POLİTİKA - 28 Mart 2026 Cumartesi 15:43

Bakan Göktaş: "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi. Genç ve dinamik nüfus yapısı her zaman dayanağımız oldu" dedi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir televizyon kanalının canlı yayınında soruları yanıtlayarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


New York’ta Türkiye’yi temsilen katıldığı Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun 70’inci Oturumunda Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerde kadın ve çocukların sesi olduklarını belirten Göktaş, "İran’da 170 çocuk ilk gün vuruldu, hayatını kaybetti. Bu konuya da dikkat çektik fakat uluslararası kuruluşlardan çok daha güçlü bir beyan beklerdim. Bu savaş odağında da neredeyse ses eden olmadı. İlkeli tutumun çok önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bir ilke tutumunuz varsa bunu her platformda dile getirmek lazım. Bazı savaşları görüp bazılarını görmezden gelemeyiz. Biz, nerede olursa olsun mazlumun, mağdurun, kadınların, çocukların yanında olmayı, onların sesleri olmayı sürdüreceğiz. Biz, ülke olarak savaşı önlemek adına çok yoğun çaba harcadık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda oldukça hassas. En kısa zamanda barışın, huzurun tekrar tesis edilmesi ve çatışmaların bir an önce son bulması en büyük temennimiz" şeklinde konuştu.


Göktaş, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Türkiye’nin tutumunun diplomatik yollarla süreci sakinleştirmek, bir an önce bölgede barışın ve istikrarın sağlanması olduğunu dile getirdi.


15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi


Bakan Göktaş, çocukların yüzde 63’ünün sosyal medyada çok yoğun varlık gösterdiğine dikkati çekti.


‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı’nı oluşturduklarını anlatan Göktaş, şunları kaydett:


"Yaklaşık 1,5 yıldan fazladır bu konuya çalışıyoruz. Bu konu tüm dünyanın gündeminde. Ailelerle, çocuklarla, uzmanlarla, teknoloji firmalarıyla bir araya geldik. Hassasiyetlerimizi dile getirdik ve ülkemize özgü bir model çalıştık. Torba yasamızın içerisinde bulunan 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi AK Parti Grubumuz, Meclis Başkanlığına sundu. Haftaya inşallah komisyonda görüşülecek. En yakın zamanda yasalaşma sürecini bekliyoruz. Bununla birlikte yönetmelik çıkacak."


Bakan Göktaş, kamuoyunda yüzde 80’in üzerinde bu konuda destek verildiğini belirterek, "Amacımız, yasakçı zihniyet değil denetim mekanizmalarının oluşturulması. Oyunlarla ilgili de benzer hassasiyetler var. Amacımız, burada bir muhatap bulmak. Sosyal medya, bağımlılık üretiyor. Dijitalde akran zorbalığı da çok arttı. Biz de ’Çocuklar Güvende’ uygulamasını hayata geçirdik. Çocuklarımızın okulda veya sokakta karşılaşabildikleri olumsuzlukları bildirdiği bir platform oluşturduk. Bu uygulamayı ailelerimize ve çocuklarımıza anlatmamız gerekiyor. Bildirimde bulunduklarında biz de müdahale edebiliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi"


Doğum oranlarına değinen Göktaş, "Nüfus konusu, bizim için bir beka meselesi. Genç ve dinamik nüfus yapısı her zaman dayanağımız oldu. Hane büyüklüğümüz oldukça küçüldü, hane ortalamamız 3,17. Hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. Hızla yaşlanıyoruz. Nüfusta da bütün dünyada düşüş var ama ülkemizdeki düşüş çok hızla oldu. Bazı ülkelerin 90 yılda yaşadığı düşüşü biz, 27 yıl gibi kısa bir sürede yaşadık. Doğurganlık hızımızda bu şekilde gidersek önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. Bu, çok büyük bir düşüş" değerlendirmesinde bulundu.


Doğum izinlerine düzenleme


Göktaş, doğum izinlerinde de uzun yıllardır düzenleme yapılmadığını, 16 haftalık doğum izni süresini 24 haftaya, 5 günlük babalık iznini de 10 güne yükseltmeyi hedeflediklerini dile getirerek, "Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler. Koruyucu ailelere de özellikle 0-3 yaştaki evlat edinme süreçlerinde doğum izni süresi gibi bir izin süresi tanımış olacağız" diye konuştu.


132 bin 686 gence kredi ödemesi yapıldı


Aile ve Gençlik Fonu’yla ilgili detayları anlatan Göktaş, şöyle konuştu:


"Gabar’dan, Filyos’tan, yer altı zenginliklerinden çocuklarımızın geleceğine yatırım yapıyoruz. Oradan gelen rakamlar, Aile ve Gençlik Fonu’nda birikiyor ve bu kaynakları gençlerimizin evlenme yolunda yanında olmak adına kullanıyoruz. Ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş arasında olanlarda geliri 250 bine, 26-29 yaş arasındaki gençlerimizde de 200 bin liraya getirdik. Evlenmeden önce onları iki gün eğitim programına da tabi tutuyoruz. Şu ana kadar 227 bin 993 çift, Aile ve Gençlik Fonu’muza başvurdu ve kredi ödemesi yapılan genç sayımız 132 bin 686. 10 milyar 734 milyon lira bir kaynak aktardık. Bu kredi 4 yıllık, 2 yıl geri ödemesiz ve 0 faizli. 48 ay içerisinde de çocuk sahibi olurlarsa 12 ay erteleme imkanı sunuyoruz. Bu krediden faydalanan gençlerimize 2 bin 46 şirketten de yüzde 40’a varan indirim sağlıyoruz. Sadece evlendirmekle kalmadık. Bugüne kadar 1 yılda 8 bin 20 çiftimizin 8 bin 113 çocuğu oldu. Ortalama anne baba yaşının da böylece düştüğünü görüyoruz. En güçlü kalemiz aile."


Güçlü devletlerin, güçlü ailelerden oluştuğunu vurgulayan Bakan Göktaş, yaşlılar için de birçok çalışma yaptıklarını, yanlarında olmayı sürdürdüklerini, evlerinde de destek olduklarını anlattı.


Göktaş, özel sektörde de engelli istihdamını artıracak adımlar attıklarını belirterek, AK Parti döneminde kamuda engelli sayısının 5 binden 80 bine çıktığını söyledi.


Kadına yönelik şiddete ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Göktaş, "Kadına yönelik şiddet, küresel bir mesele ve maalesef görünürlüğü oldukça arttı. Şiddet vakalarında bütün dünyada bir artış olduğunu söyleyebilirim. Biz, dün olduğu gibi bugün ve yarın da sıfır toleransla bu konunun üzerine gidiyoruz. Bizim için gerçekten siyaset üstü bir konu. 81 ilimizde şiddet önleme ve izleme merkezlerimiz var. Ayrıca şiddetle mücadele irtibat noktalarımız var. Şiddet konusunda 6,9 milyon vatandaşımıza eğitimler verdik. Şiddet, farkındalığı arttıkça azalır, şiddet işaretleri bir anda gelmez. Kadınla ilgili şiddetle mücadelede etkin bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Bölgesel kalkınmada akademik güç birliği: ÜNİDAP 8. dönem toplantısı Erzurum’da gerçekleştirildi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Doğu Anadolu Projesi Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve bölge üniversite rektörlerinin yanı sıra Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun katılımıyla icra edildi. DAP Bölgesi’ndeki üniversiteler arasında iş birliğini güçlendirmek, kaynakları verimli kullanmak ve bölgesel kalkınmaya akademik bir ivme kazandırmak amacıyla tesis edilen ÜNİDAP, 8. Dönem Toplantısı için Erzurum’da bir araya geldi. Toplantıya teşrif eden YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bölgesel kalkınmada üniversitelerin üstlendiği kritik role dikkat çekerek, yükseköğretim kurumlarının yerel potansiyeli küresel rekabete taşıma noktasındaki stratejik önemini vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bölgesel sinerjiyi akademik başarıyla taçlandırıyoruz" Toplantıda Atatürk Üniversitesi’ni temsilen yer alan ve birliğin kurumsal hafızasındaki en köklü paydaşlardan biri olduklarını hatırlatan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, konuya ilişkin değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi: "ÜNİDAP, sadece akademik bir platform değil, aynı zamanda Doğu Anadolu’nun iktisadi ve toplumsal kalkınma vizyonunun lokomotifidir. Atatürk Üniversitesi olarak, sahip olduğumuz araştırma kapasitesini ve derin akademik birikimimizi, bölge üniversitelerimizle paylaşmayı temel bir görev addediyoruz. YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın vizyoner liderliğinde, üniversitelerimizin ihtisaslaşma süreçlerini ve projeler arası eş güdümü daha ileri bir noktaya taşıma kararlılığındayız. Bugün burada alınan kararların, Erzurum başta olmak üzere tüm bölgemizin bilimsel ve teknolojik ekosistemine doğrudan katkı sunacağına inanıyorum." Üniversiteler arası iş birliği ve gelecek vizyonu Toplantı kapsamında; bölgesel sorunlara yönelik ortak çözüm önerileri, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarının etkinliği, AR-GE projelerinde kaynakların ortak kullanımı ve kalkınma ajansları ile yürütülen entegre çalışmalar masaya yatırıldı. Katılımcı rektörler, ÜNİDAP bünyesinde gerçekleştirilen projelerin bölgenin eğitim kalitesini ve istihdam olanaklarını artırmadaki başarısı üzerine görüş alışverişinde bulundular. Haberin devamında, toplantı süresince görüşülen teknik detaylar ve gelecek döneme ilişkin planlanan projeler hakkında bilgilendirmeler yer aldı.
Erzurum Üniversitelerarası kurul toplantısı Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı: Yükseköğretimde güç birliği Erzurum’da sağlandı Atatürk Üniversitesi, Türkiye yükseköğretim sisteminin geleceğine yön verecek önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Üniversitelerarası Kurulun (ÜAK) 2026 yılı 6. Yönetim Kurulu Toplantısı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında, ÜAK Dönem Başkanı ve Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu ile kurul üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ev sahipliğinde, yükseköğretim alanında iş birliği ve istişare kültürünü güçlendiren önemli bir platform olarak dikkat çekti. Toplantıya Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 18 rektörün katılım sağlaması, yükseköğretimde ortak akıl ve koordinasyonun güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Akademik yönetişim, kalite odaklı dönüşüm ve üniversiteler arası iş birliklerinin geliştirilmesi gibi başlıklar toplantının ana gündemini oluşturdu. Stratejik dönüşüm sürecine vurgu yapıldı Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde yaşanan dönüşüm sürecine dikkat çekti. Özvar, üniversitelerin artık yalnızca eğitim-öğretim faaliyetleri yürüten kurumlar olmanın ötesine geçtiğini ifade ederek, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma ve toplumsal gelişimin merkezinde yer alan stratejik aktörler haline geldiğini vurguladı. Bu çerçevede, yükseköğretimde nicelikten ziyade kalite odaklı bir yaklaşımın benimsendiğini belirten Özvar, istihdam uyumu ve toplumsal katkının ön planda tutulduğu yeni bir modelin kararlılıkla hayata geçirildiğini ifade etti. Üniversitelerin bu dönüşüm sürecine aktif katılımının önemine değinen Özvar, ortak akıl ve iş birliğiyle daha güçlü bir yükseköğretim yapısının inşa edileceğini dile getirdi. Lisans eğitimi ve müfredat yapısında yenilikler gündemde Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de lisans eğitiminin süresi ve içeriğine yönelik yapılan çalışmalar oldu. Prof. Dr. Özvar, lisans eğitiminin üç yıla indirilmesine yönelik yürütülen çalışmaların belirli bir olgunluğa ulaştığını belirterek, bu konunun çok boyutlu bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Bu kapsamda müfredatların sadeleştirilmesi, ders kredilerinin yeniden düzenlenmesi ve mevzuat altyapısının güçlendirilmesi gibi konuların titizlikle değerlendirildiği aktarıldı. Üniversitelerarası Kurul bünyesinde oluşturulan komisyonların bu alandaki çalışmalarını sürdürdüğü ve önümüzdeki süreçte somut adımların atılmasının beklendiği kaydedildi. Uygulamalı eğitim ve istihdam odaklı yaklaşım güçleniyor Toplantıda öne çıkan bir diğer önemli başlık ise uygulamalı eğitim modelleri oldu. YÖK Başkanı Özvar, yalnızca teorik bilgiye dayalı eğitim anlayışının günümüz ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını belirterek, öğrencilerin daha erken dönemde uygulama ile buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda, kısa süreli staj uygulamaları yerine öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı, iş yeri temelli eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Özvar, bu modelin mezunların istihdam oranlarını artırdığına yönelik somut verilerin bulunduğunu belirterek, üniversitelerin bu dönüşüme hızla adapte olması gerektiğini vurguladı. Kontenjan politikalarında stratejik planlama ön planda Toplantıda yükseköğretim kontenjanlarına ilişkin yeni yaklaşımlar da ele alındı. Kontenjan planlamasının yalnızca sayısal bir mesele olmadığını ifade eden Özvar, bu sürecin ülkenin insan kaynağı planlamasıyla doğrudan ilişkili stratejik bir alan olduğunu belirtti. Üniversitelerin akademik ve fiziki kapasiteleri ile iş gücü piyasasının ihtiyaçlarının birlikte değerlendirildiğini aktaran Özvar, dengeli ve sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısının hedeflendiğini dile getirdi. Bu süreçte kamu kurumları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde hareket edildiği vurgulandı. Rektör Hacımüftüoğlu: "İş birliği ve kalite odaklı yaklaşım önceliğimiz" Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Hacımüftüoğlu, yükseköğretimde ortak akıl ve istişare kültürünün güçlenmesinin, üniversitelerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Üniversiteler arası iş birliklerinin artırılması, bilimsel üretkenliğin desteklenmesi ve kalite odaklı yönetim anlayışının sürdürülebilir kılınmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Hacımüftüoğlu, toplantıda gerçekleştirilen değerlendirmelerin yükseköğretim sistemine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Yükseköğretimde yeni dönemin kapıları aralanıyor Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu Toplantısı, yükseköğretimde stratejik dönüşüm sürecine yön veren önemli başlıkların ele alındığı verimli bir platform oldu. Akademik iş birliğinin güçlendirilmesi, uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılması ve kalite odaklı yaklaşımın kurumsallaştırılması yönünde atılan adımlar, Türkiye’nin yükseköğretim vizyonunu daha ileriye taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda, toplantının çıktılarının önümüzdeki süreçte somut politikalara dönüşmesi ve üniversiteler arası koordinasyonun daha da güçlenmesi bekleniyor.