GÜNDEM - 02 Nisan 2026 Perşembe 16:44

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde "DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya üzerinde petrol için gerçekleşen savaşların gelecekte su kaynakları için yaşanacağını söyleyerek su kullanımı ve suyun korunması konusunda uyarılarda bulundu.

"Su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir"Suyun hem Türk hem de İslam kültüründe oldukça büyük bir öneme sahip olduğunu verdiği örneklerle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarinizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir" ifadelerini kullandı.

"Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır"

Dünya geleceğinde su nedenli savaşların yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, "Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor. Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde iki buçuğu tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor" diye konuştu.

"Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik"

Türkiye’nin Akdeniz kuşağında yer aldığı için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden birisi olduğunun altını çizen ve orman yangınlarına karşı alınan önlemlerden bahseden Erdoğan, "Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız 14 insansız hava aracımız 2766 ilk müdahale aracımız, 1953 arasözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz" dedi.

"Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz"

Su kaynaklarının öneminden bahseden ve su kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metre küp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır; Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetreyken Türkiye’de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor; Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen ‘Sıfır Atık’ hareketimiz dokuz seneyi geride bıraktı. Sıfır atık hareketiyle 90 milyon ton atığı geri kazandık. Ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık. Geri kazanım oranımızı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70 seviyesine yükselteceğiz" açıklamasında bulundu.

"2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk"

İktidara geldikleri günden itibaren bilhassa su yatırımlarını zirveye çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini 637 hidroelektrik santrali 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 7 milyar lira değerinde olan 1984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 2 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilowatt saat enerji üretim kapasitesine ulaştık" diye konuştu.

"Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk"

2026 yılana yağışlar ile girildiğini söyleyen ve bunun için Allah’a şükreden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemli ifade etmek isterim; ister tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adıyaman, Hatay ve Muğla’ya canlı bağlantı gerçekleştirerek oralarda yapımı tamamlanan yatırımların açılışına eşlik etti.

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa sanayisinin yeni hedefi yüksek teknoloji ve savunma atağı Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’nde konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa’nın mevcut sanayi gücünü daha ileriye taşıyarak yüksek teknoloji ve savunma sanayinde söz sahibi bir şehir haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ve Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi, Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde yapıldı. Programa akademisyenler, sanayiciler ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Zirvenin açılışında konuşan Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği Başkanı Abdurrahim Arslan, organizasyonun yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda sanayide dönüşümün başlangıcı olduğunu vurguladı. Arslan, Manisa sanayisinin beyaz eşya üretimindeki güçlü altyapısına dikkat çekerek, savunma ve havacılık sektörünün yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Savunma sanayinin önde gelen kuruluşları olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarla iş birliğinin önemine değinen Arslan, Manisalı sanayicilerin bu dönüşümde aktif rol alması gerektiğini söyledi. MTSO Başkanı Mehmet Yılmaz ise konuşmasında, sanayinin artık yalnızca üretim değil, teknoloji ve strateji anlamına geldiğini belirterek şunları kaydetti: "Manisa bugün; ihracatta ve sanayi üretiminde ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Ancak bizim hedefimiz sadece bu başarıyı korumak değil. Manisa’yı yüksek teknoloji üreten, savunma sanayine yön veren ve küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir aktör haline getirmek istiyoruz." Yılmaz, son yıllarda savunma sanayi ve ileri teknoloji alanında önemli adımlar attıklarını belirterek, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen AKÜM ve MASTEK projeleriyle üretim kabiliyetlerinin güçlendirildiğini ifade etti. "Birlikte başarı sınırsızdır" anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Yılmaz, Manisa’nın artık sadece üretim yapan değil, stratejik üretim gerçekleştiren bir şehir konumuna geldiğini vurguladı. Zirvede konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar da üniversite olarak savunma ve havacılık sektöründe güçlü bir merkez olmayı hedeflediklerini belirtti. Kibar, dijitalleşme, yapay zeka ve Endüstri 4.0’ın üretim anlayışını kökten değiştirdiğini ifade ederek kalıpçılık sektörünün bu dönüşümde kritik rol üstlendiğini söyledi. Programda yer alan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman ise şirketin son yıllardaki büyüme performansına dikkat çekerek, 2025 yılında yüzde 27 büyüme kaydettiklerini ve 95 ülkeye ihracat yaptıklarını açıkladı. Yaman, Türkiye’nin hava savunma sistemleri kapsamında geliştirilen "Çelik Kubbe" projesinin de hızla ilerlediğini belirtti. Zirvenin öğleden sonraki bölümünde firmalar, fuaye alanında kurulan stantlarda ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
Tokat Milyonluk vurgun yaptı, şehir şehir kaçarken yakayı Ankara’da ele verdi Tokat’ta telefonda kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcı, 76 yaşındaki kadını yaklaşık 2 milyon 300 bin TL dolandırdı. Ankara’da yakalanan şüpheli tutuklandı. Olay, kent merkezi Orhangazi Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 30 Mart’ta R.M. (76) isimli yaşlı kadını telefonla arayan bir kişi, kendisini polis olarak tanıttı. Şüpheli, "Adınız bıçakla yaralama ve hırsızlık olayına karıştı. Olay yerinde bir miktar ziynet eşyası ve döviz bulundu. Sizin olup olmadığını karşılaştırmamız için evinizdeki para ve ziynet eşyalarını teslim etmeniz gerekiyor" diyerek kadını ikna etti. Bunun üzerine yaşlı kadın, yaklaşık 1 milyon 100 bin TL değerindeki ziynet eşyasını şüpheliye elden teslim etti. Şüpheli, 31 Mart’ta tarihinde yeniden arayarak evde başka para olup olmadığını sordu. R.M., bu kez de 20 bin doları dolandırıcıya verdi. Bir süre sonra dolandırıldığını fark eden yaşlı kadın durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Şüphelinin izini kameralar ele verdi Ekipler tarafından yaklaşık 600 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri incelendi. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelinin M.N.Ü. olduğu tespit edildi. Şüphelinin araç ile farklı illere gittiği ve son olarak İstanbul’a ulaştığı belirlendi. Polis ekipleri, M.N.Ü.’yü İstanbul’dan Kayseri’ye gitmek üzere bindiği araçta Ankara’da düzenlenen operasyonla yakaladı. Şüphelinin üzerinde yapılan aramada yaklaşık 100 bin TL değerinde döviz ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. M.N.Ü., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.