EKONOMİ - 30 Ağustos 2025 Cumartesi 11:16

China Town Ankara Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi

A
A
A
China Town Ankara Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi

Ankara’nın ticaret hacmini yükseltmeyi, yatırım kapasitesini artırmayı ve istihdamına katkı sunmayı hedefleyen China Town Ankara Projesi, Ankara’da düzenlenen tanıtım toplantısıyla iş dünyasına tanıtıldı.


China Town Ankara Projesi, Ankara’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Proje, Anhui Geshun İnşaat Mühendislik Limited Şirketi ve Emrina Anonim Şirketi arasında yapıldı. Yapılan toplantı kapsamında Ankara’da hayata geçirilmesi planlanan yatırım ve iş birliği fırsatları değerlendirildi. Proje ile birlikte, Çin ile Türkiye arasında ortak yatırımların teşvik edilmesi ve Ankara’nın bölgesel ticaret merkezi olma vizyonuna katkılar sağlanması amaçlanıyor. Söz konusu projenin Çin’in önde gelen üretici ve yatırımcı firmaları ile Türk iş dünyasını aynı çatı altında buluşturması amaçlanıyor. Toplantıda proje bilgilendirme, firmalar adına yetkililerin konuşması ve projelerin tanıtımı gerçekleşti. Düzenlenen toplantıya Emrina Anonim Şirketi Genel Müdürü Emrah İnanç, Anhui Geshun İnşaat Mühendislik Limited Şirketi yetkilisi Wu Zhixiang, Coldwell Banker temsilcisi Osman Nuri Karagül, proje mimarı Levon Şenay ve iş dünyasından insanlar katıldı.


"China Town, Türkiye ile Çin arasındaki ortak vizyonun sahnesi olacaktır"


Projenin yalnızca bölgesel olarak etkisi olmayacağını, iki ülke arasındaki siyasi anlamda ve ekonomi anlamında gelişmelere katkı sunacağını belirten Emrah İnanç, "Burası sadece inşaattan ibaret değil. Burası bir stratejidir. Burası iki ülke arasındaki ilişkilerin en somut örneğidir. China Town Ankara, sadece alışveriş ve ticaretin değil, Türkiye ile Çin arasındaki küresel ölçekte yazacağı ortak vizyonun sahnesi olacaktır. Ankara yıllardır ülkemizin başkenti konumunda. Devletimizin yönetim merkezi. Bugün sadece devlet yönetim merkezi değil, bölgesel bir ticaret konusunda hızla ilerlemektedir. China Town Ankara bu dönüşümün en güçlü örneklerinden biri olacaktır" diye konuştu.


"Bu proje iki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracak"


China Town Projesi’nin Ankara’da birçok kişiye iş imkanı sağlayacağını ve Ankara’yı Orta Doğu ve Balkan ülkeleri arasında köprü şehir konumuna getireceğini belirten İnanç, "China Town Ankara, Türkiye ile Çin arasındaki stratejik ortaklığın somut bir göstergesidir. Çin’in üretim kapasitesi ile Türkiye’nin stratejik konumu ve girişimcilik ruhu bu projede birleşmektedir. İki ülke arasındaki ticaret hacmini artıracak, ortak yatırımlar için yeni fırsatlar doğuracak, Ankara’yı Çin ürünlerinin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan kapısı haline getirecektir. Proje yalnızca uluslararası işbirliği değil, aynı zamanda Ankara ve Türkiye için de büyük katkılar sağlayacaktır" şeklinde konuştu.


"China Town Ankara Projesi, halkın yararına olacak bir girişimdir"


China Town Ankara Projesi’nin Ankara ekonomisine olumlu katkılar sağlayacağını ve yenilikçi bir anlayışla projeye başlayacaklarını ifade eden Anhui Geshun İnşaat Mühendislik Limited Şirketi yetkilisi Wu Zhixiang ise "China Town Ankara Projesi, Çin ve Türkiye’nin birlikte yürüttüğü ’Kuşak ve Yol’ girişiminin giderek büyüdüğü ve meyveler verdiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. Bu proje yalnızca iki ülkenin sanayi planlamasıyla uyumlu olmakla kalmayıp, aynı zamanda Ankara ekonomisinin gelişimine de katkı sağlayacak, halkın yararına olacak büyük bir girişimdir. Ankara’daki tüm düzeylerdeki hükümet liderlerinin vizyonunu ve kararlılığını derinden takdir ediyoruz. İlginiz ve desteğiniz sayesinde China Town Ankara Projesi, en kısa sürede imzalanıp başlatılabilmiştir. Ayrıca China Town Ankara Projesi’nin yüklenicisi olarak bu projeye büyük önem veriyor, tüm kalbimizle çalışıyor, bu güzel girişimi en iyi şekilde gerçekleştirmeyi taahhüt ediyoruz. Liderlerin ve Ankara halkının beklentilerini boşa çıkarmayacağız" dedi.


"Bu projeyi yenilikçi bir anlayışla ele alacağız"


China Town Ankara Projesi’ni en son yeniliklerle birlikte planladıklarını ve bu planlara uygun adımlar atılacağını belirten Wu Zhixiang, sözlerine şöyle devam etti:


"China Town Ankara Projesi’nin gelişim modelini yenilikçi bir anlayışla ele alacağız; verimlilik, ekoloji ve konfor hedefleri doğrultusunda titizlikle tasarlayacak, bilimsel bir planlama yapacağız. Yerel ve kültürel mirası derinlemesine keşfederek, modern inovasyonla birleştirecek, hem özgürlüğü hem de bilimselliği bir arada sunacağız. İnşaat sürecinde standartlaşmış yapım konusundaki avantajlarımızı tam anlamıyla kullanacak, titiz bir organizasyon ve sıkı bir yönetim anlayışı benimseyeceğiz. Marka oluşturma ve örnek proje inşa etme hedefiyle mali kaynak ve personel desteğini güvence altına alacak, süreç denetimini güçlendirecek, kaliteyi en yüksek seviyede tutacağız. Böylece China Town Ankara Projesi’ni gerçek bir örnek ve prestij projesi haline getireceğiz. Bir atasözünde de denildiği gibi ’Kısmet varsa binlerce kilometreden buluşulur.’ Bu proje yalnızca bizi tanıştırmakla kalmıyor, aynı zamanda liderlerin ve dostlarımızın inşaat sürecinde bize daha fazla rehberlik ve destek sağlamasını içten umuyoruz."


"Bu projeyi bana anlattıklarında çok heyecanlandım"


Projenin mimarlığını üstlenen ve tasarım anlamında yenilikçi ve sade bir anlayışla projeyi kaleme aldığını ifade eden proje mimarı Levon Şenay ise "Bu projeyi bana anlattıklarında çok heyecanlandım. Tasarımlarımızda daha çok ve iki ülkeyi tek yıldızda toplamayı amaçladık. Ekolojik bir bina tasarladık. Dükkanlarımızda avlu tasarımı ve göze batmadan herkesin rahat edeceği bir şey tasarladık" açıklamalarında bulundu.



China Town Ankara Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."