan Bolat, "Türkiye bugün sadece büyüyen bir ekonomi değil, aynı zamanda Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır. Türkiye ile AB arasındaki yatırım bağları da aynı derecede güçlüdür ve derinleşmeye devam etmektedir. Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupalı şirketler kaynaklıdır. Otomotiv sektöründe Türkiye, Avrupa’da 4’üncü, küresel olarak ise 12’inci en büyük üretim merkezidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son yirmi yılda kırk kat artarak 10 milyar doları aşmıştır" açıklamasında bulundu.


Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bolat, bu toplantıların danışma ve istişareler yapmak amacıyla gerçekleştirdiklerini aktardı.


Bolat, son zamanlardaki gelişmelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak belirledikleri pozisyonlarına ve görüşlerine ilişkin Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçiliklerini bilgilendirdiklerini ifade etti.


"Avrupa Birliği açısından Türkiye, 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda"


Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geldiği boyut itibariyle memnuniyetlerini de ifade ettiklerini kaydeden Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti:


"AB ile 233 milyar dolarlık bir ihracat, ithalat toplam hacmine sahibiz ve ihracat-ithalatta AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Avrupa Birliği açısından da Türkiye dünyadaki 5’inci büyük ticaret ortağı ve 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda bunları vurguladık. Türkiye’de bugün 286 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlar içinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve birlik dışındaki Avrupa ülkelerinin 3’te 2’ye yakın bir payı var. Çok önemli 1 milyon 200 bin toplamda istihdam sağlanıyor ve Türkiye’nin ihracatına da yaklaşık 70 milyar dolar bir katkı yapıyorlar. Türkiye ile AB arasında özellikle imalat sanayi sektörlerinde ve otomotiv sektöründeki tedarik zincirinin ne kadar önemli ve sıkı olduğunu kendilerine hatırlattık. Bu noktada Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği AB komisyonu tarafından kabul edilmiş olan sanayi hızlandırma yasasını, Türkiye’nin de Gümrük Birliği üyesi olarak ’Made-İn EU’ projesinde yer almasından duyduğumuz memnuniyeti ifade ettik."


"Yeşil ekonomi konusunda ticaretin olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz"


Avrupa Birliği’nin Türkiye ekonomisi için entegrasyon bakımından önemine vurgu yapan Bolat, Türkiye’nin de aynı şekilde Avrupa Birliği ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti. Bolat, "Avrupa Birliği’nin gerek dijital ekonomi gerekse yeşil ekonomi konusundaki yeni mevzuatlarına Türkiye olarak uyum sağlama konusunda yaptığımız çalışmalardan bahsettik. Kamu alımları ile alakalı olarak Avrupa Birliği ile ikili bazda müzakere hazırlıklarımızdan bahsettik ve yeşil ekonomi konusunda sanayilerimizin en az ticaretin aksaması şeklinde olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz. Ve bu noktada Avrupa Birliği komisyonundan da gerekli koordinasyonu görüyoruz. Ekiplerimiz iki tarafta da çalışıyorlar. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda ki ülke olarak beklentimizi ve talebimizi bir kez daha ifade ettik. Bunun yanında ulaştırma sektöründeki kotaların kaldırılması ve vize zorunluluğunun kaldırılması ve daha da şimdilik kaydıyla hafifletilmesi konusundaki beklentilerimizi söyledik" değerlendirmesinde bulundu.


"Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz"


Yeşil ekonomiye uyum ve ’Sınırda Karbon’ düzenlemelerinin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, "Emisyon ticaret sistemi Türkiye’de yakında kurulmuş olacak. Bu çabalarımızla Türkiyemizin ekonomik büyümesinde lokomotif görevi gören ihracatlarımızın, sanayilerimizin, tarım ve hizmetler sektörümüzün pazarlarını genişletecek, önünü açacak. İmkanları meydana getirmek için tüm hükümet olarak Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında, önderliğinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Hava Yolları’nda devir teslim töreni gerçekleşti Türk Hava Yolları’nda uzun yıllardır görev yapan Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi, düzenlenen devir teslim töreniyle görevlerini Prof. Dr. Murat Şeker ve Ahmet Olmuştur’a devrettiler. Türk Hava Yolları’nda bugün devir teslim töreni düzenlendi. Türk Hava Yolları Genel Yönetim Binası’nda gerçekleştirilen törene; şirket yöneticileri, iştirak yöneticileri ve çalışanlar katıldı. Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi, düzenlenen devir teslim töreniyle görevlerini Prof. Dr. Murat Şeker ve Ahmet Olmuştur’a devrettiler. Bayrak taşıyıcının aile yaklaşımına yakışır bir atmosferde gerçekleşen törende, görevlerini devreden yöneticilere katkıları dolayısıyla teşekkür edilirken, yeni yönetime başarı dilekleri iletildi. "Bugünü yeni bir başlangıcın ilk günü olarak görüyorum" Görevini devreden Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat törende yaptığı konuşmada, "Bugünü yalnızca bir veda değil, bizden sonra gelecek arkadaşlarımızın çok daha uzak ufuklara taşıyacağı yeni bir başlangıcın ilk günü olarak görüyorum. Görevim boyunca sağladığınız destek için tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Genel Müdürlük görevini devreden Bilal Ekşi ise "Bugün görevimi devralacak olan yeni Genel Müdürümüzün bu devasa operasyonel yapıyı daha da ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Türk Hava Yolları ailesine gönül bağım daimi olacak" diye konuştu. "Bugün ülkemizin dünyadaki en güçlü temsili olan şirketin yönetimini devralıyoruz" Görevi devralan Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker ise konuşmasında, "Bugün ülkemizin dünyadaki en güçlü temsili olan şirketin yönetimini devralıyoruz. Bu başarıyı daha ileriye taşımak, en temel sorumluluğumuzdur. Küresel rekabetin sürekli arttığı bu ortamda en büyük gücümüz, sahip olduğumuz insan kaynağıdır. Türk Hava Yolları ailesinin her bir ferdi, bu büyük başarının kritik bir unsurudur. Birlikte üretme ve birlikte geliştirme fırsatı bulduğumuz yöneticilerime gelecekte de başarı diliyorum" ifadelerine yer verdi. Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü görevini devralan Ahmet Olmuştur ise, "Bugün itibarıyla Türk Hava Yolları Genel Müdürü olarak görevi devralırken, sorumluluğumun büyüklüğünün farkındayım. Uzun yıllardır çeşitli kademelerinde görev yaptığım kurumumuzda kazandığım birikimi, bu yeni görevimde markamızın gücünü daha ileri taşımak adına kullanacağım. Görevi devraldığım Sn. Bilal Ekşi’ye ve Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Ahmet Bolat’a bugüne kadar sergiledikleri liderlik için teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
Ankara "Lordlar Apartmanı" okurla buluştu Anadolu’nun derin hafızasından süzülen hikâyeleriyle tanınan yazar Sümer Tek, yeni eseri "Lordlar Apartmanı" ile edebiyat dünyasında güçlü bir yankı uyandırıyor. Mİ Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap, yalnızca bir hikâye kitabı olmanın ötesinde, bir evladın babasına, köklerine ve geçmişine uzanan duygusal bir yolculuk niteliği taşıyor. Babası Talip Pınar’a ithaf edilen eser, daha ilk sayfalarından itibaren okuru derin bir iç hesaplaşmanın içine çekiyor. "Sessizlik sensizlikle yarıştı" sözleriyle başlayan kitap, kaybın, özlemin ve hatıraların insan ruhunda bıraktığı izleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 17 hikâyede Anadolu’nun kalbi atıyor Toplam 17 hikâyeden oluşan eser, farklı coğrafyalardan ve hayat kesitlerinden besleniyor. Kayseri’nin köylerinden Ankara’nın sokaklarına, bozkırın yalnızlığından insanın iç dünyasına uzanan bu anlatılar, okuyucuya tanıdık ama derin bir yolculuk vadediyor. Kitabın ilk hikâyelerinden biri olan "Alev", bir babanın sevinciyle başlayan ancak aile, gelenek ve kimlik üzerine düşündüren bir anlatıya dönüşürken, "Divane" ve "Karyola" gibi hikâyeler, insan ruhunun kırılgan yanlarını çarpıcı metaforlarla ele alıyor. Bir Apartmandan fazlası: Bir soyun hafızası Eserin adını taşıyan "Lordlar Apartmanı", sadece bir mekânı değil, bir sülalenin hatırasını ve kimliğini temsil ediyor. Yazarın kendi ifadesiyle bu kitap, "bir sülalenin adını yaşatma çabası" olarak da öne çıkıyor. Her hikâye, bu büyük bütünün farklı bir parçasını oluşturuyor. Okuru sarsan bir duygusal derinlik Sümer Tek’in dili; sade ama derin, akıcı ama sarsıcı. Hikâyelerde sıkça karşılaşılan ölüm, hasret, aile bağları ve insanın iç dünyası gibi temalar, okurun kendi hayatına da ayna tutuyor. Özellikle taşra hayatının detaylı betimlemeleri, karakterlerin iç dünyasına yapılan güçlü geçişlerle birleşerek eseri yalnızca okunur değil, hissedilir kılıyor. Edebiyat dünyasında güçlü bir ses Daha önce çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyeleriyle dikkat çeken Sümer Tek, bu kitabıyla anlatı gücünü daha geniş bir okur kitlesine ulaştırmayı başarıyor. "Lordlar Apartmanı", hem bireysel bir hafıza yolculuğu hem de Anadolu’nun kolektif hikâyesi olarak raflardaki yerini alıyor.