POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 13:14

Bakan Güler: "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz"

A
A
A
Bakan Güler: "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor, bu önemli adımın sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz" dedi.


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İletişim Başkanlığı ile Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ortaklığında düzenlenen ‘NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma’ başlıklı panele katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Güler, NATO’nun askeri bir ittifak olmanın ötesinde değişen güvenlik ortamına hızlıca entegre olabilen dinamik ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi olarak öne çıktığını belirtti. Bakan Güler, "Türkiye ise 1952 yılında İttifak’a katıldığından bu yana bu büyük kurumsal mimarinin yalnızca bir parçası olmamış, kararları etkileyen, risk üstlenen, sahada sonuç üreten ve müttefiklerin güvenliğine doğrudan katkı sağlayan belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir. Bu çerçevede ülkemiz sahip olduğu jeostratejik konumu yüksek askeri kapasitesi ve kriz bölgelerine coğrafi yakınlığı ile NATO’nun kolektif savunma yapısının güneydoğu kanadında cephe ülkesi olarak başladığı üyelik sürecinde artık kendini merkez ülkelerinden biri olarak konumlandırmaktadır" ifadelerini kullandı.



"NATO’nun yeni şartlar altında göstereceği değişim Avrupa’nın geleceği açısından belirleyici olacaktır"


Avrupa ülkelerinin kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma sanayii üretimine yatırım yaptıklarını aktaran Güler, "ABD’nin Avrupa’ya verdiği desteği azaltmaya ilişkin sınamasıyla karşı karşıya kalan NATO’nun yeni şartlar altında göstereceği değişim Avrupa’nın geleceği açısından da belirleyici olacaktır. Bu gelişmeler doğrultusunda Avrupa ülkeleri kendi savunmalarını güçlendirmek amacıyla savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayii üretiminin geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve silahlı kuvvetlerin kabiliyetlerinin pekiştirilmesine yönelik adımlar atmaktadırlar. Bu çabaların temelinde ise NATO’nun Avrupa güvenliğindeki merkezi rolü yatmaktadır" şeklinde konuştu.



"NATO, dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak kendini açıkça kanıtlamıştır"


Türkiye’nin uzun tarihsel süreç içerisinde İttifak’ın yüzleştiği her sınamada aktif rol üstlendiğini ve sahada belirleyici katkılar sunduğunu dile getiren Güler, "NATO proaktif bir anlayışla ve dayanışma içinde hareket ederken tüm kriz ortamlarındaki tutum ve reaksiyonlarıyla dünyanın en başarılı savunma örgütü olarak da kendini açıkça kanıtlamıştır. Dolayısıyla tarihsel tecrübenin üzerine inşa edilen günümüz güvenlik ortamına bakmak NATO’nun neden halen vazgeçilmez bir aktör olduğunu ve Türkiye’nin İttifak içindeki artan önemini daha net ortaya koyacaktır" açıklamasında bulundu.



"ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi memnuniyetle karşılıyoruz"


Bakan Güler artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik paradigmalarının hızlı ve sürekli olarak değiştiği bir süreçten geçildiğine dikkati çekerek "İsrail ve ABD’nin İran’a saldırıları buna karşı İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri ile bölgemizi ve tüm dünyayı daha büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmakta ve tüm dengeleri etkileyecek bir potansiyeli de taşımaktadır. Bu yüzden dün itibarıyla ABD ve İran arasında ilan edilen geçici ateşkesi bölgenin daha büyük felaketlerle karşılaşmaması adına memnuniyetle karşılıyor bu önemli adımın, sahada tam anlamıyla uygulanmasını ve kalıcı barışa giden yolda değerli bir başlangıç olmasını diliyoruz" diye konuştu.


Yaşanan süreçte NATO’nun kritik öneminin devam ettiğini dile getiren Bakan Güler, bunun yanı sıra toplumların direnç kapasitesini, kritik altyapıların emniyetini siber ve dijital alanın savunulmasını ve kamuoyunun manipülasyona karşı korunmasını da zorunlu kıldığını aktardı.



"Uluslararası güvenlik yapıları küresel düzenin sürdürülebilirliği açısından da hayati önem taşımaktadır"


Güler, "NATO dahil olmak üzere uluslararası güvenlik yapıları makul dengeleyici ve koruyucu bir bakış açısı benimsemesi yalnızca bölgesel istikrar için değil küresel düzenin sürdürülebilirliği açısından da hayati önem taşımaktadır. Şu bir gerçek ki NATO’nun geleceği artık yalnızca askeri kapasitesine değil stratejik dayanıklılığına uyum ve koordinasyon kabiliyetine ve siyasi bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Bu nedenle dayanıklılık kavramı İttifak’ın yalnızca askeri gücünü destekleyen bir unsur değil aynı zamanda hibrit ve çok katmanlı tehditlere karşı en kritik savunma hattı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.



"Türk Silahlı Kuvvetlerimiz caydırıcılığını her koşulda ortaya koyabilen bütünleşik bir güç yapısına sahiptir"


Türk Silahlı Kuvvetleri ve savunma sanayiinin güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Güler, sözlerine şöyle devam etti:


"Bizler de kahraman ordumuzun ve göz bebeğimiz savunma sanayimizin güçlendirilmesi çabalarımızla milli dayanıklılığımızı daha da artıracak önlemleri almaya bunu bir zorunluluk olarak görüyoruz. Bugün kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Kara Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarımızın yüksek muhariplik seviyesi müşterek harekat kabiliyeti ve gerçek saha deneyimi sayesinde caydırıcılığını her koşulda ortaya koyabilen bütünleşik bir güç yapısına sahiptir. Nitekim kahraman ordumuz her türlü arazi ve iklim şartında meskun mahal özel harekat ve sınır ötesi gibi çok yönlü operasyonlarda NATO standartlarındaki ortak harekat hızlı intikal ve lojistik destek kabiliyetleriyle personelinin eğitim sürekliliği disiplin seviyesi ve profesyonel omurgasıyla göz doldurmaktadır. Bu nitelikler dünya ordularının önemli bir bölümünün aksine hazır olma seviyemizi sürekli yüksek tutan bir kuvvet yapısının en somut göstergesidir."



"Türkiye, İttifak’ın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir"


Türkiye’nin İttifak’ın tamamında güvenlik üreten riskleri dengeleyen ve gerektiğinde sahada sonuç alan bir müttefik olarak öne çıktığına dikkati çeken Güler, "İttifakın güçlü ve saygın bir üyesi aynı zamanda ikinci büyük ordusuna sahip ülke olarak askeri eğitim tatbikat harekat ve diğer sorumluluklarımızı örnek teşkil edecek şekilde büyük bir başarıyla yerine getirmekteyiz. Türkiye NATO misyonlarına yalnızca kuvvet katkısı sunan bir ülke değildir. Eğitimden müşterek planlamaya tatbikatlardan komuta-kontrol süreçlerine kadar uzanan geniş bir alanda İttifak’ın operasyonel etkinliğini artıran başlıca müttefiklerden biridir" dedi.



"3 yıl içerisinde ilave Komando Tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz"


Bakan Güler, konvansiyonel kapasitelerini artırmaya da devam ettiklerinin altını çizerek, "Komando Tugayı kapasitemizi 25’e çıkararak ve teröre karşı 6 farklı harekat bölgesinde eş zamanlı olarak doğrudan silahlı mücadeleden kapasite inşasına kadar değişik görevler icra ederek başarılı olduk. 3 yıl içerisinde ilave Komando Tugayları teşkil ederek kapasitemizi 40’lı rakamlara ulaştırmayı planlıyoruz. Bu tugaylar muharebe sahasında kendini ispatlamış olup günümüzde önem kazanan hibrit savaş tekniklerini en iyi uygulayan birliklerdir" ifadelerine yer verdi.



"Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi’nde ön plana çıkacaktır"


Bu yıl NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılacağını hatırlatan Güler, "Ülkemizin İttifak’a sağladığı katkılar ile güvenlik üretmedeki askeri ve diplomatik güç ve en önemlisi Cumhurbaşkanımızın etkili ve güvenilir lider diplomasisi 2026 yılı NATO Ankara Zirvesi’nde ön plana çıkacaktır. İttifakların yalnızca ortak tehditlere karşı değil aynı zamanda ortak değerler ve ortak akıl etrafında güçlü kaldığını tarih bize göstermektedir. Dolayısıyla ortak değerleri paylaştığımız müttefiklerimizin liderlerinin dönüşüme ilişkin ortaya koyacağı çabalar NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığının somut bir göstergesi olacaktır. Bu zirvede hedefimiz ittifakın birlik ve beraberliği ile günümüz tehdit ve sınamalarına karşı Avrupa-Atlantik bölgesinin korunmasına yönelik NATO’nun kararlılığının vurgulanmasıdır. Geleceğin NATO’sunun çok boyutlu bir güvenlik ekosistemi sağlayabilmesi maksadıyla Ankara Zirvesi’nden beklentimiz öncelikle müttefiklerin 5’inci maddeye bağlılıklarını teyit etmeleridir" açıklamasında bulundu.



"Bekamızın korunması, uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir"


Bakan Güler, Türkiye’nin bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da müttefikleriyle entegre şekilde çalışacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:


"Türkiye olarak bekamızın korunması egemenlik haklarımıza saygı uluslararası hukuka bağlılık ve müttefik güvenliğinin sağlanması temel ilkelerimizdir. Özellikle belirtmeliyim ki Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolü bağımsız karar alma kapasitesi ile müttefiklik sorumluluklarını aynı anda yürütebilen dengeli ve ilkeli bir stratejik anlayışa dayanmaktadır. Bu yaklaşım hem milli menfaatlerimizin korunmasını hem de kolektif savunma yükümlülüklerinin güçlü şekilde yerine getirilmesini mümkün kılmaktadır. Türkiye kendi güvenliğini de içeren NATO’nun uzun vadeli güvenliği kapsamındaki ortak vizyona önemli katkılar sağlama hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Bundan sonra da her türlü tehdide karşı müttefikleriyle entegre bir şekilde çalışan yaklaşımını da devam ettirecektir. Türkiye NATO’nun güvenilir bir ortağı etkin bir katkı sağlayıcısı ve stratejik bir denge unsuru olma rolünü başarıyla yerine getirmeye ve ittifakın dönüşüm sürecine aktif katkı sunan bir müttefik olmaya devam edecektir."


Panel, açış konuşmalarının ardından ‘NATO ve Değişen Güvenlik ortamı’ ve ‘74’üncü yılında Türkiye-NATO Ortaklığı’ oturumlarıyla devam edecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Artvin’de Bal Çalıştayı düzenlendi Artvin’de arıcılığın geliştirilmesi, bal üretiminin kalitesinin artırılması ve Artvin balının ulusal ile uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline getirilmesi amacıyla Bal Çalıştayı düzenlendi. ’Artvin’in Altın Değeri Bal’ temasıyla Nihat Gökyiğit Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, sektörün mevcut durumu ve geleceği masaya yatırıldı. Programda konuşan Vali Vekili İsmail Erdoğan, Artvin’in zengin florası, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliğiyle arıcılık açısından Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek "Artvin’de 2 bin 700’den fazla bitki türü bulunuyor. Hatila balı ve Arhavi kestane balı coğrafi işaret aldı. Diğer bal türlerimiz için de çalışmalar sürüyor. Yaklaşık 112 bin aktif koloni ve yıllık 1400 tona yaklaşan üretimle arıcılık, ilimiz için önemli bir ekonomik değer oluşturuyor" dedi. "Arıcılık sadece bal üretimi değil, doğayı korumak ve kırsalı ayakta tutmak açısından da büyük önem taşıyor" Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise Artvin balının markalaşmasına vurgu yaparak "Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Arıcılık sadece bal üretimi değil, doğayı korumak ve kırsalı ayakta tutmak açısından da büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seçkin Kurt da konuşmasında arıcılığın önemine dikkat çekerek "Arılar yalnızca bal üretimiyle değil, tarımsal verimliliğin artırılması ve ekosistemin sürdürülebilirliği açısından hayati bir rol üstlenmektedir. Artvinli arıcılarımızın özverili çalışmalarıyla üretilen bal hem sofralarımıza hem de il ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır. Artvin balını daha ileriye taşımak, markalaşma sürecini güçlendirmek ve üreticilerimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için ortak akılla hareket ediyoruz" diye konuştu. "Kafkas arısının genetik yapısını ortaya koyduk ve bu değerli türün korunmasını sağladık" Çalıştayda söz alan akademisyenler de Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından zenginliğine dikkat çekerek Kafkas arısının genetik olarak korunmasının önemine vurgu yaptı. Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İrfan Kandemir, "Yıllardır yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarla Kafkas arısının genetik yapısını ortaya koyduk ve bu değerli türün korunmasını sağladık" diye konuştu. Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Özkırım başkanlığında gerçekleştirilen çalıştayda; iklim değişikliği, arıcılığın korunması, bal dışı arı ürünleri ile üreticilerin sorunları gibi konularda sunumlar yapıldı. Program, arıcıların talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından sona erdi.
Aydın Aydın Büyükşehir ilçelerde yol çalışmalarına devam ediyor Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, Aydın’ın tüm ilçelerinde sürdürdüğü çalışmalarına eş zamanlı olarak devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde kentin dört bir yanında çalışmalar hayata geçiriliyor, yatırımlar Aydınlılar ile buluşturuluyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında güncel olarak; Didim ilçesinde Yalı, Aşık Veysel ve 1001. Caddeler ile muhtelif noktalarda, Nazilli ilçesinde Kavacık, Yaylapınar, Karahallı ve Aşağı Yakacık Mahallelerinde, İncirliova ilçesinde Hacıaliobası, Karagözler, İsafakılar, Acarlar ve Sandıklı Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Karacasu ilçesinde Işıklar, Yazır ve Karabağlar Mahallelerinde, Efeler ilçesinde Sabahattin Ali, Zeytin Dalı, Doğu Aydın, Batı Aydın, Milet ve İzmir Bulvarlarında, A1 kanal yolunda, Kemer Mezarlığı’nda, Paşa Yaylası’nda, Fidanlık ve Şehit Deniz Astsubay Özgür Kahraman Caddelerinde ve Eğrikavak Mahallesi’nde, Yenipazar ilçesinde İlyas Caddesi’nde ve muhtelif noktalarda, Germencik ilçesinde Turanlar ve Kızılcagedik Mahallelerinde, Söke ilçesinde Güneyyaka, Ağaçlı, Karakaya, Çavdar ve Güllübahçe Mahallelerinde, Sultanhisar ilçesinde Malgaçmustafa, Kabaca ve Uzunlar Mahallelerinde, Buharkent ilçesinde Çağlayan Caddesi’nde, Köşk ilçesinde Ketenyeri ve Başçayır Mahallelerinde, Bozdoğan ilçesinde Yazıkent ve Hışımlar Mahalleleri ile muhtelif noktalarda, Karpuzlu ilçesinde Yağcılar Mahallesi’nde, Koçarlı ilçesinde Çulhalar ve Halilbeyli Mahallelerinde, Kuşadası ilçesinde Yaylaköy Mahallesi’nde, Çine ilçesinde Yörükler, Doğanyurt, Çatak ve İbrahimkavağı Mahallelerinde ve Kuyucak ilçesinde Belenova, Musakolu ve Ovacık Mahallelerinde eş zamanlı çalışmalar sürdürülüyor. Kırsal mahallelerden kent merkezlerine kadar yol yapım, bakım ve yenileme uygulamaları aralıksız sürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, planlı çalışmalar kapsamında Aydın’ın birçok noktasında eş zamanlı yürütülen çalışmalarını hızla tamamlıyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların artarak devam edeceğini ifade etti. Başkan Çerçioğlu, "Aydınımızın dört bir yanında sürdürdüğümüz çalışmalarımızla kentimizin ulaşım altyapısının gücüne güç katıyoruz. Yatırımlarımızı, hizmetlerimizi ve projelerimizi hemşehrilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Denizli Çivrilli berberden dayanışma örneği Çivril’de berberlik yapan Nejdet Çakmakçı, artan hayat pahalılığına dikkat çekmek ve vatandaşlara destek olmak amacıyla öğrenci, emekli, asgari ücretli ve kiracılar için indirimli tarife uygulamasına geçti. İşletmede ayrıca ihtiyaç sahipleri için "askıda tıraş" hizmeti başlatıldı. Çivril’de faaliyet gösteren berber Nejdet Çakmakçı, ekonomik zorluklara karşı dikkat çeken bir uygulamayı hayata geçirdi. Sektörde tıraş ücretlerinin yükseldiği dönemde Çakmakçı, öğrenci, emekli, asgari ücretli ve kiracılar için tıraş ücretini 150 TL olarak belirledi. İşletmede ayrıca "askıda tıraş" uygulaması da başlatıldı. Bu kapsamda hayırseverler tarafından karşılanan ücretlerle ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz tıraş hizmeti sunuluyor. Günlük belirli sayıda kişinin bu uygulamadan faydalanabildiği belirtildi. Uygulamanın amacının dayanışma kültürünü güçlendirmek olduğunu ifade eden Çakmakçı, ekonomik şartların her kesimi zorladığını belirterek, "Herkes geçim mücadelesi veriyor. Bu süreçte birbirimize destek olmamız gerekiyor. Hem farkındalık oluşturmak hem de imkânı kısıtlı olan vatandaşlara katkı sağlamak istedik" dedi. Daha önce şehit aileleri ve gazilere yönelik ücretsiz tıraş uygulaması başlattığını da hatırlatan Çakmakçı, vatandaşların alım gücündeki düşüşe dikkat çekerek, özellikle emekli ve dar gelirli kesimin tıraş sıklığını azalttığını ifade etti. Çakmakçı, geleneksel dayanışma anlayışını yaşatmayı hedeflediklerini belirterek, "Askıda tıraş uygulamasıyla hem yardımlaşmayı artırmak hem de ihtiyaç sahiplerine destek olmak istiyoruz" diye konuştu.