ÇEVRE - 13 Ekim 2025 Pazartesi 11:13

Bir yılda 25 bin saat, 210 bin ton su: Türkiye ormanlarını korumak için havada nöbet tuttu

A
A
A

Türkiye, bu yıl meydana gelen 6 bin 800 orman yangınına karşı yürütülen çalışmalarda, hava araçlarıyla 25 bin saatlik uçuş gerçekleştirilerek 210 bin ton suyla müdahale edildi.

Türkiye’nin 23,4 milyon hektarlık alana denk gelen yüzde 30’luk yüz ölçümü ormanlarla kaplı. Her yıl bu ormanları korumak için binlerce personel havadan ve karadan çeşitli yöntemlerle mücadele ediyor. Bu kapsamda, sadece 2025 yılında ortaya çıkan 6 bin 800 orman yangınıyla canla başla mücadele edildi. Bu yıl gerçekleştirilen orman yangınlarıyla mücadele sırasında ise toplamda 146 adet hava aracı, 5 binden fazla kara aracı, 25 bin personel ve 133 bin gönüllünün yanı sıra binlerce vatandaş yer aldı. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Bir yılda 25 bin saat, 210 bin ton su: Türkiye ormanlarını korumak için havada nöbet tuttu

"Toplamda 6 bin 800 adet orman yangınıyla mücadele etmek durumunda kaldık"

Özellikle iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin dünyada her geçen gün daha fazla hissedilmeye başladığı bir yılın yaşandığını belirten Karacabey, "Amerika’dan başlamak üzere bizim de içinde bulunduğumuz Akdeniz iklim kuşağının hakim olduğu ülkeler, büyük orman yangınlarıyla mücadele etti. Portekiz, İspanya gibi Avrupa ülkelerinde maalesef 1 milyon hektardan fazla orman alanı yangınlar sırasında zarar gördü. Ülkemizde 2024 yılında yaşanan kuraklığın etkisinin çok fazla sebep olması neticesinde bugüne kadar toplamda 6 bin 800 adet orman yangınıyla mücadele etmek durumunda kaldık ve bu yangınların tamamını da bugün itibariyle söndürmüş durumdayız. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedileceği uzun yıllar yapılan araştırmalar, tespitler neticesinde zaten belirtilmiş durumdaydı. Bu yıl 27 uçak, 105 helikopter ve 14 İHA olmak üzere toplamda 146 hava aracıyla ve toplamda sayım 5 bini geçen kara aracıyla birlikte yangınla mücadelede çalıştık. 25 bin personelimiz ve 133 bin orman yangın gönüllümüzü de ifade etmemde fayda var. Yangınla mücadelede hava araçları daha etkiliymiş gibi değerlendirilse de bütün dünyada kabul edilen bir gerçek var ki yangını kara ekipleri söndürür. Yerden müdahale etmediğiniz hiçbir yangını hava araçlarıyla söndürmeniz mümkün değil" dedi.

Bir yılda 25 bin saat, 210 bin ton su: Türkiye ormanlarını korumak için havada nöbet tuttu

"Yangınların yüzde 96’sı maalesef insan kaynaklı"

Aynı zamanda Karacabey, şu ifadelere yer verdi:

"Yangınların yüzde 96’sı maalesef insan kaynaklı. Bunun sadece yüzde 8’i kasıtlı. Geriye kalan yüzde 88’lik kısmı ihmal ve dikkatsizlik diye ifade edebileceğimiz alt kırılımları dağılsa bile toplamda yüzde 88’i maalesef ihmal ve dikkatsizlik sonucu çıkıyor. Dikkatli davranırsak bu yangınlar hiç yaşanmayacak. 23 bin orman köyünde yaşayan vatandaşlarımızla yüz yüze görüşerek angına sebebiyet verecek davranışlardan uzak durmaları konusunda hatırlatmalarda bulunduk. Öğrencilerimizle buluştuk okullarda. Askeri birliklere, avcılara, arıcılara, çobanlara ulaştık. Arazide en çok bulunan insanlar onlar çünkü."

"Ülkemizin 23,4 milyon hektarlık, yüzde 30’luk kısmı bugün itibariyle ormanlarla kaplı"

Türkiye’nin ormanlık alanlarına dair konuşan Karacabey, "Akdeniz bölgesi başta olmak üzere kumul alanların ağaçlandırmasında özellikle şu ana kadar 24 bin hektar kumul alanı ağaçlandırdık ve bugün kaliteli, güzel ormanlar orada boy gösteriyor. Aynı zamanda kurak, yarı kurak bölge olarak ifade ettiğimiz İç Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde de o bölgenin toprak ve iklim şartlarına uygun türlerle yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla ülkemiz bugün dünyada orman varlığını artıran dünyada 6’ncı sırada, Avrupa’da ilk sırada yer alan ülke. En çok ağaçlandırma yapan ülkeler sıralamasında dünyada 4’üncü, Avrupa’da ilk sıradayız. Bütün bu çalışmalar neticesinde Türkiye FAO’nun raporlarına göre dünya üzerindeki ülkeler arasında orman varlığı bakımından 46’ıncı sıradayken şimdi 19 basamak birden yükselerek 27’nci sıraya ulaşmış durumda. Ülkemizin 23,4 milyon hektarlık kısmı yani karasal alanımızın yüzde 30’luk kısmı bugün itibariyle ormanlarla kaplı. Attığınız 3 adımdan biri ormanlık alana isabet ediyor" ifadelerini kullandı.

Bir yılda 25 bin saat, 210 bin ton su: Türkiye ormanlarını korumak için havada nöbet tuttu

"İHA’lar orman yangınlarının yüzde 95’inin henüz 10 hektara ulaşmadan yetişip söndürmemizi sağladı"

Orman alanlarının artırılması, korunmasıyla ilgili çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Karacabey, "186 yıllık tecrübenin yanında günün gelişen ve değişen teknolojilerini de Orman Genel Müdürlüğü olarak kullanıyoruz. Dünyada ormanları gözetlemede ve orman yangınlarıyla mücadelede İHA kullanan 2 ülkeden birisi Türkiye. Avrupa’da ilk ülke olarak biz varız. Bu teknoloji sayesinde ormanlarımızdaki en ufak bir dumanı 2 dakika gibi kısa bir süre içerisinde tespit ederek ortalama 11 dakika içerisinde de ilk müdahaleyi gerçekleştiriyoruz. Bu yangınların daha fazla büyümeden henüz küçükken bizim yetişip söndürmemizi sağlıyor. 6 bin 800 adet orman yangınının yüzde 95’inin henüz 10 hektara ulaşmadan yetişip söndürmemizi sağladı. Sadece yüzde 5’lik bir kısım 10 hektarın üzerinde bir alana yayıldı. Bu da 6 bin 800 adet yangını göz önünde bulundurursak yüzde 5’lik kısmın ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Yüzde 5’lik kısım da bizim aynı anda başka noktalarda yangınlara müdahale ederken çıkmış yangınlardır. Orman içerisindeki yolda bile araçla 100 kilometre hız yapamayacağınız bir ortamda 100 kilometre hızında esen bir rüzgarın, üstelik yolun dışında eğimli arazilerde ormanın içerisinde ilerleyen bir yangına yetişip onu durdurmanın, söndürmenin ne kadar zor olduğunu takdir edeceksiniz" diye konuştu.

Bir yılda 25 bin saat, 210 bin ton su: Türkiye ormanlarını korumak için havada nöbet tuttu

Yaklaşık 7 bin yangına müdahale edildi ve 210 bin ton su atıldı

İhlas Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, 1 Ocak-7 Ekim tarihleri arasında Türkiye genelinde toplam 6 bin 800 yangın meydana geldi. Bu yangınların yaklaşık 3 bini orman yangınları, 4 bin kadarını ise ziraat yangınları oluşturdu. Yangınlara müdahalede hava araçları yoğun olarak görev aldı. Buna göre, uçaklar 5 bin 197 saat 7 dakika uçuş yaparak 8 bin 694 sorti gerçekleştirdi ve 32 bin 667 ton su attı. Helikopterler 13 bin 674 saat 38 dakika havada kalarak 56 bin 650 sorti yaptı ve 177 bin 724 ton su ile yangınlara müdahale etti. Yangınların tespit ve takibinde görev yapan İnsansız Hava Araçları (İHA) ise toplam 6 bin 16 saat 16 dakika uçuş gerçekleştirdi. Böylece bu yılın ilk 9 ayında, hava araçları toplamda 24 bin 882 saat 1 dakika havada kalarak 65 bin 344 sorti ile 210 bin 391 ton su atımı yaptı.

"Önceden 1 ton suyla söndürebildiğiniz yangını şimdi 4-5 ton su kullanarak ancak söndürebiliyorsunuz"

Yangın çıkan bölgelerde vatandaşlarla bir araya geldiklerinde, vatandaşların bahçelerindeki otları temizledikten sonra kalan artıkları yaktıklarını ancak şimdiye kadar bu ateşleri kontrol altına almayı başardıklarını söylediklerini belirten Karcabay, "Kuraklığın etkisiyle yanıcı maddelerin yanma şiddeti 3 kat artmış durumda. Dolayısıyla en ufak bir kıvılcım anında büyük bir yangına dönüşebiliyor. Nemin olmamasından dolayı da daha çok mücadeleyle söndürebiliyorsunuz. Önceden 1 ton suyla söndürebildiğiniz yangını şimdi 4-5 ton su kullanarak ancak söndürebiliyorsunuz. Vatandaşlarımız her ne suretle olursa olsun açık alanda kesinlikle hiçbir kıvılcıma meydan vermemeleri gerekiyor. Ateş yakmaktan bahsetmiyoruz. Çünkü bir spiral makinesinden çıkan kıvılcım normalde bir yeri yakmaz. İnsanın üzerine geldiğinde bile kıyafetini yakmaz ama o kıvılcım yangına sebep olabiliyor artık. Kaynak makinesinden sıçrayan bir kıvılcım yangına sebep olabiliyor. Hatta rampalarda araçların egzozundan çıkan kıvılcımların yangına sebep olduğuna şahit olduk. Bunlar çok ekstrem durumlar. Bunu özellikle belirtmek istiyoruz. Ben buraya bir ateş yakayım da söndürürüm dememeli vatandaşlarımız. Ateş hızlı bir şekilde yayılıp büyük felaketlere sebep olabiliyor" şeklinde konuştu.

Bilal Sarıkavak - Gürkan Sayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Çınarcık Projesi’nde sona doğru Bursa’nın içme suyu geleceğini uzun yıllar güvence altına alacak olan Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü heyeti, günlük 300 bin metreküp kapasiteli arıtma tesisinin son parçalarının test ve tedarik işlemleri için Almanya ve Slovakya’daki üretici fabrikalarda incelemelerde bulundu. Arıtma tesisi tamamlanıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nisan 2024’te yüzde sıfır ile devraldığı Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaştı. BUSKİ eliyle yürüttüğü projede daha önce Çınarcık-Dobruca ve Görükle-Ürünlü by-pass hatlarını tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, projenin en önemli ayaklarından Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni de tamamlama aşamasına getirdi. Almanya ve Slovakya’ya önemli ziyaretler Çınarcık Barajı’ndan sağlanacak içme suyu ile desteklenecek günlük 300 bin metreküp kapasiteli modern arıtma tesisi için BUSKİ Genel Müdürlüğü heyetinden Almanya ve Slovakya’ya önemli ziyaretler gerçekleştirildi. Heyet, arıtma tesisinin son ekipmanları olan mono pompalar ve filtre presin test ve tedarik süreçleri için üretici fabrikalarda incelemelerde bulunuldu. Söz konusu ekipmanların temini ile tesisin tamamlanma aşamasına geleceği belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey liderliğinde, BUSKİ ekiplerinin gece gündüz çalışması ile yakın zamanda tamamlanacak Çınarcık İçme Suyu Projesi sayesinde, kentin 2060 yılına kadar içme suyu ihtiyacının sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde karşılanması hedefleniyor.
Antalya Başkan Uysal’dan yaşlı dostu kent vurgusu Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, "Kimsenin yalnız olmadığı bir kent" hedefini yineleyerek, yaşlı dostu kent vizyonuna dikkat çekti. Muratpaşa Belediyesinin Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında düzenlediği sergi ve panayır, çok sayıda sivil toplum kuruluşunu aynı çatı altında buluşturdu. Etkinlikte Türkiye Alzheimer Derneği, ANSAN Antalya Sanatçılar Derneği, Ubuntu Gönüllüleri, Falezya Bonsai Penjing Atölyesi Üretken ve Bilge Yaşlılar Bonsai Çalışma Grubu, Üretken Bilge Yaşlılar Derneği, 07 Engel Tanımayanlar Spor Kulübü ve Türkiye Emekliler Derneği Antalya Şubesi stant açtı. Serginin en dikkat çeken çalışmaları arasında bonsai eserleri yer aldı. Çalışmalar, doğayı galeri ortamına taşıyarak sergiye yeşil bir atmosfer kattı. Antalya’nın özgün bitki örtüsünü yansıtan "Antalya’nın Doğal Yüzü" isimli çalışma ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Başkan Uysal, burada yaptığı konuşmada özellikle Turunç Masa hizmeti sayesinde yaşlıların günün her saatinde belediyeye ulaşıp taleplerini iletebildiklerini ifade ederek, "Hayatın her alanında onların yanında olmaya çalışıyoruz. Farklı platformlarda bir araya geliyor, bağlarımızı canlı tutuyoruz" dedi. Muratpaşa’nın "yaşlı dostu kent" ilan edildiğinin altını çizen Başkan Uysal, yaşlanmanın getirdiği sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunların farkında olduklarını ve bu alanda çalışmaları ekonomik şartlar elverdiği sürece her daim sürdüreceklerini dile getirdi. Başkan Uysal’ın konuşmasının ardından müzik konseri gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan dernekler, Başkan Uysal’a teşekkür belgeleri ve hediyeler takdim etti. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Aydın Kanza Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergi ve panayır 27 Mart Cuma gününe dek 11.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Program kapsamında her gün saat 13.00’te canlı müzik konseri, 14.00’te ise konferans düzenlenecek. Ayrıca, Muratpaşa Belediyesi Yaşlıevleri üyelerinin hazırladığı "Anadolu’dan Toroslara" isimli Türk Halk Müziği Konseri, 30 Mart Pazartesi günü saat 20.00’de Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.
İstanbul Bakan Uraloğlu patlama meydana gelen gemiyle alakalı konuştu: "İnsansız deniz aracıyla yapılmış olabilir, bir dron saldırısı değil" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, dün gece saatlerinde Karadeniz açıklarında patlama meydana gelen gemiyle alakalı olarak, "Şua n için net söyleyebileceğimiz şey dış kaynaklı bir patlama, özellikle gemiyi devre dışı bırakmak için makine dairesine bilerek yapılmış bir saldırı" ifadelerini kullandı. Eski ismi Beşiktaş Dardanelles yeni ismi Altura olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli petrol gemisine, Rusya’dan Liverpool’a gittiği esnada dün gece saat 00.30 sıralarında İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede saldırı gerçekleştirildi. Geminin makine dairesinde yaşanan patlamanın ardından olay yerine Kıyı Emniyet Müdürlüğü’ne ait Kurtarma-11 ve Kurtarma-12 gemileri ile hızlı bot ve Kıyı Emniyeti-5 ekipleri yönlendirildi. Gemide bulunan 27 Türk mürettebat yara almadan kurtarıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, katıldığı bir televizyon programında dün gece saatlerinde Karadeniz açıklarında patlama meydana gelen gemiyle alakalı açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, yaşanan patlamanın dış kaynaklı ve bilerek yapılmış bir saldırı olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Rusya’dan ham petrol yüklemiş olan yabancı bayraklı ve Türk işletenli bir geminin makine dairesinde gece yarısından sonra bir patlama meydana geldi. Bizim acil ana arama kurtarma merkezine bildirim yapılmasının ardından oraya kıyı emniyeti ile sahil güvenlik unsurları sevk edildi. Patlamada özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz; bu da insansız deniz aracıyla yapılmış olabilir. Bir dron saldırısı değil. Teknik ekiplerimiz şu an oraya yönelmiş durumdalar, önümüzdeki saatlerde detaylı olarak tespit edecekler. Şu an için net söyleyebileceğimiz şey dış kaynaklı bir patlama olduğu. Özellikle gemiyi devre dışı bırakmak için makine dairesine bilerek yapılmış bir saldırı. Petrol taşıyan bir gemi olduğu için saldırının da Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yapıldığı ihtimali yüksek. Mürettebatın tamamı Türk ve herhangi bir yaralanma ya da sağlık problemi yok. Olay yerine gerekli tüm unsurları yönlendirdik; takibini gerçekleştiriyoruz."