POLİTİKA - 20 Kasım 2025 Perşembe 15:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya evine girecek gençlerimize destek tutarını, 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"na katılarak konuşma yaptı. Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve diğer davetliler katıldı.


Hem Kültür ve Sanat Kurulu’nun hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kendi alanlarında başarılı ve ufuk açıcı işlere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün süren ve altı oturumda akademisyenlerin, bağımsız araştırmacıların, uzmanların ve daha pek çok katılımcı bildirilerini tebliğ ederek dijital kültürden sanat ve medyaya, aile içi iletişimden nüfus politikalarına, kentleşmeden aile sağlığına geniş bir kapsamda birçok konunun enine boyuna tartışıldığını kaydetti


"Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz"


Aile kurumunun bir milletin özünü teşkil etmekle kalmadığını, milli bir çekirdek olarak geçmişte aldığı müktesebatı geleceğe taşıdığını ve istikbale yön verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçtimai bünyemizin en küçük fakat en sağlam hücresi olan aile, işte bu müesseselerden biridir. Aileye baktığımızda milleti millete baktığımızda da onu meydana getiren büyük medeniyeti görürüz. Bu yönüyle aile kimlik ve kültürün yaşatıldığı milli ve manevi değerlerin muhafaza altına alındığı ve bu kıymetlerin nesilden nesle aktarıldığı bir okul hükmündedir.


"Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız"


Aile mektebinden yetişen bireylerin ne kadar bilgili, ne kadar şuurlu olursa toplumun da o derece güçlü olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyi güçlendirmeden aileyi, aileyi güçlendirmeden de milleti ve devleti yaşatamazsınız. Bunun için her fırsatta kamil insan, huzurlu aile, güçlü millet diyoruz. Zübde-i alem olan insandan başlayarak aileye oradan da topluma, millete giden bir silsileden bahsediyoruz. Eğer müreffeh bir ülke olarak geleceğe emin adımlarla yürümek çağa ve dünyaya yön vermek istiyorsak bu silsileyi özenle korumamız gerekiyor. Hepimize bu anlamda çok önemli vazifeler düştüğü kanaatindeyim. Öğretmenlerimizden anne babalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımızdan merkezi ve yerel yönetimlere bu konuda hepimiz elimizi taşın altına koymakla mükellefiz. Aksi takdirde arzu ettiğimiz nesilleri yetiştiremez, bu konuda hiçbir mesafe kat edemeyiz" ifadelerine yer verdi.


Aile gibi kültür ve sanatın da milleti ve değerlerini yansıttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:


"Kuşaklar ve insanlar arasında bağ kuran bu yönüyle devamlılığı sağlayan alanların en başında hiç şüphesiz kültür-sanat gelir. Hamdolsun, bu noktada dünyanın imrenerek baktığı bir birikimin sahibiyiz. Edebiyatta, müzikte, mimaride, el sanatlarında ve hatta kısacası kültür ve sanatın her şubesinde yüksek bir estetiğin fevkalade bir müktesebatın temsilcileriyiz. Ecdadımız bir yandan üç kıtayı imar ve ihya edip gönüllere girerken diğer yandan askeri, siyasi ve idari kabiliyetlerini kültürle, irfanla, sanatla birleştirmiştir. Rahmetli Semiha Ayverdi bu noktada milletimizin karakteristik özelliğini şu cümlelerle anlatıyor, ‘Kılıç tutan elleri icabında sanat şaheserleri ortaya koyar. Maddi ve bedeni bünyelerini hazırlayıp terbiye ederken manevi yapılarını da ıslah etmekten geri kalmazlar.’ İşte bunun için de fütuhat ve yükseliş asırları Türk coğrafyasını bir refah medeniyet ve adalet zemini halinde çiçeklendirmiştir."


"Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz"


Geçmişten gelen ilhamla aileye dönük çalışmaları kültür ve sanatla beslemeye, ‘Türkiye Yüzyılına’ giden yolun kilit taşlarını döşemeye devam ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek bakanlıklarımız gerekse ilgili kurum ve kuruluşlarımız risk önleyici ve çok boyutlu bir yaklaşımla hareket ediyor. Küresel kapitalizmin yeni cepheler açtığı kültürel emperyalizm ve dijital kuşatmanın dünya genelinde şiddetini artırdığı bir dönemde aile kurumunun adeta üzerinde titriyoruz. Cinsiyetsizleştirime gibi dayatmaları ve LGBT gibi sapkın akımlara karşı gerekli tüm önlemleri alıyor, bu noktada en küçük bir tavize, ihmale rehavete mahal vermiyoruz. Sosyal medya ve dijital mecralarda insanla birlikte aileyi, toplum yapımızı ve mukaddes değerlerimizi hedef alan içeriklerle etkin şekilde mücadele ediyoruz. Daha önce çeşitli vesilelerle ifade ettiğim şu noktaya tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. Nüfusumuz artıyor. Fakat nüfus artış hızımız azalıyor. Toplam doğurganlık oranı nüfusun kendisini yenileme seviyesinin altında gerçekleşiyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre geçtiğimiz yıl ölçülen toplam doğurganlık hızı 1,48. Şu anda bir felaketi yaşıyoruz. Bu oran nüfusun kendisini yenileme düzeyi olan 2,10 bandının çok altında. Geleceğimiz açısından alarm zilleri hem de çok yüksek sesle çalıyor. Bu ülkenin istikbalini düşünen hiç kimse buna kayıtsız kalamaz" şeklinde konuştu.


"Kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor"


2022 yılı verilerine bakıldığında istihdamda olan kadınların toplam doğurganlık hızının 1,38, istihdam sürecinde yer almayan kadınların toplam doğurganlık hızının ise 1,72 olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerinde sınırlı bir etkisi olduğu istihdamda olmayan kadınların da çocuk sayısının düştüğü ortaya çıkıyor. Bundaki temel etken hiç şüphesiz şehirde kadınların giderek daha fazla yalnızlaşmasıdır. Şunu bir defa burada açık açık söylemek durumundayım. Beyler alınmasın, kusura da bakmasın. Ama kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği göremiyor. Yükün büyük bir bölümü maalesef kadınların omuzlarına yükleniyor. Oysa aile hayatıyla da bizlere en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam şöyle buyuruyor, ‘Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır.’ Evet tam olarak mesele budur. Bizim zihniyetimizin bizim toplum ve aile yapımızın omurgası işte budur. İnancımızın bize emrettiği budur. Bizim hem yaşayacağımız hem sonraki nesillere aşılayacağımız en güzel haslet de bu olmak zorundadır. Çocukların kendisiyle birlikte ailesine, topluma ve insanlığa faydalı birer fert olarak yetişmesinde anneler kadar babalara da sorumluluk düşüyor" ifadelerini kullandı.


"Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz"


Veriler göre, gençlerin artık daha geç yaşlarda evlenmeyi tercih ettiğini gösterdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2024’te evlenme yaşı kadınlar için 25,82’e, erkekler için 28,3’e yükseldi. Boşanmaların üçte biri evliliğin ilk 5 yılı içerisinde meydana geliyor. Toplum olarak giderek daha fazla bireyselleşiyor, bunun bir sonucu olarak da yalnızlaşıyoruz. 2008’de 4 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğü 2024 senesinde 3,11 kişiye geriledi. Aynı şekilde yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halkı oranı son 8 yılda 5 puan artarak yüzde 20’ye çıktı. TÜİK verilerine göre tek kişilik hane oranlarımız yıldan yıla artıyor. Bu tabloyla sadece metropollerde değil nüfusu nispeten daha az Anadolu illerimizde de karşılaşıyoruz. Kırdan kente göçün yanı sıra neoliberal kültür ile teknolojinin de etkisiyle hayatımızın her alanında köklü değişimler meydana geliyor. Aile mahremiyeti ve aile birlikteliği daha önce olmadığı kadar günümüzde zemin kaybediyor" dedi.


"Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"


Bütün bu sınamalar karşısında gerek demografik yapının iyileştirilmesi gerekse aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:


"2025 senesini aile yılı ilan ettik. Evlilik öncesi eğitim, aile eğitimi ve aile danışmanlık hizmetlerini devreye aldık. 81 ilimizi kapsayan aile ve gençlik fonunu hayata geçirdik ve dünya evine girecek gençlerimize faizsiz kredi desteği sunduk. Şu ana kadar bu krediyi almaya hak kazanan çiftlerimizin sayısı 62 bini geçti. Gelir kriterinde yeni ve kolaylaştırıcı düzenlemeler yaptık. Destek tutarını ise 150 bin liradan 200-250 bin lira seviyesine yükselttik. Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz. Doğum yardımlarımıza da aynı şekilde ivme kazandırdık. Çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yaşını tamamlayıncaya kadar aylık bin 500 lira üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 yaşını dolduruncaya kadar aylık 5 bin lira doğum yardımı yapıyoruz. 2026-2035 yılları arasını kapsayan dönemi, önümüzdeki on seneyi ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan ettik. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda tüm bu çalışmaları inşallah daha da etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Engelli kardeşlerimizden yaşlılarımıza, çocuklarımızdan ebeveynlerimize, aile ve toplum hizmetlerimize çok daha yüksek bir şuurla faaliyetlerimize devam edeceğiz."


Türkiye olarak çocukların yaşam, eğitim, sağlık ve korunma hakkı ile ifade özgürlüğünü teminat altına almak için çalışmaların ivmelendiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuklarımız artık yalnızca sokakta, mahallede, okulda değil, dijital dünyada da büyüyor, öğreniyor, vakit geçiriyor, oyun oynuyor, yani arkadaşlıklar kuruyor. Teknoloji alanındaki bu dönüşüm evlatlarımız için bilgiye erişim, üretkenlik ve iletişim gibi alanlarda önemli kolaylıklar sunarken aynı zamanda onları yeni tehlikelerle de yüz yüze getiriyor. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali, şiddet içerikli oyunlar gibi pek çok riske karşı evlatlarımızı korumak zorundayız. Bu amaçla önce ‘2023- 2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile detaylı bir yol haritası oluşturdu. Ardından 2025-2029 dönemini kapsayan ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesi Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Dijital okur yazarlığı artırıyor, güvenli dijital uygulamaları destekliyor, çocuklar ve ailelerimize yönelik eğitim programlarını yaygınlaştırıyoruz" diye konuştu.


Yalnızca çocukların geleceğini korumakla kalmayıp aynı zamanda dünyaya çocuk dostu dijital dönüşüm çağrısı da yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye öncülüğünde hazırlanan ve uluslararası alanda imzaya açılan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" ile taçlandırıldığını söyledi.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlenecek gençlerimize inşallah yılbaşından itibaren daha yüksek tutarda destekler vereceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli HEM tiyatro ekibinin oyunu beğenildi Aydın’ın Nazilli ilçesinde Halk Eğitimi Merkezi sosyal ve kültürel etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Yıl boyunca açılan kurslar arasında yer alan tiyatro kurslarında eğitim alan kursiyerler oyunlarını sergiledi. Nazilli Belediyesi Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda yoğun katılımla sahnelenen Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu ayakta alkışlandı. Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Öğretmenlerinden Kemalettin Bal tarafından kaleme alınan ve yönetmenliğini de üstlendiği oyun büyük beğeni kazandı. Nazilli’de ilk kez sahnelenen ve 2 aylık bir çalışma ile seyircisi ile buluşan oyunu izlemek üzere 300 kişilik salona yaklaşık 500 kişi gelince salon kapıları da dahil olmak üzere salon tıka basa dolduruldu. Bir saat süren oyunun sonunda seyircinin ayakta alkışladığı oyuncular ve Halk Eğitimi Merkezi yöneticileri tebrik yağmuruna tutuldu. "3 ayda 250 kurs, 6 bin kursiyer" Ekibine, oyuncularına ve izleyiciye teşekkür eden Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Mustafa Savaş, emeği geçen herkese teşekkür etti. Savaş, "Farklı farklı meslek gruplarından oluşan kursiyerlerimiz işlerinden ve evlerinden zamanlarını ayırarak kurslara geldiler ve 2 ay gibi bir sürede bu oyunu sergilemeyi başardılar. Ben Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun sergilediği bu oyun nedeniyle tüm kursiyerlerimizi kutluyorum. Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana yaklaşık 250 kurs, 6 bin kursiyerimiz oldu. Bunların 100 civarı mesleki, 300 civarı mesleki kursiyer şeklinde gerçekleşti. Mesleki kurslarımız çok önemli ancak kültürel kurslarımız da bizim için çok önemli. Bu kurslarımız gönüllülük esasına göre gerçekleşiyor. Toplumun gönlü varsa kültürümüz gelişir. Bizlerin yeni nesillere kültürümüzü aktarmamız gerekiyor. Kursiyerlerimiz diksiyon ve yazarlık kursları aldı. Bu oyunlar böyle oluştu. Millet olmak için kültür gerekiyor. Bizler de kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz. Emeği geçen herkese ve kursiyerlerimizi yalnız bırakmayarak onların gönüllerine dokunan çok değerli izleyicimize de çok teşekkür ediyorum" dedi. "Aile, değerler, sevgi, merhamet" Nazilli Halk Eğitimi Merkezi Emek Arası Tiyatro Topluluğu’nun "Hepimiz Mahkumuz" isimli tiyatro oyunu kaleme alan HEM Öğretmenlerinden Kemalettin Bal, "Bir idamlık suçlunun üzerinden büyük şirketlerin "reklam yapma" kavgasını ve paranın "aile, değerler, sevgi, merhamet" gibi kavramlara hükmedişini gözler önüne seren bir oyun. "Hepimiz Mahkumuz" 1. mahkum üzerinden bunu ortaya koyarken 2. mahkum üzerinden suçun; insanın doğduğu ev, yaşadığı mahalle, mensubu olduğu toplumdan kopuk değerlendirilemeyeceğini görüyoruz. Hatta kötülüğün kol gezdiği bir dünyada suça bulaşan kötülerden daha çok "her şeyin farkında olan iyilerin" suçlu olabileceğinin altını çiziyor. İnsan bazen suç ve vicdan arasında sıkıştığında vicdanlı olmayı suçlu olmaya tercih edebiliyor. Oyun peşinen bir tarafı suçlu ilan etmek yerine, her şeyi seyircinin vicdanına bırakıyor" Oyunda görev alanlar ve izleyenler de yaptıkları konuşmalarda Nazilli’de bu tarz tiyatro oyunlarının ve kültürel etkinliklerin artmasını diledi.
Kocaeli Kütüphanem Kocaeli, 1 yılda 478 bin kişiyi ağırladı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete sunulan Kütüphanem, 2025 yılı boyunca her yaştan okurun yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kent genelinde yaygınlaşan kütüphaneler, 1 yılda 477 bin 988 ziyaretçiyi ağırladı. Kütüphanem Kocaeli, büyükşehir belediyesi bünyesinde İzmit’te 3, Derince’de 2, Gölcük, Çayırova, Darıca, Gebze ve Dilovası’nda birer olmak üzere 2025 yılı itibarıyla toplam 10 kütüphane ile hizmet veriyor. Yıl içerisinde Gebze ve Dilovası Kütüphaneleri okurlarla buluşurken, Alev Alatlı Kütüphanesi de kitapseverlere hizmet vermeye başladı. Böylece kentin farklı noktalarında bilgiye erişim daha da kolaylaşıyor. Kasım ayında ziyaretçi sayısı zirve yaptı Yıl boyunca kütüphaneler toplam 477 bin 988 ziyaretçiyi ağırladı. En yoğun ilgi ise Kasım ayında yaşandı. Sadece bu ayda 84 bin 196 kişi, sessiz ve verimli çalışma ortamlarında bilgiyle buluştu. 2025 yılı içerisinde 7 ilçedeki kütüphanelerde bin 119 etkinlik düzenlenirken, bu etkinliklere 45 bin 276 kişi katıldı. Kütüphanem Kocaeli, yalnızca kitapların değil; kültür, sanat ve etkileşimin de merkezi olmayı sürdürdü. Okuma ve çalışma amaçlı ziyaret edenlerin sayısı ise 432 bin 712 olarak kaydedildi. En çok okuyan ilçe Darıca oldu Yılın öne çıkan etkinliklerinden biri, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cahit Zarifoğlu anısına düzenlenen "Zarif Kalpler Günü" oldu. Program, edebiyatseverlerden yoğun ilgi görürken, kütüphanelerin kültürel hafızadaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılı boyunca kütüphanelerde toplam 97 bin 064 ödünç kitap alma işlemi gerçekleştirildi. Darıca Kütüphanesi, 47 bin 224 ödünç kitap ile en çok kitap ödünç alınan ilçe oldu. Tuğtağ ve Livaneli ilk sırada Çocuk okurlar arasında Melih Tuğtağ’ın "Sessiz Sakin’in Gürültülü Maceraları: Dikkat İcat Çıkabilir" adlı eseri yılın en çok okunan kitabı olurken, yetişkin okurlar arasında ise Zülfü Livaneli’nin "Balıkçı ve Oğlu" eseri 2025’in en çok tercih edilen kitabı oldu. Kütüphanelere gösterilen ilgi, yeni üyeliklere de yansıdı. 24 bin 754 yeni üye, 2025 yılında Kütüphanem Kocaeli ailesine katıldı. Artan ziyaretçi ve üye sayılarıyla kütüphaneler, kentin kültürel yaşamına değer katmaya devam etti. 10 kütüphane 117 bin 742 kitap Kütüphanelerde üye sayıları da gün geçtikçe artarken kitap sayıları da artmaya devam ediyor. Buna göre Alev Alatlı Kütüphanesi’nde 23 bin 52, Millet Kütüphanesi’nde 8 bin 18, Çayırova Ahmet Haluk Dursun Kütüphanesi’nde 7 bin 169, Darıca Millet Kütüphanesi’nde 20 bin 32, Derince Kütüphanesi’nde 8 bin 100, Yaşam Kütüphanesi’nde 2 bin 695, SEKA Kütüphanesi’nde 24 bin 439, Gölcük Kütüphanesi’nde 7 bin 224, Gebze Kütüphanesi’nde 13 bin 7, Dilovası Kütüphanesi’nde 4 bin 6 olmak üzere toplam 117 bin 742 kitap bulunuyor.
Antalya Antalya’da 27 hafız için icazet töreni Antalya’nın Kumluca ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursunda eğitim gören 27 öğrenci için hafızlık icazet programı düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde düzenlenen program Mehter konserinin ardından İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından Müftü Sadık Kavalcı Yatılı Hafızlık Erkek Kuran Kursu öğrencisi tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın’ın açılış konuşmasının ardından söz alan Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, "Tormurcuk derdinde olmayacak ağaç odundur. Bizim derdimiz var. Bizim yaramız var. Bizim idealimiz var. Biz imanımızın gereğini yapıyoruz. Yaralıyız. Yaramız deride değil, derinde. Eğer yara deride olursa onu merhem iyileştirir. Ama yara kalpte olursa o zaman onun çaresi zor bulunur. Onun çaresi Allaha iman, Kur’an-ı Kerime iman, İslama imandır. İslam üzere bir hayat yaşamaktır" dedi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafiz Osman Şahin ise "Kur’an-ı Kerimi biz niye ezberliyoruz. Kur’an-ı Kerimle ilgili fukahanın şöyle bir hükmü vardır. Eğer insanlardan bir grup, bir topluluk ezberlemez ise bütün insanlık bundan sorumlu olur. Kur’an-ı Kerimi ezberlemek farzı kifaye yani ümmetin içinden bir grup ezberlerse diğerlerinden o sorumluluk kalkmış olur. İşte bu hafızlarımız bizim adımıza ümmet adına o sorumluluğu üstlenmiş olan Kur’an-ı Kerim’in muhafızlarıdır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardında ülke çapında ve dünyada yarışma dereceleri bulunan ünlü Kuran hadimleri tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı. Daha sonra da hafızlık icazeti almaya hak kazanan öğrencilere protokol üyeleri tarafından belgeleri ve çeşitli hediyeler takdim edildi.