POLİTİKA - 15 Ekim 2025 Çarşamba 20:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eskişehir’de 694 milyon ton nadir element bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskişehir’de bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 seçimleri sonrasında oluşturdukları Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin 50’nci toplantısını tamamladıklarını belirterek kabine toplantısında kritik konuları görüştüklerini bildirdi.


Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma çabalarının hız kesmeden sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana yine yoğun bir mesai dönemi geçirdiklerini aktardı.



İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatler ile hizmet mücadelesini kararlılıkla devam ettirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Ana muhalefet partisiyle aramızdaki ufuk, vizyon, zihniyet farkı, yaşanan her gelişmede kendini daha net belli ediyor. Milletim şunu bilsin Dünyanın içinden geçtiği sancılı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir; emin ve ehil ellerde güvendedir. Yasamada, Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, kabine üyelerimiz ve bürokratlarımızla ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız, kendi alanında anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor" şeklinde konuştu.


Devletin bütün organlarının, mesuliyet sahaları içerisinde, görevlerini layıkıyla yerine getirdiğini belirten Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en mühim çıktılarından biri olan bu kazanımları güçlendirerek devam ettirmekte kararlıyız. Özellikle, batılı ülkelerin ciddi yönetim bunalımıyla yüzleştiği bugünlerde, istikrar ve güven ikliminin değerini, milletçe daha iyi anlıyoruz. Dünyada birçok ülkenin başına gelse, yerle yeksan olacağı krizleri, biz 86 milyonun kılına dahi zarar gelmeden başarıyla yönetiyoruz. Son asrın en ciddi sağlık krizinden Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa Bölgemizdeki kanlı çatışmalardan ticaret ve gümrük savaşlarına kadar birçok meselede bunu gördük, yaşadık, bilfiil tecrübe ettik. Tuzağa düşmedik, oyuna gelmedik; ülkemize ekonomik ve sosyal maliyet üretecek hiçbir maceraya atılmadık. "Batılı ülkeler bize ne der" diye değil; 23 yıllın engin tecrübesi, birikimi ve müktesebatıyla politikalarımızı belirledik" değerlendirmesini yaptı.



"Dün bizi hem koronavirüs salgınında, hem de Rusya-Ukrayna krizinde insafsızca yerenler, bugün utangaç da olsa, hak verir noktaya geldiler." diyen Erdoğan," Dün bizi Avrupa’dan ve Batı bloğundan uzaklaşmakla suçlayanlar, bugün takip ettiğimiz dengeli politikalara övgüler diziyor. Dün, hükümetimin Suriye ve Gazze’deki vicdanlı duruşunu eleştirenler, sayemizde bugün yurt dışına başları dik, alınları ak bir şekilde gidiyor. Bizi tenkit edenlerin; kimi zaman 2 yıl, kimi zaman 4 yıl, kimi zaman çok daha gecikmeli de olsa bizi takdir ve taltif eder konuma gelmeleri, elbette kendi gelişimleri açısından önemlidir.Doğruyu bildikleri halde ikrar edemeyenlere ise maalesef yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur" açıklamasını yaptı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdikleri programlara İlişkin,"İşte onlar boş-beleş işler peşinde koşarken, biz geride bıraktığımız iki hafta boyunca ülkemize ve milletimize hizmet için aşkla koşturduk.1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni dönemin; farklı fikir, teklif ve değerlendirmelerin saygı, uzlaşı ve hoşgörü içinde özgürce ifade edildiği bir yıl olması temennilerimizi ilettik.4 Ekim’de, toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan 50 projemizin açılış ve temel atma törenlerini icra etmek üzere Sultanbeyli ilçemizdeydik. Bu yatırımların bir kez daha hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum.4 Ekim tarihi, bizim için bir başka önemli ve kritik gün oldu" dedi.



İsrail’in işgal ve soykırımına tepki olarak farklı ülkelerden Gazze’ye doğru yelken açan Küresel Sumud Filosu’na güçlü moral desteği verildiğini,


Türk vatandaşlarının da içinde olduğu aktivistlerin tahliye sürecini başarıyla yönettiklerini hatırlatan Erdoğan,"4 Ekim’de başlattığımız tahliye operasyonuyla 36’sı Türk vatandaşı, toplam 137 aktivisti ülkemize güvenle indirdik. 7 Ekim’deki ikinci tahliye sürecinde 16 vatandaşımızın ilk etapta Ürdün’e geçişini, ardından 15’inin ülkemize gelişini sağladık.Gözaltına alınan 3 milletvekilimiz de Bakü üzerinden Türkiye’ye sorunsuz, sıkıntısız bir şekilde ulaştı. Türk Havayollarımızın 10 Ekim’de düzenlediği özel bir seferle, 18’i vatandaşımız olan, 21 ülkeden toplam 94 aktivisti Türkiye’ye intikal ettirdik. Filoya katılarak insanlığın vicdanına tercüman olan tüm vatandaşlarımıza, tüm aktivistlere bir kez daha teşekkür ediyor, tekrar geçmiş olsun, diyorum.Batılı aktivistlerin dahi tahliye operasyonlarımızdan sitayişle bahsettiği bu olayda, Türkiye’yi suçlayanları ise milletimin vicdanına havale ediyorum" açıklamasında bulundu.



- Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor


5 Ekim’de yine İstanbul’da düzenlenen 11’inci Enerji Verimliliği Forumu’na iştirak ettiklerini belirten Erdoğan Akkuyu’da nükleer ajanda dışında başka projelerinin de olduğunu belirterek," Burada aynı zamanda, ana muhalefetin Türkiye’nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya Gaz Sahasından, şu anda 4 milyon hanemizin doğalgaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026’da 8 milyona, 2028’de inşallah 16 milyona çıkacak. Halihazırda toplam 34 ülkeyle doğalgaz ithalat ve ihracatımız var. Akkuyu Nükleer Santralinde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz. Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimiz de bulunuyor. Ana muhalefetin, balıkları üne sürerek yaptığı eleştirilere aldırmadan, nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı.



Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan nadir toprak elementleriyle ilgili eleştirilere cevap verdi. . Erdoğan,"Bu vesileyle, yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum:Enerji politikamızın bir diğer önceliği, sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Nadir toprak elementleri; savunma sanayiinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine, pek çok alanda kritik rol oynuyor.Eskişehir’in Beylikova ilçesindeki Nadir Toprak Elementleri Sahasında, bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı.


Çalışma sahasında; nadir toprak elementleri, barit ve florit başta olmak üzere, tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bu saha; "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır.17 nadir toprak elementinden 10’unun bulunduğu Beylikova Sahası’nda, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor. Kaynağın uluslararası sertifikasyon işlemleri devam ediyor" dedi.



Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak için bu doğrultudaki çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk etapta yıllık bin 200 ton cevher işleyeceğimiz ETİ Maden Pilot Üretim Tesisini devreye aldık. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesi için, saflaştırma teknolojisi de dahil, çalışmalarımıza devam ediyoruz.Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım: Nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar, bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini, maalesef paylaşmaktan kaçınıyor. Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması, uluslararası iş birliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke; teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor" ifadelerini kullandı.



Türkiye olarak, teknolojik hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşları ile iş birlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu anlamda, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri Sahası’nın herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir.Her kim bunu iddia ediyorsa, kendi ülkesine iftira atıyor demektir. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar: Önce, maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca, bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsızlaştırmak. Nadir toprak elementleriyle ilgili yaşananlar da budur.Amaç, Türkiye’nin bu yeraltı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin, bu konuda hükümetimize iftira atanlar, Karadeniz doğalgazı ile Gabar’daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır. Hatırlarsanız, orada da destek vermek yerine, hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar, inanın, yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansınAllah’ın izniyle biz bu güveni asla boşa çıkarmayacağız" açıklamasında bulundu.



"Dilde, fikirde, işte birlik" ilkesi ışığında, Türk Devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları ilerletiyoruz. " diyen Erdoğan sözlerini şöyle devam ettirdi;


"7 Ekim’de Gebele’de "Bölgesel Barış ve Güvenlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12’nci Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele Bildirisi’nin tüm Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 9 Ekim’de, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde düzenlenen törenle 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı’nın açılışını gerçekleştirdik. Yeni Akademik Yılın öğrencilerimiz, hocalarımız, üniversitelerimizde görevli idari personelimizle birlikte milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 10 Ekim’de yine toplu açılış ve temel atma törenlerimizi vesilesiyle ana-baba ocağımız Rize’deydik.Burada 38 projemizin toplu açılışını yaptık, 2 projenin temellerini attık; devamında şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla bir araya geldik. 3 milyar 84 milyon lirayı aşan bu yatırımlarımız, Rize’mize ve bölgemize bir kez daha hayırlı-uğurlu olsun.12 Ekim’de Trabzon’a geçerek,13 milyar 514 milyon liralık 130 projemizin toplu açılışını gerçekleştirdik."



Deniz üzerine üçüncü havalimanınıTrabzon’da inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini bu sene yapıyoruz.Çalışmalarına ise önümüzdeki yıl başlamayı arzu ediyoruz.Türkiye’nin yıldızının giderek daha çok parlamasından, küresel siyasette ağırlığının artmasından, itibarının aziz milletimize yakışan bir seviyeye yükselmesinden gurur duyuyoruz" dedi.



Türkiye’nin dış politikasındaki barıştan, diyalogdan, adaletten ve çözümden yana aktif tutumuyla, günden güne vazgeçilmez bir oyuncu haline geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Özellikle çatışma çözümlerinde Batıyı takip eden değil, Batının takip ettiği, örnek aldığı, gıptayla izlediği bir ülke konumundayız.Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşumuzu asla bozmadık.Suriyeli mazlumları, zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadık.Ana muhalefetin sürekli övgü yağmuruna tuttuğu Batılı ülkeler, mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken; biz "kimseyi geri göndermeme" politikasıyla Suriyeli kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Üç-beş oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak, vicdanlı tavrımızı sonuna kadar muhafaza ettik. Hamdolsun, neticede de tarihin doğru tarafında duran biz olduk.



Zaman; lümpen ırkçıları, oy avcılığı yapanları, mülteci düşmanlarını değil, bizi haklı çıkardı. Türk milleti, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdi."


Suriye’yle ilişkilerin her alanda güçlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bugün birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, tebessümle bakıyoruz. Suriye’de istikrar kökleştikçe, inşallah her şey çok daha iyi olacak. Bakınız sadece Suriye’de değil, Gazze’de de Türkiye, ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer almıştır. Gazze’nin, vatanlarını savunan evlatlarına terörist iftirası asla atmadık. Birilerine şirin gözükmek uğruna Filistin direnişine kara çalmadık. İnandığımız neyse, kalbimizden geçen neyse; eğip bükmeden, kimseden de çekinmeden, onu cesaretle haykırdık. 102 bin tonu bulan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Katıldığımız tüm toplantılarda, uluslararası bütün platformlarda Gazze’yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduk. Bütün bunları yaparken, Gazze’de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmedik" açıklamasını yaptı.



- Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu


Bir süredir çok farklı kanallardan yürüttükleri diplomasinin de katkısıyla Gazze’de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını bir kez daha ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, elhamdülillah, Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu. Sizler de televizyonlardan takip ettiniz İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Gazzeli kardeşlerimiz zorla çıkarıldıkları yerlere insan seli olup akıyor. Yıkıntıların arasında insanlar, bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak, hayata yeniden başlamaya çalışıyor. Bunlar, bizim tam olarak anlayabileceğimiz değil, sadece izleyip tahayyül edebileceğimiz mutluluklardır. Gazze’de neler yaşadıklarını, en iyi Gazzeli mazlumlar bilir. İki yıl boyunca çektikleri çileleri, en iyi masum çocuklar bilir.68 bin şehidi toprağa vermenin acısını, yüreği yanık anneler, babalar bilir. Enkazdan çıkan bir parça eşyanın anlamını, en iyi her şeyi kaybetmiş o kardeşlerimiz bilir. Tekrar söylüyorum; biz sadece empati kurabiliriz, sadece onları anlamaya çalışabiliriz. Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çaba bizim için değerlidir. Çıkıp bunu "sadece ateşkes imzaladılar" diyerek küçümsemek, kimsenin haddi de, hakkı da değildir. Bir defa bunun açıkça ortaya konulması gerekiyor. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin, herkes gibi biz de farkındayız. Bu gerçeğin, Filistin Direniş Hareketi HAMAS ve Gazzeli kardeşlerimiz daha çok farkında. Ama buna rağmen ümit varlar. Buna rağmen umutlu olmak istiyorlar.


Biz de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için, mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tutuyoruz" ifadelerini kullandı.



Önceki gün Şarm El Şeyh’te yapılan zirvenin, bu bakımdan çok önemli olduğunu söyleyen Erdoğan," Orada hem imzacı 4 ülkenin lideri, hem de diğer ülkelerin liderleri olarak, hep beraber çok net bir irade ortaya koyduk. Şarm El Şeyh Deklarasyonuyla bölgemizde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attık. Biz, deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız. Amerika, Mısır ve Katar’ın da bezer bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacağız. Rehine ve mahkûm takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. İnsani yardımların girişleri hızlandı" dedi.



Tüm aksaklıklara rağmen 350’ye yakın Türk TIR’ının Gazze’ye giriş yaptı;ğını 400’den fazla TIR’ın ise giriş için beklediğini belirten Erdoğan,"Dün, 900 ton yardım taşıyan 17’nci İyilik Gemimizi bölgeye yolcu ettik. Bunun devamı da gelecek. İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi Pİ-AR peşinde koşmadan, Gazze’ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadele hız kesmeyecek. Şunu bir kez daha açıkça söylemek isterim Biz, mazluma kol kanat gererken, sadece Rabbimizin rızasını gözetiyoruz. Hakk’ın rızasından, halkımızın duasından başka kimseden bir beklentimiz yok. Bugüne kadar olduğu gibi samimiyet, hasbilik, tevazu rehberimiz olmaya inşallah devam edecek. Son nefesimize kadar doğruluktan, dürüstlükten, bu aziz millet ve tüm mazlumlar için canla başla çalışmaktan geri durmayacağız. Cenab-ı Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum. Bu düşüncelerle sizlere veda etmeden evvel; dün Kocaeli’nde, Dünya Kupası Elemelerinde Gürcistan’ı 4-1 skorla yenerek milletimize büyük bir sevinç yaşatan A Milli Futbol Takımımızı tebrik ediyorum. Kendilerine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabbim, Bizim Çocuklar’ın ayaklarına taş değdirmesin, diyorum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde en güzel buluşma Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen program, özel bireyler ve ailelerini bir araya getirdi. Başkan Mesut Kocagöz, farkındalık buluşmasında sevgi, dayanışma ve birlik vurgusu yaptı. Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Antalya Down Sendromlular Derneği tarafından organize edilen program, 100. Yıl Park Düğün Salonu’nda gerçekleştirildi. Özel bireyler ve aileleri, akşam yemeğinde bir araya gelerek gönüllerince eğlenme imkanı buldu. "Yerel yönetimlerin desteği çok önemli" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay, 21 Mart vesilesiyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, derneğin 2013 yılında bir hayalle kurulduğunu söyledi. Down sendromlu bireylerin toplumda daha görünür olması, üretime katılması ve yetenekleriyle değer görmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ay, Sevgi Atölyesi, Üreten Eller Atölyesi ve mehter takımıyla özel bireylerin sosyal ve üretim hayatına katılımını desteklediklerini dile getirdi. Toplumun gerçek gücünün, en çok desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yanında durabilmekten geçtiğini vurgulayarak, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının desteğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek, eşitlik, fırsat ve birlikte üretilecek bir gelecek istediklerini ifade etti. Desteklerinden dolayı Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. "Kepez’e en özel park" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, bir arada olmanın sevincini yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün yine aynı sofradayız. Bu sadece bir yemek değil, paylaşmak ve aynı zamanda farkındalıktır. Gülünce insanın yüreğini ısıtsan sevgili kardeşlerim hoş geldiniz" dedi. Ailelere hitabende şunları söyledi: "Çocuklarına bakarak dünyaya sevgiyi öğreten insanlar. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum." Başkan Kocagöz, konuşmasını sevginin gücüne değinerek sürdürdü: "Onların bir gülüşü dünyaya bedel… Onlar dünyanın melekleri… Bir şehri ancak sevgiyle büyütebilirsiniz. Sevgi demek buradaki kardeşlerimiz demektir. Biz de Kepez Belediyesi olarak her zaman onlar için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bizler her zaman çocuklarımızın emrindeyiz. Bu güzel çocuklarımız hep gülsün" dedi. Konuşması sırasında mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Engelliler Haftası kapsamında Down sendromlu ve otizmli çocuklar için özel bir parkın tamamlanarak hizmete açılacağı müjdesini de verdi. "Kepez çok güzel çalışmalar yürütüyor" Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu da programda yaptığı konuşmada, bu anlamlı buluşmanın büyük bir mutluluk olduğunu belirterek, Kepez’de sergilenen birlik ve beraberlik tablosunun önemine dikkat çekti. Belediye tarafından hayata geçirilecek park projesine değinerek, "Kepez belediye başkanımızda müjdeyi verdi. Bu kıymetli çocuklarımız için, gençlerimiz için bir park hazırlanıyor. Bunun için çok teşekkür ediyorum. Belediyemiz imkanlarını sizlere sunuyor. Bu çocuklarımız için yapılması gerekenler konusunda Kepez çok güzel bir sınav veriyor. Sevgili çocuklar, sizler özel ve kıymetlisiniz. Sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde toplum içerisinde yer almak hayatı paylaşmak çok çok önemlidir. Kepez belediye başkanımız bu konuda Kepez kapsamında çok güzel çalışmalar yürütüyor" dedi. Etkinliğe Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya İl Emniyet Müdür Yardımcısı Caner Çiçek, Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay ve çok sayıda aile katıldı.
İstanbul Bakan Kacır: ’’Otomotiv ihracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Sanayi ve teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Sanayi Odası’nda Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) 51’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Bakan Kacır’ın yanı sıra Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Kacır, "Otomotiv üretiminde ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz" dedi. "İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" İmalat sanayisinin öncülüğünde ihracatı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdıklarını belirten Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; ülkemizle dünyanın geri kalanı arasında kurduğumuz ticaret köprüleriyle; Planlı sanayileşmeden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe pek çok alanda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla; iş ortamını iyileştiren yapısal reformlarla Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık. Avrupa Birliği’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payı 2004’de yüzde 25 idi. Şimdilerde bu oran ancak yüzde 15’inci Türkiye ise aynı dönemde payını yüzde 0,7’den yüzde 1,3’e yükseltti" şeklinde konuştu. ’’İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla 2024 rekorunu tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Otomotiv üretiminde ise ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz. Son 23 yılda; 169 Ar-Ge merkezinin, 36 tasarım merkezinin ve teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın otomotiv sektörümüzün inovasyon kapasitesini besleyen projelerini destekledik. TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 220 bilim insanı ve gencimize toplam 32,9 milyar lira kaynak sağladık. Yatırım teşviklerimizle, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,2 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 760 projesinin önünü açtık. Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik" dedi. "Otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" Elektrikli araçlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Dünya genelinde elektrikli araç satışı son 5 yılda 6,7 milyondan 21 milyona, elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 8’den yüzde 20’nin üzerine çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında; elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların payı, yüzde 0,5’ten yüzde 22,1’e yükseldi. Bu oranın 2030’da yüzde 35’i aşmasını öngörüyoruz. Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmeyi, ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; genç, dinamik, aynı zamanda nitelikli insan kaynağına sahip bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. ’’Kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz’’ Türkiye’nin şarj ağına dikkat çeken Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız; her fırsatta yerli otomobil markamız olması gerektiğini dile getirmişti. Aslında bu çağrı, milletimizin 60 yıllık hayalini gerçekleştirerek Türkiye’yi otomotiv teknolojilerinde bir üst lige taşıma kararlılığının ifadesiydi. Cumhurbaşkanımızın iddiası ve güçlü liderliği sayesinde elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’u milletimizle buluşturduk. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg yollara çıktı. Almanya’ya ihracat gerçekleştiren markamız, Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa pazarına taşıdı. Togg, bizler için yalnızca yerli ve milli elektrikli otomobil projesi değildir. Togg, iş birliği yaptığı Türk teknoloji girişimlerini geleceğe taşıyan bir lokomotiftir. Hayata geçirdiğimiz Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programının katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık. Bugün, 17 bin 800’ü hızlı şarj olmak üzere, 41 bin 500 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz" şeklinde konuştu. "Türk sanayiinin istikrar ve güven içinde büyümesi için her türlü önlemi almaya devam edeceğiz" Mobilitede yapılan yatırımlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Türkiye’yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının cazibe merkezi haline getirmek üzere HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın ilk 6 çağrısından 2’sini doğrudan otomotiv sanayimize yönelik kurguladık. Elektrikli Araçlar Çağrısıyla; yıllık en az 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve Ar-Ge merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar için kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz. Batarya Üretimi Çağrısıyla; hücre üretimini de içeren, yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya ve aktif malzeme üretim tesisi yatırımlarını destekliyoruz. Bizler imkanlarımızı; üreten, istihdam sağlayan, ülkesine ekonomik değer katan sanayicilerimiz için seferber etmeye devam edeceğiz. Bazen masanın iki farklı tarafında oturuyor gibi görünsek de esasen her zaman sizlerle ülkemizin kalkınması noktasında aynı taraftayız. Made in EU düzenlemesinin sanayimiz ve özellikle otomotiv sektörümüz için herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması için yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor. Ancak yasalaşma süreci boyunca, tüm teknik detayları da takip etmemiz gerektiğinin farkındayız. Bu nedenle, düzenlemenin doğurabileceği etkileri yakından takip ederek adımlarımızı atmak, olası riskleri bertaraf etmek, ülkemizin ve sanayicilerimizin menfaatlerini en yüksek düzeyde korumak için; Dışişleri ve Ticaret Bakanlıklarımız, diğer ilgili kamu kurumlarımız, iş dünyası ile yakın istişare halindeyiz. Otomotiv sektörümüz açısından önemli gördüğümüz; tüm çekincelerimizin giderilmesi için Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde yoğun bir diplomasi yürütüyoruz. Muhataplarımıza, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü hatırlatıyoruz. İnanıyorum ki; Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı dostlarımızla iş birliğimizi daha ileri bir noktaya taşıyacağız" diye konuştu.
Isparta Kadınlar zumba ile hem spor yapıyor hem sosyalleşiyor Isparta Belediyesi, kadınların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlaması amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda başlatılan zumba kursları, kentte büyük ilgi görüyor. Isparta Belediyesi bir taraftan kent genelinde yatırımlarına devam ederken bir taraftan da vatandaşlara yönelik önemli çalışmalar yapıyor. Kentteki spor faaliyetlerine büyük önem veren Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, özellikle kadınların sporla buluşmaları ve sosyalleşmeleri amacıyla belediye bünyesindeki Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü öncülüğünde zumba kursları başlattı. Düzenlenen kurslarda, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen zumba dersleri sayesinde kadınlar hem spor yapıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerde katılımcılar, müzik eşliğinde ritim tutarak günlük yaşamın stresinden uzaklaşma fırsatı buluyor. "Kendimizi çok iyi hissediyoruz" Kurslara katılan kadınlar, bu tür etkinliklerin kendileri için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan oldukça faydalı olduğunu belirterek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Kadınlar, "Uzun zamandır Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen bu kurslara katılıyoruz. Gayet memnunuz. Bizim için çok güzel bir etkinlik oluyor. Burada yeni arkadaşlar ediniyoruz. Kendimizi çok iyi hissediyoruz. Belediyemizin bu spor faaliyetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyoruz. Burada kendimizi daha etkin ve önemli hissettiğimiz için buraya geliyoruz. Spor yapıp arkadaşlık edinip zaman geçiriyoruz. Bizim için de kaliteli bir ortam oluyor. Bu spor etkinliklerinin devam etmesini istiyoruz. Bütün kadınları da Isparta Belediyesi’nin ücretsiz olarak düzenlediği spor kurslarına davet ediyoruz. Bizlere spor kursları imkanını sunan Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e yürekten teşekkür ediyoruz" dediler.