POLİTİKA - 09 Mart 2026 Pazartesi 18:30

CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında mahkeme heyetine hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında mahkeme heyetine hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında mahkeme heyetine hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de denizi kirleten gemiye 13 milyon TL ceza kesildi, gemi rıhtıma bağlandı Mersin Limanı’nda kirli balast deşarjı yaptığı tespit edilen gemiye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 13 milyon 187 bin 913 TL idari para cezası uygulanarak, gemi rıhtımda bağlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 2024 yılının Kasım ayında hayata geçirilen ‘Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ (EGDS) ile kirliliğe müdahale edilerek, denizi kirleten gemiler engelleniyor. Son olarak EGDS tarafından yapılan tespit sonucunda Mersin Limanı’na demirlemiş olan bir geminin kirli balast deşarjı yaptığı belirlenerek, 13 milyon 187 bin 913 TL idari para cezası uygulandı ve gemi rıhtımda bağlandı. "Denizlerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, denizleri koruma konusunda kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi. Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak teknolojinin sağladığı imkanlarla yürüttükleri denetimler sayesinde denizi kirleten hiçbir ihlale göz yummayacaklarını belirterek, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak denizimizi koruma konusunda kararlıyız. Teknolojinin sağladığı imkânlarla yürüttüğümüz denetimler sayesinde denizi kirleten hiçbir ihlale göz yummayacağız. Denizlerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. 7 yılda 99 gemiye 360 milyon TL ceza kesildi Öte yandan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılından itibaren denizi kirlettiği tespit edilen 99 gemiye toplam 360 milyon 439 bin 537 TL ceza kesildi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında ara karar ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ilk duruşması bugün Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Mahkeme, ara kararında sanık avukatlarının reddi hakim talebini reddetti. Ara kararın ardından sanık kürsüsünde konuşan Ekrem İmamoğlu’na duruşma savcısı "O elini indir" şeklinde tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak, 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Duruşmada sanık avukatları reddi hakim talebinde bulunurken, mahkeme reddi hakim taleplerinin reddine hükmetti. Duruşmanın yarın saat 10.00’a ertelendiği duyurulduğu sırada sanık kürsüsüne yürüyerek konuşan Ekrem İmamoğlu, "Sizin karar verirken nasıl işaret yaptığınızı gördüm. Söz hakkı vermekten bile korkuyorsunuz. Bana söz hakkı vermek zorundasınız. Söz hakkı verirseniz siz rahatlarsınız. Yoksa millet huzurunda hakimlik yapamazsınız" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sanığı dışarı alalım" dedi. Ekrem İmamoğlu da, "Yazık ediyorsunuz. Sizi uyarıyorum. Siz 86 milyon insanın yükünü taşıyabilir misiniz? Hesabını vereceksiniz" şeklinde konuştu. Bunun üzerine duruşma savcısı "O elini indir" dedi. İmamoğlu ise cevap olarak, "Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başıma benimle mücadele eder. Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete. Burada kişi başına 2-3 jandarma düşüyor. Böyle bir şey olamaz" şeklinde konuştu. İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar, ardından jandarma eşliğinde duruşma salonundan çıkarıldı. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.
Çanakkale Çanakkale’de "Savaşın Gölgesinde Kadın" Paneli Düzenlendi Çanakkale’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde "Savaşın Gölgesinde Kadın" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı uzmanlarından Aslıhan Kervan’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, savaş dönemlerinde kadınların toplumsal, kültürel ve fikri hayattaki rolleri farklı disiplinlerden yaklaşımlarla ele alındı. Panelin ilk konuşmacısı Dr. Aslı Topsoy, Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk kadınının hak mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dr. Mert Yavaşca ise Birinci Dünya Savaşı yıllarında resim sanatında kadın temsilini ele alarak, savaş döneminde sanat eserlerinde ortaya çıkan değişen kadın kimliği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Panelin son konuşmacısı Dr. Ersin Antep ise müzikte kadın varlığına dikkat çekerek, özellikle kadın bestecilerin eserlerinde vatan algısı ve savaş yıllarının duygusal dünyasının nasıl yansıtıldığını anlattı. Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşen panelde, Milli Mücadele döneminde silaha sarılarak cepheye çıkan Türk kadınının, bu mücadeleye giden süreçte Birinci Dünya Savaşı yıllarında hasta bakıcılık yaparak, ekonomik hayata katılarak, dernekler kurarak ve basın hayatında yer alarak kendisini görünür kıldığı; böylece devlet ve toplumla daha güçlü bir temas kurduğu vurgulandı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Mersin Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatleri korunmalıdır" MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması önceliğimizdir" dedi. Mersin’in Tarsus ilçesinde özel bir üniversitede Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ’Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı’na akademisyenler ve alanında uzman isimler katıldı. Programın onur konuğu olan Tatar, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve bölgesel dengeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tatar, Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayarak, bölgedeki meselelerin uluslararası hukuk ve mevcut dengeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasının önemine değinen Tatar, bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Konferans kapsamında ayrıca deniz hukuku, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmaları ve bölgesel güvenlik konuları uzman isimler tarafından farklı başlıklarda ele alındı. Programın akademik çevreler ve politika yapıcılar açısından önemli bir bilgi paylaşımı platformu oluşturduğu belirtildi.