ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 15:06

Çatalağaç Deresi’nde kirliliğine neden olan Alagöz Madencilik Şirketi’ne 2.5 milyon lira ceza kesildi

A
A
A
Çatalağaç Deresi’nde kirliliğine neden olan Alagöz Madencilik Şirketi’ne 2.5 milyon lira ceza kesildi

Giresun’un Doğankent İlçesi, Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun, çinko madeni zenginleştirme faaliyeti gösteren ve Çatalağaç Deresi’nde kirliliğine neden olan Alagöz Madencilik Şirketi’ne aynı ihlalin tekrarı nedeniyle 2 milyon 517 bin lira ceza uygulandı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisi, gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldı.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madenden atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği belirlendi. Daha önce de 2 kez aynı ihlal nedeniyle para cezası uygulanan işletmeye bu kez 3 katı yaptırım uygulanarak, 2 milyon 517 bin lira ceza kesildi. Yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınmasına ve çökeltim sağlanarak deşarj edilmesine yönelik bir havuz yapılana kadar maden ocağında taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisinin üretim faaliyetleri durduruldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Dünyada 350 milyon astım hastası var DÜZCE(İHA) – Prof. Dr. Ege Güleç Balbay Dünya Astım Günü’nde yaptığı açıklamada astım hastalığının kontrol atına alınabildiğini belirterek Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 350 milyon astım hastası olduğu söyledi. Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, "Dünya Astım Günü" dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Astımın kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Ege Güleç Balbay, doğru tanı, düzenli tedavi ve inhaler ilaçların doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen ve hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Balbay, "En sık görülen belirtiler; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Doğru tanı için yalnızca şikâyetlerin değerlendirilmesi değil, solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşır" dedi. "Küresel bir hastalık" Astımın küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Balbay, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunduğunu ve her yıl 400 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görüldüğünü belirten Balbay, "2024 yılında bin 300’den fazla ölüm astıma bağlı nedenlerle gerçekleşti. Bu nedenle farkındalık büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Tedavide anahtar: kortizon içeren inhalerler" Astım tedavisinde temel hedefin şikayetleri kontrol altına almak ve atakları önlemek olduğunu vurgulayan Balbay, "Yalnızca ilaç başlamak yeterli değildir. İlaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması gerekir" dedi. Güncel rehberlere değinen Balbay, özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda yalnızca kısa etkili rahatlatıcı ilaçların tek başına kullanılmasının önerilmediğini belirterek, "Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlar ancak hastalığın temelindeki iltihabı tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur" ifadelerini kullandı. "Yanlış kullanım tedaviyi etkisiz hale getiriyor" İnhaler ilaçların doğru kullanımının tedavide kritik rol oynadığını söyleyen Balbay, "İlaçlar doğrudan hava yollarına ulaştığı için daha düşük dozlarla etkili olur. Ancak yanlış teknikle kullanıldığında yeterli fayda sağlanamaz" dedi. Hastaların inhaler kullanım tekniklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Balbay, kortizon içeren ilaçların kullanımından sonra ağız ve boğazın su ile çalkalanmasının da önemli olduğunu vurguladı. "Astım kontrolü yaşam kalitesini belirler" Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikayetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve atak yaşanmaması anlamına geldiğini ifade eden Balbay, kontrolü bozan faktörleri şöyle sıraladı: "Düzensiz ilaç kullanımı, yanlış inhaler tekniği, enfeksiyonlar, alerjenler ve sigara dumanı." Balbay, "Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve temiz hava ortamı sağlamak astım kontrolünü destekler" dedi. Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, hastaların hastalıklarını tanımalarının ve doğru müdahale yöntemlerini bilmelerinin hayati olduğunu belirtti.
Gaziantep Türk dünyası Şehitkamil’de buluştu Şehitkamil Belediyesi ev sahipliğinde 5. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali, törenle başladı. 5 gün sürecek festivalin açılışında konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, organizasyonun bir festivalden çok daha fazlası olduğunu belirterek, "Şehitkamil Belediyesi olarak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla Türk dünyası arasındaki gönül köprülerini daha da sağlamlaştırıyoruz" dedi. Şehitkamil Belediyesi ev sahipliğinde, Gaziantep Valiliği, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Uluslararası Eser Sahipleri Birliği (BEYTÜM) tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde başladı. "Hepimiz mozaiğin bir parçasıyız" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, açılış töreninde yaptığı konuşmada, festivalin bir mozaik olduğunu söyledi. Yılmaz, "Bu festivalin adı edebiyat ve kitap festivali olsa da bundan çok daha fazlası. Türk dünyasının farklı coğrafyalardan gelen seslerinin aynı cümlede birleşmiş hali. Aynı kelimenin farklı ağırlarda yeniden hayat bulması. Ben bu buluşmayı bir mozaik olarak görüyorum. Her birimiz bu mozaiğin bir parçasıyız. Kimimiz Anadolu’dan, kimimiz Orta Asya, Kafkas ve Balkanlardan geldik. Ama hepimiz aynı büyük resmin içerisindeyiz. Parçalar tek başına anlamlıdır ama yan yana geldiğinde ortaya bir medeniyet çıkar. Gaziantep bu anlamda çok özel bir yer. Zeugma’nın mozaiklerinden Dülük’ün kadim geçmişine kadar bu topraklar binlerce yıldır farklı kültürlerin bir araya gelip yaşadığı bir hafızadır. Şimdi o hafızaya Türk dünyasının ortak hikayesinin ortak ediyoruz" dedi. "Yarını birlikte inşa ediyoruz" Türk dünyası arasındaki dayanışmanın her geçen gün arttığını ve bunun mutluluk verdiğini söyleyen Yılmaz, "Kültür dediğimiz şey, sadece geçmişi anlatmak değil, bir bağ ve ortaklık kurmaktır. Yani yarını birlikte inşa etmektir. Bu noktada Türk dünyası arasında dayanışmanın her geçen gün güçlendiğini görmek bizi son derece mutlu etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla Türk dünyası arasındaki gönül köprülerini daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu tür kültürel buluşmalar, bu birlikteliği güçlendirmektedir. Bugünü bize hazırlayan, emeği geçen kendi ekibim, Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur da organizasyonun Gaziantep’te düzenlenmesinden dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, "Şehitkamil Belediye’miz çok anlamlı bir program düzenledi. Bugüne kadar dört kez Azerbaycan’da yapılmış bir festivali, ilk defa Azerbaycan’ın dışına, Türkiye’ye, Gaziantep’e getirdi. Umut Başkanım ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Bu, Gaziantep’in ruhuna da uygun bir program oldu. Bundan sonra da umarım, Türkiye’de, Gaziantep’e ya da başka bir şehrimize de aynı program tekrarlanıp devam eder" diye konuştu. "Çocukların ölmediği bir dünya için buradayız" Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasına Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek başladı. Şahin, festivalin 4 defa Azerbaycan’da düzenlenip ilk kez yurtdışında Gaziantep’te düzenlenmesinin çok kıymetli olduğunu belirtti. Şahin, "Sosyal adaletin, sosyal barışın sağlanamadığı, bir damla petrolün, bir damla kandan daha kıymetli olduğu bir dünyaya kabul etmiyoruz. Biz çocukların ölmediği ve öldürülmediği bir dünya için buradayız. Barışı yazacağız. Barışı defterimize yazmayacağız. Barışı kalbimize yazacağız. Edebiyatımıza yazacağız" dedi. Rza’dan Gazianteplilere davet TÜRKSOY Genel Sekreteri Yardımcısı Sayit Yusuf, "Yürekler ortak çarptığına, hissiyat ortak olduğuna göre duygulanmak için coğrafi yakınlığın hiçbir anlamı yok. Yürek yakınlığı, yürek duyguları bunun için kafidir" ifadelerini kullandı. BEYTÜM Başkanı Hayal Rza da çok mutlu ve gururlu bir gün yaşadığını ifade ederek, "Bakü’de başlayan ve Türkiye’nin bu güzel şehrinde Gaziantep’te geçirilmesi kadar gurur verici ikinci bir şey olamaz. Emeği geçen herkese tüm kuruluşlara, Uluslararası Türk Eser Sahipleri adına çok teşekkür ederiz. İnşallah 22-26 Mayıs 2026 tarihlerinde 6. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali Bakü’de yapılacaktır. Yani tarihlerin yakın olmasının o kadar da bir önemi yok. Onun da o kadar muhteşem geçeceğine şüphemiz olmasın ve tüm Gaziantep’leri etkinliğe davet ediyorum" diye konuştu. Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan da böyle önemli ve anlamlı bir etkinliğin paydaşları arasında yer almanın mutluluk verdiğini belirterek, vakıf olarak amaçlarının Gaziantep’in güzelliklerini yurt dışına taşımak, tanıtmak ve tanınır kılmak olduğunu sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının ardından Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, festivale katkıda bulunan paydaşlarına plaket takdim etti. Açılış törenine Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil belediye Başkanı Umut Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, TÜRKSOY Genel Sekreteri Yardımcısı Sayit Yusuf, BEYTÜM Başkanı Hayal Rza, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan ile Türkiye’nin yanı sıra Macaristan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan ile çok sayıda kişi katıldı.