POLİTİKA - 12 Kasım 2025 Çarşamba 11:03

Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz" dedi.


AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşülmeye başlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekillerine bakanlığın bütçesine ilişkin sunum yaptı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de doğurganlık hızının gerilediğini, aile kurumunun ve demografik yapının güçlendirilmesinin artık toplumsal bir öncelik haline geldiğini dile getiren Göktaş, "Bu bağlamda 2025 yılında kurumsal yapımızı daha da güçlendirdik. Aile Enstitümüz, aile yapısındaki dönüşümü ve toplumsal eğilimleri analiz eden ve politika üreten çalışmalarına bu yıl başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında, Bakanlığımız koordinesinde yürütülen Nüfus Politikaları Kurulu ile ülkemizin demografik yapısına ilişkin politikaları stratejik bir vizyonla ele alıyoruz. Öte yandan ’aile’yi odağına alması bağlamında bir ilk olan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızı kararlılıkla uyguluyoruz. ‘Aile dostu ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık buldu. Bakanlık olarak yıl boyunca 14 bin 121 etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik, aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, STK’lar, üniversiteler, iş dünyası ve yerel yönetimler ‘Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler. Aile Yılı’nda önemli politikalar hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.



"Aile danışmanlığı hizmetimizi 81 ilde ücretsiz olarak başlattık"


2013 yılından bu yana yaşanan 280 afet ve acil durumda 6 milyon vatandaşa psikososyal destek hizmeti sunduklarını ifade eden Göktaş, "Bağımlılıkla mücadelede Yeşilay ile birlikte 1,9 milyon kişiye önleyici rehberlik, eğitim ve farkındalık programları düzenledik. 2025 Aile Yılı’yla birlikte danışmanlık hizmetlerinde ihtisaslaşma dönemini ve çevrimiçi danışmanlık uygulamalarımızı başlattık. 1,5 milyon vatandaşımızın kullandığı ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamasıyla ebeveynlere çocuk eğitimi, gelişimi ve aile içi iletişim konularında rehberlik ediyoruz. Diğer yandan Aile Eğitim Programı ve ailelerin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz Modüler Aile Eğitim Programı’yla 5,7 milyon kişiye ulaştık. Evlilik Öncesi Eğitim Programı’yla 2013’ten bugüne 2,4 milyon gencimizin bilinçli ve sağlıklı evlilik yapmalarına destek olduk. Ayrıca aile danışmanlığı hizmetimizi 81 ilde ücretsiz olarak başlattık. Tüm bu çalışmalarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılmayı hedefliyoruz" dedi.



"Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"


Çocukların dijital dünyanın sunduğu imkânlardan güvenle yararlanabilmesi için koruyucu çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Göktaş, "Sosyal medya çalışma grubumuzla zararlı içerikleri tespit ediyor ve gerekli müdahaleleri anında yapıyoruz. Öte yandan, sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde de titizlikle çalışıyoruz. Çocuk için Dost Uygulamalar, yani DUY ihbar platformuyla, çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturuyoruz. Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle çocukların dijital haklarının korunmasında ulusal ve uluslararası farkındalığa öncülük ediyoruz. Bugün 81 ilimizde 46 bin 996 üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle çocuklarımızın hak ve sorumluluklarının bilincinde bireyler olarak yetişmelerini destekliyoruz. Çocuk katılımı konusunda rol model alınan ülke olarak, 26. Çocuk Forumu’nu önümüzdeki hafta ‘Dijital Dünyada Çocuk Hakları’ temasıyla gerçekleştireceğiz. Çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği bir gelecek inşa etmeye kararlıyız" şeklinde konuştu.



"Yaşlı nüfus oranının ülkemizde 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor"


Küresel eğilime benzer şekilde Türkiye’de de nüfusun giderek yaşlandığını ifade eden Bakan Göktaş, "Yaşlı nüfus oranının ülkemizde 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor. Bu demografik dönüşüm, yeni politikalar geliştirmemizi zorunlu kılıyor. Sağlıktan sosyal destek mekanizmalarına, emeklilik ve bakım hizmetlerinden şehir planlamasına kadar pek çok alanda yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Bu ihtiyaçları anlamak üzere 24 bin 697 kişiyle yaptığımız görüşmelerle ’Yaşlılık Saha Araştırması’nı gerçekleştirdik. Ayrıca 81 ilimizde çalıştaylar düzenledik. Elde ettiğimiz bulguları tüm paydaşlarımızın katılımıyla gerçekleştireceğimiz 2. Yaşlılık Şurası’nda ele alacağız. Şuradan çıkacak sonuçlarla birlikte yaşlılarımızın aktif ve üretken bir yaşam sürdürebilmeleri için güçlü bir yol haritası ortaya koyacağız" dedi.



"Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,7’ye, kadın istihdam oranını ise yüzde 31,8’e yükselttik"


Son 23 yılda hayata geçirilen politikalarla kadınların her alanda daha etkili bir şekilde yer almasının önünü açtıklarını söyleyen Göktaş, "‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile bu kazanımları kalıcı hale getirecek faaliyetler yürütüyoruz. Bu çabalarımızı bir üst seviyeye taşıdığımız, 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle Koordinasyon Kurulları oluşturduk. Bu kurullar ile politikalarımızın yerelde daha etkin uygulanmasını sağlıyor, kurumlar arası iş birliğini artırıyoruz. Diğer yandan kadınların ekonomide öncü bir güç olmalarını, sürdürülebilir kalkınmanın temel koşulu olarak görüyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla bugün kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,7’ye, kadın istihdam oranını ise yüzde 31,8’e yükselttik. Kamu, sivil toplum ve özel sektörle kurduğumuz iş birlikleriyle kadın girişimciliğini ülkenin dört bir yanında daha da görünür kılıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Alo 183, KADES, elektronik kelepçe uygulaması ile şiddet vakalarına müdahale mekanizmalarımızı güçlendirdik"


Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi merkezde ve yerelde oluşturulan Koordinasyon Kurullarıyla en üst düzeyde sürdürdüklerinin altını çizen Göktaş, "Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıklarımız arasında kurduğumuz veri entegrasyon sistemleri ile şiddetle mücadelede teknoloji altyapısını sağlamlaştırdık. ALO 183, KADES, elektronik kelepçe uygulaması ile şiddet vakalarına müdahale mekanizmalarımızı güçlendirdik. ALO 183 hattımızın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne dâhil edilmesi için çalışmalarımızı tamamladık. Böylece mağdura daha hızlı ulaşıyor, etkin izleme ve takip sürecini gerçekleştiriyoruz. Öte yandan 81 ilde faaliyet gösteren ŞÖNİM sayımızı Mersin, İzmir, İstanbul, Antalya ve Ankara’da açtığımız yeni merkezlerle 86’ya çıkardık. Ayrıca 432 Sosyal Hizmet Merkezi’nde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları kurduk. Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevi ile şiddet mağduru kadınlara ve çocuklara hizmet vermeye devam ediyoruz" dedi.


Bütçe görüşmeleri devam ediyor.



Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir BASKİ şehrin altyapısını güçlendiriyor Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından Karesi’ye bağlı Toygar Mahallesi Okul Caddesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve sürekli arızalara yol açan içme suyu hattı yenilenerek bölgedeki altyapı güçlendirildi. Kent genelinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın liderliğinde altyapıyı daha sağlıklı hale getirmek için önemli çalışmalar gerçekleştiren Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Karesi ilçesine bağlı Toygar Mahallesi’nde yıllardır arızalanıp su kesintilerine neden olan içme suyu hattını yeniledi. Yapılan kapsamlı çalışmayla bölgedeki arızalara kalıcı çözüm sağlanırken içme suyu hattı daha sağlıklı ve güvenli hale getirildi. Ayrıca hatların evsel bağlantıları da hızlı bir şekilde tamamlandı. Su yönetiminde kaliteli ve sürdürülebilir hizmet Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), Başkan Akın’ın sürdürülebilir ve yenilikçi vizyonu doğrultusunda kent genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. İçme suyu ve kanalizasyon hatlarında kalıcı çözümler ürettiklerini ifade eden BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, "Uzun yıllardır sorun oluşturan altyapıda kayıp ve kaçakları önlemek amacıyla ekiplerimiz gece gündüz demeden çalışmalarına devam ediyor. İçme suyu hatlarında yenileme çalışmalarını hayata geçirirken, vatandaşlarımızın yılın her döneminde suya kesintisiz erişimini sağlamak için kalıcı adımlar atıyor, içme suyu altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz." dedi.
Trabzon Balık av sezonu biterken, balıkçılar sezonu değerlendirdi 15 Nisan itibarıyla sona erecek olan denizlerde su ürünleri avcılık sezonu öncesinde balık hali esnafı sezonun genel değerlendirmesini yaptı. Balıkçılar, özellikle hamsi ve istavritte yaşanan bolluğun hem satışları artırdığını hem de vatandaşın balığa doyduğu bir sezon yaşandığını belirtti. Trabzon balık hali esnafından Ahmet Çoğalmış, sezonun oldukça verimli geçtiğini ifade ederek, "Sezon bizim için çok güzel geçti. Güzel bir hamsi sezonu yaşadık. Hamsinin ardından güzel bir istavrit sezonu yaşıyoruz. Genel olarak bol bir sezon geçti diyebiliriz. Sezonda balıkların hepsi satıldı fakat hamsi ile istavrit tabii ki başı çeken balıklar oldu her zaman olduğu gibi" dedi. Balık bolluğunun fiyatlara da yansıdığını dile getiren Çoğalmış, "Balık bu sezon bol olunca fiyatlara yansıdı, bunun sonucunda da satışlar bayağı artış gösterdi" ifadelerini kullandı. "Karadeniz insanı somona alıştı" Av sezonunun sona ermesiyle birlikte tezgahlarda diğer balıkların daha fazla yer alacağını belirten Çoğalmış, "Av sezonu bittikten sonra tezgahlar istavrit, mezgit, levrek, çupra, somon, alabalık gibi balıklara kalacak. Karadeniz insanı somona, alabalığa alışmış. Hamsi yoksa istavrit satılır, o da yoksa somon ile alabalık satılır. İnsanımız kültür balıklarına da rağbet gösteriyor. Özellikle somon Karadeniz insanı için özel bir yer edindi artık" diye konuştu. Vatandaşın hamsiye olan ilgisinin sürdüğünü vurgulayan Çoğalmış, şoklanmış balıklara da talep olduğunu belirterek, "Bazı balıklar olmayınca vatandaş hasret çekiyor, şoklanmış balıklar çıkıyor. Mesela şoklanmış hamsiler çıkıyor, lezzeti de gayet iyi. Şoklanmış da olsa ister istemez vatandaşımız hamsiyi çok sevdiği için talep gösteriyor" şeklinde konuştu. Fiyatlara ilişkin de bilgi veren Çoğalmış, "Fiyatlar ise şu an hamsi 150 TL, istavrit 125-150 TL, somon 250-300 TL. Fiyatlar aşağı yukarı uzun zamandır böyle" dedi. "Vatandaş hamsiye doydu" Balık hali esnafından Murat Doğan ise sezonun geçen yıla göre daha iyi geçtiğini belirterek, "Sezon bayağı iyi geçti. Hamsi bol avlandı. Vatandaşımız hamsiye doydu. İstavrit ve mezgit de bol çıktı. Bu sezon geçen sezona göre daha iyi bir balık sezonu geçirdik. Geçtiğimiz sezona oranla bayağı artış vardı" dedi. Palamut dışında tezgahlarda eksik balık olmadığını ifade eden Doğan, "Bu sezon palamut haricinde tezgahlarımızda eksik balık yoktu. Bu sezon bayağı büyük bir hamsi istavrit bolluğu yaşadık" diye konuştu. Sezonun sona ermesiyle birlikte fiyatlarda artış yaşanabileceğine dikkat çeken Doğan, "Sezonumuz maalesef bitiyor. Tabii yaz balıkçılığı başlayacak. Tezgahlarımızda mezgit, barbun, istavrit devam edecek. Ayrıca alabalık, somon, çupra gibi balıklarımız da devam edecek. İlerleyen zamanlarda fiyatlarda ister istemez bir artış olacak. 100 TL’ye satılan istavrit 250-300 TL’yi, mezgit 600-700 TL’yi bulacak" ifadelerini kullandı. Şoklanmış balığa da talep olduğunu belirten Doğan, "Vatandaşımıza zaten şoklanmış olan balığı söylüyoruz bu hamsi şokludur diye. Ancak çok sevildiği için vatandaş talep gösteriyor" dedi. Balıkçılar, sezonun genel olarak bereketli geçtiğini belirtirken, 15 Nisan sonrası yaz balıkçılığıyla birlikte tezgahlarda çeşitliliğin devam edeceğini ancak fiyatların artabileceğini ifade etti.
Bursa Nilüfer Açıkalın Osmangazi’de okurlarıyla buluştu Bursa’da kültür ve edebiyatın önemli buluşma noktalarından biri olan TÜYAP Bursa Kitap Fuarı, bu yıl da yoğun katılımla devam ediyor. Fuar alanında yer alan Osmangazi Belediyesi standı, düzenlediği etkinliklerle kitapseverlerden büyük ilgi görürken, günün en dikkat çeken konuğu Nilüfer Açıkalın oldu. TÜYAP Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle 11-19 Nisan tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Fuar Alanı’nda düzenlenen Bursa 23. Kitap Fuarı, zengin etkinlik programı ve geniş katılımcı yelpazesiyle edebiyatseverleri bir araya getiriyor. Osmangazi Belediyesi standında gerçekleştirilen imza günleri ise fuarın en yoğun ilgi gören etkinlikleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda oyuncu-yazar Nilüfer Açıkalın, "Delice" ve "Beklediğim Odalarda" adlı kitaplarını okurları için imzaladı. Yoğun katılımın olduğu imza gününde Açıkalın, okurlarıyla birebir sohbet ederek edebiyat üzerine düşüncelerini paylaştı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, kitapseverler hem kitaplarını imzalatma hem de yazarla doğrudan iletişim kurma fırsatı buldu. Etkinliğe katılan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, Osmangazi Belediyesi standını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Esendemir, fuarın Bursa’nın kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini ifade etti. "Her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum" Fuarda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Nilüfer Açıkalın, "Henüz geldim ve çok güzel bir kalabalıkla karşılaştım. Çok mutluyum. Buraya her geldiğimde çok iyi duygularla ayrılıyorum, yine öyle olacak sanırım. Kitap fuarının 23’üncüsü düzenleniyor, daha niceleri olsun" diye konuştu. "Yazdıkça ve okurla buluştukça mutluyum" Açıkalın, fuara iki kitabıyla katıldığını belirterek, "Beklediğim Odalarda adlı öykü kitabım ve yeni çıkan romanım Delice ile buradayım. Delice, tımarhanede kendi iç dünyasında Allah’ıyla konuşan bir karakterin hikayesini anlatıyor. Yazdıkça ve okurla buluştukça daha mutlu oluyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" açıklamalarında bulundu.
Kayseri Bahar aylarında cildinizi sosyal medyaya emanet etmeyin Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, ilkbahara girerken vatandaşların sosyal medya üzerinden popüler olan uygulamalara aldanmaması gerektiğini söyleyerek, "Sosyal medyada görülen uygulamaların her cilt ve hasta için uygun olmadığını bilmek gerekiyor" dedi. Kıştan çıkarken cilt kusurlarının daha belirgin hale geldiğini söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Artık kış mevsiminin yavaş yavaş kendini bahara ve devamında yaz mevsimine bırakmasıyla birlikte ciltte meydana gelen belli değişiklikler var. Kıştan çıkarken cildimizde özellikle gözenekli görüntü, lekelerin daha belirgin hale gelmesi, matlaşma, bulanık görüntü gibi cilt rahatsızlıkları, cilt ton eşitsizlikleri, renk tonu eşitsizlikleri gibi belirtiler daha belirgin hale gelmektedir. Özellikle kış mevsiminden çıkarken. Dolayısıyla hastalarımızın yaza girerken ciltlerini, derilerini, deri kalitelerini toparlamak yönünde belli talepleri olur bizden. Tabi ki bu döneme girmemiz ile birlikte yazın yapabileceğimiz uygulamalarda biz iyileşme süresinin uzun olduğu yahut ağır cilt soyucu tedavileri ağır tedavileri tercih etmiyoruz. Çünkü güneşin daha dik açı ile gelmesiyle birlikte bu uygulamalarla komplikasyon riskimiz artmaktadır. Neler yapabiliriz? Özellikle bu bahar döneminde yaza geçiş döneminde cildimizi hazırlamak için diye soracak olursak, bu dönemde özellikle kimyasal peelingler derin değil, hafif peeling, hafif soyucu işlemleri kullanabiliriz. Yine nem aşıları gibi uygulamaları rahatlıkla kullanabiliyoruz. Leke mezoterapileri dediğimiz özellikle görünen derin ve yüzey tabakalarındaki lekelenmelere yönelik mezoterapi işlemlerimizi yapabiliriz. Yine botoks uygulamalarını rahatlıkla bu mevsimde yaza geçiş aşaması da kullanabiliriz. Cilt tipine göre yine medikal cilt bakımlarını kullanabiliriz. Akneli ciltlerde yine rozalı ciltlerde özelliğine göre bakım rutininde hastalarımızın kullandığı ürünleri değiştirmekle birlikte bunları da yine kullanabiliriz" dedi. Dr. Yücel, bahar ve yaz aylarına girerken özellikle güneş kreminin kullanılmasının önemli olduğunu söyleyerek, "Tabi ki bu yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte işlemlerimizi yapabiliyoruz ama hastalarımızdan da talep ettiğimiz şeyler oluyor. Bunlar ne olabilir? Özellikle güneş kremini çok sık ve etkili şekilde kullanımını mutlaka öneriyoruz. Çünkü her yaptığımız işlem cildimizi birazcık daha hassas hale getirdiği için güneş ışınlarından komplikasyonlardan korunmamız için mutlaka SPF 30 yada 50 güneş kremlerini gün içerisinde 2-3 kere yenileyecek şekilde kullanmamız şart. Hatta tatil dönemlerinde tatilde gidilen dönemlerde de mutlaka şapka ve güneşi şeffaf şekilde geçirmeyen kıyafetlerle yani fiziksel bariyer dediğimiz kıyafetlerle de destekleyerek istenmeyen ultraviyole ışınlarının istenmeyen yan etkilerinden de kurtulmayı planlıyoruz. Bunlar da bizim hastalarımızdan talep işlemler oluyor" ifadelerini kullandı. "Sosyal medya yöntemleri her cilde uygun olmayabilir" Dr. Muhammed Burak Yücel, sosyal medyada popüler olarak görülen uygulamaların her hastaya ve cilde uygun olmadığını söyleyerek, "Belki bir diğer dikkat edeceğimiz nokta her işlemi sosyal medyada özellikle şu an popüler olan her işlemin her hastaya uygun olmadığını bilmek ve bunu mutlaka ehil ellerde dermatoloji uzmanların da mutlaka hastaların beklentilerini ve cilt özelliklerini, deri özelliklerini de bir araya getirerek yapabileceğimiz optimum şeyleri mutlaka doktor kontrolünde yapmak. Çünkü internette bazı görülen sosyal medyada popüler olan hemen sonuç aldığımız önce-sonra fotoğrafları arasında bizim ne yapıldığını bilmediğimiz ama mükemmel sonuç alınan işlemlerin bir o kadar da komplikasyon oranının arttığını bilmekte fayda var. Çünkü bizim için önemli olan Sürdürülebilir ve uzun süreli iyilik halleridir. Hemen yapılan işlemlerde bizim de sonuç alabildiğimiz uygulamalar olabilir. Ancak uzun dönemde 2 ay sonra 3 ay sonra tekrar kış aylarında yeniden girdiğimizde aynı sorunla örnek veriyorum leke tedavisi yapıldıysa o lekenin çok daha artmış ve nüksetmiş bir biçimde yahut roza hastalarında yahut akne hastalarında çok daha komplike ve nüksetmiş bir şekilde hastalar bize geri geldiği zaman bundan ne hasta hoşnut olacaktır ne hekimin istediği bir sonuç olacaktır. Önemli olan uzun süreli sürdürülebilir iyilik halidir sağlık uygulamalarında, dermokozmetik uygulamalarında. Dolayısıyla sosyal medyada popüler olan her işlemin her hasta grubu için uygun olmadığını bilmek çok önemli. Mutlaka doktor kontrolünde cildin ihtiyacına göre, ihtiyaçlarına göre uygun her iki tarafında hastanın ve hekimin beklentilerini karşılayacak şekilde bir planlama yaparak uzun süreli iyilik halini sürdürmek ve yaz dönemini geçirerek tekrardan sonbahar döneminde cildimiz hazırlamak önemlidir diyebiliriz" dedi.