POLİTİKA - 02 Nisan 2026 Perşembe 13:24

Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarını da güçlendirmiş oluyorsunuz" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara Kavacık Otizm Aktif Yaşam Merkezi açılışına katıldı. Burada kurdele kesiminin ardından Bakan Göktaş’a otizmli bireyler tarafından hediye takdim edildi. Ardından atölyeleri gezen Göktaş, merkeze gelen bireylerle sohbet etti, etkinliklere katıldı ve ilahi söyledi.


Ziyareti sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında ülke genelinde etkinlikler düzenlendiğini belirtti.


Etkinlikleri tek bir güne değil ay boyunca yapmaya gayret ettiklerini dile getiren Göktaş, "Bugün de Keçiören Belediyemiz iş birliğiyle aktif yaşam merkezi açtık. Burada da 13 yaş üstündeki otizmli bireylerimize yönelik bir yaşam merkezi aynı zamanda hem sosyalleşme hem bakım merkezi hizmeti görecek bu merkezimiz. 50 kapasiteli. Çocuklarımız hem rehabilite olacak aynı zamanda sosyalleşme imkanına sahip burada. Çeşitli etkinliklerle de onları yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor" ifadelerini kullandı.



"Amacımız hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek"


Merkezin, ailelerin çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olduğunu aktaran Göktaş "Dolayısıyla hem aileleri hem çocuklarımızı güçlendirdiğimiz, destek olduğumuz önemli bir merkezi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Keçiören’deki bu merkezden çeşitli yerlerde de yapmaya devam edeceğiz. Gündüz engelli engelsiz yaşam merkezlerimizle beraber bu tür merkezlerimizi aslında ülke genelinde de çoğaltıyoruz. Amacımız burada hem ailelerimizi hem bireylerimizi güçlendirmek" şeklinde konuştu.



"Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor"


Otizmde erken müdahalenin önemine dikkati çeken Göktaş, "Erken tanı, erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor. Çünkü erken tanıda çocuklarımızın yaşam becerilerini erken zamanda fark ettiğinizde onları aslında günlük yaşamlarında güçlendirmiş oluyorsunuz. Biz de özellikle hem bu süreçte ailelerimizin yanında olmaya, çocuklarımızın yanında olmaya ve otizmi özellikle bütün Türkiye’de kalıcı halde farkındalığı oluşturmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Amacımız farkındalık gününü, farkındalık ayına yaymak, aynı zamanda bütün Türkiye’de bu farkındalığı kalıcı halde 81 ilimizde oluşturmak" açıklamasında bulundu.



"Böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor"


Merkeze ziyarete gelenlerden Pervin Sabur ise "25 yaşında otizmli birey annesiyim. Nisan ayı otizm farkındalık ayı. Bugün böyle kurumların mutlaka açılması gerekiyor. Çünkü bizim çocuklarımız kabul gördüğü yerler ya da eğitim-öğretim hayatı bittikten sonra uğraş terapisinin yapılacağı yerler burası. Bu merkezlerin çoğalması bizim için çok güzel, çok anlamlı" diye konuştu.



Bakan Göktaş: "Erken müdahale otizmli bireylerimiz için hayati önem taşıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Plevne direnişinin arkasındaki liderlik Tokat’ta ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde düzenlenen panelde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın hayatına dair yeni keşifler ve askeri başarılarının stratejik yönleri ele alındı. Tokat’ta, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Tokat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Gazi Osman Paşa’nın vefatının 126. yıl dönümü dolayısıyla anma paneli düzenlendi. 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; rektör yardımcıları Prof. Dr. Rasim Koçyiğit ve Prof. Dr. Mücahit Eğri, Genel Sekreter Prof. Dr. Muhittin Demiray, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdi Dölek, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan TOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rasim Koçyiğit, Gazi Osman Paşa’nın yalnızca bir asker değil, aynı zamanda azim ve kararlılığın simgesi olduğunu belirterek, Plevne’de gösterdiği direnişle tarihe adını altın harflerle yazdırdığını ifade etti. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Murat Hanilçe üstlenirken, Doç. Dr. İbrahim Aykun, Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ve Doç. Dr. Necati Çavdar konuşmacı olarak yer aldı. Aile geçmişine dair yeni keşifler paylaşıldı Panelde ilk olarak söz alan Doç. Dr. İbrahim Aykun, "Yeni Bilgiler Işığında Gazi Osman Paşa’nın Ailesi" başlıklı sunumunda, Paşa’nın aile yapısına ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Osmanlı arşiv belgelerine dayanan araştırmalarda, bugüne kadar annesi olarak bilinen Şakire Hanım’ın aslında ablası olduğu, öz annesinin ise Vahide Hanım olduğu ortaya konuldu. Ayrıca babası Hacı Mehmed Bey’in gümrükte değil, Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de "Ser Hademe" olarak görev yaptığı ve ailenin İstanbul Cihangir’de yaşadığı bilgisi paylaşıldı. Nüfus kayıtlarına göre Paşa’nın doğum yılının da 1832 olduğu ifade edildi. Plevne savunmasının askeri yönü ele alındı Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ise "93 Harbi’nde Plevne Savunması ve Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, dünya askeri tarihine geçen Plevne direnişinin stratejik boyutlarını anlattı. Tekinsoy, Osmanlı ordusunun savunma taktikleri ile Paşa’nın liderlik özelliklerini detaylı şekilde değerlendirdi. Saraydaki etkisi ve devlet içindeki konumu anlatıldı Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Necati Çavdar da "Yıldız Sarayı’nda Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, Paşa’nın savaş sonrası yaşamına ve Osmanlı bürokrasisindeki yerine değindi. Çavdar, Rus esaretinden dönen Paşa’nın II. Abdülhamid tarafından takdirle karşılandığını belirterek, 22 yıl boyunca Hassa Müşirliği ve Mabeyn Müşirliği görevlerinde bulunduğunu söyledi. Gazi Osman Paşa’nın, devlet yönetiminde etkin rol üstlendiğini ve padişaha en yakın isimlerden biri olarak görev yaptığını ifade eden Çavdar, Paşa’nın hayatı boyunca çeşitli iddialara rağmen saraydaki güvenini koruduğunu vurguladı. Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Ekipler seferber oldu İhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi. "Ne olur çıkarın artık" Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.