POLİTİKA - 18 Kasım 2025 Salı 11:51

Bakan Göktaş: "Ele alacağımız konular Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün göstergesidir"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Ele alacağımız konular Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün göstergesidir"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada, "Bugün ele alacağımız konular, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün bir göstergesidir" dedi.


Ankara Hakimevinde gerçekleştirilen Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısının açılış konuşmasının yapan Bakan Göktaş, engelli vatandaşları merkeze alan sosyal politikaları güçlendirdiklerini dile getirdi. Göktaş, engelli bireylerin hayatın her alanına eşit ve bağımsız katılımını güvence altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini ifade etti.


Bakan Göktaş, toplantı hakkında, "Bugün, hem mevcut kazanımları değerlendirecek hem de önümüzdeki dönemde daha güçlü ve etkili adımların çerçevesini birlikte belirleyeceğiz. Bu kapsamda toplantımızın ana gündem maddelerinden biri, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın 2024 yılına dair izleme raporunun görüşülmesidir" açıklamasında bulundu.



"Beklentimiz, 2’nci Eylem Planı’nın daha güçlü bir şekilde uygulanması için tüm paydaşlarımızın somut katkı vermesidir"


2023-2025 dönemini kapsayan Eylem Planının, 2030 Engelsiz Vizyonu’nun ilk adımı olduğunu aktaran Göktaş, "Bu vizyonu, üçer yıllık yeni planlarla 2030’a kadar sürdüreceğiz. Şimdi önümüzde yeni bir görev var. 2026-2028 dönemini kapsayan 2’nci Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamlamak. Beklentimiz, 2’nci Eylem Planı’nın daha güçlü bir şekilde uygulanması için tüm paydaşlarımızın somut katkı vermesidir" ifadelerini kullandı.


Toplantı gündemindeki ikinci başlığın eğitim alanında yürütülen çalışmalar olduğunu belirten Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kapsayıcı eğitim, sadece engelli bireylerin eğitim hakkıyla sınırlı bir mesele değildir. Aynı zamanda toplumun engelliliğe bakışını dönüştüren, eşitlik ve adalet anlayışımızı derinleştiren stratejik bir alandır. Bu yaklaşımda, eğitim ortamının öğrenciye uyum sağlaması esastır ve engelli öğrencilerimizin okullara erişimi, öğrenme süreçlerine tam ve etkin katılımı güvence altına alınır. Bugün engelli öğrencilerimiz; erişim, müfredat, öğretim yöntemleri ve değerlendirme süreçlerinde çeşitli güçlüklerle karşılaşabiliyor. Bu güçlüklerin aşılabilmesi için eğitim kurumların, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve tüm paydaşların hak temelli bir bakış açısıyla daha güçlü bir iş birliği içinde olması gerekiyor. Bu noktada, Kurulumuz bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kapsayıcı Eğitim Alt Çalışma Grubumuzun ortaya koyduğu tespitler bizim için yol gösterici olacak. Önerileri, hem politika tasarımında hem sahadaki uygulamalarda güçlü bir rehber niteliği taşıyacak. Bu alanda kaydedilecek ilerleme sadece eğitim hakkının hayata geçmesi anlamına gelmeyecek. Aynı zamanda farkındalığı artıracak, önyargıları azaltacak ve herkesin potansiyelini gerçekleştirdiği daha kapsayıcı bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacak."



"Ele alacağımız konular Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün göstergesidir"


2025 Aile Yılı’nın, engelli bireyler ve aileleri için daha güçlü ve erişilebilir destek mekanizmalarını hayata geçirdikleri bir dönem olduğunu vurgulayan Göktaş, "Bugün ele alacağımız konular, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran ve Türkiye’nin sosyal devlet vizyonunu güçlendiren kararlı bir yol yürüdüğümüzün bir göstergesidir. Engelli bireylerin haklarını güçlendirme yolculuğumuzun temelinde güçlü iş birliği, koordinasyon ve ortak sorumluluk anlayışı bulunuyor. Kurulumuz, bu anlayışın kurumsal bir yansımasıdır. Kurumlar arası eşgüdümü sağlayan, uygulama süreçlerini izleyen ve politika geliştirme sürecine yön veren bu yapı, çalışmalarımıza stratejik bir rehberlik sunmaktadır. Bu sayede engellilik alanındaki hizmetlerimizin sahadaki etkisi artmakta; çalışmalarımız bütüncül ve sürdürülebilir biçimde ilerlemektedir" şeklinde konuştu.


Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu buz kesti: Dereler, barajlar ve göletler dondu En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü Kastamonu’da baraj, dere ve göletlerin yüzeyi dondu. Kastamonu’da son 1 haftadır etkili olan kar yağışı yer yer yüksek kesimlerde aralıklarla devam ediyor. Kar yağışıyla birlikte kent soğuk havanın etkisi altına girdi. En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü kentteki baraj, göl ve derelerin yüzeyi buzla kaplandı. Devrekani ilçesine bağlı Başakpınar köy sınırlarından doğan ve Daday, Seydiler, Ağlı, Pınarbaşı, Cide ve Azdavay ilçeleri ile Küre Dağları Milli Parkından geçerek Karadeniz’e dökülen Devrekani Çayı da soğuk hava nedeniyle dondu. Küre Çayı’nın da beslediği Beyler Barajı ve Kulaksızlar Barajı’nın yüzeyi de tamamen dondu. Yüzeyi buzla kaplanan çay, yağan karla da beyaza büründü. "Köyümüz de, deremiz de, bizler de donduk" Devrekani ilçesi Kasaplar köyünde ikamet eden Serkan Demirkan, "Maalesef köyümüz de dondu, bizler de donduk. Yapım aşamasındaki deremiz de dondu. Havayı anlatmaya gerek yok, dondurucu soğuk var. Şu anda hava sıcaklığı sıfırın altında 10 dereceyi geçmiş durumda. Fakat daha da hava sıcaklığı düşecek, çünkü şu anda hava ayaza ve dona çekti. Bugün sularımız bir ara geldi ama bu geceden sonra sularımız yarın akmayacak. Çünkü şu anda hava dona çektiği için deremiz gibi sularımız da donacak. Bu yüzden evlerimizde su kesintisi olması ihtimali yüksek, suların kesilmesini bekliyoruz" dedi.
Adana Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası Adana’da bundan 5 yıl önce birlikte yaşadığı kadından olan kızının başkasının üzerine kayıtlı olduğunu ileri süren baba, DNA testi de yaptırmasına rağmen bir türlü nüfusuna alamadığını, kızına annesi tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Adana’da yaşayan 29 yaşındaki Hasan Artınal, 2020 yılında birlikte yaşamaya başladığı 33 yaşındaki N.E. ile 2022 yılında ayrıldıklarını ve bu birliktelikten dünyaya gelen Masal isimli kızının soy bağında mağdur edildiğini öne sürdü. İddiaya göre anne, Artınal’dan olan çocuğunu resmi nikahlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdi. Artınal, çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğunu ispatlamak için DNA testi yaptırdığını ve rapor sonucunda biyolojik baba olduğunun resmen belirlendiğini söyledi. Baba, buna rağmen kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Hasan Artınal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Ben bu kadınla 2020 yılında tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi. İlgili tüm makamlara başvurmama rağmen bugüne kadar somut bir çözüme ulaşamadım. Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." "Babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" Yetkililere seslenen baba, tek isteğinin yasal haklarına kavuşmak olduğunu belirterek, "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. Şu anda kızımın can güvenliği yok. Eski eşim çocuğuma şiddet uyguluyor. Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda. 5 yaşındaki çocuğum daha ’baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Ben sadece çocuğuma ulaşmak ve babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" diye konuştu.
İstanbul UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta" Afrika Çad’da 9 dev eseri tek seferde açmaya hazırlanan UKABDER, 19 Ocak’taki büyük yolculuk öncesi "acil" koduyla çağrıda bulundu. Başkan Murat Uğur, "Binaları tamamladık, şimdi sıra oradaki yetimlerin sofrasını ve kucağını doldurmakta" diyerek gıda, kıyafet ve oyuncak eksiği için hayırseverlere seslendi. Uluslararası Kardeşlik Seferberliği İnsani Yardım Derneği (UKABDER) gönüllüleri, 19 Ocak’ta başlayacak Çad seferberliği için zamanla yarışıyor. Bölgede inşası tamamlanan hastane, cami ve atölye gibi 9 kalıcı eserin açılışını yapacak olan heyet, dağıtımı yapılacak insani yardım malzemelerinin tedariki için çalışmalarını sıklaştırdı. Dernek yönetimi, açılış heyecanına gölge düşmemesi için erzak, kıyafet ve oyuncak stoklarının bir an önce tamamlanması gerektiğini duyurdu. "Bu Bir Yardım Değil, Kardeşlik Meselesidir" Yolculuğa sayılı günler kala açıklama yapan UKABDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uğur, sürenin daraldığına dikkat çekti. Uğur, "Çad’da tarih yazacak 9 büyük eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece bina açmaya değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Giderken elimiz boş gidemeyiz. Bölgede dağıtacağımız sıcak yemek, gıda kolisi, kıyafet ve çocuklarımız için uçurtma, oyuncak gibi kalemlerde halen eksiklerimiz var. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik meselesidir. Vakit çok az, tüm hayırseverleri bu seferberliğin ucundan tutmaya davet ediyorum. Çad’da bir Türk STK tarafından tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan birini, 9 kalıcı eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece kurdele kesmeye değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen kardeşlerini bekleyen yetimlerin karşısına elimiz boş çıkamayız. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik ve onur meselesidir" dedi. Gönüllüler gece gündüz çalışıyor İstanbul Gaziosmanpaşa’daki dernek merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü gruplarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Gönüllüler, Türkiye’den götürülecek emanetleri tasnif ederken, uçurtma ve oyuncakların paketlenmesi için yoğun mesai harcıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, yetim çocuklara yönelik uçurtma şenlikleri düzenlenmesi ve binlerce aileye erzak ulaştırılması hedefleniyor. Gökyüzü Türk uçurtmalarıyla renklenecek Seferberliğin en renkli detayı ise çocuklar için hazırlanan özel sürprizler olacak. UKABDER gönüllüleri, Çadlı yetimlerin yüzünü güldürmek için oyuncak, kıyafet ve uçurtma bağışı toplama kampanyasına hız verdi. Bölgede düzenlenecek "Uçurtma Şenliği" ile yoksulluğun gölgesindeki çocuklara unutulmaz bir gün yaşatılması planlanıyor. Gönüllüler, "Bir uçurtmanın kuyruğuna takılacak bir tebessüm, dünyalara bedeldir. Oyuncak ve uçurtma bağışlarıyla çocukların hayallerine dokunmak istiyoruz" çağrısında bulundu.