GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 16:42

Bakan Fidan: "SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir"

A
A
A
Bakan Fidan: "SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, Türkiye ile Umman arasındaki ticaret hacmini 5 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini belirterek, vize serbestisi kararının ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok alanda iki ülkeye katkı sağlayacağını söyledi.

"Vize serbestisi ticaret ve turizme ivme kazandıracak"

Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik ilişkilere değinen Fidan, iki ülke arasında vize serbestisi uygulamasının geçen ay başlatıldığını hatırlattı. Fidan, "İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay bildiğiniz gibi vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak" ifadelerini kullandı. Savunma sanayii alanındaki iş birliğine de değinen Fidan, bu alanda yürüyen projeler bulunduğunu belirterek, "Savunma sanayii alanındaki iş birliğimizi kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz" dedi.

"Yemen’in egemenliği ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz"

Görüşmelerde bölgesel meselelerin de ele alındığını aktaran Fidan, Yemen’deki gelişmelerin gündemin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fidan, Yemen’in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel istikrarsızlık riski taşıdığına dikkati çekerek, "Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir" diye konuştu. Yemen’de kalıcı çözümün anayasal meşruiyet temelinde sağlanması gerektiğini vurgulayan Fidan, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin yapıcı tutumunun gerilimin büyümesini engellediğini kaydetti.

"Ateşkesin gerekleri eksiksiz uygulanmalı"

Gazze’deki duruma da değinen Fidan, uluslararası toplumun ateşkesin tam olarak uygulanmasını beklediğini ifade etti. Fidan, "Ancak İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze’ye ulaşmasına yeterli miktarda izin vermemektedir" dedi. Ateşkesin ilanından bu yana İsrail saldırılarında 420’den fazla Gazzelinin hayatını kaybettiğini belirten Fidan, sahada sükunetin sağlanması ve insani durumun iyileştirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

"Gazze’nin geleceğine dair üç temel ilkemiz var"

Türkiye’nin Gazze’nin geleceğine ilişkin yaklaşımını üç başlıkta özetleyen Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi Gazze’nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. İkincisi Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur. Üçüncüsü Gazze’de yaşayacak olan Gazzelilerdir ve tüm imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır." Bu ilkelere riayet edilmesi halinde gündemdeki girişimlerin desteklenmeye devam edileceğini söyledi.

"Hukuk dışı ve fitne amaçlı bir adım"

İsrail’in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik politikalarına uzun süredir dikkat çektiklerini belirten Fidan, İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik kararını sert sözlerle eleştirdi. Fidan, "Bu adım hukuk dışıdır. Bölgemize fitne sokmaya ve dayanışmayı zayıflatmaya yönelik bir girişimdir. Somali Federal Cumhuriyeti’nin ve Somaliland bölgesinin geleceği ancak Somalililerin iradesiyle belirlenebilir" ifadelerini kullandı. Bu kapsamda İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantıya çağrıldığını açıklayan Fidan, toplantının önümüzdeki günlerde Cidde’de yapılacağını bildirdi.

"SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir"

Suriye konusuna da değinen Fidan, Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmelerde SDG ile temasların ele alındığını hatırlattı. Türkiye’nin beklentisinin Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakat olduğunu belirten Fidan, Halep’te sivillere yönelik saldırıların SDG’nin niyetine ilişkin endişeleri artırdığını söyledi. Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Umman Dışişleri Bakanı Al Busaidi, Türkiye ile Umman arasındaki ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde doğru yönde ve emin adımlarla ilerlediğini söyledi.

Görüşmelerde bölgesel gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Al Busaidi, bölgedeki olayların güven, refah ve istikrar açısından doğrudan önem taşıdığını dile getirdi. Bu çerçevede Filistin meselesinin Umman açısından merkezî ve kritik bir gündem maddesi olmaya devam ettiğini kaydetti. Al Busaidi, Türkiye ile yapılan istişarelerde Yemen ve Suriye’deki mevcut gelişmelerin yanı sıra Sudan ve Somali başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşanan süreçlerin de değerlendirildiğini bildirdi. Türkiye’nin bölgesel meselelerde üstlendiği role özel vurgu yapan Al Busaidi, "Bölgedeki diğer paydaşlarıyla beraber Türkiye’nin üstlendiği bir rol, bölgede çok önemli bir rol" dedi.

"Suriye’deki gelişmeler ulusal güvenliğimiz açısından fevkalade önemlidir"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sürecin çok yakından takip edildiğini söyledi. Fidan, "Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz" ifadelerini kullandı.

"Bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler"

İsrail’in bölgedeki politikalarının bu vizyonla örtüşmediğini ifade eden Fidan, Tel Aviv yönetiminin güvenlik anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Fidan, "İsrail’in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım" şeklinde konuştu. Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen görüşmelere de değinen Fidan, bu sürecin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı lehine sonuçlanması gerektiğini vurguladı. Fidan, "Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Gerektiğinde müdahil olmaktan çekinmeyiz"

Türkiye’nin süreçte pasif bir izleyici olmadığını dile getiren Fidan, "Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Taraflarının hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net ve şeffaf" dedi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu duruşu defalarca dile getirdiğini anımsatarak "Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de bölgede başka birinin toprağında gözü olmaması lazım" şeklinde konuştu.

"Paralel yapı kabul edilemez"

Halep’te son günlerde yaşanan olaylara değinen Fidan, bu gelişmelerin Türkiye’nin uzun süredir yaptığı uyarıların bir sonucu olduğunu ifade etti.

Fidan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Son birkaç gündür devam eden Halep’teki olaylar maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG’nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bunun yerine bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım, menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef ve maalesef kimseye fayda getirmiyor. SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail’le bir koordinasyon içerisinde İsrail’in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil. Biz Yemen’de olanı, Somaliland’de olanı, Sudan’da olanı ve Suriye’de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Zaten biliyorsunuz Filistin’deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan’da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. Hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep’te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır. Yani bırakın Suriye hükümeti Halep’in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirilir bir durumda olsun. Şimdi siz Halep’in içerisinde şehir içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG’nin kendisini çıkarması gerekiyor. Halep’te bütün vatandaşların lehin olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor. Biz bu son iki gündür gerekli kurumlarımız istişare halindeler. Hem Suriye tarafıyla hem şu anda Amerika tarafıyla yoğun görüşme içerisindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür, sulhla selametle. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmakta direniyor, atmıyor. Türkiye’de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var.

"Diyalogla çözüm fevkalade önemli"

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki anlaşmazlıklara da değinen Fidan, iki ülkenin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Fidan, "Hem Suudi Arabistan hem Birleşik Arap Emirlikleri bölgemizin iki güçlü ve değerli ülkesidir. Aralarındaki meselelerin diyalog yoluyla çözülmesi fevkalade önemlidir" ifadelerini kullandı. Bu süreçte Türkiye’nin kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlerle temas kurduğunu, kendisinin de yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüğünü aktardı.

Oğuzhan Halil Özbek - Gürkan Sayın 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bafra OSB’de doluluk yüzde 84, Sera OSB’de yüzde 87’ye ulaştı Samsun Bafra Ticaret ve Sanayi Odası verilerine göre, Bafra Organize Sanayi Bölgesi’nde 111 parselin 93’ü tahsis edildi ve doluluk oranı yüzde 84’e ulaştı. Tarıma Dayalı Sera OSB’de ise 30 parselin 26’sı tahsis edilerek doluluk yüzde 87 oldu. Bafra TSO tarafından yapılan açıklamada, başta Bafra Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olmak üzere hayata geçirilen ve planlanan projeler kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklamada, Bafra OSB’de bugün itibarıyla 111 parselin 93’ünün tahsis edildiği ve yaklaşık yüzde 84 doluluk oranına ulaşıldığı belirtildi. OSB’de yaklaşık 2 bin 400 kişinin istihdam edildiği, bu rakamların 2022 yılı sonuna göre dolulukta yüzde 52, istihdamda ise yüzde 56 artış anlamına geldiği ifade edildi. Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, OSB’de üretimin kesintisiz şekilde sürdüğünü belirterek, temizlik aracı temini, nizamiye güvenlik noktası, jandarma, itfaiye ve 112 Acil Merkezi gibi hizmetlerle sanayicilere daha güvenli ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sunulduğunu söyledi. Ulaşım altyapısına da değinen Kocabaş, yapımına başlanan Bafra OSB-Kolay Yolu bağlantı köprüsünün 221,5 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olduğunu belirterek, projenin 2026 yılında tamamlanmasının planlandığını, ardından güzergâhın duble yol haline getirileceğini ifade etti. Tarım ve seracılık alanında önemli bir yatırım olan Bafra Tarıma Dayalı Sera Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzde 87 doluluk oranına ulaştığını açıklayan Kocabaş, toplam 30 parselin 26’sının tahsis edildiğini ve 1.500 kişilik istihdam hedefiyle yatırımların sürdüğünü belirtti. Kocabaş ayrıca, Sera OSB Hizmet ve Yönetim Binası projesinin onaylandığını ve yapımına 2026 yılında başlanacağını kaydetti. Yakakent Su Ürünleri İhtisas OSB hakkında da bilgi veren Kocabaş, kuruluş çalışmalarının tamamlandığını, müteşebbis heyetin oluşturulduğunu ve imar ile altyapı çalışmalarının devam ettiğini söyledi. 185 bin metrekarelik alanda kurulacak OSB’de 1.200 kişilik istihdam hedeflendiğini belirten Kocabaş, projenin su ürünleri sektöründe ihracat potansiyeline önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Sanayi alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalara da değinen Kocabaş, "Sanayi alanlarının genişletilmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Alaçam OSB’yi Bafra OSB’nin genişleme alanı olarak planladık ve çalışmalarımızı başlattık, 2026 yılında arsa tahsislerine başlamayı hedefliyoruz. Sosyal projelere de önem veriyoruz; Bafra OSB içinde 850 kişilik cami projemiz onaylandı ve önümüzdeki günlerde temelini atacağız. Ayrıca çalışan annelerin istihdama katılımını artırmayı hedefleyen kreş projemiz onay sürecinde. Kurumsal çalışmalarımız kapsamında 2025 yılı faaliyetlerini içeren Bafra TSO Dergisi’nin 21. sayısını yayımladık, ’Yöresel Lezzetler’ özel yayını ile Bafra, 19 Mayıs, Alaçam ve Yakakent’in gastronomi değerlerini tanıttık. Tüm bu çalışmalarımızı üyelerimizden aldığımız güç ve destekle sürdürüyoruz; üretimi, istihdamı ve bölgesel refahı artırmaya yönelik projelerimiz kararlılıkla devam ediyor" dedi.
Sivas Poşet ve leğenle kayıyorlardı, kızak hediyesi türkü yaktırdı Sivas’ta bir köyde daha öncesinde poşet ve leğen ile kayan öğrencilere ahşap kızak hediye edildi. Ders arasında sokağa çıkan öğrenciler, ahşap kızakla kayarak doyasıya eğlendi. Şehir merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Beypınar köyünde öğrenim gören öğrenciler, karla kaplı sokaklarda poşet, plastik leğen ve çeşitli araçlarla kaydı. Durumu gören Sivas Turizm Derneği Başkanı Hakan Bakar ve iş insanı Emre Koç, öğrencilere sürpriz yapmaya karar verdi. Öğrenciler için yaklaşık 100 adet ahşap kızak yapıldı. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Şehit Abdulkadir Koç İlk ve Ortaokulu öğrencilerini ziyaret etti. Öğrencilerle bir süre sohbet eden Vali Şimşek, ahşap kızakları öğrencilere dağıttı. "Bu fikir onları poşetle, çantayla, leğenle kayarken sosyal medyada görmemizle başladı" Öğrencilerin mutluluğuna şahit olmak istediklerini ifade eden Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Güzel bir vesile ile Beypınar Köyü’nü ziyaret ettik. Öğretmenlerimiz, idarecilerimiz ve öğrencilerle tanıştık ve şunu gördük ki çocuklarımız çok bilinçli, öğretmenlerimiz de gayet ilgili. Bunun neticesinde güzel başarılar gelmiş, birçok kupa kazanmışlar. Biz de onları ödüllendirmek istedik ve kendilerine birer kızak hediye ettik. Aslında bu fikir, geçen günlerde onları poşetle, çantayla, leğenle kayarken sosyal medyada görmemizle başladı. Bu görüntüler bize buraya gelmemiz için vesile oldu. Biz istedik ki sevinçlerine vesile olalım. Bu nedenle buraya geldik ve kızaklarını dağıttık. Ben bu kızakları temin eden hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Buna vesile olan dernek başkanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Burada yaptığımız sadece kızak dağıtmak değil; toplumumuzun dayanışmasının, birlikte hareket etme duygusunun en güzel örneklerinden birini sergilemekti. Ben tekrar hayırseverlerimize teşekkür ediyorum ve çocuklarımıza kızaklarını güle güle kullanmalarını diliyorum" dedi. Kızak sevinci türkü söylettirdi Hediye edilen kızakları alan öğrenciler, teneffüste okul önüne inerek kızakla kaydı. Kızağı ile kayan bir öğrenci, türkü söyledi. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte öğrenciler doyasıya eğlendi.
Antalya Kepez Zabıtası’ndan işgaller ve gıda ihlalleri denetimi Kepez Belediyesi,Akdeniz Sanayi Sitesi ile Yeşil Sanayi Sitesi ve çevresinde gıda güvenliği ve kamu alanı işgallerine yönelik geniş çaplı bir denetim gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetim çalışmaları kapsamında, yol, kaldırım ve yeşil alanlarda izinsiz faaliyet göstererek kamu alanlarını işgal eden seyyar satıcılara yönelik gıda ve işgal kontrolleri gerçekleştirildi. Denetimler; Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İlçe Tarım Müdürlüğü, genel kolluk kuvvetleri ile Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve Park Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin iş birliğiyle yapıldı. Kurumlar arası koordinasyonla yürütülen çalışmalarda, sanayi sitelerindeki seyyar satıcılar ve faaliyet gösteren iş yerleri mevzuat çerçevesinde denetlendi. Ekipler, özellikle izinsiz seyyar satış faaliyetleri, kamu alanlarının işgali, gıda ürünlerinin hijyen şartları, ruhsat ve belge kontrolleri üzerinde yoğunlaştı. Gıda kontrol ekipleri tarafından seyyar satıcıların satışa sunduğu ürünler hijyen şartları ve gıda güvenliği açısından detaylı şekilde incelendi. Yapılan kontrollerde halk sağlığını tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelenirken, yol ve kaldırımları işgal ederek yaya ve araç trafiğini olumsuz etkileyen uygulamalara da müdahale edildi. Denetimler sonucunda mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen şahıslar hakkında gerekli işlemler yapıldı. Denetimlerin ardından Kepez Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri bölgede temizlik çalışması gerçekleştirdi.