POLİTİKA - 17 Mart 2026 Salı 21:03

Bakan Fidan: "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor"

A
A
A
Bakan Fidan: "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz" dedi.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Fidan ve mevkidaşı Anand, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Burada konuşan Bakan Fidan, toplantıda bölgesel ve küresel meselelerde fikir alışverişinde bulunduklarını aktararak gerçekleştirilen ziyaretin iş birliklerine ivme kazandıracak kritik bir eşik olduğunu söyledi.


Görüşmede savunma sanayii alanındaki ortaklıkların da ele alındığını aktaran Fidan, bu iş birliğinin üst seviyelere çıkarılması yönündeki güçlü iradelerini de bir kez daha ortaya koyduklarını ifade etti.


"Krizin yayılmasını önlemek için yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz"


Fidan, toplantıdaki gündem maddelerinden birinin İran’daki gelişmeler olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:


"Körfez’e süren tırmanma bağlamında ortak endişelerimiz de artmakta, bildiğiniz gibi savaş her geçen gün yaygınlaşmakta. Devam eden savaş bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Ayrıca durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline de sahiptir. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız. Bölgemizde yaşanan savaşın Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesisi önlük gayretleri sekteye uğratmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sorunu sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) şartının temel ilkeleriyle uyumlu kalıcı ve adil bir barışla bir an önce neticelenmesini umuyoruz."


İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekatının sivil nüfus için ağır sonuçlar doğurduğuna da değinen Fidan, "İsrail’in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemelidir" diye konuştu.


Bakan Fidan, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın gelme ihtimalini ön gördüklerini belirterek, diplomasinin yolunu açmaya yönelik ve durumun daha kötü bir noktaya gelmemesi için yapabileceklerine ilişkin çalışmalar yürüttüklerini söyledi.


"İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor"


Konuşmasının devamında Fidan, "Son birkaç gündür gördüğümüz iki tane husus var. Birincisi savaşın Lübnan’da da yaygınlaşmaya başladığını görüyorsunuz. İkincisi Irak’ta giderek daha çetrefili bir hale konu geliyor. Dolayısıyla İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması gerektiği konusundaki gayretlerimiz bitmiyor. Diğer taraftan İsrail’in siyasi suikastleri özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastler gerçekten illegal faaliyetler yani bunların da bir an önce son bulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


"Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum"


Bölge ziyaretlerine çıkmaya başlayacağını söyleyen Fidan, "Bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah yani hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşma hem de Türkiye’nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum" açıklamasında bulundu.


"Uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde"


Bakan Fidan, Gazze’de yaşanan soykırıma ve İsrail’in ateşkes ihlallerine ilişkin şunları söyledi:


"Gazze barış planının öyle veya böyle hayata geçmesi için ne yapılması gerekiyorsa hem biz hem müttefiklerimiz elinden geleni yapıyorlar. Özellikle insani yardımlar konusunda ve devam eden görüşmeler, kurulların hayata geçirmesi, işleyişleri bu konulardaki mesaimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Lübnan’da değerli meslektaşımın da ifade ettiği gibi şu anda özellikle sayıları 800 bini aşmış bir milyona doğru giden bir nüfusun yerlerinden edilmiş olması artık bunlar şu anda ülke içerisinde yerlerinden edilmiş durumdalar. Ama savaş ve işgal yaygınlaşma gösterirse bunun kalıcı bir mülteci krizine ve ülkelerinin sınırları dışında yer arayan sığınmacılara dönme ihtimali var. Bunun bir an önce durması gerekiyor. Dolayısıyla uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde. Biz de buna güçlü bir sesle destek veriyoruz. Destek vermeye devam edeceğiz."


Bakan Fidan’ın ardından konuşan Kanada Dışişleri Bakanı Anand ise iki ülke arasındaki ilişkilerin pozitif bir ivmede ilerlediğini ve bunu devam ettirme konusunda kararlı olduklarını dile getirdi.


"Birlikte yapacağımız çalışmalar mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak"


Orta Doğu’da yaşananları geniş bir biçimde ele aldıklarını söyleyen Anand, "Bizim birlikte yapacağımız çalışmalar, buradaki çatışmayı ve gerilimi azaltmak için yapacağımız çalışmalar, sivillerin korunması ve diplomatik bir çözüm bulunarak mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."