POLİTİKA - 16 Mart 2026 Pazartesi 20:37

Bakan Gürlek: "Türkiye’nin yabancı ülkelerden kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur"

A
A
A
Bakan Gürlek: "Türkiye’nin yabancı ülkelerden kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu yılın ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aranan 76 suçlunun 18 ülkeden Türkiye’ye iadesinin sağlandığını belirterek, "Türkiye’nin yabancı ülkelerden adi suç ve terör suçları kapsamında kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur" dedi.


Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülen kırmızı bülten uygulamasına ilişkin güncel verileri sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Gürlek, 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye’de çeşitli suçlara karışmış 76 kişinin iadesinin sağlandığını ifade etti. Suçlu iadelerinin 35’inin Gürcistan’dan, 19’unun Almanya’dan, 5’inin Karadağ’dan, 2’sinin Irak’tan ve 2’sinin Yunanistan’dan gerçekleştiğini belirten Bakan Gürlek, Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan ise birer suçlu iadesi yapıldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in paylaşımı şöyle:


"2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin yabancı ülkelerden adi suç ve terör suçları kapsamında kabul edilen iade talebi sayısı toplam 76 olmuştur. Bu iadelerin 35’i Gürcistan’dan, 19’u Almanya’dan, 5’i Karadağ’dan, 2’si Irak’tan ve 2’si Yunanistan’dan gerçekleştirilmiştir. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Bulgaristan, Ermenistan, Hırvatistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Kuzey Makedonya, Slovenya, Birleşik Krallık ve İtalya’dan ise birer suçlu iadesi gerçekleştirilmiştir. Adalet Bakanlığımızın yürüttüğü ve İçişleri Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda sürdürülen bu süreç, Türkiye’nin kurumsal kapasitesini ve kararlılığını açık şekilde ortaya koymaktadır. Suçla mücadele kapsamında yürütülen uluslararası iş birliği dolayısıyla adı geçen ülkelerin yetkililerine teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçte yakın koordinasyon içerisinde çalışan İçişleri Bakanlığımıza ve Dışişleri Bakanlığımıza da katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde suçla mücadelede ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliğimizi güçlendirerek kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Suçluların iadesine ilişkin uluslararası sözleşmelerde genellikle adalet bakanlıkları merkezi makam olarak belirleniyor. Türkiye’de ise bu görevi Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütüyor. Adalet Bakanlığı bir yandan iade işlemlerinin adli ve idari makamlar arasında etkin şekilde ilerlemesini sağlıyor, bir yandan da sürecin ulusal ve uluslararası hukuka uygunluk denetimini kontrol ediyor. Kırmızı bülten süreci, güvenlik birimlerinin cumhuriyet başsavcılıklarına başvurmasıyla başlıyor. Başsavcılık tarafından hazırlanan dosya Adalet Bakanlığına iletilirken, ardından Emniyet Genel Müdürlüğü aracılığıyla Interpol nezdinde kırmızı bülten yayımlanması sağlanıyor. Şahısların yakalanmasının ardından ilgili cumhuriyet başsavcılıkları veya mahkemeler tarafından hazırlanan iade talepnameleri Adalet Bakanlığına gönderiliyor. Bakanlık bünyesinde yapılan hukuki inceleme ve eksikliklerin giderilmesinin ardından iade talepleri, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla diplomatik kanallar üzerinden de ilgili ülkeye iletiliyor. Süreç aynı zamanda İçişleri Bakanlığı ile koordineli yürütülüyor. İçişleri Bakanlığı ise kırmızı bülten işlemlerinin Interpol üzerinden yayımlanmasını sağlayarak, aranan şahısların yakalanması ve iadesine karar verilen kişilerin Türkiye’ye getirilmesi sürecini yürütüyor. Adalet, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonuyla yürütülen bu süreç, Türkiye’nin uluslararası suçla mücadeledeki kurumsal kapasitesini ortaya koyuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğünde düzenlenen Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) iftar programına katıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine devam edildiğini aktaran Bakan Uraloğlu, "Yüz yılda yapılabilecek işleri 23-24 yıla sığdırdık. Ulaştırma alanına şöyle bir baktığımızda 355 milyar dolarlık yatırım yaptığımızı söyleyebilirim. Gerçekten ülkemiz büyüklüğündeki bir ülkede bu zaman diliminde kıymetli yatırımları hayata geçirdik. Bugün Türkiye’de 70’e yakın kamu-özel işbirliği projesi bakanlığımızda yapıldı. Otoyol hizmet tesisleri bunların en küçükleridir. Bunların yapıldığı tarihteki tutarı yaklaşık 52 milyar dolar. Bugün yapmış olsaydık 92 milyar dolar. O günkü finansa ulaşma imkanlarını ortaya koyduğunuzda bugün onları yapmakta zorlanacağımız işler olarak değerlendirebilirdik ya da daha pahalıya yapmış olurduk. Burada 42 milyar dolarlık bir avantaj söz konusudur. Kamu-özel işbirliği projelerimize de bir taraftan devam ediyoruz. Bunların en büyüklerini siz biliyorsunuz; İstanbul Havalimanı’nı yaptık, İzmir-İstanbul Otoyolu’nu yaptık, Ankara-Niğde Otoyolu’nu yaptık, 1915 Çanakkale Köprüsü’nü yaptık, Avrasya Tüneli’ni yaptık. Memleketimizin her tarafında birçok işi ulaştırma ve karayolu alanında hayata geçirdik" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Bakanlık olarak hedeflerinin demiryolu ağını 2053 yılında 28 bin 500 kilometreye çıkarmak olduğunu belirten Uraloğlu, "Demiryollarında yaklaşık 11 bin kilometre demiryolu ağımız vardı. 11 bin kilometre demiryolu ağını neredeyse yeniden yaptık. Yüzde 50’den fazlasını sinyalli ve elektrikli hale getirdik. 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı demiryolu olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre daha ilave ederek 14 bin kilometrelere çıkardık. Yapımı devam eden yaklaşık 4 bin 500 kilometreye yakın demiryolu ağımız var. Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak. 2053 yılına geldiğimizde 48 saatte ülkemizin tamamını hızlı trenle dolaşıyor olacağız" diye konuştu. "Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız" Bakan Uraloğlu, Aydın Havalimanı’nın ticari uçuşlara hizmet verebilecek şekilde yeniden inşa edileceğini ifade ederek, "Havacılığa baktığımızda 26 tane aktif havalimanımız vardı, biz onu 58’e çıkardık. 16 tane yeni havalimanı yaptık, 16 tane havalimanını da ticari uçuşları açtık. Yeni havalimanı olarak her 1,5 yılda bir havalimanı yaptık. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda geçen yıl 40 milyon yolcu geçti. İstanbul Havalimanı’nda 80 milyon yolcu geçti, Türkiye’de de 240 milyonlara genel anlamda çıkmış olduk. Şu anda ülkemizde 800 civarında da ticari uçağın bulunduğunu belirtmek isterim. Yeni havalimanları da ihtiyaç oldukça yapmaya gayret ediyoruz ama artık ihtiyacımız genel anlamda karşılanmıştır diyebilirim. Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız. Trabzon’a yeni bir havalimanı yapacağız. En son Cumhurbaşkanımızla ziyaret ettiğimizde Aydın’daki havalimanının da ticari uçuşlara açılabilecek şekilde yeniden yapılmasını yine gündemimize almış olduk" şeklinde konuştu. "Gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden biri olduk" Tersanecilik alanında Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Uraloğlu, "Denizcilikte de liman sayımızı 150’lerden 217’lere çıkardık ve denizciliğimizi dünyadaki 10 büyük filodan bir tanesine sahip olur hale getirdik. 2 bin 200 civarındaki bir gemiyle dünyadaki 10 filodan bir tanesi olduk. Yat bağlama kapasitesinde 8 binlerden 25 binlere çıktık. 300 tane olan balıkçı barınağından 400’ün üzerine çıkmış olduk. Özellikle tersanecilik konusunda gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden bir tanesi olduğumuzun altını çizmek isterim. Özellikli gemilerde Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine gemi sattığımızı ve balık çiftlikleri sattığımızı söylemek isterim" ifadelerinde bulundu. "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz" Türkiye’nin haberleşme alanında önemli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Uraloğlu, "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz ve 2 yıl içerisinde de bütün ülkemizi kapsama alanı içerisine almış olacağız. Telekom’un imtiyaz hakkında 3 milyar dolar hazineye katkı ve 25 yıl boyunca da 17 milyar dolar yatırım zorunluluğu getirdik. Eğer o yatırım yapılmazsa, onu da hazineye aktarmak şartıyla beraber yaptık" diye konuştu.