POLİTİKA - 30 Mart 2026 Pazartesi 19:07

CHP Genel Başkanı Özel: "Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa iktidara gelsek bile başarısızlık sayacağım"

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel: "Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa iktidara gelsek bile başarısızlık sayacağım"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa, seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile gazeteci İsmail Arı’yı ziyaret etti. Özel, Özcan’ın tutuklanmasının üzerinden bir ay geçtiğini ve tutukluluk incelemesinin gerçekleştirildiğini ifade ederek, incelemenin ardından Özcan’ın hem ailesine hem de görevine kavuşmasını ümit ettiğini söyledi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklu olmasına da 4 sosyal medya paylaşımının sebep olduğunu aktaran Özel, "Dört tweet var ama ilk tweet, yani gözaltına alınma sebebi Erdoğan ailesinin dahil olduğu 20’nin üzerinde vakıfla ilgili haber yapmak" dedi.


Etimesgut Belediyesi’ne yönelik gözaltılarla ilgili soru üzerine Özel, "Etimesgut Belediyesi kendi açıklamasını da yaptı. Belediye yönetiminin şikayetiyle yürütülen bir dosya. Önceki dönemden görevde olan bir personelin iddia o ki imza taklidi ile yaptığı bir iştir. Bu belediye yönetimince de fark edilince bu konuda bir suç duyurusunda bulunulmuştur. Bizimle ilgili bir husus sonuçta yok" cevabını verdi.


Kuşadası mitingi sonrası hakkında başlatılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturmasını değerlendiren Özel, "Suçum neymiş? Erdoğan’a demişim ki ‘Sen yıllarca başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış birisin. Aday olup kazansan da kaybetsen de bu iyiydi. Ama şimdi bir darbeci olarak darbe yaparak.’ Arkadaşlar ben bu süreci 19 Mart darbesi yapılmadan beş hafta önce yaptığım grup toplantısında ‘Bir darbe mekaniği işliyor. Bu mevcut Cumhurbaşkanının kendisinden sonrakini engelleme, mevcut iktidarın kendinden sonraki iktidara darbe girişimidir’ diye tanımlamıştım. Bizim temel tezimiz bu. Bu Türkiye’de yüzde 60 oranında destek görüyor. Bu davanın siyasi olduğunu düşünenler yüzde 60. Hadi bana dava açıyorsun, milletin yüzde 60’ıyla da mı davalık olacaksın? Bu davayı millet sandıkta çok fena görür" ifadelerini kullandı.



"İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış"


İçişleri Bakanı Çiftçi’nin belediyelere yönelik verilen soruşturma izinlerine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Özel, "Şu anda 17 belediye başkanım tutuklu, girdi çıktılarla 25 belediye başkanım sabahın 6’sında, gecenin 12’sinde, 3’ünde jandarma ya da polis baskınlarıyla alındılar ve tutuklandılar. 107 arkadaşım tutuklu yargılanıyor, 450’den fazla arkadaşımız yargılanıyor. Ve diyor ki ‘CHP’li belediyelerin üç katı AK Partili belediyelere soruşturma izni verdik.’ Bakın bir tanesine sabahleyin polis ve jandarma gitmediyse işte burada haksızlık, eşitsizlik, çifte standart vardır. Biz ‘CHP’li belediyeye soruşturma izni neden veriliyor?’ demiyoruz. Gelir müfettiş, soruşturma izni ister. İncelersin, gerekli görürsen verirsin. Adil bir yargılama olur. Ağzımızı açarsak namerdiz. Bugüne kadar açmadık. Ama bugün yapılan haysiyet cellatlığı. Şimdi ‘1000 küsür AK Partili’ye verdik’ diyor, ‘200 küsür CHP’liye.’ AK Partililere soruşturma izni verilmiş, hangisine sabahın altısında evin kapısına polisle, kamerayla ya da hangisinin kaldığı otelin kapısına polis kamerasıyla dayandınız? Sayın İçişleri Bakanı size onu soruyorum. İçişleri Bakanı adeta benim adıma kamuoyunu aydınlatmış" ifadelerini kullandı.



"Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa iktidara gelsek bile başarısızlık sayacağım"


Özel, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasındaki savunmasına açılan soruşturma hakkında ise, "Meselenin kendisi şu; Ekrem İmamoğlu hakkında açılan bütün davalarda Ekrem İmamoğlu kendini yargılayanları yargılayacak kadar haklı bir zemindedir. Yapılan bütün iş ve işlemler tamamen bir siyasetçiyi siyaset yasağı olsun diye cezalandırmak. Şimdi dikkat ediyorsunuz, ufak ufak suçlardan açıyorlar. ‘Cezayı verelim, istinafta onaylayalım, aday olamasın.’ Neden korkuyorlar? ‘Efendim diploma istinaftan döner, Danıştay’dan döner. Bu mahkemenin kesinleşmesi seçime kadar yetmez. Aday olursa bizi siler süpürür’ diye korkuyorlar. O yüzden bu minik minik davalar açılıyor. Bunu da o sebepten açmışlardır. Ekrem İmamoğlu aday olduğu noktada bunları silecek süpürecek. Ekrem İmamoğlu aday olamadığı noktada aday olan kim olursa olsun bunları silecek süpürecek. Bakın şu kadarını söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa seçim sonucunu başarısızlık sayacağım iktidara gelsek bile. O kadar söylüyorum" dedi.



CHP Genel Başkanı Özel: "Erdoğan’ın karşısında CHP’nin adayı yüzde 60’ın altında oy alırsa iktidara gelsek bile başarısızlık sayacağım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’daki kavşak düzenlemesine vatandaşlardan tepki Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan kavşak düzenlemesiyle iki kavşağın kapatılmasına muhtarlar, mahalle sakinleri ve esnaf tepki gösterdi. Kısa süreliğine trafiğe kapatılan yol polisin iknasıyla yeniden ulaşıma açılırken, mahalle temsilcileri Kozan Kaymakamı ile görüşerek taleplerini iletti. Adana’nın Kozan ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün mevzuatı kapsamında çevre yolunda başlatılan düzenleme çalışmaları çerçevesinde Üniversite Kavşağı ile Çanaklı Kavşağı kapatıldı. Kavşaklar arasındaki mesafenin kısa olması nedeniyle alınan karar, bölgede yaşayan vatandaşlar ve esnafın tepkisine neden oldu. Çanaklı Mahallesi Muhtarı Burak Çürümez, Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ve çok sayıda vatandaş, Üniversite Kavşağı’nda bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar kısa süreliğine yolu trafiğe kapattı. Bölge halkı, daha önce söz verilen trafik ışığı uygulamasının hayata geçirilmesini ve kavşağın kontrollü şekilde yeniden açılmasını istedi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, vatandaşları ikna ederek, yolun yeniden ulaşıma açılmasını sağladı. Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin de vatandaşları dinleyerek, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslanköylü ile bir araya getirdi. "Büyük mağduriyet oluşturuyor" Mahalle muhtarlarından Burak Çürümez, yapılan düzenlemeye tepki göstererek, "Burada üniversite var, üniversite yolu kapanamaz. Yapılan uygulama vatandaş için büyük mağduriyet oluşturuyor" dedi. Şevkiye Mahallesi Muhtarı Bilal Özdemir ise daha önce yapılan görüşmelerde kavşağa trafik ışığı konulmasının gündeme geldiğini belirterek, "Servisçilerden ve vatandaşlardan yoğun şikayet var. Bu şekilde çözüm olmaz" ifadelerini kullandı. Bazı vatandaşlar, alternatif güzergahların uzaması nedeniyle özellikle yaşlı ve hastaların hastaneye ulaşımında zorluk yaşandığını, ulaşım maliyetlerinin arttığını dile getirdi. Yaşanan gerginliğin ardından mahalleden seçilen temsilciler, Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü ile görüşerek taleplerini iletti. Kaymakam Arslanköylü, vatandaşların taleplerinin değerlendirileceğini ve gerekli incelemelerin ardından kamuoyuna bilgi verileceğini belirtti.
Sivas Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı" Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu ifade eden Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının üretim, istihdam ve yatırım açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların geleneksel tasarruf aracı olarak gördüğü altın, son dönemde artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle birlikte yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ülkede yastık altındaki altının miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilirken, bu birikimin ekonominin dışında kalması dikkat çekiyor. Küçük miktarlarda dahi kolayca alınabilmesi ve güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, ellerine geçen birikimleri çoğunlukla altına yönlendiriyor. Finansal okuryazarlığın sınırlı olması ve yüksek enflasyon ortamı da bu eğilimi güçlendiriyor. Son dönemde artan küresel gerilimler ve bölgesel çatışmaların da etkisiyle altına olan talebin daha da yükseldiği gözlenirken, krediye erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarının artması da vatandaşların küçük birikimlerini altına yönlendirmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılması halinde büyük ölçekli yatırımların yapılabileceği, milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceği ve özellikle enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyleyerek, "Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli. Bununla ilgili doğru, güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılarak insanların daha da fazla kazanmasına sebep olmalıdır. Yani insanları buna inandırmak gerekir. Bu şekilde bu kaynaklardan faydalanabiliriz" dedi. Yalman, yastık altında tutulan altın miktarının değeri ile alakalı bilgiler de vererek, "Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Bunu örneklendirecek olursak bazı makalelerde, bu konuda çalışmalarda yaklaşık 8 bin 500 fabrika, 4 milyon insanın üzerinde istihdam veya enerji sektörüne bu parayla yatırım yapıldığı zaman Türkiye’nin cari açığının kapanması demek. Yani paranın büyüklüğünü ifade etmek için bu örnekleri veriyorum" diye konuştu. "Reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp" Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkarabilecek enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam olduğunu söyleyen İlkay Noyan Yalman, "Türkiye’de son dönemlerde özellikle savaşın da çıkmasıyla beraber altın çok konuşulan bir konu oldu ve buna paralel olarak yastık altındaki altınımız çok konuşuluyor. Bu da gayet doğal çünkü gerçekten çok büyük bir hacim, yaklaşık 4 bin ton ya da 5 bin ton altından bahsediliyor. Bunun ekonominin dışında olması, reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp. Çünkü Türk halkı altını seven bir halk. Özellikle düğünlerde, özel günlerde altınla hediyeleşme gelir seviyesi en düşükten en yükseğe kadar altın edinmek de aslında kolaydır. Bölünebilir olduğu için 1 gramdan tutun da külçe altına kadar herkes altın edinebiliyor. Eline birkaç kuruş para geçse onu altına hemen yatırıyor, yöneltiyor. Çünkü enflasyon yüksek, diğer finans araçları konusunda belki tam haberdar değil, finansal okuryazarlık oranı da Türkiye’de çok yüksek değil. Onu da saklaması kolay. Gerçi çok fazla tehdit de var tabii çalınması ile ilgili ama yine de biz buna yastık altı diyoruz. Bazı kaynaklarda bu 8 bin tona kadar çıkıyor. Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Enerji sektörüne yöneltildiği zaman bu altın, Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkaracak enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam. Şimdi böyle ciddi bir rakamın hala yastık altında duruyor olması, tabii ki bunun en önemli sebebi ekonomide güven ve istikrar eksikliği" dedi. "Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke" Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesini çokta kolay olmadığını söyleyen Yalman, "Güven ve istikrar kronik bir hale geldi. Çünkü Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke. Son yıllarda, son 20 yılda tek rakamlı haneye düştüğü dönemler oldu enflasyonun ama o da tekrar yukarı çıktı. Enflasyonun olduğu dönemlerde Türk parasından, daha doğrusu ulusal paradan kaçış olur ve güvenli limanlara yönelim başlar. Burada da en önemli güvenli liman Türkiye için, Türkiye gibi benzer ülkeler için altındır. Mesela bu konuda Hindistan’ı da örnek verebiliriz. Türkiye’de 5 bin ton gibi bir yastık altı altın hacminden bahsederken Hindistan’da bu miktar 25 bin ton civarında olarak ifade ediliyor. Yani orada da ekonomiye duyulan istikrarın ve güvenin eksikliğinden kaynaklı bir durum söz konusu. Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesi de çok kolay değil açıkçası" diye konuştu. "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde" Amerika, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine yansımalarından bahseden Yalman, "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde, bunu hepimiz biliyoruz dünyaca. Yakın zamanda başlayan Amerika, İsrail ve İran savaşı Türkiye için hem güvenlik açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi bir tehdit. Bu sadece güvenliği değil, tabii ki ekonomiyi de olumsuz yönde etkiliyor. Biz bunun etkisini hemen altınla ölçüyoruz, yani altının fiyatı ne olacak diye herkes altını takip ediyor. Çünkü herkesin az da olsa çok da olsa altını var. Son dönemlerde yastık altı altının arttığını görüyoruz. Bu aslında konut fiyatlarının da artmasına sebep oldu. Çünkü konut alımında krediye ulaşmak zorlaştığı için insanlar büyük yatırım yapamıyorlar, yani bir ev alamıyorlar. Çünkü evin fiyatları yüksek. Ev alamayınca da insanlar küçük ölçekli tasarruflarını yine altın alarak yastık altına aktarıyorlar. Böylece bir yandan yastık altı altınlar artarken ev fiyatları da yükseliyor. Yani emlak piyasasını da olumsuz etkileyen bir sonuç ortaya çıkıyor. Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli" şeklinde konuştu.