POLİTİKA - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:26

Bakan Göktaş: "Pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar, seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar, seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar, seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti"


TBMM’de Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 91. yıl dönümü nedeniyle program düzenlendi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun konser verdiği programda konuşan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, "Bundan tam 91 yıl önce yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tarihi bir adım atıldı. Teşkilatı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişiklikle Türk kadınına seçme ve bir seçilme hakkı tanındı. O gün Meclis’te yükselen alkışlar sadece Ankara’da değil, tüm Türkiye’de ve dünyada yankılandı. O günlerin basınından, Meclis tutanaklarından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılan teşekkür mektuplarından yaşanan büyük sevinci ve neşeyi okuyabiliyoruz. Anlıyoruz ki Türkiye’de kadınlara verilen bu haklardan ötürü Fransız, İtalya ve Belçika kadınları ülkemize gıptayla bakmışlardır. Bilhassa Fransız kadınları bundan çok etkilenmiştir. Zira döneminin Fransa’sında kadınlar milletvekili seçimlerinde oy vermek ve parlamentoya girmek şöyle dursun, belediye meclislerine seçilememişlerdir. Ve belediye seçimlerinde oy vermek uğruna büyük mücadeleler vermişlerdir" ifadelerini kullandı.



"Pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar seçme ve seçilme hakkını Türkiye’den sonra elde etti"


Bakan Göktaş ise, "91 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi, tam da bu hakikatin gereğini yerine getirdi. O gün Meclis’te yapılan konuşmalarda tek bir şey vurgulandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların millet iradesine katılımını Cumhuriyet’in temel taşı olarak gören öngörüsüyle bu tarihi dönüşüme yön verdi. Kadınların seçme ve seçilme hakkı, oylamaya katılan milletvekillerinin tamamının evet oyuyla kabul edildi. Türkiye o dönemde bu yasayı kabul eden ülkeler arasında öncü konumdaydı. Bu adım, sadece zamanlama bakımından değil, verilen hakkın kapsamı açısından da son derece ilericiydi. Çünkü bu dönemde dünyanın pek çok yerinde kadınlara tanınan siyasi haklar ya oldukça dar kapsamlıydı ya da ciddi şartlara bağlıydı. Örneğin İngiltere’de kadınlar 1928’e kadar yaş ve mülk şartlarıyla oy kullanabiliyordu. Türkiye’de ise kadınlar genel, eşit ve doğrudan seçim hakkına sahipti hiçbir ayrıma, hiçbir ön şarta bağlanmadan. Diğer yandan Fransa, İtalya, İsviçre gibi pek çok Avrupa ülkesinde kadınlar bu hakkı Türkiye’den sonra elde etti" dedi.



"2002 yılında 14 kadın büyükelçimiz varken, bugün 297 büyükelçiden 80’i kadın"


Son 23 yılda kadının güçlenmesi alanında devrim niteliğinde reformlara imza atıldığını dile getiren Göktaş, "Anayasa değişikliği ile ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesini hukuk sistemimize yerleştirerek, kadınların hak ve fırsat eşitliğini devlet güvencesine aldık. Günümüzde kadınlar artık daha görünür, daha etkin ve daha güçlü. Bu kapsamda kadınların eğitim düzeyleri, iş gücüne katılım oranları ve kamusal temsiliyeti en yüksek seviyelere ulaştı. Hayata geçirdiğimiz politikalarla kadın milletvekili oranı 2002’de yüzde 4,4 iken, bu oran yüzde 19,8’e yükseldi. Bunun yanı sıra kadın işgücüne katılım oranı yüzde 27,9’dan yüzde 6,5’e, istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 32,4’e çıktı. 2002 yılında 14 kadın büyükelçimiz varken, bugün 297 büyükelçiden 80’i kadın. Bugün hakimlerimizin yüzde 47,3’ü, savcılarımızın yüzde 19,4’ü kadındır. Benzer şekilde 2002 yılında kadın öğretim görevlisi oranı yüzde 36’dan yüzde 53’e yükseldi. 2002 yılında üniversiteye giden kız öğrenci sayısı yüzde 14 iken, bu oran yüzde 53’e çıkt, ve her iki üniversite öğrencisinden biri kadın oldu" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hürmüz’deki kriz elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması petrol fiyatlarını küresel çapta hızla yükseltirken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini arttırdı. Orta Doğu’da İran merkezli gerilimin savaşa dönüşmesiyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz daralması, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını kısa sürede sert şekilde yukarı çekti. Kıta genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bazı ülkelerde litre fiyatı 2 euro (103 Türk Lirası) seviyesini aştı. Bu gelişme, yalnızca enerji piyasalarını değil, otomotiv sektörünü de doğrudan etkiledi. Yakıt maliyetlerindeki hızlı artış, tüketicilerin araç tercihlerinde ani bir değişime yol açtı. Özellikle günlük kullanım maliyetini düşürmek isteyen kullanıcılar, içten yanmalı motorlu araçlardan uzaklaşarak elektrikli modellere yönelmeye başladı. Uygun fiyatlar ilgi çekiyor Elektrikli araçlara olan talep artışı aslında son dönemde kendini daha da hissettiren bir durum ancak bu kez dikkat çeken fark, büyümenin sıfır araçlardan ziyade ikinci el pazarında yoğunlaşması. Yabancı basın kaynakları Fransa’da ikinci el elektrikli araç satışları son üç haftada iki katına çıktığı belirtilirken, Almanya’da kullanıcıların elektrikli araç aramalarının üç katına ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde de ikinci el elektrikli araç ilanlarına olan ilgi ciddi oranda artmış durumda. Öte yandan Türkiye’deki satış danışmanları, benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından tüketicilerin elektrikli otomobillere olan ilgisinin arttığını belirtiyor.
İzmir Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Antalya Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Alanya’da birincilik kürsüsüne çıktı Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı, Alanya’da düzenlenen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’nda önemli bir başarıya imza attı. 150 kilometrelik zorlu etapta mücadele eden Muğla temsilcisi, güçlü rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. 26 Nisan’da başlayacak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (Tour of Türkiye) öncesinde sporcuların form durumlarını test ettiği önemli organizasyonlardan biri olarak görülen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’na, 29 ülkeden çok sayıda kıta takımı katıldı. Yüksek tempolu ve büyük çekişmeye sahne olan yarış, uluslararası spor kanalı Eurosport’tan da canlı olarak yayınlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı adına yarışan Kazakistanlı sporcu Rudolff Remkhi, sergilediği üstün performansla varış çizgisini ilk sırada geçerek altın madalyanın sahibi oldu. Yarışta Japon VC Fukuoka takımından Benjamin Prades Reverter ikinci sırayı alırken, Çin merkezli Li Ning Star takımının sporcusu Calum Johnston ise üçüncü olarak podyuma çıkan diğer isimler oldu. Cömert: "Bu başarı tesadüf değil" Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı Koordinatörü İlker Cömert, elde edilen derecenin uzun süredir verilen emeğin bir sonucu olduğunu söyledi. Cömert: "Bu bizim için adeta bir hayalin gerçeğe dönüşmesi oldu. Sporcularımızın özverili çalışmaları ve takım ruhu bu başarıyı getirdi. Bizlere her zaman destek olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ediyoruz. Türkiye’de sadece 4 kıta takımı bulunuyor ve bu takımlardan biri de Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımıdır" dedi. Alanya’daki zaferle moral bulan Muğla Büyükşehir Belediyesi bisiklet ekibi, gözünü şimdi Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na çevirdi.