POLİTİKA - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 16:21

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kendini devletten üstün görenlerin tepelerine binmeye devam edeceğiz"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suç işleyenlerin, suçta kibirlenenlerin, kendini yasadan, devletten üstün görenlerin tepelerine binmeye devam edeceğiz. Elbette nezaket kuralları korunarak eleştiriler yapılabilir ama eleştiri bahanesiyle kimse yargı mercilerine parmak sallayamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 157’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen törende bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında İdari Yargı Teşkilatı’nın bu anlamlı gününü kutlayarak, tüm mensuplarını tebrik etti.

Konuşmasına, "Danıştay’ın 157’nci kuruluş yıl dönümü münasebetiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum" sözleriyle başlayan Erdoğan, 10 Mayıs 1868 tarihinde Şura-yı Devlet adıyla kurulan Danıştay’ın, adaletin tecellisinde 157 yıldır başarıyla görev yaptığını vurguladı. Erdoğan, "Mithat Paşa’nın riyasetinden bugüne Danıştay çatısı altında görev yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm hakimlerimizi, savcılarımızı, çalışanlarımızı rahmetle yad ediyorum. Görev sürelerini başarıyla tamamlayan Danıştay mensuplarına şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi.

Konuşmasında Türk devlet geleneğine de değinen Cumhurbaşkanı, "Binlerce yıllık devlet geleneğimizin en önemli prensibi, ‘Devlet ebed müddet’tir. Bu anlayış iki temel üzerine bina edilmiştir: İnsana verilen kıymet ve adalet. Şeyh Edebali’nin ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözü bu hakikatin altını çizmektedir. İkinci temel ise mülkün temeli olarak gördüğümüz adalettir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Adaletin, yalnızca toplumsal düzenin değil, varlığın da temeli olduğunu belirten Erdoğan, "Bizim inancımızda varlık adalet üzere yaratılmıştır. Miyar ve mizan adalet üzerine kurulmuştur. Dirlik ve düzenin temini, adaletin eksiksiz işlemesiyle mümkündür" dedi.

Adalet terazisindeki en küçük bir sapmanın dahi büyük yıkımlara yol açabileceğini vurgulayan Erdoğan, "Adalet terazisindeki en küçük bir sapma, Allah muhafaza tamiri de telafisi de mümkün olmayan yıkıcı sonuçlara her zaman gebedir. Her bir vatandaşımızın hak ve hukukunun korunup gözetilmesi, güçsüzün güçlüye asla ezdirilmemesi bu bakımdan son derece önemlidir" dedi.

Erdoğan, Türk atasözlerinden birine de atıfta bulunarak, "Atalarımız ‘Zor kapıdan girerse, töre bacadan çıkar’ demiştir. Divan-ı Lügatit Türk’te yer alan bu söz, hukuk düzeninin adaletle ayakta kalabileceğini işaret eder" ifadelerine yer verdi.

Hukuk devletinin en temel ilkelerinden birinin "idarenin yargısal denetimi" olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte Danıştay’ımız tam 157 yıldır böylesine hayati bir görevi ifa etmektedir. İnceleme danışma ve karar organı olarak idareyi yargı yoluyla denetlemekte temyiz merci sıfatıyla kamu ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmaktadır. Diğer yüksek mahkemelerimiz gibi anayasa ve kanunlara uyulmasını hukukun titizlikle uygulanmasını sağlamaktadır. Bu itibarla milletimiz adına karar verme sorumluluğunu yüksek bir vazife şuuruyla yerine getiren Danıştay Başkanlığımızın tüm mensuplarına bir kez daha teşekkür ediyorum" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, adaletin devletin varlığını sürdürebilmesi için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. "Devlet ancak adaletle hükmederse devlettir. Zira devletin alameti farikası adalettir" diyen Erdoğan, adaletin zedelendiği bir ortamda toplumda huzur, güven, barış ve istikrarın tesis edilemeyeceğini söyledi.

Erdoğan, yargı mensuplarının taşıdığı sorumluluğa da dikkat çekerek, "Gerek adli gerekse idari yargıda görev yapan hakim ve savcılarımız, milletimizin geleceği, huzuru ve esenliği adına çok önemli bir mesuliyeti yerine getirmektedir" dedi.

Ünlü düşünür İbn-i Haldun’un "Basiret gözüyle bakan kimse, adaletli ölçüyü bulur" sözünü hatırlatan Erdoğan, yargı mensuplarının vicdani kanaatleri doğrultusunda, anayasaya, kanuna ve hukuka uygun şekilde karar vermesini beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Etkin, hızlı ve erişilebilir bir adalet sisteminin hükümetin daima önceliklerinden biri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimiz ilk günden beri hep bunun için çalıştık. Yargı sisteminin güçlendirilmesi ve daha işlevsel bir zemine oturtulması için bugüne kadar pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Yasa ve anayasa değişikliklerini reform ve strateji belgelerimizle destekledik. Adalet hizmetlerinin vatandaşlarımıza en üst seviyede sunulması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Vesayet dönemlerinin acı bir hatırası olarak yıllarca insanımızı bizar eden üstünlerin hukukunu milletimizin de desteğiyle geride bıraktık. Yerine hukukun üstünlüğü ilkesini bu ülkede egemen kıldık" değerlendirmesini yaptı.

Geçmişte adalet dairesinin merkezinin bazılarına daha yakın olduğunu, bunu herkese eşit mesafeye getirmeyi başardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Darbeleri ayakta alkışlayan yargı yerine 15 Temmuz ihaneti sonrası olduğu gibi milletin iradesine kasteden darbecilere hak ettikleri hükmü giydiren adil ve demokratik bir yargı rejimini kurduk. Yargının bağımsızlığına, tarafsızlık ilkesini ekledik. Hak arama yollarını alabildiğine genişlettik. Yeni kurumlar ihtiyaç ettik. Bakınız bu anlayışla son 23 yılda fiziki ve teknik altyapıdan temel hak ve özgürlüklere, temel kanun ve mevzuat değişikliklerinden ceza infaz sistemine alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden kurumsal değişikliklere icra ve iflas sisteminden adli sicil işlemlerine, yargıda hedef sürelerden özlük haklarını çok geniş bir yelpazede adalet hizmetlerimizi günden güne geliştirdik, iyileştirdik, mahkum ettik. Danıştay’ın üye sayılarını artırdık. Hakim ihtiyacını karşıladık" ifadelerini kullandı.

Yardımcı personel sorununu çözdüklerini, Danıştay’ın 2012’de yeni hizmet binasına, 2023’te yeni sosyal tesisine kavuşturduklarını hatırlatan Erdoğan, "İdari yargıdaki mahkeme sayısını yüzde 60 oranında artırarak önemli bir eşiği daha geride bıraktık. 2002’de 146 olan idari yargıdaki faal ilk derece mahkemelerinin sayısını 233’e yükselttik. Hataları asgari seviyeye indirecek ve temyiz mahkemelerindeki yığılmayı önleyecek şekilde istinaf önce incelemesi yapmak üzere bölge idari mahkemelerini dokuz bölgede faaliyete geçirdik. Böylece Danıştay’ımızın iş yükünü önemli ölçüde azaltırken uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesini temin ettik. İdari yargı teşkilatımızı güçlendirmek için burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha pek çok yeniliği, değişikliği, düzenlemeyi hayata geçirdik. 23 Ocak’ta açıkladığımız 4’üncü yargı reformu strateji belgesi bununla tüm çalışmalarımızı bir adım daha öteye taşıdık. Son dönemde milletimizi en fazla rahatsız eden cezasızlık algısının önüne geçecek kapsamlı düzenlemeleri kamuoyumuzla paylaştık" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Yapanın yanına kâr kalıyor türü ön kabullerin her ne sebeple olursa olsun, toplumda yerleşmesine müsaade etmeyeceğiz" diyen Erdoğan, bu konuda kararlı olduklarını belirterek, "Hukuka, nizama, kanunlara uyan vatandaşlarımızın hak ve hukukunun korunması noktasında kararlıyız. Bundan en küçük bir taviz vermeyeceğiz. Suç işleyenlerin, suçta kibirlenenlerin, kendini yasadan, devletten üstün görenlerin tepelerine binmeye devam edeceğiz. Yine bu süreçte ortaya çıkan onca ihanetten sonra bile devlete, millete ve demokrasimize pusu kurmaktan vazgeçmeyen FETÖ’yle mücadelemiz güçlenerek devam edecektir. Su uyur ama FETÖ’nün sinsi hücreleri uyumaz gerçeği örgüte yapılan her operasyonla kendisini bir kez daha hatırlatıyor. FETÖ’yle mücadelede yaşanacak herhangi bir zafiyetin Allah korusun ülkemize özellikle de devletimize çok ağır bedelleri olacaktır. Yargımız FETÖ’nün nasıl büyük bir tehdit, nasıl habis bir yapı olduğunu en iyi bilen devlet organlarımızdan biridir. Unutmayalım ki tarih ibret alınmazsa tekerrür eder" dedi.

Yakın geçmişte yaşanılan acıların ve ihanetlerin tekrarının önüne ancak akılla, dirayetle, tecrübeyle ve tarihten ibret alarak geçileceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

"Diğer türlü milletimize, devletimize ve umudunu Türkiye’nin güçlenmesine bağlamış yüz milyonlarca mazluma karşı görevlerimizi ihmal etmiş oluruz. Bu konuda güvenlik ve istihbarat birimlerimiz gibi yargımızın da gereken dikkat, teyakkuz ve hassasiyeti göstermeyi sürdüreceğine inanıyorum. Burada şu hususun da üzerinde önemli durmak isterim. Adaletin tecellisi için uğraşan yargı mensuplarımızın kimi zaman ailelerini ve çocuklarını da işin katarak hedef gösterilmesi hele hele meydanlarda yuhalatılması yanlış olduğu kadar büyük bir sorumsuzluktur. Yargı mercilerinin baskı altına alınmasının hiçbiri ve bunların haklı gerekçesi yoktur. İster siyasetçi, ister gazeteci olsun; Halkın huzuruna herkes anayasa ve yasalar çerçevesinde hukukun sorunsuz işlemesine, suç varsa hesabının mutlaka sorulmasına yardımcı olmalıdır. Elbette nezaket kuralları korunarak eleştiriler yapılabilir ama eleştiri bahanesiyle kimse yargı mercilerine parmak sallayamaz. Bugüne kadar hükümetimizin tasarrufları konusunda yargı organlarıyla aramızda ortaya çıkan görüş ayrılıklarında tavrımız hep bu yönde oldu. Kararlarını tenkit etsek dahi yargı mensuplarımızı ve organlarımızı daima ayrı bir yerde tuttuk."

Güncel tartışmalarla ilgili aynı özeni gösterdiklerini, kamuoyunun gözünü ve kulağını çevirdiği herkesin de aynı itinalı üslupla hareket etmesini ümit ve arzu ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz 21’inci asrı Türkiye Yüzyılı yapmak hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalarda birikiminden, tecrübesinden, vizyonundan ve rehberliğinden en fazla istifade edeceğimiz kurumlarımızdan biri hiç şüphesiz Danıştay’ımız olacaktır. Özellikle iç kalemizin güçlendirilmesine yönelik attığımız adımlarda devletimizin tüm birimleri gibi sizlerin de desteğine güvendiğimizi sizlerin de yapıcı katkılarınızı beklediğimizi vurgulamak istiyorum. Rabbim hepimizin yağar ve yardımcısı olsun diyorum. Danıştay’ımızın 157’nci kuruluş yıl dönümünün ülkemiz milletimiz hukuk ve yargı camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.