ASAYİŞ - 17 Mayıs 2024 Cuma 12:25

Hayat kurtaran 112 ambulanslarına EDS’den radar cezası şoku...

A
A
A

Bursa'da, İnegöl-Bursa arasındaki karayolunda uygulamaya alınan ortalama Elektronik Denetim Sistemi ortalama 70 kilometre hızı geçen 112 ambulanslarının sürücülerine cezai işlem uyguluyor.

 Vatandaşlar, hız sınırlarına uymak zorunda kalan 112 ekiplerine geç kaldıklarını iddia ederek tepki gösteriyor. Genel Sağlık İş Sendikası Mali Sekreteri Erman Açıkgöz, bu duruma tepki gösterip cezaların iptalini istedi.
İnegöl Huzur Mahallesi ile Kestel arasındaki 17 kilometrelik karayolunda Ortalama hız tespit koridoru Elektronik Denetleme Sistemi(EDS) ile sağlanıyor. İnegöl Bölge Trafik Büro Amirliği sorumluluğundaki EDS sistemi ortalama hız sınırını aşan sürücülere cezai işlem uyguluyor.

Devlet araçlarına da ceza yazıyorlar

Sistem kapsamında sınırı aşan özel araçların yanı sıra devlet kurumlarına ait araçlara da cezai işlem uygulanıyor. Bu çerçevede olaylara yetişmeye çalışan 112 ambulanslarına da cezai işlem uygulanıyor. Ceza makbuzlarını gören sağlık ekipleri hız sınırına uymak zorunda kalınca vakalara da ulaşma süresi uzamış oluyor.

Tepki alıyorlar

Hız sınırı ortalaması 70 kilometre kuralına uymak zorunda kalan sağlık ekipleri, vakalara da geç kalınca hasta yakınlarının tepkisine maruz kalıyorlar. İnegöl Devlet Hastanesi'nden Bursa'daki hastanelere sağlık durumu kritik olan hastaların sevki sırasında da hız sınırına uyulmak zorunda kalınca, bu uygulama adeta hastaların canını hiçe sayıyor. Son bir hafta içerisinde ambulans sürücülerine onlarca hız sınırı cezası kesildi.

Uygulama insanların canını hiçe sayıyor

EDS uygulamasından zamanla yarışmak durumunda olan 112 ekiplerinin muaf olması isteniyor.
Hız sınırını aşanların ödeyeceği cezalar, hız sınırını yüzde 30 oranlarına kadar aştığı için bin 506 lira, yüzde 30 ila yüzde 50’ye kadar aşma ile 3 bin 135 lira, yüzde 50 oranından fazla aşma ile 6 bin 439 liraya kadar ulaşıyor

İHA'ya konuyla alakalı tepkisini dile getiren Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Erman Açıkgöz, "Acil Sağlık Hizmetleri dediğimiz şey vatandaşın sağlığını kurtarmak için ülkemizde kurulmuş bir sistemdir. Vakaya giderken saniyeler ile yarışıldığı bir ortamda "hızlı gittin" diye acil ambulans sürücülerine ceza kesilmesi kabul edilemez. Çünkü sürücülerimiz bir an önce vakasını teslim ederek sırada bekleyen hastalarına, o anda gerçekleşebilecek kalp krizine, trafik kazasına gidebilmek için zamanla yarışmaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın uyguladığı bu sistemle tahta yüklü kamyonetle, can taşıyan ambulans aynı kategoride değerlendirilmektedir. Şu anda yapılan uygulamalardan dolayı 112 Acil Sağlık Hizmetleri Başhekimliği’nin gönderdiği yazıda belirtildiği gibi 70’i geçen ambulanslarının sürücülerinin cezalandırılması kabul edilemez. Oradaki arkadaşlar kamu hizmeti yürütmektedir ve zamanla yarışmaktadır. "Can kurtarmaya çalışırken belirli hızları geçemezsin" demek kabul edilebilir değildir. Hız sınırlarımız acemi sürücülerimiz için belirlenmektedir. 112 ambulans ekipleri ileri sürüş tekniği almış insanlardır. Aynı hız sınırlarının uygulanması kabul edilemez. Eğer bir denetim yapılacaksa denetim yapılmalı ama Sağlık Bakanlığı’nın şu anda uyguladığı sistemde belirli sınırları aşan sürücülere idari soruşturma açılıp maddi para cezası vermek çalışana "sen bu işi yapma" demektir. Biz şu anda 112 sağlık hizmetlerinin hastalarımıza ulaşabilmesi için mücadele ediyoruz. Eğer bu mücadeleyi sınırlandıracak uygulamalardan vazgeçilmezse; 112 vatandaşa sağlık hizmeti sunamayacak. Bu durum da daha büyük sorunlara ve sağlıkta şiddete neden olacaktır. Çünkü hastası için ambulans bekleyen vatandaşımız oradaki hız sınırının 70 olduğunu kabul etmez, bunu kimseye anlatamayız. Sağlıkta şiddetin sebebi, İçişleri Bakanlığı olmasın. Bu uygulama son bulsun" dedi. 

Salih Bilal Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde sürüyor Muş’un Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan 9 çocuk annesi Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de aralıksız devam ediyor. Muş Valisi Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, çalışmaları yerinde takip etti. Muş’un merkeze bağlı Cevizlidere köyünde çaya düşerek kaybolan Gülsima Yıldız’ı arama çalışmaları 7’nci gününde de sürüyor. Yaklaşık 60 kilometrelik alanda 150 personel görev yaparken, çalışmalara 1 İHA ile 6 dron havadan destek veriyor. AFAD koordinesinde yürütülen çalışmalara İl Jandarma Komutanlığı, UMKE, HAK, Türk Kızılay ekipleri, güvenlik korucuları ve köylüler katılıyor. Ekipler, düşme noktasından Batman sınırına kadar uzanan hatta dere yatağı ve kıyı boyunca arama tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Çalışmalara Van İl Jandarma Komutanlığı ile AFAD’a bağlı dalgıç ekipleri de su altı araması ile destek veriyor. Arama çalışmaları sırasında dalgıç ekipleri tarafından bulunan ve Gülsima Yıldız’a ait olduğu değerlendirilen bazı kıyafetler, incelenmek üzere jandarma ekiplerine teslim edildi. Vali Avni Çakır ile Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AFAD Koordinasyon Merkezi’nde çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Yıldız’ın eşi Mehmet Şirin Yıldız ile oğlu Nihat Yıldız’a geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Çakır, "Gülsima teyzemiz, içinde bulunduğumuz alanın hemen 300-400 metre kadar yukarısında tahta köprüden geçerken suya düşüp akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Olay anında üç vatandaşımız vardı. Bir tane korucu arkadaşımız vardı. Sağ olsunlar, birbirlerine destek olarak çıktılar. Sizler de bölgenin insanısınız, çok iyi biliyorsunuz. Şu an maalesef suyun debisinin en yüksek olduğu dönem. Çok coşkun bir su var. Dolayısıyla arama faaliyetleri güçlükle sürdürülüyor. Şu an elimizdeki imkânlar anlamında araç gereç noksanlığımız yok. Sadece suyun debisinin biraz düşmesine ihtiyacımız var. Bugünden itibaren suyun debisinin biraz azaldığını arkadaşlarımız gözlemlediklerini söylüyorlar. İnşallah ilerleyen günlerde çok daha hızlı sonuç alacağımızı düşünüyorum" dedi. Jandarma, UMKE, AFAD ve güvenlik korucularından oluşan 150’yi aşkın personelin, günün ilk ışıklarıyla birlikte bölgede arama çalışmalarını sürdürdüğü ifade eden Vali Çakır, "Yaklaşık 27-28 kilometrelik sahamızda, Muş hudutları içerisinde arama yapıyoruz. Akabinde Batman ve Diyarbakır’da da aynı şekilde personeller arama yapıyor. Jandarma, UMKE, AFAD ve koruculardan oluşan 150’den fazla personelimiz her gün günün ilk ışıklarıyla birlikte sahada arama çalışmalarına başlıyor. Ancak şu ana kadar teyzemizin ayakkabısı ve başörtüsü gibi eşyalarına ulaştık ama maalesef kendisine ulaşamadık. Allah’tan umut kesilmez diyoruz ama biraz da gerçekçi olmak lazım. Hayatta kalma beklentimiz artık çok düşük seviyede. En azından cenazesini bulmaya çalışıyoruz. İnşallah tez zamanda kendisine ulaşırız da acımız biraz diner" ifadelerini kullandı. Arama çalışmalarına havadan destek sağlayan 6 dronun, bölgede sürekli tarama yaptığını söyleyen Çakır, "Bu konuda vatandaşlarımızdan anlayış ve destek bekliyoruz. Malumunuz su çok güçlü. 140-150 insanın sürekli suda ve su kenarında panikle, aceleyle hareket etmesi ilave sıkıntılara yol açabilir. O yüzden kontrollü hareket etmemiz lazım. Şu an 6 adet dronumuz sürekli havada bölgeyi tarıyor. Buradan Batman Barajı’na kadar olan saha değişik ekipler tarafından sürekli taranıyor. Umut ediyoruz ki suyun debisinin biraz düşmesiyle beraber birkaç gün içerisinde kendisine ulaşırız. Cevizli köyüne, Yıldız ailesine ve tüm komşularımıza çok büyük geçmiş olsun" şeklinde konuştu. Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de olayın herkesi derinden etkilediğini ifade ederek, Yıldız ailesinin yaşadığı acının toplumun ortak acısı olduğunu söyledi. Şimşek, "Bundan 7 gün önce o talihsiz vakayı yaşadık. Nihat Yıldız’ın annesi bizim de annemizdir, ablamızdır, bacımızdır. Acımız aynıdır. Keşke olmasaydı ama biz inanan insanlarız. Elhamdülillah Müslümanız. Başımıza her şey gelebilir. Allah’a sığınacağız ve bütün gayretimizi göstereceğiz. AFAD İl Müdürümüz bu işin koordinasyon merkezidir. Kendisinden sürekli bilgi alıyoruz. Muş il sınırları içerisinde yaklaşık 30 kilometrelik su hattı var. Çok hızlı akan, debisi yüksek ve soğuk bir su. Gerçekten çok zorlu bir arazi. Dron ve İHA’larla da bölge gözetleniyor. Her gün yaklaşık 120-130 kişi Muş’ta, aynı sayıda Batman’da ve Diyarbakır’da çalışma yürütüyor. Her il kendi içinde koordinasyon sağlıyor. Daha sonra üç ilin AFAD müdürleri zoom üzerinden koordinasyon gerçekleştiriyor. Jandarma alay komutanlarımız da koordinasyonu sağlıyor. İçişleri Bakanımız ve AFAD Başkanımızla sürekli görüşüyoruz. Daha ne ilave yapılabilir, nasıl katkı sağlanabilir diye çalışmalar yürütüyoruz. Hiç kimsenin aklında kuşku olmasın. Son ana kadar Gülsima annemize ulaşmak için gayret edeceğiz. Valimle birlikte bölgeye geldik, vatandaşlarımızı gördük. Endişe etmeyin. Su altı kurtarma komandoları da artırılabilir. Ancak ikinci bir kaza yaşanmaması için dikkatli olmamız gerekiyor. Çok zor bir arazi. Bayram yok, arife yok; acımız var. Nihat Yıldız’ın annesi bizim annemizdir" diye konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de FETÖ’den aranan 2 şüpheli yakalandı Çanakkale’de emniyet ekiplerince gerçekleştirilen huzur uygulamalarında FETÖ’den aranan 2 şüpheli yakalanarak, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Çanakkale’de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 18-25 Mayıs tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde huzur uygulamaları gerçekleştirildi. Uygulamalar çerçevesinde 9 bin 555 şahıs, 2 bin 926 araç incelendi. Farklı suçlardan aranması bulunan 18 şahıs yakalanırken 556 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı. Kamu huzurunu bozacak şekilde davranışlarda bulunan 55 şüpheli hakkında ise ’Kabahatler Kanunu’ hükümlerince idari yaptırım uygulandı. Uygulamalar çerçevesinde toplamda; 60,75 gram narkotik madde, 20 adet uyuşturucu hap, ruhsatsız tabanca, 11 adet fişek, hassas terazi, bitki yetiştirmede kullanılan düzenekler ve 5 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Farklı suçlardan 53 şüpheliye adli işlem yapılırken ’Yasadışı Kenevir Ekimi’ suçundan yakalanan 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. FETÖ’den aranan 2 şüpheli tutuklandı Huzur uygulamaları çerçevesinde yapılan operasyonlarda ’FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçu ile hakkında 6 yıl 3 Ay kesinleşmiş hapis cezası ile yakalama emri bulunan 1 şüpheli ve ’FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçu ile hakkında 7 yıl 6 Ay kesinleşmiş hapis cezası ile yakalama emri bulunan 1 şüpheli yakalandı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.
Zonguldak Piyade Er Recep Demirci son yolculuğuna uğurlandı İzmir’de vatani görevini yaptığı sırada hayatını kaybeden 20 yaşındaki Piyade Er Recep Demirci, memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Perşembe beldesinde son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgilere göre, İzmir’de görev yaptığı sırada aniden rahatsızlanan Recep Demirci, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan genç asker, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Acı haberin ardından Demirci’nin Çaycuma ilçesi Filyos beldesindeki evinde büyük üzüntü yaşandı. Hisarönü Mahallesi Hisarkent Sitesi’nde bulunan baba ocağında asker mangasının da katılımıyla Kur’an-ı Kerim okunup helallik alındı. Recep Demirci için Perşembe beldesi Yazıbaşı Mahallesi Demirciler mevkisinde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Demirci, aile mezarlığında toprağa verildi. Cenazede baba Özkan Demirci taziyeleri kabul ederken, babaannenin torununun tabutu başında ağıt yakması yürekleri dağladı. Acılı babaanne, "Biz seni terminalden davul zurnayla uğurladık. Seni burada bırakıp nasıl gideceğiz oğlum" sözleriyle gözyaşı döktü. Cenaze törenine AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, Çaycuma Belediye Başkan Vekili Sezai Bilici, Perşembe Belediye Başkanı Turhan Okumuş, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ferhat Turunç, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, Zonguldak Sosyal Hizmetler Müdürü Mehmet Türkmen Köse, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, daire müdürleri, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.