EKONOMİ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 11:01

ING Türkiye’de üst düzey atama

A
A
A
ING Türkiye’de üst düzey atama

ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı.



ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek.


’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’


Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.


Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Büyük Menderes Vadisi’nde Hıdırellez coşkusu Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Çalçakırlar Mahallesi’nde Hıdırellez Bayramı büyük bir coşkuyla kutlandı. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinliklerde geleneksel ritüeller yaşatılırken, araştırmacı yazar İbrahim Afatoğlu Hıdırellez’in Anadolu’nun en köklü bahar bayramlarından biri olduğunu vurgulayarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirası arasında yer alan Hıdırellez Bayramı, bu yıl da Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Çalçakırlar Mahallesi’nde büyük bir coşku ile kutlandı. Büyük Menderes Vadisi’nin eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleştirilen kutlamalarda yüzlerce vatandaş bir araya gelirken, etkinlikler adeta kültürel bir buluşmaya dönüştü. Denizlili araştırmacı yazar İbrahim Afatoğlu, Hıdırellez’in yalnızca bir bahar kutlaması değil, aynı zamanda Anadolu’nun inanç ve kültür dünyasının önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Afatoğlu, Anadolu inançlarında Hızır’ın karada, İlyas’ın ise denizlerde insanlara yardım eden kutsal kişiler olarak kabul edildiğini belirterek, halk arasında "Hıdır-Ellez" olarak bilinen bu özel günün bereket, umut ve dayanışmanın sembolü olduğunu söyledi. Afatoğlu, "Anadolu kültüründe Hızır ve İlyas peygamberlerin yılda bir kez, 6 Mayıs günü bir araya geldiklerine inanılır. Bu buluşmanın doğaya bereket, insanlara sağlık ve huzur getirdiği düşünülür. Hıdırellez bu yönüyle Türk dünyasının en köklü bahar bayramlarından biridir" dedi. Kutlamalar kapsamında vatandaşlar geleneksel ritüelleri de yaşattı. Hıdırellez gecesinde dilekler tutuldu, gül ağaçlarına kırmızı kurdeleler bağlandı, bazı vatandaşlar ise küçük ev, araba ve çeşitli semboller yaparak dileklerinin gerçekleşmesini temenni etti. Yakılan ateşlerin üzerinden atlayan vatandaşlar, yeni yılın sağlık, bereket ve mutluluk getirmesi için dua etti. Araştırmacı yazar Afatoğlu, geçmişte Denizli’nin birçok yerleşim yerinde Hıdırellez kutlamalarının türbeler çevresinde yapıldığını hatırlatarak, günümüzde bu kültürün daha sınırlı bölgelerde sürdürüldüğünü söyledi. Çal-Çakırlar Mahallesi’ndeki Dümülcü Sultan ve Gayp Erenler Türbeleri, Çal Akkent’teki Donsuz Ahmet Türbesi, Honaz Dereçiftlik Mahallesi’ndeki Ardıçlı Baba Türbesi ile Babadağ’daki bazı türbelerin halen bu geleneğin yaşatıldığı önemli merkezler arasında bulunduğunu kaydetti. Kutlamaların Dümülcü Sultan ve Gayp Erenler Türbeleri çevresinde gerçekleştirildiğini belirten Afatoğlu, etkinliklere Denizli’nin yanı sıra İzmir, Manisa, Afyonkarahisar, Aydın ve Uşak’tan da yoğun katılım olduğunu ifade etti. Yüzlerce kişinin bir araya geldiği etkinliklerde birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları öne çıktı. Kutlamaların kültürel hafızanın korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Afatoğlu, "Hıdırellez yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir kültürel mirastır. Bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor. Türk dünyasının Hıdırellez Bayramı’nı kutluyor, ülkemizin her türlü afet ve felaketten korunmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Ses sanatçısı Fadıl Aydın Malatyalılarla buluştu Malatya Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü etkinlikleri kapsamında Fadıl Aydın konseri düzenledi. Malatyalılar salonu hıncahınç doldururken, konsere gelen binlerce kişi ilahilere hep bir ağızdan eşlik etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Ramazan ayında Malatyalıların Fadıl Aydın konserine gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle yeniden bir konser düzenleme sözü vermişti. Anneler Günü dolayısıyla verdiği sözü yerine getiren Başkan Er, ilahi ve ses sanatçısı Fadıl Aydın’ı bir kez daha Malatyalılarla buluşturdu. Merkez Spor Salonu’nda düzenlenen konsere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. "Bizim medeniyetimizde her gün anneler günüdür" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konser öncesi yaptığı konuşmada, tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak, "Bizim kültürümüzde anne sevgisini ve annelerimize olan hürmeti yalnızca bir güne sığdırmak mümkün değildir. Bizim medeniyetimizde her gün anneler günüdür. Yılın 365 günü, günün 24 saati annelerimiz baş tacıdır" ifadelerini kullandı. "Huzur ve güvenle yaşayacağı dirençli bir şehir inşa ediyoruz" Malatya’da depremin yaralarının sarıldığını ve küllerinden yeniden ayağa kalktığını aktaran Başkan Er, "Malatya çok iyi bir yolda ilerliyor. Malatya artık ayağa kalktı. Biz bugün sadece depremin yaralarını sarmıyoruz; geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. İnsanlarımızın huzurla, güvenle ve refah içerisinde yaşayacağı dirençli bir şehir inşa ediyoruz. Bizler için sadece yollar yapmak, binalar inşa etmek yeterli değildir. Asıl önemli olan; kültürümüzü, aile yapımızı ve toplumsal değerlerimizi sağlam temeller üzerine kurmaktır. Bu noktada kadınlarımız, annelerimiz ve çocuklarımız bizim en büyük önceliğimizdir" dedi. "Şehitlerimizin kıymetli emanetlerine daima sahip çıkacağız" Başkan Er, daha sonra eşi Sevgi Er ile birlikte günün anlam ve önemine binaen bütün anneler adına 1997 yılında Kuzey Irak’taki Çekiç Operasyonu sırasında Zap’ta düşen helikopterde şehit olan Şehit Pilot Üsteğmen Selim Keskinkılıç’ın annesi Fatma Keskinkılıç’a çiçek takdim etti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e daveti ve ilgisinden dolayı teşekkür eden ve duygu dolu anlar yaşayan Fatma Keskinkılıç, "Başkanımız, her zaman yanımızda ve arkamızda" diyerek, kendisine takdim edilen çiçeği bütün şehit anneleri adına aldığını söyledi. Şehit annelerinin kendilerine aziz şehitlerin emaneti olduğunu ifade eden Başkan Er, bu kıymetli emanete her zaman sahip çıkacaklarını kaydetti. Malatyalılar konsere yoğun ilgi gösterdi Malatyalıların büyük coşkusuyla sahneye çıkan ilahi ve ses sanatçısı Fadıl Aydın, ilahi dinletisiyle alkış aldı. Kendisini bir kez daha Malatyalılarla buluşturan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür eden Aydın, konsere gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Malatyalıların yoğun ilgi gösterdiği konseri Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve eşi Sevgi Er de büyük bir beğeniyle dinledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konserin sonunda ilahi ve ses sanatçısı Fadıl Aydın’a çiçek takdim etti.
Antalya "Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz" Ankara Sanayi Odası (ASO) 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Antalya’nın Serik ilçesinde yapıldı. ASO 2026 yılı Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Serik’te bulunan bir otelde düzenlendi. ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın güncel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiği ve sanayicilerin beklentilerini ifade ettiği açılış konuşmasının ardından toplantı, Başkan Seyit Ardıç’ın moderatörlüğünü yaptığı ve kamu bankaları Genel Müdür Yardımcılarının katıldığı ‘Sanayicinin Finansmana Erişimi’ konulu panelle devam etti. Ardıç, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak konuşmasına başladı. "Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz" Enflasyonla mücadelenin üretim kapasitesini zayıflatarak sağlanamayacağını vurgulayan Ardıç, Türkiye’nin yeniden üretim ekonomisine odaklanması gerektiğini ifade ederek, "Patlak veren İran-ABD-İsrail savaşı enerji fiyatlarını yüzde 60 yukarı çekti. Oluşan belirsizlik, sanayicimizin üretim maliyetini, enerji, hammadde, ara malı ve teslimat süreleri üzerinden de artırdı. Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz tabloda birçok maliyet ve belirsizlik, reel sektörün yani bizlerin üzerine binmiş durumdadır. Enflasyonla mücadeledeki kararlılığı sonuna kadar destekliyoruz. Ancak bu mücadelenin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini zayıflatmadan yürütülmesi için ekonomi programının reel sektör ayağının güçlü tamamlayıcı adımlarla desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, ihraç ettiğimiz pek çok üründe karbon faturasını şimdiden masaya koymaktadır" Dün maliyetlerin konuşulduğunu bugün ise kapasitenin konuşulmasının zorunda olduğunu vurgulayan Ardıç, "Savaşlar artık sadece cephede sonuç doğurmuyor; sigorta primlerinde, navlun fiyatlarında, ihracatçının teslim süresinde, enerji faturalarında, Merkez Bankalarının kararlarında sonuç doğuruyor. Bu durum doğrudan sanayicimizin maliyetini ve KOBİ’mizin nakit akışını olumsuz etkiliyor. Sorun, küresel ekonominin güven kaybetmesidir. Teknolojiyi üreten, yeteneğini geliştiren ve kullanan, veriye hakim olan, kaliteyi izleyen, tedarik zincirini takip eden, karbon yükümlülüklerine uyan ülkeler öne çıkacaktır. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yani Avrupa’ya mal satarken karbon ayak izi için ödenecek ek vergi; demir-çelikten alüminyuma, çimentodan gübreye, elektrikten hidrojene kadar ihraç ettiğimiz pek çok üründe karbon faturasını şimdiden masaya koymaktadır" diye konuştu. Sanayi politikasının yalnızca teşvik, kredi ve yatırım alanlarıyla sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirten Ardıç; teknoloji, eğitim, finansman, lojistik, enerji, dijital altyapı ve kurumsal kapasitenin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Seyit Ardıç, Ankara’daki savunma sanayii, teknoparklar, OSB’ler, üniversiteler ve KOBİ’ler arasında daha güçlü iş birliği kurulması gerektiğini belirterek, mevcut potansiyelin ancak ortak üretim ve bilgi paylaşımıyla gerçek bir sıçramaya dönüşebileceğini ifade etti. Ankara’nın 18,5 milyar dolarlık toplam ihracatının yaklaşık üçte birinin savunmadan geldiğinin altını çizen Ardıç, Ankara’da savunma sanayii için çalışan 50 bin nitelikli mühendis ve teknik personelin hem üretim hem de Ar-Ge yoğunluğunun kalbinde olduğunu vurguladı. Başkan Ardıç, Ankara’nın üretim üssü konumunu koruyabilmesi için savunma sanayiindeki yüksek mühendislik kapasitesinin makine, otomotiv ve medikal gibi diğer sektörlere de yayılması gerektiğini belirtti. Ardıç, sanayisizleşmenin çoğu zaman sessiz ilerlediğini; kapasite kaybı, yatırım iştahının azalması ve fabrika kapanmalarıyla sonuçlandığını söyledi. Seyit Ardıç, Türkiye’nin son 30 yılda ihracatta önemli ilerleme kaydettiğini ancak yüksek teknoloji alanında istenilen seviyeye ulaşılamadığını belirtti. Yüksek teknolojili ürün ihracatının 2025’te 9,9 milyar dolar seviyesinde kaldığını, buna karşılık ithalatın 37 milyar doları aştığını dile getiren Ardıç, yüksek teknolojinin ihracat yapısının merkezine yerleşemediğini söyledi. Ardıç, Türkiye’nin artık üretim, Ar-Ge, inovasyon ve verimlilik odaklı yeni bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı. "Türkiye, Avrasya’nın Brezilya’sı değil; Güney Kore’si olmak zorundadır" Yeni yüzyılda rekabetin yalnızca firmalar arasında değil, devletler ve ekosistemler arasında yaşandığını belirten Ardıç, "Bu yeni düzende Türkiye’nin önünde tarihi bir tercih var. Brezilya gibi, hammaddeye, iç pazara ve dönemsel büyümeye yaslanan bir ekonomiyle mi yetineceğiz; yoksa Güney Kore gibi teknolojiyi, ihracatı, markayı, verimliliği merkeze alan bir üretim/sanayi gücü mü olacağız? Asıl belirleyici olan hangi teknolojiyi ürettiğimizdir. Sanayicimizin küresel rekabette ulaşacağı yüksek konumdur. Türkiye, Avrasya’nın Brezilya’sı değil; Güney Kore’si olmak zorundadır" şeklinde konuştu. "KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payı 2024’te yüzde 35,2’ye gerilemiştir" OECD verilerine değinen Seyit Ardıç, "Ülkemizde KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payı 2024’te yüzde 35,2’ye gerilemiştir. Oysa OECD ortalaması yaklaşık yüzde 47 seviyesindedir. KOBİ’miz, üreticimiz, sanayicimiz hala OECD ortalamasının gerisinde bir finansman derinliğiyle üretim yapmaya çalışmaktadır. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de özel sektöre banka kredilerinin Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı 2024’te yüzde 37 olup; yüksek gelirli ülkelerde bu oran çok daha üst seviyelerdedir" ifadelerini kullandı. "Finansman mimarimiz üretken yatırımı ödüllendiren bir yapıya kavuşmalıdır" Kefalet limitleri, teminat şartları, kota uygulamaları ve kredi tahsis süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Ardıç, "Proje bazlı kredi mekanizması da hala yeterli düzeyde değildir. Bizim ihtiyacımız, bilançosu güçlü olana kredi veren bir sistemin yanında; doğru projeyi, doğru yatırımı, doğru teknolojiyi, doğru ihracat potansiyelini kredilendiren bir sistemdir. Finansman mimarimiz teknolojik yeniliği ve üretken yatırımı daha fazla ödüllendiren bir yapıya kavuşmalıdır" dedi. Seyit Ardıç, sanayicilerin beklentisinin riski yalnızca üreticinin üstlendiği değil; teknolojik dönüşümü destekleyen, üretim, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat kapasitesini önceleyen uzun vadeli ve seçici bir finansman yapısı olduğunu ifade etti. Başkan Seyit Ardıç, teknoloji ile üretim arasındaki bağı güçlendirmek için sahada aktif çalışacaklarını belirterek, KOBİ’lerin teknoloji, finansman ve pazara erişimini kolaylaştıracak adımlar atacaklarını, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceklerini ve ASO Serbest Bölgesi ile ASO Teknoloji Üssü gibi projeleri hayata geçirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Seyit Ardıç, teşvik sisteminin yalnızca yatırımı değil üretim çıktısını da esas alması gerektiğini belirterek, dijitalleşmenin rekabet için zorunlu hale geldiğini ve sanayi finansmanının üretken yatırımları önceleyen bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Ardıç, sanayisizleşme riskine karşı kararlı olduklarını söyledi. ‘Yılın Komitesi’ ödülünü almaya 2025 yılı çalışmalarına ilişkin beş komite hak kazandı. Ardıç, komite üyelerine sırasıyla ödüllerini takdim etti. ‘Sanayicinin Finansmana Erişimi’ paneli ASO Başkanı Ardıç’ın moderatörlüğündeki panele, Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Şükrü Taşçı, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Madenci, Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağrı Altındağ ve Vakıflar Bankası T.A.O. Ticari ve Kurumsal Grup Başkanı Alparslan Şahin panelist olarak katıldı. Ziraat Bankası olarak uzun vadede kredi verilmesinin yollarının bulunması gerektiğini söyleyen Şükrü Taşçı, finansal ve reel sektörün birbiriyle uygun hareket etmesi, koordinasyonun daha fazla arttırılması konusunda nelerin yapılması gerektiğini aktardı. Bankaları zamanında bilgilendirebilecek, ikna edebilecek ve bankalara firmanın durumunu izah edebilecek finansçıların firmalara istihdam edilmesi gerektiğini savunan Yalçın Madenci, son birkaç yıldır özellikle sıkıntı yaşayan firmaların zayıf finans ekipleriyle çalıştıklarını gördüğünü ifade etti. Öte yandan, firmaların finansal geleceklerinin ve gidişatlarının kendi yönlendirdikleri şekilde bankalarla paylaşılmasının daha doğru olacağını dile getirdi. Alparslan Şahin, kredi ilişkisinin yatırımlar ve işletmeler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, kredi dışındaki ödeme ve tasarruf çözümlerinde bankalarla entegrasyonun artırılmasının hem iş birliklerini güçlendireceğini hem de maliyet avantajı sağlayacağını ifade etti. Şahin, VakıfBank başta olmak üzere bankaların dijital ödeme ve tasarruf alanında çok sayıda çözüm sunduğunu söyledi. Mustafa Çağrı Altındağ, Eximbank’ın 2025 yılını 26,7 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları alacak sigortası olmak üzere toplam 54,2 milyar dolarlık destekle kapattığını belirtti. 2026 yılı hedefinin ise 28 milyar dolar kredi ve 31 milyar dolar alacak sigortasıyla toplam 59 milyar dolar destek olduğunu ifade eden Altındağ, 2020’den bu yana takip edilen 50 milyar dolarlık hedefin 2025’te aşıldığını, 2026’da ise 60 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkmayı hedeflediklerini söyledi. Bankanın bilanço büyüklüğünün 1,5 trilyon liraya ulaştığını kaydeden Altındağ, aktif büyüklüğünün yüzde 90’ının ihracatçı firmaların kullandığı krediler olduğunu bildirdi.