POLİTİKA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 15:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye’den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80’e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Şafak’ın ’VİZYON 2026’ ekindeki yazısında Türkiye’nin son dönemdeki siyasi, ekonomik ve diplomatik hamlelerini anlattı. Erdoğan yazısında, küresel sistemdeki kırılmalar, çok kutuplu dünyanın getirdiği yeni dengeler ve Türkiye’nin bu koşullarda sergilediği bağımsız ve kararlı duruşa vurgu yaptı.

"Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz"

İnsanlığın, siyasi ve ekonomik fay hatlarının derinden sarsıldığı, küresel yönetim mekanizmalarının işlevsizleştiği sancılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Erdoğan, "Sınamalarla dolu bu fırtınalı çağda Türkiye olarak biz, küresel sorunlara dikkat çekiyor, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu her platformda ortaya koyuyoruz. Küresel sistemdeki çarpıklıklara ‘Böyle gelmiş böyle gider’ anlayışıyla bakmıyor, bölgesel ve küresel sorunlara rasyonel çözümler üretiyoruz. Çaresizliğin değil, umudun sesini yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı.

"İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz"

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın savaşlar, terörizm, göç krizi, iklim sorunları başta olmak üzere birbirine girmiş problemlerle eş zamanlı bir şekilde mücadele ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyamız tarihte eşine az rastlanır insanî krizlere sahne oluyor. Türkiye olarak, bütün bu olumsuzluklara gözlerimizi kapatıp kenarda durmuyor, tarihimizden aldığımız ilhamla dış politikada dik ve şahsiyetli bir duruş sergiliyoruz. İnsanî yardım hamlelerimizle dost ve kardeşlerimize yalnız olmadıklarını hissettiriyoruz" ifadelerine yer verdi.

"Barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz"

Türkiye’nin dünya üzerindeki tüm çatışmalara ve savaşlara karşı olduğunu belirten Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail saldırganlığı, Suriye, Irak, Somali-Etiyopya, Sudan başta olmak üzere her sorunda barış ve istikrardan yana olduğumuzu en yüksek sesle dillendiriyoruz. Bu bölgelerde sağlanacak huzur ve barış ikliminin dünyanın karşı karşıya olduğu büyük krizin çözümü için anlamlı bir yol haritası ortaya koyacağını her platformda anlatıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz"

Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda güçlendiğini ve buna yönelik tarihî adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti:

"Parasıyla müttefiklerinden dahi silah ve mühimmat alamayan bir Türkiye’den, kendi insan kaynağının zekâsı ve emeğiyle üretilen savunma sanayii ürünlerine kavuşmuş, yerlilik oranını yüzde 80’e ulaştırmış bir ülkeye dönüştük. Artık kendi uçağını, silahını, gemisini, füzesini, tankını, topunu, siber sistemlerini en kaliteli şekilde üretebilen bir ülkeyiz. Yolumuzun uzun olduğunu da hedeflerimize mutlaka ulaşacağımızı da biliyoruz. Asla umutsuzluk girdabına kapılmadan bu zorlu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz."

"Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz"

Enerjide "tam bağımsız Türkiye" hedefine odaklandıklarını söyleyen Erdoğan,

"Ülkemizin müreffeh geleceğini; ayakları yere basan, sağlam enerji politikalarının garanti altına alacağına inanıyoruz. Kendi doğal gazımızı, petrolümüzü çıkartarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltırken, toplam kurulu gücümüzde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 60’ının üzerine çıkartmış durumdayız. Nükleer enerji ile ülkemizi bir üst lige taşımaya gayret gösterirken, enerji verimliliği alanında da önemli adımlar atıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır"

Açıklamasında bölgesel ve küresel konuların yanı sıra Türkiye’nin ticaret hacminden de bahseden Erdoğan şu ifadelerle devam etti:

"Toplumsal anlamda ailemizi, kültürümüzü ve yaşam tarzımızı; ortaya çıkmakta olan bu dönüşüm sürecine uygun şekilde hazırlıyoruz. Bu alanlarda dünyada giderek artan saldırılara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz. Gençlerimizin eğitimini ve ihtiyaçlarını merkeze alan adımlarla, öz güveni yüksek bir TEKNOFEST kuşağını inşa ediyoruz. Bölgemizdeki gerilimler, ulaştırma alanında güvenli taşımacılığın önemini biraz daha artırıyor. Türkiye’nin Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa’yı bağlama rolü ise bu noktada son derece kritik. Bu stratejik konuda etkili hamleler yapıyor, ülkemize ve dostlarımıza kazandıracak diğer projeler üzerinde çalışıyoruz. Uluslararası ticaret hacmini her geçen yıl rekorlarla artıran Türkiye, bugün 270 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşmış durumdadır. Eğitimde, sağlıkta, bilim ve teknolojide kısaca her alanda büyüyen ve kalkınan Türkiye, birlik ve beraberliğini kuvvetlendirerek hem bölgesinde hem dünyada adından söz ettirmeye devam edecek. Ülkemizin yolu, sonuna kadar açıktır. Gelecek, Türkiye’nindir; gelecek, bu aziz milletindir."

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kulp’ta dondurucu soğuklar oto tamircilerini zorluyor Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının ardından hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesi, ilçe merkezindeki oto tamircisi esnafını zor durumda bıraktı. Soğuk hava nedeniyle araç arızaları artarken, tamir işlemleri ise ağır şartlar altında sürdürülüyor. Kulp ilçesinde geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun kar yağışının ardından ilçe merkezi sert bir soğuk hava dalgasının etkisi altına girdi. Kar yağışı sonrası hava sıcaklıklarının hızla düşmesi, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, özellikle ilçe merkezinde faaliyet gösteren oto tamircileri için çalışma şartları daha da ağırlaştı. Kış şartlarının sert geçtiği ilçede, karla kaplanan yollar ve buzlanma nedeniyle araçlarda yaşanan mekanik arızalar artış gösterdi. Ancak soğuk hava, arızalanan araçların tamirini de zorlaştırdı. Açık ya da yarı kapalı alanlarda çalışmak zorunda kalan oto tamircileri, hem düşük sıcaklıklarla hem de ağır iş yüküyle mücadele ediyor. İlçe merkezinde yıllardır oto tamirciliği yapan Faruk Çemşi, bu kışın önceki yıllara göre daha zorlu geçtiğini belirterek, "Yoğun kar yağışının ardından hava çok sert soğudu. Bu günlerde arızalanan araçların tamiratını yapmak gerçekten çok zor. Soğuk hem bizi hem de kullandığımız ekipmanları olumsuz etkiliyor. Özellikle büyük iş makineleri ve zincir takma işlemleri ciddi emek istiyor" dedi. Soğuk hava nedeniyle işlerin yavaşladığını ifade eden Çemşi, buna rağmen vatandaşların mağdur olmaması için yoğun çaba gösterdiklerini vurguladı.
Gaziantep Hat sanatçısı yeni öğrenciler yetiştiriyor Gaziantep’te 40 yıldır gönül verdiği hat sanatında yüzlerce kişiye eğitim veren hattat Mehmet Bali, yeni hattatlar yetiştirmek için gönüllü olarak çalışma yürütüyor. Çocukluk yıllarında hatlara ilgi duyarak hüsn-i hat sanatına merak salan 63 yaşındaki Mehmet Bali, hat sanatını en iyi şekilde icra edebilmek için alanında uzman hocalardan eğitim aldı. Bu sayede kendini geliştiren ve yıllardır hem gençlere eğitim veren hem de sanatını ilerletmeye çalışan Bali, hat sanatını gelecek nesillere aktarmak için üniversite, halk eğitim merkezleri ve okulların yanı sıra kendi imkanları ile kurduğu atölyede öğrencilere kurs veriyor. Atölyesinde sanatını sürdürüyor Elinden düşürmediği kamış kalemlerle sayısız tablolar yapan Bali, atölyesinde gönüllü olarak verdiği eğitimlerle sanatını gelecek kuşaklara aktarmaya çalışıyor. Gençlik yıllarında ilgi duymaya başladığı hat sanatında 40 yılı geride bırakan Bali, kendi imkanlarıyla kurduğu atölyesinde sanatını sürdürüyor. Şahinbey ilçesindeki tarihi Mecidiye Han’daki atölyesinde öğrenciler yetiştiren Bali, atölyesinin yanı sıra Halk Eğitim Merkezlerinde, üniversitelerde ve belediyelerin kurslarında hat sanatı dersi veriyor. 100’ün üzerinde eseri bulunan Bali, hat sanatına yeni eserler üreterek hocaları gibi yeni öğrenciler yetiştirerek sahip çıkıyor. "Hat sanatını gençlere öğretmek için çabalıyoruz" Yıllardır hem eğitmenlik yapmaya hem de öğrencilere hat dersi verdiğini belirten Bali, "40 yıldır bu hat sanatına devam ediyorum. İlahiyat Fakültesi’nde başlamıştım. 15 yılda yakındır da Gaziantep’te, Gümrük Han’da ve Mecidiye Han’da kurslarımız devam ediyor. Daha önce Halk Eğitim Merkezlerinde kurslarımız devam etmişti. Hat sanatı Kur’an-ı Kerim’i güzel yazma sanatı olarak başlamış. Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın teşvikiyle Hazreti Ali Efendimiz ilk hattatımızdır ve o günden bugüne 1400 yıllık bir gelişimle gelmiş. Hat sanatı Osmanlı’da zirveye çıkmış. Kur’an ve İslam sanatı olduğu için hat sanatını gençlere öğretmek için çabalıyoruz. Yani geçmişimizi, atalarımızın sanatını, Kur’an sanatını en güzel şekilde onlara kurs olarak vermeye çalışıyoruz. Şu anda hem bayanlara hem erkeklere olmak üzere 7’den 70’e Mecidiye Han’da her gün öğleden sonra kurslarımız devam ediyor" dedi. "Osmanlı padişahlarımızdan 6 tanesi hattattı" Maddiyat için bu sanatın yapılmayacağına dikkati çeken Bali, "Kurslarımız ücretsiz olarak devam ediyor. Hiçbir ücret talep etmiyoruz. Hat sanatı Kur’an’ı yazmak olduğu için Kur’an’ı yazmanın mükafatını ancak Allah’tan bekliyoruz. En güzel şekilde gençlere Kur’an-ı Kerim’i en güzel şekilde anlatmaya, onlara yazdırmaya çalışıyoruz. Kur’an ayetlerini ne kadar en güzel şekilde yazarsak, ona hüsn-i hat sanatı diyoruz. Hat çizgi, yazı anlamında, hüsn-i de en güzel şekilde yazı anlamında olduğu için hat sanatını en güzel şekilde yazmaya çalışıyoruz. Osmanlı padişahlarımızdan 6 tanesi hattattı. Özellikle Kur’an-ı Kerim’e hizmet bağlamında, hat sanatını önlerine koymuşlar ve en güzel şekilde geliştirmeye çalışmışlar. O yüzden ‘Kur’an-ı Kerim Hicaz’da indi, Mısır’da okundu ve İstanbul’da yazıldı’ diye atasözü olmuştur" şeklinde konuştu. "Padişahlarımızdan birçoğu hat sanatını icra etmişler" Dünyadaki bütün hattatların bir önceki hocasının bir Osmanlı hattatı olduğunu bildiren Bali, "Hat sanatı Osmanlı döneminde zirveye çıkmıştır. Padişahlarımızdan birçoğu hat sanatını icra etmişler, şu anda yazdıkları eserlerin birçoğu Topkapı Sarayı Müzesi’nde ve camilerde bulunmaktadır. O yüzden biz atalarımızın, ecdadımızın geliştirdiği ve bize miras olarak bıraktığı bu hat sanatını Gaziantep’te tek hat atölyesi olarak devam ettirmeye çalışıyoruz. Yetim ve öksüz kalmış bir İslam sanatını, Kur’an-ı Kerim sanatını en güzel şekilde gençlerimize öğretmeye çalışıyoruz. Bir yıl boyunca kursa devam eden arkadaşlarımız atölyemizde güzel bir tabloyu yazabilecek duruma getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hat sanatı eğitimi alan kursiyerlerden Bercis Taşkın da, "Hat sanatını daha iyi öğrenmek ve daha güzel yazmak için Mehmet hocamızdan ders alıyoruz. Daha iyi dersler alıp kendimizi bu alanda daha iyi bir şekilde ilerletebilmek için kursa geliyoruz. Kursumuz çok güzel geçiyor. Mehmet hocamızın verdiği eğitimler üzerine daha iyi yazmayı öğreniyoruz" diye konuştu.