POLİTİKA - 30 Nisan 2025 Çarşamba 12:44

Bakan Tunç: "Bir pazarlık ve müzakere söz konusu değil. Bir ‘al-ver’ süreci söz konusu olamaz. Top oynamıyoruz"

A
A
A
Bakan Tunç: "Bir pazarlık ve müzakere söz konusu değil. Bir ‘al-ver’ süreci söz konusu olamaz. Top oynamıyoruz"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin "Bir pazarlık ve müzakere söz konusu değil. Bir ‘al-ver’ süreci söz konusu olamaz. Top oynamıyoruz"


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirilen AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cezaevlerinde hastaların, hangi şartlarda tedavi edildiğinin kanunlarla belli olduğunu dile getiren Bakan Tunç, "Bu şartlar sürekli olarak cezaevi doktorları tarafından da kontrol ediliyor. Gerekirse hastaneye sev edilen durumlar da söz konusu oluyor. Hükümlülerin devlete emanet olduğunu unutmamak lazım. Özellikle sağlık şartlarını korumak gerekiyor. Bu konudaki talepleri de ilgili cezaevi idarelerimiz ve devamında da hastane ve adli tıp raporlarındaki onay süreçleriyle değerlendiriliyor" ifadelerini kullandı.


Mülakatlarda bir kanun düzenlemesi yapıldığını bildiren Bakan Tunç, "Daha başarılılar daha önde değerlendirilsin diye. Bizim niyetimiz daha liyakatli, kaliteli bir sistem oluşturmak. Yargıya memnuniyetin sağlanabilmesi için daha güçlü hukukçuların sisteme katılması lazım. Onun için ‘Hukuk Meslekleri Sınavı’nı uygulamaya koyduk. Onun için ‘Hakim, Savcı Yardımcılığı’ sistemini uygulamaya koyduk. Bizim için liyakat önemli. Bizim için önemli olan bu" ifadelerini kullandı.


"Bir pazarlık ve müzakere söz konusu değil. Bir ‘al-ver’ süreci söz konusu olamaz. Top oynamıyoruz"


Türkiye’nin 40 yıldır terörle mücadele ettiğine vurgu yapan Bakan Tunç, "Bu ülkenin önündeki en büyük engel terör belası. Ülkemizin gelişmesi ve kalkınması önünde ayak bağı olan terör belasından kurtulma mücadelesi veriyoruz. Bununla ilgili de çok önemli aşamalar kaydettik. Binlerce şehit verdik. Ülkemizin, milletimizin huzurunu bozan bu beladan kurtulmak istiyoruz. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ekin ayında yaptığı konuşmanın ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ortaya koyduğu irade sonrası gelişen bir durum söz konusu oldu. İmralı’nın bir çağrısı oldu, terör örgütüne yönelik. Artık terör örgütünün meşruluğunu kaybettiği, örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakması yönünde bir çağrıydı. Bu çağrıya henüz cevap verilmiş değil. Cevap verildiğinde, terör örgütü kendisini feshettiğinde Türkiye, ‘Terörsüz Türkiye’ çerçevesinde çok önemli bir aşamaya geçmiş olacak. Bütün hedefimiz terör örgütünün tasfiyesi ve ülkemizin terörden temizlenmesi, vatandaşlarımızın huzurlu bir geleceğe adım atması, çocuklarımı terörsüz bir Türkiye’ye kavuşturmak. Herkesin bu süreçte sorumluluk alması lazım, tüm kesimlerin. Sorumluluk makamındaki kişilerin bu sürece zarar vermemesi lazım, bu sürecin olumlu sonuçlanmasına katkı sunması lazım. Bu nedenle sorumluluk makamındaki kişilerin, konuşmalarını yaparken bu sürece zarar verecek açıklamalardan kaçınmaları lazım. Türkiye’nin içte ve dışta terörle mücadelesi kesintisiz sürdü. Bu uğurda binlerce şehit verdik. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız, onların ailelerini incitecek bir tavır içinde de olamayız. Dolayısıyla, yurt dışından terör tehditlerine karşı da hazırlıklı olacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması yönündeki politikamızı da dünya biliyor. Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye için de önemlidir. O konferansta beyan edilen hususların kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanımız da ifade etmiştir. Burada ciddi bir mesele var. Terörün tasfiyesiyle ilgili bir çaba var. Bu çabalara destek vermek lazım. Bu çabaları baltalayacak ifadelerden kaçınmak lazım. İmralı heyetinde yer alan ve rahatsızlanan Sırrı Süreyya Önder’in bu sürece yapıcı bir katkısı vardı. İnşallah iyileşir ve sağlığına kavuşur. Bu sürecin devam etmesi lazım. Bu anlamda, ‘topun iktidarda olması’ durumu söz konusu değil. Burada bir müzakere ve pazarlık söz konusu değil. DEM Parti’nin geçen hafta Adalet Bakanlığımıza yaptığı ziyarette, biz bir müzakere yapmadık. DEM Parti Grup Başkanvekillerinin talepleri oldu. Bunlar; cezaevlerinin şartlarıyla ilgiliydi. Hasta hükümlü ve tutuklarının şartları ve onların infaz ertelemeleriyle ilgili ve örgütlü suçlarla ilgili taleplerde bulunuldu. Bir pazarlık ve müzakere söz konusu değil. Bir ‘al-ver’ süreci söz konusu olamaz. Biz top oynamıyoruz. Bu ciddi bir mesele. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti. Her şey kanunlar çerçevesinde yapılabilir. Kanunlarımız el verdiği çerçeve içinde ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz. Kamuoyunda konuşulan infaz düzenlemeleri, ceza adaleti ile ilgili yapılan düzenlemeleri kişiye özel yapmıyoruz. Ceza adaleti sisteminin etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeler olacak. Bunlar içerisinde soruşturma, kovuşturma ve infaz kısımlarıyla ilgili hedefimizde düzenlemeler var. Bunları takdir edecek olan meclisimiz ve milletvekillerimiz. Özellikle infaz düzenlemesi ilgili kamuoyunda konuşulan bazı yanlış anlaşılmalar var. Hukukumuzda, kanunlarımızda özel infaz usulleri var. Bunların uygulanabilmesi için de belli bir ceza miktarının altında olması gereken ceza miktarları var. Ceza adaletine uygun, evrensel kurallara uygun, bugüne kadar yaptığımız reformlar çerçevesinde yapabildiklerimizi yapmaya devam edeceğiz. Zaten Yargı Reformu belgemizde de bu hususlara değindik. Özellikle yeni süreçte Terörsüz Türkiye sürecinin sıkıntıya uğramaması için özellikle bazı partilerin, sorumluluk makamındaki kişilerin çok daha yapıcı davranması lazım. ‘Topun iktidarda olduğu’ yönünde bu tarz açıklamalar sürece fayda sağlamaz. Burada bir pazarlık söz konusu olamaz. İmralı’nın çağrısı açık; terör örgütünün bir an önce kendini feshetmesi, silahları bırakmasına yönelik bir çağrı. Şu an da beklenen bu tüm odaklanılan nokta terör örgütünün kendisi feshetmesi" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da doğa dondu, Girlevik Şelalesi buz kesti Girlevik Şelalesi buz tuttu, 2 metrelik buz sarkıtları oluştu. Erzincan’da etkili olan dondurucu soğuklar, kentin önemli doğal güzelliklerinden Girlevik Şelalesi’ni adeta buzdan bir tabloya dönüştürdü. Gece saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü kentte, merkezden yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi tamamen buz tuttu. Soğuk havanın etkisiyle şelaleden dökülen sular donarken, yer yer uzunluğu 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu. Kayalıklar ve şelale çevresinde meydana gelen buz tabakaları, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sundu. Kış aylarında "beyaz gelinliğini" giyen Girlevik Şelalesi, bu yıl da soğuk havayla birlikte görsel bir şölen oluşturdu. Bölgeyi gezmeye gelen vatandaşlar, ortaya çıkan eşsiz kış manzarasını hayranlıkla izledi. Bazı vatandaşlar ise Girlevik Şelalesi’nin her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarının şelaleye farklı bir atmosfer kattığını ifade etti. Yetkililer, soğuk havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşları buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Girlevik Şelalesi’nde oluşan buzlanma nedeniyle ziyaretçilerin özellikle kaygan zeminlere karşı tedbirli olmaları istendi. Dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Girlevik Şelalesi, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarıyla Erzincan’ın doğal güzellikleri arasında yine ön plana çıktı. Türkiye’nin en soğuk yerleşim yerleri belli oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) bağlı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonlarından alınan verilere göre, gece saatlerinde Türkiye genelinde etkili olan dondurucu soğuklar birçok yerleşim yerinde rekor seviyelere ulaştı. Ölçümlerde, Türkiye’nin en soğuk yerleşim yeri Sivas’ın Altınyayla ilçesi oldu. Verilere göre Sivas Altınyayla’da hava sıcaklığı eksi 25,2 dereceye kadar düştü. Altınyayla’yı, Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit mevkisi eksi 24,9 derece ile takip etti. Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde eksi 24 derece ölçülürken, Bolu’nun Dörtdivan ilçesinde sıcaklık eksi 23,8 derece olarak kaydedildi. Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde termometreler eksi 23,6 dereceyi gösterirken, Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çamkoru mevkisi ile Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Samat köyünde sıcaklık eksi 23,2 dereceye kadar düştü. Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde eksi 22,7, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde ise eksi 22,6 derece ölçüldü. Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da da soğuk hava etkisini sürdürdü. Ardahan’ın Göle ilçesinde hava sıcaklığı eksi 22 derece olurken, Çorum’un Alaca ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde eksi 21,7 derece kaydedildi. Çankırı’nın Çerkeş ilçesinde eksi 21,4 derece ölçülürken, Erzurum Palandöken’de bulunan Doğu Anadolu Gözlemevi’nde sıcaklık eksi 20,6 dereceye düştü. Listede Kayseri’nin Tomarza ilçesi eksi 20,4, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi eksi 20,2, Konya’nın Karapınar ilçesi eksi 19,8 ve Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyü eksi 19,6 derece ile yer aldı. Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın özellikle gece ve sabah saatlerinde etkisini artırdığını belirterek, don, buzlanma ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.