POLİTİKA - 06 Mayıs 2024 Pazartesi 15:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eski Türkiye manzaralarını milletimize yaşatmamakta kararlıyız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eski Türkiye manzaralarını milletimize yaşatmamakta kararlıyız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail ile ihracat ve ithalat işlemlerini tüm ürünleri ihtiva edecek şekilde durdurduk" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Vakıf Haftası 100. Yıla Özel 201 Eser Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Erdoğan, bu yılki Vakıf Haftası’nı yurt içinde ve yurt dışında restorasyonu tamamlanan 201 vakıf eserinin toplu açılışını yaparak idrak ettiğini, hem haftanın hem de açılışını yaptıkları vakıf kültür varlıklarının Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını diledi. 1996-2002 yılları arasında yalnızca 56 tarihi eserin onarıldığı dikkate alındığında, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün nasıl bir başarıya imza attığının görüleceğini belirten Erdoğan, "Sadece Türkiye içinde, sadece Anadolu ve Trakya’da değil dünya üzerinde nerede bizlere ait, atalarımıza ait kültürel miras varsa oraya ulaşıyor ve gün yüzüne çıkarıyoruz. Son 21 yılda ülkemiz içinde ve gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki 5 bin 500 ecdat yadigarı eseri yeniden ayağa kaldırdık. Burada tek tek sayamayacağımız pek çok eserin restorasyonunu, imarını ve ihyasını hamdolsun başarıyla gerçekleştirdik. Biraz evvel yaptıkları konuşmalarda hem Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hem de Kültür Bakanımız yürütülen çalışmalarla özellikle kapsamlı bilgileri bizimle paylaştılar. Ecdadın emanetlerine en güzel biçimde sahip çıkan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzü şahsım, milletim adına tebrik ediyorum" diye konuştu.


"Bizim kültürümüzde marifet iltifata tabidir" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle vakıf kültürümüzün yaşatılmasına öncülük edenleri taltif etmek, onlara emekleri için teşekkür etmek çok önemlidir. Vakıf Haftamız münasebetiyle bugün aynı zamanda vakıf insanı olarak Bayram Kızılaslan kardeşimize de ödülünü takdim ediyoruz. İş adamı kimliğinin yanı sıra hayırseverliği ile de maruf olan Bayram Kızılaslan kardeşimiz 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Malatya Yeni Camii’nin tüm yapım masraflarını üstlendi. Bayram kardeşimizin maddi desteği ile şehrimizin simgelerinden olan bu tarihi eseri inşallah süratle ayağa kaldıracağız. Allah kendisinden razı olsun diyorum. Depremde yıkılan ve hasar gören vakıf eserlerimizin ihyası için gösterilen her türlü çabayı takdirle karşıladığımızı burada ifade etmek istiyorum. Bu hafta dolayısıyla bir kez daha vakıf medeniyetimizin oluşumunda, sürdürülmesinde, muhafazasında emeği geçen herkese ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Ebediyete intihal eden vakıf insanlarımızı ve hayırseverlerimizi rahmetle yad ediyorum" dedi.


Erdoğan, sadece vakıf eserlerinin korunması ve ihyasında değil kültürel hizmetlerden burslara, muhtaçlara yardımdan cemaat vakıflarına kadar geniş bir alanda genel müdürlüğün iftihar kaynağı olan çalışmalara imza attığına dikkat çekti. Erdoğan, ilk-orta-lise ve yükseköğrenim seviyesinde toplam 50 bin ihtiyaç sahibi öğrencinin vakıflardan burs veya eğitim yardımı aldığını bildirdi.


"İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan soykırım davasına da müdahil olmayı kararlaştırdık"


Genel müdürlüğün 7 Ekim’den beri soykırıma uğrayan Gazzelilere el uzattığını görmekten ayrıca memnuniyet duyduğunun altını çizen Erdoğan, "Mart ayının sonunda toplam 3 bin tonluk 125 bin gıda kolisi taşıyan 8’inci iyilik gemimizi Gazze’ye uğurladık. Daha sonra bu yardımlarımızı artırarak devam ettirdik, devam ettiriyoruz. Bugüne kadar toplam 50 bin tona yaklaşan insani yardım miktarıyla Türkiye dünyada Gazze’ye en fazla yardım gönderen ülke konumuna ulaştı. İyice canileşen İsrail yönetimini ateşkese zorlamak maksadıyla diplomasi ve ticaret boyutunda baskının dozunu sürekli yükseltiyoruz. İlk etapta 54 ürün grubuna ihracat kısıtlaması getirmiştik. Geçen haftadan itibaren İsrail ile ihracat ve ithalat işlemlerini tüm ürünleri ihtiva edecek şekilde durdurduk. İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan soykırım davasına da müdahil olmayı kararlaştırdık" şeklinde konuştu.


"15 bini çocuk, 35 bin kardeşimizin hayatına kastedenlerin hukuk önünde hesap vermesi için tüm imkanlarımızı kullanacağız"


15 bini çocuk, 35 bin kişinin hayatına kastedenlerin hukuk önünde hesap vermesi için tüm imkanları kullanacaklarını bildiren Erdoğan, "Bu kararlarımızın bölgede akan kanın durmasını isteyen diğer ülkelere de cesaret aşılayacağına inanıyorum. Filistin halkının en zor günlerinde imdadına koşan aziz milletimiz kardeşlik vazifesini ifa etme yanında insanlığın da vicdanı olmuştur. İçimizdeki kimi işgüzarlar bunu görmese veya gördükleri halde çarpıtsalar da devletiyle, vatandaşıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla Türkiye, Gazze sınavını en başarılı veren ülkelerden biridir. Bunda AFAD’ımızın, Türk Kızılay’ın, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün ve diğer gönüllü kuruluşlarımızın gerçekten büyük payı vardır. Sizlerin şahsında dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara ve mağdurlara destek olan herkesi, tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum" açıklamalarında bulundu.


"Eski Türkiye manzaralarını milletimize tekrar yaşatmamakta kararlıyız"


Sevgi ve merhamet medeniyetinin temsilcileri olduklarını belirten Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"Nefes alırken havayı, su içerken ırmağı, hasat toplarken toprağı, meyve koparırken ağacı özellikle incitmemeye, zarar vermemeye çalışan yüce gönüllü bir kültür ikliminde yetişerek hamdolsun bugünlere geldik. Cenk meydanlarında hasımlarımızla göğüs göğüse muharebe ederken bile gayri meşru, gayri insani yollara tevessül etmedik. Sefere çıktığında dalından kopardığı bir meyvenin ücretini bile ödeyen ecdadımız bizlere gerçekten hem örnek olacak hem de iftihar edeceğimiz eşsiz bir miras bırakmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in şu tavsiyesi yıllarca milletimize rehberlik etmiştir. ‘Hüner bir şehir bünyâd etmektir. Reâyâ kalbin âbâd etmektir.’ Önemli olan sadece toprak kazanmak değildir. Bir şehri imar etmek gönülleri de fethetmektir. Bu anlayışla hem nice şehirler, yollar, köprüler imar ettik hem de kalpleri kazandık. Vakıflarımız şehirlerimizin imarı yanı sıra fethettiğimiz yerlerin, halkın gönlünü kazanmamıza vesile olan en önemli kurumlarımızdır. Balkanlar’dan Afrika’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar gönül coğrafyamızın her bir köşesinde ecdat tarafından inşa edilen camilerin, imaretlerin, köprülerin ve kervansarayların çoğunluğu vakıf eseridir."


"İnsana hizmet İslam medeniyetinin temelini oluşturur"


"Selçukluyu, Osmanlıyı gezen batılı seyyahlar bu devlet için ‘Vakıf Cenneti’ tabirini kullanmışlardır" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "’Hayırda yarışınız’ emri mucibince atalarımız vakıf kurmak suretiyle özellikle birbiriyle yarışmış kimseyi çaresiz ve sahipsiz bırakmamıştır. Fakir fukarayı, garip gurebayı, yolda kalanı, yetimi, öksüzü, düşkünü, biçareleri gözeten, ihtiyaç sahiplerine yardımı esirgemeyen vakıflarımız aynı zamanda milletimizin huzur ve güvenliğinin de teminatı olmuştur. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkemizin ete kemiğe büründüğü kurum tartışmasız bir şekilde vakıflarımızdır. İslam’a göre insan zübde-i alem yani alemin özüdür. İnsana hizmet İslam medeniyetinin temelini oluşturur. Vakıflarımız yalnızca insana hizmetle kendilerini sınırlandırmamıştır. Şanlı tarihimizde özellikle aç kuşlar için göç eden leylekler için hatta ağaçlar için köprüler için kurulan nice vakıflar görüyoruz. Hayata ve hayatın akışına dair ne varsa oraya hitap eden, elini uzatan ve kol kanat geren bir hayır kurumuna, yapıya veya vakfa mutlaka rastlıyoruz" dedi.


Sadece vakıf kurmakta değil, ecdat vakıflarının korunması ve vakıf malına el sürülmemesi hususunda da çok büyük itina gösterildiğinin altını çizen Erdoğan, "Vakfa çivi çakan abat bir çivi söken berbat olur sözü hem vakıf hizmetlerinin değerini hem de riskini ortaya koyuyor. Vakıf faaliyeti öyle hassas öyle titizlikle yürütülmesi gereken bir iştir ki kişiye cennetin kapılarını da açabilir. Allah korusun cehenneme de sürükleyebilir. Çünkü bir vakfiyede tüm insanların, tabiatın, hayvan ve bitkilerin, gelecek kuşakların hukuku vardır. Kerim devlet geleneğimizde bir vakıf içinden geçerken üzerine vakıf malının tozu bile bulaşmasın hassasiyetiyle faaliyetler yürütülmüştür. Aynı inceliğe başka alanlarda da şahit oluyoruz. Vakıf malına gösterilen bu ihtimamın kamuya dair tüm işlerde hepimize örnek olması gerektiğine inanıyorum. Burada şu hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum vakıf eserleri nasıl bize ecdadın ve vakıf sahibinin emanetiyse kamu malı ve kamu görevi de milletin emanetidir. Tüy bitmemiş yetimin hakkının olduğu kamu malı ve kamu görevi ancak böyle yüksek bir şuurla yerine getirilirse verimli olur, bereketli olur, faydalı olur, sorumluluğun hakkı tam manasıyla verilmiş olur" ifadelerine yer verdi.


"Millete büyüklenmek, yukarıdan bakmak, efendilik taslamak, sorunlarını görmezden gelmek kesinlikle kabul edilemez, hele hele kamu malına el uzatmak bizim nazarımızda ihanete eş değerdir"


Kamu görevlisinin, kendi mesuliyeti veya mesuliyet sahasıyla ilgili işlerde vatandaşlara hizmet etmeye memur, mesul ve mecbur olduğunu aktaran Erdoğan, "Millete hizmet yolunda üşengeçliğe, rehavete, kaprislere ’bugün git, yarın gel’ sorumsuzluğuna asla ve asla yer yoktur. Her zaman söylüyorum, bugün bir kez daha ifade ediyorum. Bulunduğumuz tüm makamları, aziz milletimize borçluyuz. Hangi konumda olursak olalım hepimiz milletimize karşı sorumluyuz. Millete büyüklenmek, yukarıdan bakmak, efendilik taslamak, sorunlarını görmezden gelmek kesinlikle kabul edilemez hele hele kamu malına el uzatmak bizim nazarımızda ihanete eş değerdir" şeklinde konuştu.


"Milletin derdiyle dertlenmedikten, sorunlarına çözüm bulup hayır duasını almadıktan sonra hangi vazife olursa olsun insan için yüktür"


Siyasetçilerin, kamu görevlilerinin, yönetim mevkiindekilerin ülkeye ve millete karşı vazifelerini yerine getirme noktasında hiçbir bahanesi olamayacağına dikkat çeken Erdoğan, "Milletin derdiyle dertlenmedikten sorunlarına çözüm bulup hayır duasını almadıktan sonra hangi vazife olursa olsun insan için yüktür. Eski Türkiye manzaralarını milletimize tekrar yaşatmamakta kararlıyız. Bu konuda özellikle son dönemde artan serzenişlerin farkındayız. Tespit ettiğimiz tüm eksiklerin, hataların, varsa ihanetlerin üzerine inşallah bundan sonra çok daha kararlı bir şekilde gideceğiz. Kamu hizmetlerinin sorunsuz ve kusursuz sunulması için her türlü tedbiri alacak bürokratik atalete hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz" açıklamalarında bulundu.


Erdoğan, son iki yılda tamamlanan 201 vakıf eserin toplu açılışını yaptı


Cumhurbaşkanı Erdoğan programda, Vakıf İnsan Ödülü’nü 6 Şubat depremlerinde hasar gören camilerin restorasyonuna sponsor olarak katkıda bulunan iş adamı Bayram Kızılaslan’a verdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ise Süleymaniye Camii’nin kıble cephesindeki İznik çinileriyle yapılmış mihrapla bezeli ve mihrabın her iki tarafına yazılmış Fatiha Suresi’ni içeren eseri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim ettiler. Erdoğan programda, son iki yılda tamamlanan 201 vakıf eserin toplu açılışını da yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’ye dünyanın ilgisini çekecek projeler Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Büyükkılıç mesajında, kadim tarihi ile bir açık hava müzesi niteliğinde olan adeta devasa müze konumundaki Kayseri’nin bir müzeler şehri de olma yolunda olduğunu ve dünyanın ilgisini çekecek projelerle müze severlerin gözdesi olacağını ifade etti. Müzelerin geçmişten gelen miras, geleceğe aydınlatan ışık olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, vatandaşların Müzeler Haftası’nı tebrik ederek şunları paylaştı; "Kadim kentimiz Kayseri’mizin zaten kendisi başlı başına bir büyük açık hava müzesi konumunda. Bununla birlikte temasına göre pek çok müzeye de ev sahipliği yapıyor, yapmaya da hazırlanıyor. Malumunuz müzeler, geçmişten gelen birer miras, geleceği aydınlatan da bir ışık, bir fener niteliğinde. Geçmişten gelerek geleceğimize ışık tutmakta, bizleri aydınlatmakta, düşündürmekte, yöremizi, kültürümüzü, tarihimizi tanıtmakta, hatta gelece yön vermekte bize yardımcı olmaktadır. Aslında gayet önemlidir. Biz de yerel yönetimler olarak bunun farkındayız ve bu doğrultuda büyük bir potansiyeli olan şehrimizi temasına göre müzelerle donatıyoruz, bunda kararlıyız.” Müzeler Haftası’nda verdiği mesajda Büyükkılıç, şehrin yazılı ver görsel hafızası niteliğindeki ve şehrin duayen gazetecilerinden merhum Veli Altınkaya’nın isminin verildiği Veli Altınkaya Basın Müzesi’ni vatandaşların hizmetine sunduklarını aktararak, “Şehrimizin yetiştirdiği duayen gazetecilerden merhum Veli Altınkaya’nın ismini verdiğimiz Veli Altınkaya Basın Müzesi’ni vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Şehrimizin yüzyılı aşkın yazılı ve görsel tarihine ışık tutan müzede birbirinden enteresan, birbirinden önemli belgeler, görseller, makaleler, malzemeler sergilenmekte, kayseri Mahallemizde ziyaretçilerine konuk etmektedir. Öte yandan şehrimizin adeta tarih hazinesi hükmündeki Kültepe kaniş-Karum’da da Türkiye’de bu yönüyle tek, dünyada belki sayılı kayadan oyma bir müze olacak ve tamamlanma aşamasında olan Kayadan Oyma Kültepe Müzesi’ni hayata geçiriyoruz.3 bin 500 metrekare büyüklüğünde projelendirilen adeta büyülü müzemizde, tarihi yaklaşık 7 bin yıl öncesine dayanan binlerce kalıntı ve tarihi eser sergilenecek. Buna ek olarak tarihi milyonlarca yıl öncesine dayanan eşsiz sayılabilecek hayvan fosillerinin sergileneceği Fosil Müzemiz de hayata geçecek bir diğer müzemiz olacak ve meraklılarını büyüleyecek. Ayrıca hâli hazırda Milli Mücadele Müzemiz, Selçuklu Uygarlığı Müzemiz ve Ahi Evran Zaviyesi Esnaf ve Sanatkarlar Müzemiz gibi müzeler, vatandaşlarımızın hizmetinde” diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’deki müze çalışmalarının bunlarla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, yeni dönemde ise “Develi’de bulunan tarihi askerlik şubesine müze ve kütüphane olarak işlev kazandırıyoruz, Koramaz Vadisi bölgemizde Koramaz Müzesi’ni hayata geçiriyoruz, ticaret şehri olan Kayseri’mizin ticari geçmişine ışık tutacak olan Ticaret Müzesi’ni de gerçekleştireceğiz” ifadelerinde bulundu.
Şanlıurfa Şanlıurfa protokolünden 19 Mayıs mesajları Şanlıurfa protokolü 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama mesajları yayımladı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak mesajında, “İstiklal Savaşımızın Samsun’da Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından ateşlendiği 19 Mayıs 1919 tarihi tarihimizde çok önemli kahramanlık hikayeleri ile doludur. Yine Aziz Milletimizin var olma mücadelesi açısından büyük önem taşıyan 19 Mayıs tarihinin Türk gençliğine armağan edilmesi de büyük anlam taşımaktadır. Milletimiz tarih boyunca vatanına, bayrağına, hürriyet ve bağımsızlığına göz diken düşmanlara karşı kahraman genç nesilleriyle durmasını bilmiştir. Geçmişten gelen bu şiarla her alanda donanımlı gençliğimiz ülkemizin medeni toplumlar arasındaki yerini ilelebet muhafaza etmesini sağlarken, bizler de her daim onların yanında yer almaya ve en büyük destekçileri olmaya devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum” ifadelerine yer verdi. Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat da, “Türk milleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra devlet yönetimin güç kaybına uğratıldığı şartlarda ve ortamda bir çözüm arayışına girmişken, Gazi Mustafa Kemal tarihin seyrini değiştirecek süreci işte bu tarihte başlattı. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a giderken, Anadolu’da Kurtuluş hareketinin milletin gücüyle gerçekleşebileceğinden son derece emindi. Nitekim 19 Mayıs 1919’da başlayan süreç, yurdun dört bir yanına yayılarak, başarıyla ve zaferle neticelendi. Genç bir subay olan Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş mücadelesinde gençlerin üstün gayretini görmüş ve memleketin geleceğinin, gençlerle inşa edilebileceğini her defasında belirtmiştir. İşte bu yüzden, 19 Mayıs gününü de gençlere armağan etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk için gençlik demek, manda ve himayeye karşı durmak demektir. Gençlik demek, hürriyet ve bağımsızlık için can vermeye hazır olmak demektir. Gençlik demek, alışılagelmiş düzeni reddeden "istikbal" yani gelecek demektir. Geleceğimizin teminatı da gençlerimizdir. Bu anlamlı günde, Haliliye Belediyesi olarak spor, sanat, eğitim faaliyetlerimizi gençler için sunmayı aslî vazife olarak kabul ediyoruz. Gerek kütüphanelerimiz, gerek merkezlerimiz, gerekse de spor salonlarımızla gençlerimize yönelik faaliyetlerimiz devam edecektir. Bu çerçevede 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını en derin duygularımla kutluyor ve her zaman gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum” ifadelerini kullandı. Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş ise, “Yüz yıllarca cihan imparatorluğu sahibi olan bir milletin tarih sahnesinden silinmek istendiği ve tüm umutların tükendiği bir anda, henüz 38 yaşında olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni bir devlet kurmak üzere Samsun’a ayak bastığı bu günün gençlere ithaf edilmesi, bayram kutlamasından öte anlam taşımaktadır. Bu öte anlam, geleceğimizin teminatı olan gençlere bir mesaj olduğu kadar bugün sorumluluk makamında olanlar için de gençlerin milli ve manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı, çağdaş dünya ile uyumlu bireyler olarak yetiştirilmesi, en iyi şekilde eğitilmelerini sağlama bilincini de taşımaktadır. Bu bilinçten hareketle, beş yılı aşkın süredir yönettiğimiz belediyemizde yatırım ve hizmetlerimizin çok büyük bir bölümünü eğitim, gençlik ve spor yatırımlarına yaptık. Gençlerimizi sahiplenme, onları daha ileriye taşıma sorumluluğumuzu bir an olsun unutmadan destek olduk, olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, geleceğimizin mimarı olan gençlerimize güveniyor, onların milletimizi ve ülkemizi daha ileri seviyelere taşıyacaklarına yürekten inanıyoruz. Gerek eğitim merkezlerimizde gerekse spor salonlarımızda desteklediğimiz gençlerimizin büyük başarılara imza attığını gördükçe bu inancımız daha da kuvvetleniyor. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bugün dahi genç yaşta toprağa düşmeye devam eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum” ifadelerine yer verdi.