EKONOMİ - 18 Aralık 2025 Perşembe 16:01

Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"

A
A
A
Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ Programında konuştu. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Kurum, "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir" dedi.


Ankara Genç İş Adamları Derneği (ANGİAD) ev sahipliğinde ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ programı düzenlendi. Ankara’ da bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ve Ankara Valisi Vasip Şahin katıldı.


"Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz"


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Kurum, Ankara’nın hemen hemen her ilçesinde bir eserleri olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, "Kentsel dönüşümdür, sosyal konuttur, millet bahçesidir, altyapıdır. Hamdolsun Ankaralı hemşehrilerimizle birlikte bu mücadeleyi yaptık. Hep şunu düşündük. Geçmişini koruyamayan şehir asla geleceğini inşa edemez. Bu anlayıştan hareketle bir yandan işte tarihi Saracoğlu mahallesini orayı ihya ettik. Ergelen meydanındaki çalışmalarımızı yine etaplar halinde tamamlıyor, Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Diğer yandan doğayı yeniden şehirle buluşturduğumuz millet bahçelerimizi yapıyoruz ki bunu da şöyle planladık. Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz. Atatürk Orman Çiftliği’yle başlayan Atatürk Kültür Merkezi Millet Bahçesi ki Türkiye’de ilk tamamladığımız millet bahçelerinden biri orayla birleşen Ergelen meydanına kadar uzanan güneyde de İmrahor Vadisi’yle başlayıp orada Mogan’ı, Eymir’i, Gölbaşı’nı içine alan bir yeşil koridordan bahsediyoruz ki bu yeşil koridorları da ilçelerimizle yine şehrin içindeki yeşil alanlarla bağlayıp başkentimize hemşehrilerimize burada gençlerimize yeni yaşam alanlarını kazandırıyoruz" ifadelerini kullandı.


"Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz"


Ankara’nın sporda başarılarını daha da arttırmasını istediklerini belirten Kurum, bu kapsamda 45 bin kişi kapasiteli stadyumun inşasında bitime yaklaştıklarını belirtti. Kurum, "Ankara’da stadyum yok değil, Ankara’da mevcut da gerçekten standartları yüksek stadyumlarımız var ama bunlara ilave hem Ankaragücü’nün hem Gençler Birliği’nin burada gençlerimizin vatandaşımızın huzurla burada spor yapabileceği ve hem Ankara’mızı yerelde hem de uluslararası arenada temsil edecek çok önemli bir stadyumu da Ankara’mızda inşa ediyoruz. İnşallah bu yıl önümüzdeki yıl içerisinde stadyumumuzu tamamlayacağız ve Ankara’lı hemşehrilerimizle işte görsellerini paylaştığımız TOKİ Başkanlığımızla yaptığımız Gençlik Spor Bakanlığımızla ortak yürüttüğümüz bu proje çerçevesinde böylesi müstesna bir projeyi Ankara’mıza kazandırıp Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


"Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesini Ankara’da gerçekleştiriyoruz"


Ankara’nın her yerinde kentsel dönüşüm yaptıklarını belirten Kurum, "Tarihi kent meydanlarımızı ihya ediyoruz ama bir taraftan da inşa ettiğimiz on binlerce sosyal konutumuz var. Dar gelirli vatandaşlarımız ev sahibi olsun, güvenli yuvalarda yaşasın ve yine buradaki yeni işyerlerimizde esnafımızın yüzü gülsün istiyoruz. Ve bu noktada işte GİMAT toptancılar sitesini Kahramankazan ilçesine taşıyacağımız ki Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesi bu projeyi gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu projeyi de etaplar halinde Ankara’mıza kazandıracağız ve şehrin içinde o sıkışmış sanayi sitesini rahatlatmak şehirdeki trafiği rahatlatmak için bu projeyi yapıyoruz. Yine hurdacılar sitesini inşa ettik ve burada da hep böyle Ankara’da yangınla gündeme gelen hurdacıları bir düzen içerisinde yeni yaptığımız modern sitede inşallah orada yeni işyerlerini onlara kazandırmış olacağız. İşte 14 organize sanayi bölgesiyle bir bütüncül bakmaya çalıştığımız Ankara’yı sporun sanayisi sanayinin bu noktada teknolojik üretimin üstü haline geçireceğimiz yeşil alanlarıyla yaşanabilir meydanlarıyla tarihimizi, kültürümüzü yaşatacak ecdat mirası o tarihi eserlerimizle inşallah Ankara’yı Türkiye’ye yakışır başkent yapmak için bu kararlılıkla çalışıyoruz" dedi.


"Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir."


Bakanlık olarak bir ellerinin hep deprem bölgesinde olduğunu dile getiren Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Tabii az önce anlattığım işleri 81 ilde yapmış olduğumuz tüm eserleri de altını çizerek ifade etmek istiyorum ki böylesi büyük bir afet sonrasında hem afet bölgesini inşa ederken hem de diğer şehirlerimize işte anlatmış olduğum bu hizmetleri yaparak ülkemizin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, devletimizin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu da aslında tüm dünyaya bir kez daha göstermiş olduk. 2 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda aziz milletimizle paylaştım. Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, tamamlamış ve artık şahlanış dönemine geçmiştir. Evet Türkiye yüzyılı hedefimize her zamankinden daha güçlü ve bu noktada daha süratli bir şekilde yürüyeceğimiz günlerin içinden geçiyoruz. Deprem bölgesi ayağa kalkışının neden tarihi bir dönemeç ve eşik olduğunu ben sizlere şöyle kısaca ifade etmek isterim. Asrın felaketi olarak tarihe geçen Kahraman Maraş merkezli depremler hepimizin hafızasında gerçekten çok derin izler bıraktı. Binlerce canımızı kaybettik. Kardeşimizi, evladımızı toprağa verdik. Büyük acılar yaşadık. Bu büyük felaketin ülkemize değerli arkadaşlar doğrudan maliyeti 104 milyar dolar dolaylı maliyeti 150 milyar doları buluyor. Sadece konut hasarının değeri 57 milyar dolar olarak hesaplandı. 57 milyar dolar. Dile kolay. Bu 57 milyar doları Ankara’ya harcasanız şu toplantıya gerek yok. Öyle değil mi? Ama 11 il yıkıldı. 11 ildeki milletimiz feryat içinde acılar içerisinde orada evini işini aşını kaybetti. Dolayısıyla önceliğimiz elbette ki deprem bölgesi olmalıydı. Ancak biz bu tablo karşısında devlet ve millet olarak asla karamsarlığa kapılmadık. Bu çok önemliydi. Kararlılığımızı, inancımızı hiç kaybetmedik. Ve 6 Şubat sonrası bildiğiniz gibi kolları hemen sıvadık ve asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek depremin var olan tüm izlerini hamdolsun ortadan kaldırttık. Aslında biz deprem bölgesinde yeni yuvalarıyla beraber çok kıymetli başka bir şey daha yaptık. Orada Türkiye’nin umudunu Türk milletinin yarınlarına olan inancını yeniden inşa ettik. 11 ilimizde inşa ettiğimiz konutların yanında esnafımızı unutmadık. 43 bin yeni dükkan yaptık. Türkiye’nin çevre uzunluğu değerli gençler 11 bin kilometre altyapı projesini de eş zamanlı olarak bu bölgede tamamladık. Depremde zarar gören köylerimizi çiftçimizi unutmadık. 63 bin köy eviyle orada üretimi istihdamı arttıracak ve bölgesel kalkınmayı sürdürecek 4 bin 333 köyde çalışma yaptık. Sizlerin de desteğiyle 355 bin konutumuzu tamamladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle 27 Aralık’ta söz verdiğimiz 455 bininci konutumuzun anahtar teslim törenini de büyük bir gururla gerçekleştireceğiz."


"Yüzyılın konut projesiyle Ankara’da 31 bin 74 sosyal konut inşa edilecek"


Dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak için çıktıkları yolda TOKİ Başkanlığıyla bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut üretimini tamamladıklarına değinen Kurum, "1 milyon 750 bin. Yani bu rakam da birçok Avrupa ülkesinden büyük değerli arkadaşlar. Şimdi yine Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklanmış olduğu yüzyılın konut projesiyle 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa ederek on binlerce vatandaşımızın ve gençlerimizin uygun şartlarda ev sahibi olmasını inşallah sağlayacağız. Bunun 31 bin 74’ü de Ankara’mızda hemşehrilerimize inşallah bu projeyi sunmuş olacağız. Yapacağımız bu proje bir buçuk trilyon liralık bir proje. Bu projeyle birlikte yine iş insanlarımızla birlikte bu projemiz ticaretimizi ekonomimizi güçlendirecek ve 300 sektör, içinde mobilyacısı var, boyacısı var, doğramacısı var, alüminyum işi yapanı var efendim içine girdiğinde perdesi var, halısı var, beyaz eşyası var. 300 sektörü ve bu manada çarkları en güçlü şekilde hızlandıracak" ifadelerini kullandı.


"Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil, çözümün öncüsü olması için çalışıyoruz"


2053 net sıfır emisyon hedefine ilişkin konuşan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil kalkınma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil çözümün öncüsü olma yolunda yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde geçtiğimiz ay Brezilya’da 30’ncu taraflar konferansına katılarak hedeflerimize giden yolu sonuna kadar açacak tarihi bir başarıya imza attık. İklim değişikliği konusundaki mücadelemizde işte kararlı duruşumuz, etkin diplomasimiz ve buradaki emin olun güçlü müzakerelerimizin sonucu olarak Türkiye’yi 2026 yılında Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’in ev sahibi yaptık" dedi.



Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Kazaya yapınca plakaları söküp kaçtı ama polisten kaçamadı Aksaray’da alkollü olarak direksiyon başına geçtiği araçla maddi hasarlı kazaya karışıp olay yerinden kaçan genç sürücü yolda plakalarını söküp izini kaybettirmeye çalışsa da sürücünün kaçış oyununu polis bozdu. Plakasız araçla yakalanan alkollü sürücüye toplam 117 bin lira ceza kesilirken, ehliyetine 7 ay el konup araç ise 1 ay trafikten men edildi. Olay Küçükbölcek Mahallesi Cumhuriyet Buvarı üzerinde yaşandı. Edinile bilgiye göre, alkol aldıktan sonra 06 SHC 36 plakalı aracıyla trafiğe çıkan 22 yaşındaki Faik K. isimli genç, bulvar üzerinde maddi hasarlı trafik kazasına karışarak olay yerinden kaçtı. Ara sokaklara girerek plakalarını söken sürücü ve yanında yolcu olarak bulunan arkadaşı izlerini kaybettirmeye çalışırken, alkollü olması ve kaza yerinden kaçmasının ardından üçüncü bir kural ihlali yaparak plakasız araçla kaçmayı sürdürdü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar ve şikayet üzerine harekete geçen polis plakasız olarak izini kaybettirmeye çalışan sürücünün peşine düştü. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından aracın izini süren ekipler çok geçmeden aracı ve şahısları bir otoparkta yakaladı. Ehliyet, ruhsat ve Genel Bilgi Taramasından (GBT) geçirilen sürücü Faik K. ve yolcu konumundaki arkadaşı, polis memurlarına agresif tavırlar sergileyerek olayı örtbas etmeye çalıştı. Genç sürücünün alkol metre ile yapılan ölçümde 0.62 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye plakasız araçla trafiğe çıkmak, kaza yerini terk etmek ve alkollü araç kullanmak gibi çeşitli maddelerden toplam 117 bin lira para cezası kesilirken, araç 1 ay süreyle trafikten men edilerek çekici marifetiyle otoparka çekildi. Öte yandan plakasız araç kullanmaktan 1 ay, alkollü araç kullanmaktan ise 6 ay olmak üzere toplam 7 ay süreyle sürücünün ehliyetine el konuldu. Genç sürücü işlemlerinin ardından kazaya karışıp kaçtığı için gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Polis memurlarına kimliğini ibraz etmeyen ve güçlük çıkaran yolcu konumundaki şahıs ise kimlik tespiti için polis merkezine götürüldü.
Bursa Aşk üçgeni bıçaklı kavgaya dönüştü: 2 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde iki genç kız arasında çıkan kavga kanlı bitti. Erkek meselesi nedeniyle buluşan taraflar birbirini bıçakladı, 1’i ağır 2 kadın yaralandı. Olay, saat 22.00 sıralarında Orhaniye Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre Cankız Ç. (19) isimli genç kız, aşık olduğu A.M.(25) isimli erkeğin sevgilisi olduğu öne sürülen Sinem Y. (17)’yi konuşmak için Ankara Caddesi’ne çağırdı. Evinden çıkarak buluşma noktasına giden Sinem Y. ile Cankız Ç. arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada iki genç kız birbirini bıçaklayarak yaraladı. Cankız Ç. olay yerinden yaralı halde kaçarken, bacağından bıçaklanan Sinem Y. yakındaki bir büfeye sığındı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Sinem Y., ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinden kaçan Cankız Ç. ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta sokakta yürürken ekipler tarafından bulunarak polis aracıyla özel bir hastaneye götürüldü. Sinem Y.’nin annesi Birgül B., ambulansla hastaneye getirilen kızına, "Bir şey olmaz değil mi? Gerizekalısın kızım gitme dedim sana. Geberteceğim oğlum. Annecim iyi misin?" dedi. Yaralı genç kız ise annesine "Bağırma bana" diyerek tepki gösterdi. Cankız Ç., tedavisinin ardından Asayiş Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.