POLİTİKA - 06 Mart 2025 Perşembe 19:47

Bakan Fidan: "Avrupa’da bir güvenlik mimarisi ancak Türkiye’nin katılımıyla mümkündür"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Avrupa’nın güvenlik mimarisi konusu uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu çerçevede, sürdürülebilir ve caydırıcı bir güvenlik mimarisi ancak Türkiye’nin katılımıyla mümkündür" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan Dış ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grli Radman ile bakanlıkta gerçekleşen görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Hırvatistan ile karşılıklı yatırımları artırmak için bazı çalışmaların yürütüldüğünü aktaran Bakan Fidan, Hırvatistan’la savunma sanayi alanındaki iş birliğinin de giderek geliştiğini dile getirerek, "İki hafta önce iki ülke savunma bakanları Ankara’da bir araya geldiler ve gündeme alabileceğimiz yeni projeleri değerlendirdiler. Bu stratejik alandaki iş birliğimizi daha da derinleştirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan:

"Kirk Adası’ndaki enerji terminaliyle Avrupa’nın enerji az güvenliği bakımından stratejik önem taşıyor"

Enerji konularında da iki ülke arasında alanları bulunduğunu belirten Fidan, "Hırvatistan özellikle Kirk Adası’ndaki enerji terminaliyle Avrupa’nın enerji az güvenliği bakımından stratejik önem taşıyor. Türkiye olarak bilhassa yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren firmalarımızın yatırımları aracılığıyla Hırvatistan’ın Avrupa’nın enerji arz güvenliğine daha fazla katkı yapmasını görmek istiyoruz" diye konuştu.

"Avrupa’da bir güvenlik mimarisi ancak Türkiye’nin katılımıyla mümkündür"

Mevkidaşı Radman ile Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da masaya yatırıldığını aktaran Fidan, "En başından bu yana savaşın müzakereler yoluyla çözüme kavuşulması gerektiğini hep vurgulaya geldik. Türkiye olarak diyalog ve diplomasiyi temel alan girişimlere katkı sunmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirdik, dile getirmekle kalmadık, pratik adımlar attık. Geçtiğimiz hafta sonu Londra’da katıldığım toplantıda da bu tutumumuzu Avrupalı müttefiklerimizle paylaştım. Öte yandan Avrupa’nın güvenliği meselesi sadece Ukrayna’daki savaşa indirgenemez. Avrupa’nın güvenlik mimarisi konusu uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu çerçevede, sürdürülebilir ve caydırıcı bir güvenlik mimarisi ancak Türkiye’nin katılımıyla mümkündür" dedi.

"Filistin meselesiyle ilgili olarak bölge ülkeleriyle yakın diyaloğumuzu sürdüreceğiz"

Gazze’de ateşkesin tüm aşamalarının hayata geçilmesine dikkati çeken Fidan, "İsrail hükümeti Gazze’de ve Batı Şeria’da uluslararası hukuku işe saymaya devam etmekte. İsrail hükümeti aldığı son kararla insani yardımlarının Gazze’ye girişini yasakladı. Bu karardan bir an önce geri dönülmesi gerekiyor. Bu vesileyle Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’nde Gazze’nin yeniden mimariyle ilgili kabul edilen planı memnuniyetle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Filistin meselesiyle ilgili olarak bölge ülkeleriyle yakın diyaloğumuzu sürdüreceğiz. Bu çerçevede yarın Cidde’ye giderek İslam İşbirliği Teşkilatı yirminci Olağanüstü Dışişleri Bakanları konsey toplantısına inşallah katılacağım. Bu toplantıda Filistinlilerin Gazze’den zorla göç ettirmesine yönelik girişimlere tepkimizi bir kez daha toplu bir şekilde İslam dünyası olarak ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan:

"Türkiye olarak Suriye halkını desteklemeye devam edeceğiz"

Bakan Fidan, "Suriye’de düzenlenen Ulusal Diyalog Konferansı sonrasında ulusal uzlaşının tesisi yönünde atılan adımlar önemlidir. Uluslararası toplumda bu sürece destek vermelidir. Bu desteği göstermenin en somut yolu ise yaptırımları koşulsuz ve azami oranda kaldırmaktır. Öte yandan son dönemde bazı çevrelerin tahrik ve kışkırtmalara hız verdiğini görmekteyiz. Suriye halkının ülkenin toprak bütünlüğü ve birliği paydasında kenetlenmesi önem taşımakta. Türkiye olarak Suriye halkını desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.