ÇEVRE - 17 Kasım 2025 Pazartesi 10:55

Bakan Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısını açıkladı

A
A
A

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısı ile ilgili son durumu, "Asrın İnşası’nda 350 bin konut tamam. 11 ilimizde mutlu sona çok az kaldı. İşte deprem bölgesindeki son durum" mesajıyla paylaştı.

Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7,7 ve Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından başlatılan asrın inşa seferberliği artık tamamlanıyor. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından 45’nci günde ilk temelin atılmasıyla başlayan çalışmalar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Emlak Konut GYO, İLBANK ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ile; 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi ile yürütülüyor.

Bakan Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısını açıkladı

"Türkiye’nin en büyük şantiyeleri uydu kentlere dönüyor"

Depremde en ağır yıkıma uğrayan iller Türkiye’nin en büyük şantiyeleriyle yeniden ayağa kalkıyor. TOKİ, Türkiye’nin en büyük şantiyesi olan Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi’nde 5 milyon 730 bin metrekare alanda 27 bin 628’i konut 661’i iş yeri olmak üzere toplam 28 bin 289 bağımsız bölümü tamamlıyor. Emlak Konut GYO ise Adıyaman İndere’de 700 futbol sahası kadar alana denk gelen 5 milyon metrekare alanda 16 bin 467’si konut, 355’i iş yeri olmak üzere toplam 16 bin 822 ev ve iş yerini teslim etmek için gün sayıyor. Yine TOKİ, Antakya’nın Dikmece Mahallesi’nde 4 milyon 952 bin metrekarelik alanda kurulu olan deprem bölgesinin en büyük üçüncü şantiyesinde 14 bin 489 konutun yapımını bitiriyor. Deprem bölgesinde artık her devasa şantiye yerini örnek uydu kentlere, modern ve sağlam yapılara bırakıyor.

"Artık hedef son teslimat"

Cumartesi günü Adıyaman’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen "Memleket Aşkıyla 350 Bin Yuva Tamam" temalı törende 36 bin 884 konut, 3 bin 282 iş yeri, 5 bin 176 köy evi olmak üzere toplam 45 bin 342 bağımsız bölüm daha teslim edildi. Yeni konutların teslimatıyla birlikte deprem bölgesi genelinde teslim sayıları 286 bin 708’i konut, 12 bin 189’u iş yeri ve 51 bin 281’i köy evi olmak üzere toplam 350 bin 178’e yükseldi. Bu sayı yıl sonuna kadar 358 bin 859’u konut, 31 bin 307’si iş yeri, 62 bin 817’si köy evi olmak üzere toplam 452 bin 983 bağımsız bölüme yükselecek ve asrın inşa seferberliği tamamlanmış olacak.

Bakan Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısını açıkladı

Bakan Kurum: "Asrın İnşası’nda 350 bin konut tamam"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, haritalı infografikle deprem bölgesindeki son durumu paylaştı. Bakan Kurum mesajında, "Asrın İnşası’nda 350 bin konut tamam. 11 ilimizde mutlu sona çok az kaldı. İşte deprem bölgesindeki son durum" ifadelerine yer verdi.

"4 ilde şehir merkezleri yeniden ayağa kalkıyor"

Bakanlık koordinesinde ev ve iş yerlerinin yapımının yanı sıra depremde ağır yıkıma uğrayan Hatay, Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman’ın tarihi çarşıları ve meydanlarını da yeniden inşa ediliyor. Depremde yıkılan Hatay’daki Habib-i Neccar Camii, Adıyaman’daki Ulu Camii ve Malatya’ya Söğütlü Camii gibi şehrin simge camileri de bu meydan projeleri kapsamında ihya ediliyor. ‘Medeniyetler şehri’ Hatay’ın simgesi Tarihi Uzun Çarşı, Atatürk Caddesi, Kemalpaşa Caddesi, "Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi" olarak bilinen Kurtuluş Caddesi yeniden eski ihtişamına kavuşuyor. Malatya’da Bakıcılar Çarşısı, Kuyumcular Çarşısı ve Şire Pazarı yeniden ayağa kalkıyor. El sanatları ve oymacılıkla bilinen Kahramanmaraş’ta Tarihi Kapalı Çarşı ve Tarihi Demirciler Çarşısı’nda depremin izleri hızla siliniyor. Adıyaman ise Ulu Camii çevresi ve kent merkezinde yürütülen Adıyaman Meydan Projesi ile simge bir şehre dönüşüyor.

Bakan Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısını açıkladı

"Modern köy evleriyle Türkiye’nin ilk kırsal uydu kenti kuruldu"

Deprem bölgesinde köylerde yaşayan vatandaşlar yine Bakanlığa bağlı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü koordinesinde modern ve sağlam köy evlerine kavuşuyor. Bugüne kadar bölge genelinde 51 bin 281 köy evi teslim edildi. 2025 yılı sonunda ise deprem bölgesinde bu sayı 62 bin 817’ye yükselecek. Büyüklüğüyle asrın felaketi olarak kayıtlara geçen deprem özellikle Hatay’da devasa kayaları yerinden oynatmış köylerde ağır hasarlara neden olmuştu. Artık tamamlanma aşamasına gelen çalışmalar sonucu Hatay’ın Kumlu ilçesinde Türkiye’nin ilk kırsal uydu kenti kuruldu. Depremde yıkılan Kumlu, Reyhanlı ve Antakya ilçelerindeki 21 mahalledeki vatandaşlar için Cumhuriyet Mahallesi’nde 777 köy evi inşa edildi.

"Türkiye’nin çevre uzunluğu kadar altyapı çalışması"

Deprem bölgesinde 11 bin kilometre yani Türkiye’nin çevresinin uzunluğu kadar bir altyapı çalışması yürütülüyor. Şehirlerin zarar gören atık su, yağmur suyu, içme suyu hatları yenileniyor. Hatay’ın Defne ilçesinde Büyükçat mevkiinde İLBANK, Emlak Konut GYO ve Hatay Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle ileri biyolojik arıtma tesisi kuruluyor. Defne’den başlayan ve Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca 11.2 kilometre uzunluğunda 5.6 metre çapındaki Türkiye’nin en büyük atık su tünelinin inşası devam ediyor. Bu tünel ile TOKİ ve Emlak Konut projeleri başta olmak üzere mevcut yerleşim birimlerinin atık suları ileri biyolojik arıtma tesisine ulaştırılacak. 180 bin metreküp kapasiteli ileri biyolojik atık su arıtma tesisinin tamamlanmasıyla Hatay’ın kanalizasyon sorunu çözüme kavuşacak, Asi Nehri’nin kirlilik sorunu ortadan kalkacak.

"İl il konut ve iş yeri teslimat sayıları"

Bakan Kurum, deprem bölgesinde teslim edilen konutların sayısını açıkladı

Deprem bölgesinde 11 ilin yanı sıra "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" olarak ilan edilen illerde de hak sahiplerine ev ve iş yerleri inşa ediliyor. İl il bölgedeki son durum şöyle:

"Adana’da 10 bin 978 konut ve 403 köy evi olmak üzere toplam 11 bin 381 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 11 bin 899 konut, 89 iş yeri ve 534 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 522 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Adıyaman’da 29 bin 966 konut, 1837 iş yeri ve 6 bin 730 köy evi olmak üzere toplam 38 bin 533 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 30 bin 835 konut, 2 bin 580 iş yeri ve 10 bin 158 köy evi olmak üzere toplam 43 bin 573 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Diyarbakır’da 15 bin 708 konut, 611 köy evi olmak üzere toplam 16 bin 319 bağımsız bölüm teslim edildi. Bu yıl sonuna kadar 16 bin 27 konut, iş yeri 251 ve bin 299 köy evi olmak üzere toplamda 17 bin 577 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Elazığ’da 10 bin 934 konut, 1392 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 326 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 10 bin 261 konut, 87 iş yeri, 2 bin 794 köy evi olmak üzere toplamda 13 bin 142 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Gaziantep’te 24 bin 389 konut, 1123 iş yeri ve 3 bin 921 köy evi olmak üzere toplam 29 bin 433 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 23 bin 694 konut, bin 219 iş yeri ve 4 bin 587 köy evi olmak üzere toplamda 29 bin 500 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Hatay’da 85 bin 259 konut, 2 bin 899 iş yeri ve 9 bin 916 köy evi olmak üzere toplam 98 bin 74 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 133 bin 382 konut, 9 bin 103 iş yeri ve 10 bin 763 köy evi olmak üzere toplam 153 bin 248 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Kahramanmaraş’ta 36 bin 17 konut, 2226 iş yeri ve 13 bin 632 köy evi olmak üzere toplam 51 bin 875 bağımsız bölüm inşa edildi. Yıl sonuna kadar 53 bin 976 konut, 6 bin 397 iş yeri ve 13 bin 814 köy evi olmak üzere toplamda 74 bin 187 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Kilis’te Bin 713 konut, 4 iş yeri ve 544 köy evi olmak üzere toplam 2 bin 261 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 1854 konut, 4 ticaret ve 1003 köy evi olmak üzere toplamda 2 bin 861 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Malatya’da 53 bin 927 konut, 3 bin 960 iş yeri ve 10 bin 406 köy evi olmak üzere toplam 68 bin 293 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 55 bin 496 konut, 10 bin 714 iş yeri ve 13 bin 210 köy evi olmak üzere toplamda 79 bin 420 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Osmaniye’de 7 bin 465 konut, 130 iş yeri ve 1605 köy evi olmak üzere toplam 9 bin 200 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 9 bin 366 konut, 760 iş yeri ve 2 bin 92 köy evi olmak üzere toplamda 12 bin 218 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Şanlıurfa’da 10 bin 117 konut, 10 iş yeri ve 1969 köy evi olmak üzere toplam 12 bin 96 bağımsız bölüm teslim edildi. Yıl sonuna kadar 12 bin 69 konut, 103 iş yeri ve 2 bin 563 köy evi olmak üzere toplamda 14 bin 735 konut ve iş yerinin yapımı tamamlanmış olacak. Bingöl’de 62 konutun yapımı tamamlandı. Kayseri’de 9 konut, 55 köy evi olmak üzere toplam 64 ev tamamlandı. Sivas’ta 164 konut tamamlandı. Tunceli’de 97 köy evi tamamlandı".

Hasan Özkan - Ece Nur Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda "BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Takdim Töreni"nde katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Sayın Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyareti bizler için ayrı bir önem ve mana taşımıştır. Kendileri 2017’de Genel Sekreterlik görevini üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini yine Türkiye’ye gerçekleştirmiştir. Müteakip her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduk. Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma bu 6’ıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz" Guterres’in hayatı boyunca birçok vazife üstlendiğini tüm vazifelerinde de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran birisi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan ’yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesini atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz. İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletlerin kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz. Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz. Burada değerli dostum Guterres’in hakkını özellikle teslim etmek isterim. Sayın Guterres, 9 yıldır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış, yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti. Sayın Guterres’in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum" diye konuştu. "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur" BM Genel Sekreteri Guterres’in görevi sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreterle gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini de memnuniyetle gördük. Sayın Guterres’le birlikte yoğun çaba sarf ettiğimiz Karadeniz Tahıl Girişimi bu sayede küresel bir gıda krizinin önüne geçmeyi başardık. Ukrayna’da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda Birleşmiş Milletlerle yakın iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır" Türkiye olarak coğrafyanın topyekun bir felakete sürükleme riski taşıyan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum; Sayın Genel Sekreterin, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır. İnsanlık değerlerimizin sınandığı bu vahşet, özellikle bunun karşısında Sayın Genel Sekreter kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş, Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığında asla taviz vermemiştir. Sayın Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunması ise yakın iş birliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur. Bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını burada vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na, Sayın Genel Sekreter’in şahsında tekrar teşekkür ediyorum" dedi. "Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz" Genel Sekreter Guterres’in gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefi için büyük bir özveriyle çalıştığına şahit olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle kendilerinin bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bu çalışmalara katkıda bulunma hedefiyle Kasım 2026’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nın ilk imzacılarından olan Sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. İstanbul’u bir Birleşmiş Milletler merkezi haline getirme vizyonumuz doğrultusunda teşkilatın ofislerini aynı çatı altında toplayacak Birleşmiş Milletler Evi projemizi hayata geçirmeye hazır haldeyiz. Bu projenin Sayın Genel Sekreter’in Birleşmiş Milletler 80 girişimine de ulusal düzeyde önemli katkı sunacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız her hadise ve kriz ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz dünya 5’ten büyüktür tespitimizin haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak Birleşmiş Milletleri daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Sayın Genel Sekreter, şahsınıza ve liderlik ettiğiniz teşkilata yönelik karalama kampanyalarına rağmen Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeyi ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Sizin nezdinizde dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakarca görev yapan Birleşmiş Milletler personelini selamlıyor, hayatını kaybeden Birleşmiş Milletler çalışanlarını saygıyla yad ediyorum. Şahsınıza tevcih ettiğimiz Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün Birleşmiş Milletler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu. "Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum" BM Genel Sekreteri Guterres, bu ödülün bölgede çok büyük ızdırapların yaşandığı bir döneme denk geldiğinin farkında olduğunu dile getirerek, "Çok kötü çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmeler var. Küresel iş birliğine güven azalıyor. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, barışın soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu bize gösteriyor. Barış bir toplanma çağrısıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum. Atatürk’ün toplumsal ilerlemeye, eşitliğe ve refaha kendini adamış olması, bu konudaki çalışmaları Birleşmiş Milletler misyonu içinde kendisini buluyor. Bu miras bugün Türk halkı aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Burada, mübarek ramazanda hepinizle birlikte olmak istedim. Birleşmiş Milletler ailesinde geçirdiğim 20 yıl boyunca hep bir ramazan geleneğim oldu. Şahsi olarak bir Müslüman topluma gittim ve iftar yaptım. Bu ziyaretler hem bana hem de dünyaya İslam’a gerçek ruhunu hatırlatan ziyaretler oldu; Merhamet, cemaat ve empati. Türk halkının olağanüstü ve yüce gönüllü ruhuna da dikkat çekmek için geldim. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir yerinden etme durumunda Türkiye kapılarını açtı ve milyonlarca insan şiddetten Türkiye’ye kaçtı. Başka hiçbir ülkede insanlar bu kadar rahat ve güvenli bir şekilde sınırı geçmediler. Türkiye bu anlamda birinci sırada geliyor. Bölge bir kırılma noktasına gelmek üzere ve bunun sonuçları da tüm dünyada etkili oluyor. Güvensizlik, istikrarsızlık artıyor. En kırılgan olanlar da en çok acıyı çekiyor. Şiddetin azaltılması ve diyalog en iyi çıkış yolu olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e ’Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Törenin ardından iftar yemeğine geçildi.
Bolu Boluspor - Çorum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında oynanan Boluspor-Çorum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Boluspor ile Çorum FK, Bolu Atatürk Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Son dakika golüyle Çorum FK, mücadeleden 2-1’lik skorla galip ayrıldı. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi. "Son dakikada gelen gol bizi gerçekten çok sevindirdi" Son dakika gelen golle çok mutlu olduklarını ifade eden Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, "Zorlu bir deplasmandan üç puanla döndüğümüz için mutluyuz. Tabii maç içindeki sakatlıklar biraz oyun aksiyonumuzda etkisiz kalmamıza neden oldu. Ama oyuncu değişiklikleriyle beraber çok fazla pozisyon yakaladık. Ama son vuruşlarda eksikliğimiz devam ediyor. Daha farklı bir skorla ayrılabilirdik. Son dakikada gelen gol bizi gerçekten çok sevindirdi. Dört gün sonra kupa maçı var, ona en iyi şekilde hazırlanıp oradan da üç puanla ayrılırız inşallah" dedi. "Oyuncuların yaptığı mücadeleden son derece memnunum" Oyuncularının mücadelesinden memnun olduğunu ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya ise, "İlk yarıyla ikinci yarı siyah ve beyaz gibi bir oyun oynandı. Açıkçası oyunu oynarken sahada bir faktör vardı; iki takım için de değişik değişik, kimsenin anlamadığı acayip acayip kararlar veren hakem. Böyle durumlarda kelimeleri iyi seçmek lazım. Bizim yediğimiz ilk gol ve hemen akabindeki yaptıkları atak aynı karbon kağıdı gibi iki futbolcuda 1 metre, 1,5 metre ofsayt, net. İki kulübe de bakışıyoruz, herkes ofsayt diyor. Oradan bir gol çıkıyor, direnç kırılıyor tabii. Böyle içeri girdiğimizde rakibi konuşmamız lazım. Ama biz ikinci yarı rakipten daha fazla isteğimizi sahaya yansıttık, golü de bulduk. Ve son dakikada da, uzatma bölümü başlamadan son dakikada galibiyeti de kaçıran taraf olduk aslında. Yani Alex’in o koşuyu yapmayıp da önündeki adamı başka tarafa doğru hareketlendirse Barış’ın önünü açacak ve karşı karşıya bırakacak, olması gereken pozisyondu. Ama orada direkt kaleci, sonra uzatmada son saniyede golü yedik. Buna çok üzüldüm, oyuncular da çok üzüldü. Ben oyuncuların yaptığı mücadeleden son derece memnunum. Bir şeylerin arkasına sığınmadığımı ilk sizle konuşmamda da söyledim. Şu anda hasta, sakat, cezalı; bunların bir sürüsünü sayabilirim ama hiç önemli değil. Oynayanlar da gerekli mücadeleyi verdi. Dört gün sonra bir maçımız daha var, şimdi ona yarından itibaren hazırlanmaya başlayacağız" diye konuştu.