POLİTİKA - 20 Kasım 2025 Perşembe 15:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya evine girecek gençlerimize destek tutarını, 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"na katılarak konuşma yaptı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve diğer davetliler katıldı.


Hem Kültür ve Sanat Kurulu’nun hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kendi alanlarında başarılı ve ufuk açıcı işlere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün süren ve altı oturumda akademisyenlerin, bağımsız araştırmacıların, uzmanların ve daha pek çok katılımcı bildirilerini tebliğ ederek dijital kültürden sanat ve medyaya, aile içi iletişimden nüfus politikalarına, kentleşmeden aile sağlığına geniş bir kapsamda birçok konunun enine boyuna tartışıldığını kaydetti


"Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz"


Aile kurumunun bir milletin özünü teşkil etmekle kalmadığını, milli bir çekirdek olarak geçmişte aldığı müktesebatı geleceğe taşıdığını ve istikbale yön verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçtimai bünyemizin en küçük fakat en sağlam hücresi olan aile, işte bu müesseselerden biridir. Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz. Bu yönüyle aile kimlik ve kültürün yaşatıldığı milli ve manevi değerlerin muhafaza altına alındığı ve bu kıymetlerin nesilden nesle aktarıldığı bir okul hükmündedir.


"Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız"


Aile mektebinden yetişen bireylerin ne kadar bilgili, ne kadar şuurlu olursa toplumun da o derece güçlü olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız. Bunun için her fırsatta kamil insan, huzurlu aile, güçlü millet diyoruz. Zübde-i alem olan insandan başlayarak aileye oradan da topluma, millete giden bir silsileden bahsediyoruz. Eğer müreffeh bir ülke olarak geleceğe emin adımlarla yürümek çağa ve dünyaya yön vermek istiyorsak bu silsileyi özenle korumamız gerekiyor. Hepimize bu anlamda çok önemli vazifeler düştüğü kanaatindeyim. Öğretmenlerimizden anne babalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımızdan merkezi ve yerel yönetimlere bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymakla mükellefiz. Aksi takdirde arzu ettiğimiz nesilleri yetiştiremez, bu konuda hiçbir mesafe kat edemeyiz" ifadelerine yer verdi.


Aile gibi kültür ve sanatın da milleti ve değerlerini yansıttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:


"Kuşaklar ve insanlar arasında bağ kuran bu yönüyle devamlılığı sağlayan alanların en başında hiç şüphesiz kültür-sanat gelir. Hamdolsun, bu noktada dünyanın imrenerek baktığı bir birikimin sahibiyiz. Edebiyatta, müzikte, mimaride, el sanatlarında ve hatta kısacası kültür ve sanatın her şubesinde yüksek bir estetiğin fevkalade bir müktesebatın temsilcileriyiz. Ecdadımız bir yandan üç kıtayı imar ve ihya edip gönüllere girerken diğer yandan askeri, siyasi ve idari kabiliyetlerini kültürle, irfanla, sanatla birleştirmiştir. Rahmetli Semiha Ayverdi bu noktada milletimizin karakteristik özelliğini şu cümlelerle anlatıyor, ‘Kılıç tutan elleri icabında sanat şaheserleri ortaya koyar. Maddi ve bedeni bünyelerini hazırlayıp terbiye ederken manevi yapılarını da ıslah etmekten geri kalmazlar.’ İşte bunun için de fütuhat ve yükseliş asırları Türk coğrafyasını bir refah medeniyet ve adalet zemini halinde çiçeklendirmiştir."


"Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz"


Geçmişten gelen ilhamla aileye dönük çalışmaları kültür ve sanatla beslemeye, ‘Türkiye Yüzyılına’ giden yolun kilit taşlarını döşemeye devam ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek bakanlıklarımız gerekse ilgili kurum ve kuruluşlarımız risk önleyici ve çok boyutlu bir yaklaşımla hareket ediyor. Küresel kapitalizmin yeni cepheler açtığı kültürel emperyalizm ve dijital kuşatmanın dünya genelinde şiddetini artırdığı bir dönemde aile kurumunun adeta üzerinde titriyoruz. Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı gerekli tüm önlemleri alıyor, bu noktada en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz. Sosyal medya ve dijital mecralarda insanla birlikte aileyi, toplum yapımızı ve mukaddes değerlerimizi hedef alan içeriklerle etkin şekilde mücadele ediyoruz. Daha önce çeşitli vesilelerle ifade ettiğim şu noktaya tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. Nüfusumuz artıyor. Fakat nüfus artış hızımız azalıyor. Toplam doğurganlık oranı nüfusun kendisini yenileme seviyesinin altında gerçekleşiyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre geçtiğimiz yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1,48. Şu anda bir felaketi yaşıyoruz. Bu oran nüfusun kendisini yenileme düzeyi olan 2,10 bandının çok altında. Geleceğimiz açısından alarm zilleri hem de çok yüksek sesle çalıyor. Bu ülkenin istikbalini düşünen hiç kimse buna kayıtsız kalamaz" şeklinde konuştu.


"Kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor"


2022 yılı verilerine bakıldığında istihdamda olan kadınların toplam doğurganlık hızının 1,38, istihdam sürecinde yer almayan kadınların toplam doğurganlık hızının ise 1,72 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerinde sınırlı bir etkisi olduğu istihdamda olmayan kadınların da çocuk sayısının düştüğü ortaya çıkıyor. Bundaki temel etken hiç şüphesiz şehirde kadınların giderek daha fazla yalnızlaşmasıdır. Şunu bir defa burada açık açık söylemek durumundayım. Beyler alınmasın, kusura da bakmasın. Ama kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor. Yükün büyük bir bölümü maalesef kadınların omuzlarına yükleniyor. Oysa aile hayatıyla da bizlere en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyuruyor, ‘Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır.’ Evet tam olarak mesele budur. Bizim zihniyetimizin bizim toplum ve aile yapımızın omurgası işte budur. İnancımızın bize emrettiği budur. Bizim hem yaşayacağımız hem sonraki nesillere aşılayacağımız en güzel haslet de bu olmak zorundadır. Çocukların kendisiyle birlikte ailesine, topluma ve insanlığa faydalı birer fert olarak yetişmesinde anneler kadar babalara da sorumluluk düşüyor" ifadelerini kullandı.


"Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz"


Veriler göre, gençlerin artık daha geç yaşlarda evlenmeyi tercih ettiğini gösterdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024’te evlenme yaşı kadınlar için 25,82’e, erkekler için 28,3’e yükseldi. Boşanmaların üçte biri evliliğin ilk 5 yılı içerisinde meydana geliyor. Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz. 2008’de 4 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğü 2024 senesinde 3,11 kişiye geriledi. Aynı şekilde yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halkı oranı son 8 yılda 5 puan artarak yüzde 20’ye çıktı. TÜİK verilerine göre tek kişilik hane oranlarımız yıldan yıla artıyor. Bu tabloyla sadece metropollerde değil nüfusu nispeten daha az Anadolu illerimizde de karşılaşıyoruz. Kırdan kente göçün yanı sıra neoliberal kültür ile teknolojinin de etkisiyle hayatımızın her alanında köklü değişimler meydana geliyor. Aile mahremiyeti ve aile birlikteliği daha önce olmadığı kadar günümüzde zemin kaybediyor" dedi.


"Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"


Bütün bu sınamalar karşısında gerek demografik yapının iyileştirilmesi gerekse aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:


"2025 senesini aile yılı ilan ettik. Evlilik öncesi eğitim, aile eğitimi ve aile danışmanlık hizmetlerini devreye aldık. 81 ilimizi kapsayan aile ve gençlik fonunu hayata geçirdik ve dünya evine girecek gençlerimize faizsiz kredi desteği sunduk. Şu ana kadar bu krediyi almaya hak kazanan çiftlerimizin sayısı 62 bini geçti. Gelir kriterinde yeni ve kolaylaştırıcı düzenlemeler yaptık. Destek tutarını ise 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz. Doğum yardımlarımıza da aynı şekilde ivme kazandırdık. Çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayıncaya kadar aylık bin 500 lira üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin lira doğum yardımı yapıyoruz. 2026-2035 yılları arasını kapsayan dönemi, önümüzdeki on seneyi ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan ettik. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda tüm bu çalışmaları inşallah daha da etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Engelli kardeşlerimizden yaşlılarımıza, çocuklarımızdan ebeveynlerimize, aile ve toplum hizmetlerimize çok daha yüksek bir şuurla faaliyetlerimize devam edeceğiz."


Türkiye olarak çocukların yaşam, eğitim, sağlık ve korunma hakkı ile ifade özgürlüğünü teminat altına almak için çalışmaların ivmelendiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuklarımız artık yalnızca sokakta, mahallede, okulda değil, dijital dünyada da büyüyor, öğreniyor, vakit geçiriyor, oyun oynuyor, yani arkadaşlıklar kuruyor. Teknoloji alanındaki bu dönüşüm evlatlarımız için bilgiye erişim, üretkenlik ve iletişim gibi alanlarda önemli kolaylıklar sunarken aynı zamanda onları yeni tehlikelerle de yüz yüze getiriyor. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali, şiddet içerikli oyunlar gibi pek çok riske karşı evlatlarımızı korumak zorundayız. Bu amaçla önce ‘2023- 2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile detaylı bir yol haritası oluşturdu. Ardından 2025-2029 dönemini kapsayan ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesi Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Dijital okur yazarlığı artırıyor, güvenli dijital uygulamaları destekliyor, çocuklar ve ailelerimize yönelik eğitim programlarını yaygınlaştırıyoruz" diye konuştu.


Yalnızca çocukların geleceğini korumakla kalmayıp aynı zamanda dünyaya çocuk dostu dijital dönüşüm çağrısı da yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye öncülüğünde hazırlanan ve uluslararası alanda imzaya açılan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" ile taçlandırıldığını söyledi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Kızılırmak’ta su seviyesi yükseldi KIRŞEHİR (İHA) – Kızılırmak’ın Kırşehir kıyısında mevsimsel yağışların etkisiyle kuruma noktasına gelen bölgelerde su seviyesi artış gösterdi. Gözlenen artış dron ile görüntülendi. Son zamanlarda artan yağışlarla birlikte Kırşehir’den geçen Kızılırmak’ın su seviyesinde yükselmeler meydana geldi. Biyosistem Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sultan Kıymaz, su seviyesindeki yükselişin bu yıl görülen yağışlar, karların erimesi ve mevsimsel etkenlerden kaynaklandığını vurgulayarak, "Artışlar bu yıl görülen yağışlar, karların erimesi ve mevsimsel nedenle meydana geldi. 2026 yılı için bu sevindirici bir durum" dedi. Su seviyesindeki artışın özellikle tarımsal sulama açısından önemli olduğuna dikkat çeken Kıymaz, suyun varlığının üretim için büyük avantaj sağladığını ifade etti. Öte yandan Kıymaz, su seviyesindeki artışın kalıcı olmayabileceğine de işaret ederek, "Suyun olması tarımsal sulama açısından çok olumlu bir durum. Ancak yaz mevsimiyle beraber buharlaşma ve sıcaklık artışıyla birlikte tarımsal sulamada sorunlar da yaşanabilir" diye konuştu. Çiftçiye tasarruflu sulama çağrısı Çiftçilere uyarılarda bulunan Kıymaz, sulama konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, "Bu anlamda çiftçilerimizin sulama yaparken çok dikkatli ve tasarruflu sulama yöntemlerini kullanmalarını öneriyorum" ifadelerini kullandı.
Karabük "Çocuk Tribünü" projesi 2026 Dünya Kupası’na taşınıyor 2022 Katar Dünya Kupası’nda hayata geçirilen "Çocuk Tribünü" projesiyle uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken gazeteci ve Kuzeybatı Haber İnternational Medya sahibi Hakan Coşkun, 2026 Dünya Kupası için hazırlıklara başladı. Coşkun, güçlü teknik ekip ve sosyal medyanın önde gelen isimleriyle birlikte Amerika, Kanada ve Meksika’da gerçekleştirilecek organizasyonda Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Katar’daki organizasyonda sergilediği duruş ve çocuk odaklı tribün projesiyle geniş yankı uyandıran Coşkun, sporda şiddet ve kötü alışkanlıklarla mücadeleye dikkat çekmişti. 2026 hedefini büyüten Coşkun, bu kez daha kapsamlı bir medya organizasyonuyla dünya kupasında yer alacak. Karabük’ten dünyaya uzanan başarı hikayesi Karabük’ten başlayan yolculuğunu Katar’a taşıyan Coşkun, sporun yalnızca skordan ibaret olmadığını, aynı zamanda kültür ve kardeşlik köprüsü olduğunu vurgulamaya devam ediyor. 2026 Dünya Kupası’nda ise gazeteciliğin yanı sıra güçlü bir prodüksiyon ekibiyle geniş çaplı içerik üretimi planlanıyor. Dev kadro ile küresel hedef Hazırlık sürecine başladıklarını belirten Coşkun, oluşturulan ekipte dijital dünyanın tanınmış isimlerinin yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında hem sporun birleştirici gücünün hem de Türk kültürünün uluslararası platformda tanıtılması hedefleniyor. "Dünya sahnesinde olacağız" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Hakan Coşkun, "2011 yılında attığımız temeller 2022 Katar Dünya Kupası’nda karşılık buldu. O süreçte sporun temiz ve çocuklara miras kalan yönünü anlattık. 2026’da ise Amerika, Kanada ve Meksika’da çok daha profesyonel ve dinamik bir ekiple yer alacağız. Karabük’ten başlayan bu yolculuğu, dünyanın en büyük spor organizasyonunda güçlü bir projeye dönüştüreceğiz" dedi. Sponsorların ilgisi artıyor Coşkun’un liderliğinde yürütülen proje, ulusal ve uluslararası markaların da ilgisini çekti. Ekip, sponsorluk ve iş birliği görüşmelerini sürdürürken, 2026 Dünya Kupası’nı kapsamlı bir medya organizasyonuna dönüştürmeyi hedefliyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesinden fenilketonüri hastalarına gıda desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, fenilketonüri hastalarına yönelik gıda kolisi desteğini sürdürerek, özel beslenme ihtiyacı olan vatandaşların yükünü hafifletmeye devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal destek projeleri kapsamında, özel beslenme ihtiyacı bulunan fenilketonüri hastalarına yönelik gıda desteğini sürdürüyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde 2024 yılından beri yürütülen projeyle, düşük proteinli özel gıda ürünleri vatandaşlara ulaştırılıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından bugüne kadar 26 fenilketonüri hastasına, toplam 450 gıda kolisi ulaştırıldı. Büyükşehir Belediyesi, fenilketonüri hastalığının farkında ve bu hastaların yanında Büyükşehir Belediyesi ekipleri ayda bir olmak üzere, Mersin’in 13 ilçesinde 28 farklı noktada fenilketonüri hastasına ulaşarak gıda kolilerinin dağıtımını gerçekleştiriyor. Ömür boyu süren genetik bir metabolizma hastalığı olan fenilketonüri, hastaların yaşamlarını hem ekonomik hem de psikolojik açıdan zorlaştırıyor. Özel beslenme gerektiren bu hastalıkta, düşük proteinli gıdaların pahalı ve zor bulunur olması aileler için ciddi bir yük oluşturuyor. Hazırlanan gıda kolilerinde, 3 paket düşük proteinli makarna, 1 paket düşük proteinli tel şehriye, 2 paket düşük proteinli nişastalı pilav karışımı, 3 paket düşük proteinli çubuk kraker ve 2 paket düşük proteinli glütensiz nişastalı un yer alıyor. Temin edilmesi zor ve maliyeti yüksek olan bu ürünler, fenilketonüri hastalarının beslenmesinde büyük önem taşıyor. Hastalığa uygun beslenmenin sağlanmaması durumunda, çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim sorunları ortaya çıkabiliyor ve engellilik riski artıyor. Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışıyla, özel beslenme bulunan vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik desteklerini sürdürecek. "Her ay 13 ilçede toplam 28 noktada koli dağıtımı yapıyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Sosyolog Emine Akın, "Fenilketonüri, hayat boyu özel bir beslenme düzenine sahip olunması gereken ve hayvansal proteinin tüketilmediği, hassas ve kalıtsal bir hastalık. Günümüzde proteini azaltılmış gıdalara ulaşım oldukça zor ve maliyetli. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak, vatandaşlarımızın omuzlarındaki bu yükü bir nebze de olsa azaltmak adına bu paketleri hazırladık" dedi. Kentin 13 ilçesinde her ay toplam 28 noktada koli dağıtımı yaptıklarını sözlerine ekleyen Akın, "Bu proje kapsamında vatandaşlarımıza destek olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Büyükşehir Belediyesinin bu desteği bize maddi anlamda önemli bir katkı sağlıyor" 2 çocuğu fenilketonüri hastası olan Murat Özdemir, bu hastalığa özgü ürün bulmanın çok zor olduğunu ve bu hastalığa sahip olanların çok dikkatli beslenmeleri gerektiğini anlatarak, "Halk dilinde ‘zengin hastalığı’ diyorlar. Tamamen proteinsiz beslenmeleri ve hayvansal gıda tüketmemeleri gerekiyor. Bu ürünleri de temin etmekte çok zorlanıyoruz. Belirli internet sitelerinden ve eczanelerden temin edebiliyoruz. Çok pahalı ürünler. Normal ürünlere göre fiyatları 5 kat fazla. Bu konuda Mersin Büyükşehir Belediyesi bize yardımcı oluyor. Her ay erzak kolisi olarak bu ürünleri teslim ediyorlar. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Bu koli desteği, bize maddi anlamda önemli bir katkı sağlıyor" dedi.