GÜNDEM - 28 Nisan 2025 Pazartesi 12:50

Bakan Yumaklı: "Tarımın varoluşsal sorunları ve ticaret savaşları, bizi yeni bir döneme taşımaktadır"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Tarımın varoluşsal sorunları ve ticaret savaşları, bizi yeni bir döneme taşımaktadır"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Kalkınma planları, orta vadeli program, stratejik planlar, yıllık programlar, tematik planlar ve programlar, ülkemizde tarım sektörünün de içinde olduğu ekonomik yapının temelini oluşturmaktadır. Jeopolitik kırılmalar, iklim değişikliği, teknolojik dönüşüm, tarımın varoluşsal sorunları ve ticaret savaşları, bizi yeni bir döneme taşımaktadır" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 4’üncü Tarım ve Orman Şurası’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, dünyada tarıma dayalı birçok konunun kırılmada olduğunu ve yeni döneme herkesin hazırlandığını söyledi. Yaşanan değişime ve dönüşüme Türkiye olarak adapte olmak zorunda olduklarını belirten Yumaklı, tüm hedeflerin tutarlılığı için suyun gerekliliğinden bahsetti.



"Tüm unsurlar, 4. Tarım Orman Şurası’nda bir araya geldi"


Politika geliştirmeyi sadece bir siyaset işi, uygulayıcılığı, bürokrasi olarak görenlerin bir Şura’ya da ihtiyacı olmadığını söyleyen Yumaklı, "Politika geliştirme ve uygulama, ana olarak siyaset ve bürokrasi kurumunun görevi olmakla birlikte; onu besleyen damarları düşündüğümüzde bunun çok kapsamlı bir kavram olduğunu görürüz. Sivil toplum kuruluşlarından akademiye, araştırma kurumlarından özel sektöre kadar birçok grup, bir bütünün parçalarıdır biz buna inanıyoruz. İşte bir bütünün parçası olan tüm bu unsurlar, 4. Tarım Orman Şurası’nda bir araya geldi. Bunu ülkemiz adına büyük bir zenginlik olarak kabul ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


"Değişimleri algılayıp, buna adapte olmak ve bu zeminini oluşturmak zorundayız"


Dünyanın büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, "Değişimleri algılayıp, buna adapte olmak ve bu zeminini oluşturmak zorundayız. Bu noktada elbette bu tür çalışmalar değişimin hızını yakalamak için önemli bir fırsattır. Bu hızı yakalamanın ilk şartı da rekabet gücü yüksek ve sürdürülebilir üretim yapısına sahip bir tarım sektörüdür. İklim değişikliğine dayanıklı bir ormancılık, bioçeşitliliğin muhafazası ve bütün hedeflerin gerçekleşmesi için mutlaka gerekli olan su kaynaklarımızın korunması" dedi.



"Tarımın varoluşsal sorunları ve ticaret savaşları, bizi yeni bir döneme taşımaktadır"


Yaşanan 2. Dünya savaşı sonrasında oluşturulan kural bazlı, çok taraflı ticaret sisteminin önemli kırılmalar yaşadığını söyleyen Yumaklı, "Parçası olduğumuz ekonomik yönetişim sistemi değişiyor, dönüşüyor. Dünyadaki gelişmeler mevcut konfor alanımızdan çıkmak için bizleri her geçen gün çok daha fazla zorluyor. Sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye kalkınmasını 1962’den beri planlı olarak sürdürmektedir. Kalkınma planları, orta vadeli program, stratejik planlar, yıllık programlar, tematik planlar ve programlar, ülkemizde tarım sektörünün de içinde olduğu ekonomik yapının temelini oluşturmaktadır. Jeopolitik kırılmalar, iklim değişikliği, teknolojik dönüşüm, tarımın varoluşsal sorunları ve ticaret savaşları, bizi yeni bir döneme taşımaktadır. Alışılagelmiş, kabul edilmiş ve sıradanlaşmış metotlarla değil, yeni bir bakış açısıyla ve istişareyi öne çıkararak önümüzdeki dönemi planlamamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.



"Ülke topraklarımızın ve doğal kaynağımızın yüzde 80’den fazlası Bakanlığımızın faaliyet alanı"


Türkiye’de tarım ve orman sektörünün sağlam, sürdürülebilir ve kuvvetli bir yapı üzerine oturmuş durumda olduğuna dikkati çeken Yumaklı şöyle devam etti:


"Bu temelin sütunlarından en önemlisi, kadimden gelen tarımsal üretimimizin verdiği bilgi ve tecrübesiyle üreticilerimizdir. Yine tüm dünyada faal bir şekilde tarım ürünlerinin ticaretinde rol olan tarıma dayalı sanayicilerimiz, sektörümüzün güçlü noktalarından biridir. Ülkemizde 78,5 milyon hektarlık arazi mevcut. Bu arazinin 24 milyon hektarı tarım arazisi, 23,4 milyon hektarı da her geçen gün gelişmekle birlikte orman alanlarına sahip, 14,6 milyon hektarı mera arazisidir. Yaklaşık 2 milyon hektarı da su yüzeyidir. Bütün bunları bir araya getirdiğimizde ülke topraklarımızın ve doğal kaynağımızın yüzde 80’den fazlası Bakanlığımız ve sektörlerimizin faaliyet alanına girdiğini söylemek mümkün. Şuramızda yaklaşık 1600 arkadaşımızla beraber, sahip olduğumuz bu insan ve doğal kaynağımızı, daha iyi yönetmek ve geleceğe güçlü bir şekilde taşımak için çalışmalar yaptık ve yapmaya devam edeceğiz."


Dünyada sektöre dair tüm raporların incelikle takip edildiğini belirten Yumaklı sektörün bir kırılma yaşadığını ancak, sahip olunan doğal kaynak, üretimden gelen güç, bilgiye dayalı bakış açısı ve istişareyi öne çıkaran yönetim anlayışı ile bu kırılmadan avantajlı bir şekilde çıkacaklarını belirtti.


Yumaklı, Şura sonucunda çıkacak kararların 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacağını söyledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.