POLİTİKA - 18 Kasım 2025 Salı 13:10

Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"

A
A
A
Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"

"Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Maalesef, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katıldı. Burada konuşan Tunç, projenin geleceğin teminatı çocuklara ve adalet sistemi bakımından hayırlı olması temennisinde bulundu.

Çocuğun toplumun en masum varlığı ve en kıymetli emaneti olduğundan bahseden Tunç, "Çocuklar çevresindeki tehlikelere karşı en savunmasız toplum kesimidir. O nedenle çocukların korunması yalnızca ailelerine bırakılacak bir husus değildir. Çocukların korunması devletin anayasal görevidir tüm devletlerin. Dolayısıyla çocukları korumak geleceğimizi güvence altına almaktır. Çevresindeki tehlikelere karşı gerek suç mağduru çocuklar onların korunması gerekse çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi hepsi çocukların korunması anlamına gelir ve bu anlamda da alınması gereken tedbirleri yalnızca anne babalara, ailelere bırakmamak gerekir. Devletin en başlıca görevlerinden bir tanesidir" dedi.

Proje kapsamında hedeflerden bahseden Tunç, "Hedefimiz suça sürüklenen çocukları yeniden topluma kazandıracak umudu onaran, hatayı düzelten insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımı hakim kılmaktır. Bu bağlamda proje ilgili mevzuat düzenlemeleri ve politika değişimlerini teşvik edecektir. Projenin adalete, adaleti mahkeme salonlarının yanında okullarda, sağlık merkezlerinde ve sokaklarda da var eden sektörler arası güçlü iş birliği kurulmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" ifadelerinde bulundu.

"Gazze'de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"

Çocukların geleceğe hazırlanması noktasında büyük bir gayret gösterdiklerinden bahseden Tunç, "Filistin'de, Gazze'de çocuk haklarının nasıl ihlal edildiğini, çocukların, insanların yaşam hakkının yok sayıldığı ve pervasızca hiçbir sınır tanımadan çocukların, kadınların katledildiği bir ortamı maalesef çocukların soykırıma tabi tutulduğu bir zaman derinliğine hep beraber yaşıyoruz. Maalesef 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" diye devam etti.

İmzalanan ateşkesin kalıcı hale gelmesi temennisinde bulunan Tunç şunları dile getirdi:
"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de bu gece itibariyle özellikle Gazze Barış Planı'nı onaylaması da çok önemli. Bu barış planının hayata geçmesi noktasında ateşkesin sağlanması noktasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çok güçlü iradesiyle büyük gayretleri oldu."

"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik"

Çocuğun üstün yararı doğrultusunda suça sürüklenen çocuklar için özel olarak uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi modellerini geliştirdiklerinden bahseden Tunç, "Yetişkinler için uzlaştırma kapsamında olan suçların yanında çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden de uzlaştırma müessesesinden faydalanabilmesini sağladık. Yine çocuklar hakkında yetişkinlerin işlediği suçlardan farklı olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için cezanın üst sınırını 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından üç yılı yerine beş yıl olarak belirledik. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi yetişkinler de beş yıllı iken bu süreyi çocuklar yönünden üç yıla düşürdük. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik. Yine cezanın ertelenmesi kararı verilebilmesi için yetişkinler için iki yıl olan cezanın üst sınırını çocuklar için üç yıl olarak belirledik" dedi.

2005 yılında çocuk koruma kanununu yasalaştırarak çocuklarımızın haklarını ve esenliklerini güvence altına almaya çalıştıklarına değinen Tunç, "Çocukları adli süreçlerde yıpranmaması ve üstün yararlarının korunması bakımından çocuk mahkemelerini kurduk. Çocuk mahkemesi sayısını 85'e, çocuk ağır ceza mahkemesi sayısını 16'ya çıkardık. 2020 yılında Adalet Bakanlığı Teşkilatı büyüyesinde adli destek ve mağdur hizmetleri dairesi başkanlığını kurduk ve bu başkanlığının bünyesi içerisinde de çocuklarla ilgili bir birimi daire başkanlığını faaliyete geçirdik. Çocuk koruma kanunuyla çocuklara kelepçe takılamayacağı ve çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlerle hapis cezasına en son çare olarak başvurulması gerektiğini düzenledik" ifadelerine yer verdi.

Erzurum'da, Bursa'da ve Eskişehir'de açılan çocuk adalet merkezlerimizin sayısını artırmaya devam ettiklerini ifade eden Tunç, "Şu devam eden çocuk adalet merkezlerimiz var. Bunları da süratle ülke geneline yaygınlaştırarak çocukları gerek suç mağduru gerek suça sürüklenen çocuklar bakımında onların yetişkinlerle aynı ortamda yargı hizmetinden yararlanmalarını mahsurlu bulduğumuz için onları ayrı bir merkezlerde yargı hizmetinden yararlanmasını sağlayacağız" dedi. Bakan Tunç konuşmasını noktalarken toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

Ahmet Furkan Gülap - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da "Helvacı kağıdı" polemiği Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç’ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi’ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği’nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi’ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No’lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye’de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.