POLİTİKA - 27 Ocak 2026 Salı 16:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi"


- "Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliğinin Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni’ne katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide büyümenin devam ettiğini ve yükselişin süreceğini söyledi. Suriye konusunda da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de barışın sağlanması ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti.



"Dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız"



Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün Türkiye’nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor. Türk inşaat şirketleri son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar yüzde 90’ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz" diye konuştu.



En büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması


Sektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillediğini söyleyen Erdoğan, listede yer alan firma sayıları itibariyle Türkiye’nin dünyada ikinci olduğunu belirtti. Önceki yıl listede 43 firmanın olduğunu belirten Erdoğan, bu yıl aynı listede 45 firma olduğunu söyledi.



"Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı"


Listeye dair daha detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:


"Bir başka çarpıcı rakam şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. ENR Dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşti. 2017 yılında listeye yalnızca 4 firmamız girebiliyorken, aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardık. Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz."



"Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir"



Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan Koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan, bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim: Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon, yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz" ifadelerini kullandı.



"2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır"



Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performanslarına da yansıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. Hizmetler ihracatında da hamdolsun hedeflerimizin ötesine geçtik. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize yıllıklandırılmış olarak daha Eylül ayında ulaştık. Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. Geçtiğimiz sene 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurtdışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" açıklamasında bulundu.


Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe, reformların birer birer hayata geçmesiyle Türkiye’nin kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacağını ifade eden Erdoğan, "Bu sayede büyüme birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacaktır" dedi.



"Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık"



Büyüme verilerinin öylesine rakamlar olarak görmenin büyük bir haksızlık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek ihracatta, gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var. Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettik. Ülkemiz içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştık. Türkiye’nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum; Gazze’de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz" ifadelerini kullandı.



"Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak"


Suriye’nin istikrara ve güvene kavuşmasıyla bunun olumlu etkilerini başta Türkiye olmak üzere tüm komşu ülkelerin doğrudan hissedeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek, inşallah Suriye’nin tamamında bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi.


"Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak"



Suriye’de artık hayatın normale döndüğünü ve artık refah seviyesinin giderek yükseleceğini söyleyen Erdoğan, "İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken, Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Ekonomik yaptırımlar kalktı, eski rejim döneminde çöken devlet sistemi tekrar toparlandı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara’nın yayınladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu topyekun kalkınma seferberliğinin uzun süredir terör örgütlerinin işgal altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yeraltında tünel yapmaya değil, yerüstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacak. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine, eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacak" dedi.


"Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur"


Suriye’de artık barışın tamamen gelmesi gerektiğini ve Suriyeli çocukların savaş istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor, Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin" diye konuştu.



"Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz"


Türkiye’nin dünyanın neresinde mazlum varsa yardımına koştuğunu söyleyen Erdoğan şu ifadelerin kullandı:


"Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD’ımızın, Kızılay’ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye’nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor. Suriye hükümeti de en başta Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara olmak üzere bu konuda gerçekten çok büyük bir hassasiyet sergiliyor. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz."



"Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı"


Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için çağrı yapan Erdoğan, "İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak’taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak’ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir, Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum" dedi.



Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ankara Valisi Vasip Şahin de katıldı. Erdoğan, konuşmasının ardından ödül alan firmaların temsilcilerine ödüllerini verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Boluspor - Bandırmaspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında oynanan Boluspor-Bandırmaspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Boluspor, konuk ettiği Bandırmaspor ile golsüz berabere kaldı. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında teknik direktörler maçı değerlendirdi. Suat Kaya: "Muhakkak bir seri yakalamamız lazım" Müsabaka genelinde Bandırmaspor’un gole daha yakın ekip olduğunu belirten Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya, "Bizim için ne kadar önemliyse, rakip için de o kadar önemli bir maçtı. Onlar yukarıya tutunmak, biz de onları yakalamak için çalıştık. Sakat oyuncularımızdan bir tanesi döndü. İlk yarı dengeli bir oyun geçti. Kapılan toplarla kontra oynamaya çalıştık. Onlar da öyle yaptı. Gol pozisyonlarına onlar daha fazla girdi. İkinci yarıda ise daha istekli olan, hücumun sağ tarafını iyi kullanmaya çalışan bizdik. Doğruları yaptık, bir gol eksikti, bir şut direkten döndü. Karşı karşıya Barış’ın kaçırdığı bir pozisyon var. Şimdi bu iki haftalık arada diğer sakat oyuncular da takıma katılacak. Çok önemli maçlar arifesindeyiz. Muhakkak bir seri yakalamamız lazım. Sağlam olunca değerlendiriyoruz. Eksik olunca da sorunları zaten siz biliyorsunuz" şeklinde konuştu. Mustafa Gürsel: "Tam bir beraberlik maçıydı" İki takımın oyuncularının da maça konsantre olamadığını aktaran Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, "Tam bir beraberlik maçıydı. Ramazan boyunca biraz sık maç oynadık. İki takımın da oyuncularına baktığımızda maça tam konsantre değil gibiydiler. İki takım da beraberliğe razı bir oyun oynadı. Golü bulan, 1-0’da galip gelebilirdi, öyle bir maç oynandı. Bolu deplasmanı kolay bir deplasman değil. Bir puan bizim için moral puanı. Tabii hedefimize gitmek istiyorsak yeterli mi? Değil. Oyuncuların dinlenmesi açısından bu arayı iyi bir şekilde değerlendirmemiz lazım. Son düzlükte altı maç kaldı. Bu maçta play-off’a girer miyiz, hedefimizi yakalar mıyız? Bunlarla ilgili çalışmaları yapacağız. İyi bir şekilde hazırlanıp son bir ayı güzel değerlendirmek istiyoruz. Oyuncularıma verdikleri mücadele için teşekkür ediyorum" dedi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici, partililer ve vatandaşlar ile bayramlaştı ANKARA (İHA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde partililer ve aileleri ile bir araya geldi. BBP Genel Başkanı Destici, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde Genel Merkez’de partililer, aileleri ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Aynı zamanda Destici, çocuklara harçlık vererek hediye verdi. Bayramlaşmanın ardından Destici, bayram ve gündeme dair açıklamada bulundu. Mustafa Destici, bayramlaşma programına Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret ederek başladıklarını belirtti. Bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade eden Destici, siyasi görüş farklılıklarına rağmen bu tür günlerde bir araya gelmenin ve bayramlaşmanın önemine dikkat çekti. Destici, partilerinin bayramlaşma programı kapsamında hem kendilerine gelen heyetleri ağırladıklarını hem de oluşturdukları heyetle diğer partileri ziyaret ettiklerini belirtti. Partiler arası bayramlaşmaların olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini de bildirdi. "Bölücülük yapmadan, terör unsurlarını barındırmadan herkes Nevruz’u kutlayabilir" BBP olarak Türk milletinin ve coğrafyada yaşayan herkesin Nevruz Bayramını kutladıklarını söyleyen Destici, "Bu bayramın birliğe, beraberliğe, kardeşliğe vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum. Yıllarca bu ülkede Nevruz bayramı kutlamaları adı altında devlete başkaldırıldı. Millet bölünmeye çalışıldı. Terör örgütü açıkça desteklendi. Terör örgütü propagandaları yapıldı ve dolayısıyla da bölücülük yapıldı. Onun için bizim işaret etmeye çalıştığımız nokta budur. Bölücülük yapmadan, terör unsurlarını barındırmadan, terör örgütlerine zemin hazırlamadan elbette ki herkes Nevruz’u kutlayabilir. Dediğim gibi bir ayrılıkçı hareket olarak, bölücülüğe hizmet olarak terör örgütünün propagandasını yapmak için kullananların gerçek niyetinin Nevruz değil terör örgütünün sözcülüğü olduğunu da hepimiz açıkça biliyoruz. Onları da bir kez daha kınıyorum" diye konuştu. "168 kız çocuğunu ve onlar içinde bulunan öğretmenlerimizi asla unutmayacağız" İsrail’in yaptığı saldırılara dair konuşan Destici, "İsrail her gün Filistinlilerin, Müslümanların, mazlumların kanını dökmeye devam ediyor. Lübnan’ı gece gündüz bombalıyor. Binden fazla insan hayatını kaybetti. Çeşitli bahaneler ileri sürerek bunu yapıyor. Amerika Birleşik Devletleri’yle birlikte İran’a karşı savaş açtılar. Yine binlerce insanı öldürdüler. Asla unutmayacağız. O 168 kız çocuğunu ve onlar içinde bulunan öğretmenlerimizi asla unutmayacağız. Onlar bizim de bütün İslam dünyasının da kalbinde vicdanın kırıntısı bulunan herkes, dünyadaki hangi dine, hangi etnik kökene mensup olursa olsun hiç kimse o kız çocuklarını unutmayacak" ifadelerini kullandı. İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının geçen hafta Riyad’da bir toplantı gerçekleştirdiğini belirten Destici, "Bir sonuç beyannamesi açıklandı. Ne bekliyoruz biz sonuç beyannamesinde? Önce Amerika’ya ve İsrail’e bir lanetleme, bir kınama var mı? Açıkça bunu göremiyoruz. Tam tersine İran’a bir takım uyarılar yapılıyor. Komşu ülkelere saldırmaması ve bu saldırılardan dolayı bir kınama var. İran durup dururken mi körfez ülkelerine füze attı? Neresine attı füzeyi? Yerleşim yerlerine mi? Hayır. Amerikan üslerine attı. ABD’ye tek kelime edemiyorsunuz. İsrail’e tek kelime edemiyorsunuz ama İran’a, Amerikan üslerinin bulunduğu noktalara füze attığı için eleştiri getiriyorsunuz. Azerbaycan topraklarına ya da Türkiye topraklarına düşen füzeleri biz de kınadık. Biz de lanetledik. Biz de bu konuda hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin duruşunun doğru olduğunu söyledik. Bu gerçekten İran tarafından ateşlenmişse bilinçli olarak bunun da bir karşılığı olması gerektiğini de ifade ettik. Bu sözümüzün de arkasındayız ama bu ayrı bir noktadır. İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının ortak bildirisi gerçekten İslam dünyasında büyük bir hayal kırıklığına yol açmıştır" şeklinde konuştu.
Şırnak Cizre’de sağanak yağış heyelana neden oldu, dev kayalar evi yıktı Şırnak’ın Cizre ilçesinde sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda, yamaçtan kopan dev kaya parçaları bir evi kullanılamaz hale getirdi. Aynı bölgede 3 ay içinde yaşanan ikinci heyelanda, evin daha önce tahliye edilmiş olması büyük bir faciayı önledi. Olay, Cizre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 1394. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan sağanak yağışın ardından dağ yamacında toprak kayması yaşandı. Şiddetli bir gürültüyle yerinden kopan tonlarca ağırlığındaki dev kayalar, yamacın eteğinde bulunan bir evin üzerine yuvarlandı. Kayaların isabet ettiği evin duvarları kağıt gibi parçalanırken, konutta büyük çapta maddi hasar oluştu. 3 ay arayla ikinci dehşet Aynı bölgede yaklaşık 3 ay önce de benzer bir heyelan yaşanmış, 5 kişilik bir aile ölümden kıl payı kurtulmuştu. İlk olayın ardından riskli bulunan 3 ev tahliye edilmişti. Bugün yaşanan ikinci heyelanda kaya parçalarının girdiği evin boş olması, muhtemel bir can kaybının önüne geçti. İlk heyelanda kayınbiraderine ait evin zarar görmesi üzerine çocuklarıyla birlikte evi terk etmek zorunda kaldıklarını belirten Leyla Gezme, Türkçe bilmediği için Kürtçe yaptığı konuşmada, "Biz bu evde 5’i çocuk toplam 9 kişi yaşıyoruz. Üç ay önceki heyelandan sonra amcamlara sığınmıştık. Bu sabah komşuların haberiyle evimizin yıkıldığını öğrendik. Eğer içeride olsaydık can kaybı yaşanabilirdi. Maddi durumumuz olmadığı için kendi imkanlarımızla önlem alamadık. Sokakta kaldık, sesimizin duyulmasını istiyoruz’’ dedi.