ASAYİŞ - 23 Şubat 2026 Pazartesi 13:10

CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"

A
A
A
CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılandığı davada, dinlenen tanık delege, "İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" dedi.


Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katılırken, mahkeme hakimi bu celse tanık dinleneceğini bildirdi.


Söz verilmesi üzerine SEGBİS ile bağlanarak konuşan CHP İzmir delegesi tanık H.K., "Kurultay öncesi bazı isimler benimle görüşmek istedi. Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. Kurultay delegelerine göre değişiyordu. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan seninle Özgür Özel’le görüşelim dedi. Ben kabul etmedim" dedi.


"İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"


Erzurum delegesi tanık Y.G. ise, "İl başkanı Erzurum kongresinden sonra delegelerle toplantı yaptı. İl başkanı Ankara’ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü ve tekrar toplandık. İl başkanı hepimize 50’şer Euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, ‘sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" diye konuştu.


"Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim"


Batman delegesi tanık Y.Ö. ise kurultay akşamı otelde konakladıklarını ifade ederek, "İl başkanımız Hüseyin Yaşar lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Hüseyin Yaşar’ın oğlu meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi.


"12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu"


Bursa delegesi tanık S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stand vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi. Oylama salonuna geldiğimizde salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Araçla seyir halindeyken telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun lira, dolar ya da Euro olabileceğini söyledi. 300 lira olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim. Kendi seçim sürecimde billboard bastıramadığımı, kitapçık bastıramadığımı, bunun sadece Bursa’ya özgü olmadığını, birçok ilçede benzer sıkıntıların yaşandığını ifade ettim. Bu sözlerden sonra telefonu kapattım. Arama sırasında hoparlörü açtım. Araçta bulunan herkes bu konuşmaya şahittir. Şadi Özdemir, ‘İstersen gel, bir otelde İstanbul’dan birileri bekliyor. Gidelim konuşalım, paranı al, burada gerekeni yap’ şeklinde konuştu. İl başkanlığında yapılan toplantıda, ‘Biz kurultayda seçilirsek sizleri aday yapacağız. Herhangi bir masraf da yaptırmayacağız’ denildi" beyanlarına yer verdi.


Gazeteci tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin Euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005’ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal’in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi.


Turgut Koç’un kendisine para teklif ettiğini öne süren T.E., "Turgut Koç, Özgür Özel’in jetine binebilecek kadar yakın birdir. Bu davada tanıklık yapmamam için para teklif etti ve gazetelerde, televizyonlarda yer açabileceğini söyledi. Kabul etmedim. Ben kendisine mahkemeye gideceğimi söyledim. O da bana, ‘Sen Ümraniye’de oturuyorsun aman dikkat et, başına bir şey gelmesin, ben seni çok seviyorum’ diye cevap verdi" ifadelerinde bulundu.


"50 milyon dolar için 5-6 bavul yeter"


Kurultay saatinde 4 döviz bürosu açtırıldığı iddialarına ilişkin T.E., "Dün CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" bu iddiayı gündeme getirdim. Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da, "Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer" dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon dolar için 6-7 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi" diye konuştu.


Duruşma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Muğla Sorumsuzluk yangına davetiye çıkarıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde çevresi çam ormanları ile kaplı bir alanda sorumsuz vatandaşlar tarafından geceleri gerçekleştirilen ateş etrafında alkollü muhabbette söndürülmeden bırakılan ateş yangına davetiye çıkarıyor. Muğla’da her yıl yaşanan orman yangınları binlerce hektarlık yeşil alanı yok ederken, yetkililerin tüm uyarılarına rağmen bazı vatandaşların sorumsuz davranışları yeni felaketlerin önünü açıyor. Yanan ormanlık alanlarda kış boyunca temizlik ve fidan dikim çalışmaları sürdürülse de, doğanın eski haline dönmesi için 25 ila 30 yıllık bir süreç gerekiyor. Muğla Valiliği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına hassas bölgelere giriş yapılmaması, araçlardan sigara izmariti atılmaması ve kırsal bölgelerde anız yakılmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Ancak tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalkâr davranışları dikkat çekiyor. Menteşe ilçesine bağlı Akaçova-Yeşilyurt yolu üzerindeki, Yeşilyurt ile Kafaca mahallelerine hakim tepede gece saatlerinde ateş yakıldığı belirlendi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin, yaktıkları odun ateşini söndürmeden bölgeden ayrıldığı görüldü. Tamamı çam ormanlarıyla çevrili alanda farklı noktalarda yakılan ateşlerin izleri sabah saatlerinde de dikkat çekerken, dumanların halen tütmesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Bölgede çok sayıda alkol şişesi ve cam kırıkları bulunması da muhtemel bir yangın riskini artırdı. Yetkililer, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırırken, küçük bir ihmalin büyük orman yangınlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bursa Zayıflama iğnesi ile ilgili bilgi kirliliğine dikkat Günümüzde her üç kişiden birinin fazla kilolu veya obez olduğunu belirten Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, obeziteye karşı geliştirilen ve gittikçe yaygınlaşan GLP-1 hormon tedavisinin ancak uzman hekim kontrolünde uygulandığında güvenli ve etkili olabileceğini kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, çağımızın en yaygın hastalıklarından biri haline gelen obezite ile mücadele edenlerin sayısının 2030 yılına kadar ikiye katlanması bekleniyor. Uzm. Dr. Mahmut Öztürk obezitenin kalp hastalıklarından diyabete, eklem rahatsızlıklarından pek çok kanser türüne kadar birçok kronik hastalığın temel nedeni haline gelen bir sağlık sorunu olduğunu, dolayısıyla vücudun tüm sistemini etkileyen bu durumla başa çıkmanın kolay olmadığını söyledi. "Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi ile seyreden kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyen Uzm. D. Öztürk, halk arasında genellikle "zayıflama iğnesi" olarak bilinen tedavinin yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu tedavide GLP-1 hormonunu taklit eden ilaçların obez kişiye enjekte edildiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, şöyle konuştu : "GLP-1 bağırsaklardan salgılanan ve iştahı kontrol eden doğal bir hormon. Bu hormonun etkisini taklit eden ilaçlar, tokluk hissini artırır, iştahı azaltır ve kalori alımını düşürerek sağlıklı kilo kaybına yardımcı olur. Bu tedavi, özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan veya obeziteye eşlik eden ek hastalıkları bulunan bireylere hekim kontrolünde uygulanabilir. Genellikle enjeksiyon şeklinde uygulanır ve kişiye özel planlanır. En sık görülen yan etkiler bulantı ve hafif mide şikayetleridir; genellikle geçicidir. Tedavi sürecinde doktor takibi önemlidir." Açıklamasında, son dönemde sosyal medyada GLP-1 tedavisi ile ilgili bilimsel dayanağı olmayan olumsuz paylaşımlar yapıldığını dile getiren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, bu tür paylaşımların çoğu zaman bireysel deneyimlere dayandığını, oysa uygun hasta grubunda ve hekim kontrolünde uygulandığında GLP-1 analoglarının güvenli ve etkili olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Öztürk, "Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır ve modern tıbbi yaklaşımlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilir" dedi.
İstanbul ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. ’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’ Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.